
Kiracı tahliyesi, ev sahipleri açısından en çok karıştırılan konulardan biridir; çünkü Türk Borçlar Kanunu kira sözleşmesini feshetme hakkını kiraya verene sınırlı sebeplerle tanır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında geçerli üç ana yol vardır: on yıllık uzama süresinin dolması, kiraya verenin veya yakınlarının ihtiyacı ve kiracının imzaladığı yazılı taahhüdü — tanım">tahliye taahhüdü. Bu rehberde her üç yolun şartlarını, sürelerini ve dava sürecini 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre ele alıyoruz.
Önemli Çıkarımlar
- On yıllık uzama süresi dolan kiracı, kiraya verenin süresinde göndereceği yazılı ihtarname ile sebep gösterilmeksizin tahliye edilebilir (TBK m. 347).
- İhtiyaç nedeniyle tahliyede, ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olması aranır; aksi ispatlanırsa tazminat riski doğar (TBK m. 350).
- Tahliye taahhüdüne dayalı davada, taahhüt edilen tarihten itibaren 1 ay içinde icra takibi başlatılmalı veya dava açılmalıdır (TBK m. 352).
- Tahliye taahhüdü yeni bir kira sözleşmesi sayılmadığından on yıllık uzama süresini yeniden başlatmaz.
- Hangi yol izlenirse izlensin, ihtarname ve tahliye talebinin yazılı şekilde ve süresinde yapılması davanın kabulü için belirleyicidir.
Bu yazıda anlatılan tahliye yolları hakkında daha kapsamlı hukuki destek için kira ve tahliye hukuku uzmanlık sayfamızı, güncel kira artış oranını hesaplamak için ise kira artış oranı hesaplama aracımızı inceleyebilirsiniz.
Kiracı Tahliyesi Hangi Hukuki Yollarla Yapılır?
Kiracı tahliyesi, konut ve çatılı işyeri kiralarında yalnızca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda sayılan sebeplerle mümkündür; kiraya veren keyfi olarak sözleşmeyi sona erdiremez. Kanun üç temel tahliye yolu tanımlar: on yıllık uzama süresinin dolması, ihtiyaç nedeniyle ve yazılı tahliye taahhüdüne dayalı fesih. Her yolun kendine özgü süresi ve ispat yükü vardır.
Kira Sözleşmesinin Türü Tahliye Yolunu Nasıl Etkiler?
Konut ve çatılı işyeri kiraları TBK’nın emredici hükümlerine tabidir ve kiracı lehine sıkı koruma sağlar. Buna karşılık arsa, tarla veya taşıt kiraları gibi diğer kira ilişkilerinde genel hükümler ve sözleşme serbestisi daha geniş uygulanır. Bu yazı, konut ve çatılı işyeri kiralarını esas almaktadır.
Tahliye Davası ile İcra Yoluyla Tahliye Arasındaki Fark
Kiraya veren, tahliye taahhüdüne veya kira bedelinin ödenmemesine dayanarak icra dairesi aracılığıyla ilamsız tahliye talep edebilir; kiracı itiraz etmezse süreç mahkemeye gitmeden sonuçlanabilir. On yıllık uzama süresi ve ihtiyaç nedeniyle tahliyede ise sulh hukuk mahkemesinde dava açılması gerekir.

On Yıllık Uzama Süresi Sonunda Tahliye (TBK m. 347)
On yıllık uzama süresi dolduğunda kiraya veren, hiçbir gerekçe göstermeden sözleşmeyi feshedebilir; tek şart, on yıllık sürenin bitimini takip eden kira yılından en az üç ay önce yazılı ihtarname göndermektir (TBK m. 347). Bu hak yalnızca kiraya verene tanınmıştır ve süresinde kullanılmazsa bir sonraki uzama yılı sonuna kadar beklenmesi gerekir.
On Yıllık Sürenin Başlangıcı Nasıl Hesaplanır?
On yıllık süre, kira sözleşmesinin kurulduğu tarihten değil, sözleşmenin fiilen başladığı ilk kira yılından itibaren hesaplanır. Sözleşme belirli veya belirsiz süreli olsun, her yıl kendiliğinden uzar ve onuncu uzama yılının sonu esas alınır. Kiracı değişse dahi aynı taşınmazdaki kira ilişkisi devam ediyorsa süre kesintiye uğramaz.
İhtarname Şartı ve Bildirim Süresi
Fesih bildirimi TBK m. 348 gereği yazılı şekilde yapılmalıdır; noter aracılığıyla gönderilen ihtarname ispat açısından güçlü bir yöntemdir. İhtarnamenin, onuncu uzama yılını izleyen kira yılının bitiminden en az üç ay önce kiracıya ulaşmış olması gerekir; süre kaçırılırsa fesih hakkı bir sonraki yıla ertelenir.
| Aşama | Süre / Zamanlama | Açıklama |
|---|---|---|
| On yıllık uzama süresinin dolması | Sözleşmenin fiilen başladığı tarihten itibaren 10 yıl | Süre kendiliğinden, her kira yılı sonunda bir yıl uzayarak işler |
| Yazılı ihtarname gönderimi | Onuncu yılı izleyen kira yılı bitiminden en az 3 ay önce | Noter kanalıyla gönderim ispat kolaylığı sağlar |
| Tahliye davası açma | İhtarnamede belirtilen sürenin bitiminden itibaren 1 ay içinde | Süre geçirilirse dava hakkı bir sonraki uzama yılına kalır |
| nedeniyle ihtar (TBK m. 315) | Ödenmeyen kira bedeli için en az 30 gün | Süre dolmadan açılan dava veya icra takibi usulden reddedilebilir |
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye (TBK m. 350)
Kiraya veren, kendisinin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin konut ya da işyeri ihtiyacı bulunduğunu ileri sürerek tahliye davası açabilir (TBK m. 350). İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması aranır; göstermelik ihtiyaç iddiaları mahkemece reddedilir.
Kimin İhtiyacı Tahliye Sebebi Sayılır?
Kanun ihtiyaç sahibi olabilecek kişileri sınırlı sayıda belirtmiştir: kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu (çocuk, torun), üstsoyu (anne, baba) ve kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler. Kardeş veya kayınbirader gibi bu listede yer almayan yakınların ihtiyacı, tek başına tahliye sebebi oluşturmaz.
İhtiyaç İddiasının İspatı ve Yeniden Kiralama Yasağı
Mahkeme, ihtiyaç iddiasının somut delillerle desteklenmesini arar; örneğin ihtiyaç sahibinin başka konutunun bulunmaması güçlü bir delildir. Tahliye gerçekleştikten sonra taşınmaz, haklı bir sebep olmaksızın üç yıl geçmeden eski kiracıdan başkasına kiralanamaz; aksi hâlde eski kiracı tazminat talep edebilir.

Tahliye Taahhüdü ile Tahliye (TBK m. 352)
Kiracının, kiralananın tesliminden sonra belirli bir tarihte taşınmazı boşaltacağını yazılı olarak taahhüt etmesi hâlinde, bu tarihten itibaren bir ay içinde icra takibi başlatılır veya dava açılırsa tahliye gerçekleşir (TBK m. 352). Taahhüdün tesliminden önce, sözleşmeyle birlikte alınması geçersizlik riski taşır.
Geçerli Bir Tahliye Taahhüdünün Şartları
Taahhüdün geçerli sayılması için yazılı olması, tahliye tarihinin açık ve kesin biçimde belirtilmesi ve kiralananın tesliminden sonra imzalanmış olması gerekir. Kira sözleşmesiyle aynı anda, kiracının taşınmazı henüz teslim almadan imzaladığı taahhütler Yargıtay içtihatlarında geçersiz kabul edilme riski taşır.
Taahhüde Dayalı Dava veya İcra İçin 1 Aylık Süre
Kiraya veren, taahhüt edilen tarihten itibaren bir aylık içinde icra takibi başlatmalı veya sulh hukuk mahkemesinde dava açmalıdır. Bu süre kaçırılırsa taahhüde dayalı tahliye hakkı kullanılamaz; taahhüt, yeni bir kira sözleşmesi sayılmadığından on yıllık uzama süresini de yeniden başlatmaz.
Kira Bedelinin Ödenmemesi Nedeniyle Tahliye (Temerrüt)
Kiracının kira bedelini ödememesi, TBK m. 315 kapsamında ayrı bir tahliye yolu doğurur: kiraya veren, kiracıya yazılı olarak en az otuz günlük ödeme süresi vererek bu sürede ödeme yapılmazsa sözleşmeyi feshedeceğini bildirmelidir. Süre sonunda ödeme yapılmazsa dava veya icra yoluyla tahliye talep edilebilir.
TBK m. 315: Otuz Günlük İhtar Şartı
İhtarda, ödenmeyen kira bedelinin tutarı ve otuz günlük sürenin sonunda ödeme yapılmazsa sözleşmenin feshedileceği açıkça belirtilmelidir. Otuz günlük süre, ihtarın kiracıya tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar ve bu süre dolmadan açılan dava veya başlatılan icra takibi usulden reddedilme riski taşır.
TBK m. 352/2: İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye
Kiracının bir kira yılı içinde farklı aylara ait kira bedellerini ödemeyerek kendisine yazılı olarak gönderilmesine sebep olması hâlinde, kiraya veren kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açabilir. Bu yol, borcun sonradan ödenmiş olmasından bağımsız olarak işletilebilir; önemli olan kira yılı içinde iki ayrı haklı ihtarın gönderilmiş olmasıdır.
Tahliye Davası Süreci Adım Adım
Tahliye davası, taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinde açılır; süreç ihtarname veya taahhüdün hazırlanmasından icra aşamasına kadar birkaç net adımdan oluşur. Yargılama basit yargılama usulüne tabi olduğundan diğer hukuk davalarına kıyasla nispeten daha hızlı sonuçlanabilir.
- Hukuki sebebin belirlenmesi: On yıllık uzama, ihtiyaç, tahliye taahhüdü veya temerrüt sebeplerinden hangisinin somut olaya uyduğu tespit edilir.
- Yazılı ihtar veya bildirimin hazırlanması: Seçilen sebebe göre noter ihtarnamesi, ihtiyaç bildirimi veya temerrüt ihtarı yazılı olarak düzenlenir ve kiracıya tebliğ edilir.
- Sürenin beklenmesi: Kanunda öngörülen bildirim veya ödeme süresinin (üç ay, otuz gün veya taahhütte belirtilen tarih) dolması beklenir.
- Dava dilekçesinin hazırlanması: Kira sözleşmesi, mazbataları ve varsa taahhütname dilekçeye eklenerek yetkili sulh hukuk mahkemesine sunulur.
- Yargılama süreci: Mahkeme, tarafların beyanlarını ve delillerini inceleyerek basit yargılama usulüne göre karar verir.
- Kararın icrası: Kesinleşen veya kesinleşmeden icraya konulabilen tahliye kararı, icra dairesi aracılığıyla fiilen uygulanır.
Gerekli Belgeler ve Yetkili Mahkeme
Dava dosyasında kira sözleşmesinin aslı veya onaylı örneği, tebliğ edilen ihtarnamenin tebligat mazbatası, tahliye taahhüdü varsa taahhütnamenin aslı ve nüfus/adres bilgileri yer almalıdır. Yetkili mahkeme, kiralanan taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesidir.
Dava Masrafları Nasıl Hesaplanır?
Tahliye davasında harç ve masraflar, dava değeri ve güncel harç tarifesine göre değişir; başvuru harcı, peşin harç ve tebligat giderleri toplamı dosyaya göre farklılaşabilir. Güncel tutarları KCD Hukuk’un dava harcı ve masraf hesaplama aracı ile kontrol edebilirsiniz.

Dört Tahliye Yolunun Karşılaştırması
Kiraya verenin hangi tahliye yoluna başvurabileceği, somut olayın koşullarına göre değişir; bazı durumlarda birden fazla yol aynı anda mevcut olabilir. Aşağıdaki tablo, on yıllık uzama, ihtiyaç, tahliye taahhüdü ve temerrüt yollarının temel farklarını özetlemektedir.
| Tahliye Yolu | Ne Zaman Kullanılır | Gerekli Belge |
|---|---|---|
| On yıllık uzama (TBK m. 347) | Sözleşme en az 10 yıl sürmüşse, herhangi bir sebep aranmaksızın | Süresinde gönderilmiş yazılı ihtarname |
| İhtiyaç nedeniyle tahliye (TBK m. 350) | Kiraya veren veya yakınının gerçek konut/işyeri ihtiyacı varsa | İhtiyacı destekleyen somut belgeler |
| Tahliye taahhüdü (TBK m. 352) | Kiracı yazılı olarak belirli bir tarihte boşaltmayı taahhüt etmişse | Teslimden sonra imzalanmış taahhütname |
| Temerrüt / iki haklı ihtar (TBK m. 315, 352/2) | Kira bedeli ödenmemişse veya tekrar eden geç ödemeler varsa | Otuz günlük ihtar veya iki haklı ihtar belgeleri |
Tahliye Kararına Rağmen Kiracı Çıkmazsa Ne Yapılır?
Mahkeme kararı veya icra emri kesinleştiği hâlde kiracı taşınmazı gönüllü olarak boşaltmazsa, kiraya veren icra dairesinden zorla tahliye talep edebilir; icra memuru, gerektiğinde kolluk kuvveti eşliğinde taşınmazı fiilen boşaltır. Bu aşamada kiracının eşyaları, kanunda öngörülen usule göre muhafaza altına alınır veya kiracıya teslim edilir.
Zorla Tahliyede İzlenecek İcra Süreci
Kesinleşen tahliye kararı, icra dairesine sunularak tahliye emri çıkarılır; kiracıya bu emri gönüllü olarak yerine getirmesi için kısa bir süre tanınır. Süre sonunda taşınmaz boşaltılmazsa icra memuru, belirlenen tarihte taşınmaza giderek fiilen tahliye işlemini gerçekleştirir.
Kiracının Eşyalarının Akıbeti
Tahliye sırasında taşınmazda bulunan eşyalar, kiracı veya bir yakını hazır değilse tutanakla tespit edilerek uygun bir yerde belirli bir süre muhafaza edilir; kiracı bu süre içinde eşyalarını teslim alabilir. Muhafaza masrafları, kural olarak kiracıdan tahsil edilir.
İşyeri Kiralarında Tahliye Konut Kiralarından Farklı mıdır?
TBK, çatılı işyeri kiralarını konut kiralarıyla büyük ölçüde aynı koruma rejimine tabi tutar; on yıllık uzama süresi, ihtiyaç nedeniyle tahliye ve tahliye taahhüdü hükümleri işyeri kiraları için de geçerlidir. Ancak işyeri kiralarında kiracının yatırım yaptığı demirbaş ve tesisatlar nedeniyle uygulamada tahliye sonrası tazminat talepleri daha sık gündeme gelir.
İşyeri Kiracısının Ek Koruma Talepleri
İşyeri kiracısı, kiralanana yaptığı faydalı masraflar veya demirbaşlar için tahliye sırasında bedel talep edebilir; bu talep tahliye davasından bağımsız, ayrı bir alacak davası olarak da ileri sürülebilir. Kiracının bu haklarını kullanabilmesi için yaptığı masrafları fatura, sözleşme eki veya tespiti gibi delillerle ispatlaması gerekir.
Zincirleme Kira İlişkilerinde ve Devirde Tahliye
Kiracının işyerini bir başkasına devretmesi veya alt kiraya vermesi hâlinde, tahliye sebeplerinin kime karşı ileri sürüleceği sözleşmenin ve devrin niteliğine göre değişir. Kiraya verenin onayı olmadan yapılan devirlerde, kiraya veren asıl kiracıya karşı da tahliye talebinde bulunabilir; bu noktada dosyanın özel olarak incelenmesi gerekir.
Tahliye Sonrası Tarafların Hak ve Yükümlülükleri
Tahliye kararı kesinleştikten veya icra yoluyla uygulandıktan sonra kiracının depozito iadesi, varsa kira borcu mahsubu ve taşınmazın tesliminde tutulan tespit tutanağı gibi konular gündeme gelir. Kiraya veren, teslim alınan taşınmazda kiracının neden olduğu zararları tazminat davasıyla talep edebilir; kiracı ise haksız yere alıkonan depozitoyu geri isteyebilir.
Depozitonun İadesi ve Mahsup Hakkı
Kiraya veren, depozitodan yalnızca ödenmemiş kira bedeli, ortak gider borcu veya taşınmazda tespit edilen hasar bedelini mahsup edebilir; kalan tutarı gecikmeksizin iade etmekle yükümlüdür. Depozitonun haksız olarak tutulması hâlinde kiracı, alacak davası veya icra takibi yoluyla tahsil talebinde bulunabilir.
Tahliye Kararına Karşı İtiraz ve İstinaf Yolu
Sulh hukuk mahkemesinin verdiği tahliye kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesine () başvurulabilir. İstinaf başvurusu, kural olarak kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; icranın durdurulması için ayrıca teminat karşılığında tehiri icra talebinde bulunulması gerekir.
Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda uygulaması, ticari uyuşmazlıklardaki zorunlu arabuluculuktan farklı işler; konunun ticari boyutu için ticari davalarda zorunlu arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.
Tahliye Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Konut ve çatılı işyeri kira ilişkisinden kaynaklanan tahliye davalarında dava şartı arabuluculuk aranmaz; taraflar doğrudan sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir. Buna karşılık, tacirler arasındaki bazı ticari nitelikli kira uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekebileceğinden, işyeri kiralarında bu hususun ayrıca değerlendirilmesi önerilir.
İhtiyari Arabuluculuğun Avantajları
Dava şartı olmasa da taraflar isterlerse ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurarak tahliye ve tazminat konularını mahkemeye gitmeden çözebilir; bu yol, özellikle tarafların ilişkiyi sürdürmeyi düşündüğü veya hızlı sonuç istediği durumlarda zaman ve masraf tasarrufu sağlayabilir.
Kiracı Tahliyesinde Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada en sık karşılaşılan hata, ihtarnamenin süresinde veya doğru şekilde gönderilmemesidir; sözlü uyarılar veya usulsüz tebligatlar mahkemece dikkate alınmaz. Bir diğer hata, tahliye taahhüdünün kira sözleşmesiyle aynı tarihte ve teslimden önce imzalanmasıdır ki bu durum taahhüdün geçersiz sayılması riskini doğurur.
Ayrıca ihtiyaç nedeniyle açılan davalarda ihtiyacın samimi olduğunu gösteren somut delil sunulmaması, davanın reddiyle sonuçlanabilir. On yıllık uzama süresinde ise üç aylık bildirim süresinin yanlış hesaplanması, kiraya vereni bir sonraki kira yılı sonuna kadar beklemek zorunda bırakabilir.

İhtiyaç Nedeniyle Açılan Davalarda Sık Görülen İtiraz Sebepleri
İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında kiracı tarafın en sık ileri sürdüğü itiraz, ihtiyaç iddiasının gerçek olmadığı, göstermelik nitelik taşıdığı yönündedir. Mahkeme bu itirazı değerlendirirken ihtiyaç sahibinin mevcut konut durumunu, ailevi ve mesleki koşullarını, taşınmazın büyüklüğü ile ihtiyaç sahibinin ailesinin ihtiyacına uygunluğunu birlikte inceler.
Göstermelik İhtiyaç İddiasının Sonuçları
Mahkeme, ihtiyaç iddiasının gerçek olmadığına kanaat getirirse davayı reddeder; dahası tahliye gerçekleştikten sonra taşınmazın makul süre içinde ihtiyaç sahibi tarafından kullanılmadığı tespit edilirse, eski kiracı kötüniyet tazminatı talep edebilir. Bu nedenle ihtiyaç iddiasının dava açılmadan önce somut delillerle desteklenmesi büyük önem taşır.
Kiracının Yeni Konut Bulma Süresi Talebi
Kiracı, ihtiyaç nedeniyle açılan davada tahliyeye itiraz etmese dahi, mahkemeden makul bir tahliye süresi talep edebilir; hakim, somut olayın koşullarına göre kısa bir ek süre tanıyabilir. Bu talep, davanın esasını etkilemez ancak tahliyenin fiilen ne zaman gerçekleşeceğini belirler.
Tahliye yollarından birini seçemeyen kiracılar için farklı bir seçenek olan ihtiyaç nedeniyle tahliye davası yazımıza, kira bedelinin güncellenmesi konusunda ise kira artışında yasal sınır yazımıza bakabilirsiniz. Türk Borçlar Kanunu’nun kira hükümlerine TBMM mevzuat sayfasından, konuya ilişkin Yargıtay kararlarına ise Yargıtay Karar Arama sisteminden ulaşabilirsiniz.
Karşı Taraf Ne Yapacak?
Tahliye sürecinde karşı taraf olan kiracının da kendi stratejisi ve savunma hattı vardır; bu savunmalara önceden hazırlıklı olmak, hangi delillerin toplanacağını ve sürecin ne kadar süreceğini büyük ölçüde belirler.
- “İhtiyaç iddiası gerçek değil, göstermelik.” Kiracı, ihtiyaç sahibinin zaten uygun bir konutu bulunduğunu veya iddianın kendisini tahliye etmek için bir bahane olduğunu ileri sürebilir. Bu savunma, ihtiyaç sahibinin başka taşınmazının bulunmadığını gösteren tapu kayıtları, evlilik veya emeklilik gibi somut hayat olaylarının belgeleriyle karşılanır.
- “Tahliye taahhüdü, kiralananın tesliminden önce imzalatıldı, geçersizdir.” Bu iddia, taahhütnamenin tarihi ile taşınmazın teslim tutanağındaki tarihin karşılaştırılması ve taahhüdün gerçekten teslimden sonraki bir tarihte imzalandığını gösteren belgelerle karşılanır.
- “İhtarname usulüne uygun tebliğ edilmedi.” Bu savunma, noter kanalıyla gönderilmiş tebligat mazbatası veya PTT tebliğ alındısı ile çürütülür; sözlü uyarılar bu noktada yeterli delil oluşturmaz.
- “On yıllık uzama süresi henüz dolmadı.” Kiracı, kira ilişkisinin daha kısa süredir devam ettiğini iddia edebilir; bu itiraz, kira sözleşmesinin fiilen başladığı tarihi gösteren sözleşme ve ödeme kayıtlarıyla karşılanır.
Hangi savunmanın öne çıkacağı, dosyanın somut şartlarına göre değişir; bu nedenle ihtarname, taahhütname ve tebligat belgelerinin dava açılmadan önce eksiksiz toplanması büyük önem taşır. Dosyanızın hangi savunmayla karşılaşacağını önceden değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kiracı on yıllık uzama süresi dolmadan tahliye edilebilir mi?
Evet, ancak yalnızca kanunda sayılan diğer sebeplerle: ihtiyaç nedeniyle tahliye (TBK m. 350), tahliye taahhüdüne dayalı tahliye (TBK m. 352) veya kira bedelinin ödenmemesi gibi temerrüt hâllerinde. On yıllık uzama süresi kuralı, sebep göstermeksizin fesih hakkı tanıyan ayrı bir yoldur.
İhtarname noter aracılığıyla mı gönderilmelidir?
Kanun ihtarnamenin mutlaka noter kanalıyla gönderilmesini şart koşmaz, ancak yazılı ve tebliğ tarihi ispatlanabilir olması zorunludur. Uygulamada ispat kolaylığı sağladığı için noter ihtarnamesi tercih edilir.
Tahliye taahhüdü kira sözleşmesiyle aynı anda imzalanabilir mi?
Taahhüdün kiralananın tesliminden sonra imzalanması gerekir; sözleşmeyle eş zamanlı, teslimden önce alınan taahhütler Yargıtay uygulamasında geçersiz sayılma riski taşır. Taahhüdün ayrı bir tarihte ve teslimden sonra yenilenmesi güvenli bir yöntemdir.
İhtiyaç nedeniyle tahliye edilen taşınmaz sonradan başkasına kiralanabilir mi?
Haklı bir sebep olmadıkça taşınmaz, tahliye tarihinden itibaren üç yıl boyunca eski kiracıdan başkasına kiralanamaz; aksi hâlde eski kiracı, kiraya verenden tazminat talep edebilir (TBK m. 355).
Tahliye davası ne kadar sürede sonuçlanır?
Süre, mahkemenin iş yüküne, tarafların itirazlarına ve delil durumuna göre değişir; basit yargılama usulü uygulandığından genel hukuk davalarına kıyasla daha kısa sürede sonuçlanma eğilimindedir. Kesin bir süre vermek mümkün değildir, dosyanın somut koşulları belirleyicidir.
On yıllık uzama süresi hesabında kiracı değişikliği süreyi sıfırlar mı?
Hayır, önemli olan aynı taşınmazdaki kira ilişkisinin kesintisiz sürüp sürmediğidir; sözleşme yeni bir kiracıyla yenilenmiş olsa da fiilî kullanım kesintisizse süre hesabı etkilenmeyebilir. Bu konuda dosyaya özgü değerlendirme yapılması gerekir.
Kiraya veren birden fazla tahliye sebebine aynı anda dayanabilir mi?
Evet, dava dilekçesinde birden fazla hukuki sebep (örneğin hem ihtiyaç hem tahliye taahhüdü) birlikte ileri sürülebilir; mahkeme her bir sebebi ayrı ayrı inceler. Ancak her sebebin kendi şartlarının ve sürelerinin ayrı ayrı sağlanması gerekir.
Kira bedelini geç ödeyen kiracı otuz günlük ihtardan sonra borcunu öderse tahliye önlenir mi?
Evet, otuz günlük süre dolmadan önce borç tam olarak ödenirse TBK m. 315 kapsamındaki tahliye hakkı ortadan kalkar; ancak bu ödeme, aynı kira yılı içinde daha önce gönderilmiş haklı ihtarların sayısını geçmişe dönük olarak etkilemez.
İki haklı ihtar nedeniyle tahliyede borcun sonradan ödenmesi davayı engeller mi?
Hayır, TBK m. 352/2 kapsamındaki tahliye hakkı, kira yılı içinde iki haklı ihtarın gönderilmiş olmasına dayanır; kiracının ihtarlardan sonra borcunu ödemiş olması, kiraya verenin kira yılı sonunda açacağı tahliye davasını engellemez.
Süre Tablosu
| Süre | Ne kadar | Başlangıç |
|---|---|---|
| On yıllık uzama süresinin dolması | 10 yıl | Kira sözleşmesinin fiilen başladığı tarihten itibaren |
| Tahliye taahhüdüne dayalı dava veya icra takibi açma süresi | 1 ay | Taahhütte belirtilen tahliye tarihinin gelmesinden itibaren |
| Ödenmeyen kira bedeli için ihtar süresi | 30 gün | İhtarın kiracıya tebliğ edilmesinden itibaren |
Kaynaklar
İlgili Yazılar
- Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk: Kapsam, Süre, Son Tutanak
- İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası: Şartlar ve İspat
- Kira Artışında Yasal Sınır: 2026’da Konut ve İşyeri Farkı
- İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye Davası
- Kiracının Depozito (Güvence Bedeli) İadesi ve Yasal Sınırı
- Bir Yıllık Kira Sözleşmesi Bitince Ev Sahibi Tahliye İsteyebilir mi?
- Ev Satılırsa Kiracı Ne Zaman Çıkar? Yeni Malikin İhtiyacı
- Kira Tespit Davası: Beş Yıl Sonrası ve Endeks Dışı Artış
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bu yazı 17.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Av. Yahya Köse
İcra ve İflas Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Kira ve Tahliye Hukuku, Ceza Hukuku, Uyuşmazlık Çözümü, Önleyici Hukuk
Avukat profilini görüntüleyin





