Sözleşmeleri, yazışmaları ve varsa önceki dosyaları inceleriz. İşleyen zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri, eksik belgeleri ve delil durumunu baştan tespit ederiz.
Ceza Hukuku
Ceza yargılamasının her aşamasında hakların korunması için süreci hızlı ve dikkatli biçimde yönetiyoruz.
Ceza hukukunda sürecin ilk anında atılan adımlar, dosyanın sonraki seyrini doğrudan etkiler. İfade ve sorgu aşamasından itibaren müvekkilin haklarının eksiksiz kullanılmasını sağlamayı önemsiyoruz.
Soruşturma evresinde delillerin değerlendirilmesinden kovuşturma aşamasındaki savunmaya ve kanun yollarına kadar dosyayı bütüncül bir stratejiyle takip ediyoruz.
Bu alanda neler yapıyoruz?
- 01 Soruşturma aşamasında ifade ve sorgu süreçlerinde müdafilik
- 02 Asliye ve ağır ceza mahkemelerinde savunma
- 03 Müşteki ve katılan vekilliği, şikâyet dilekçeleri
- 04 Tutukluluğa ve adli kontrol kararlarına itiraz
- 05 Bilişim, ekonomik ve mala karşı suçlar
- 06 İstinaf ve temyiz kanun yolu başvuruları
Gözaltı, ifade ve şüphelinin hakları
Gözaltına alınan kişinin hakları nelerdir?
Yakalanan kişiye, yakalama sebebi ve hakkındaki suçlamalar derhâl bildirilir. Susma hakkı, müdafi yardımından yararlanma hakkı ve yakınlarına haber verilmesini isteme hakkı bulunur. Bu hakların bildirilmemesi, sonraki işlemlerin hukuka aykırılığı sonucunu doğurabilir.
Müdafi yardımından yararlanma hakkı sürecin en kritik unsurudur. Şüpheli müdafi seçebilecek durumda değilse, talebi hâlinde barodan müdafi görevlendirilmesi istenir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda müdafi görevlendirilmesi zorunludur.
İlk saatlerde verilen beyan dosyanın tamamını etkiler. Bu nedenle müdafi hazır bulunmadan ifade vermemek ve susma hakkının kullanılabileceğini bilmek önemlidir. Müdafi hazır bulunmaksızın alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
Gözaltı süresi ne kadardır?
Yakalama anından itibaren, hâkim önüne çıkarılmak üzere gereken yol süresi hariç olmak üzere gözaltı süresi kural olarak yirmi dört saattir. Toplu olarak işlenen suçlarda bu süre, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle günde bir gün olmak üzere uzatılabilir.
Gözaltı kararına ve süresinin uzatılmasına karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine hâkim dosyayı inceleyerek serbest bırakılmaya karar verebilir.
Gözaltı süresinin dolmasına rağmen serbest bırakılmama veya hâkim önüne çıkarılmama hâli hukuka aykırıdır ve tazminat hakkı doğurur. Bu talep, kararın kesinleşmesinden sonra ağır ceza mahkemesine yapılır.
İfade verirken nelere dikkat edilmeli?
İfade ve sorguda kimlik tespiti yapılır, suçlama açıklanır ve yasal haklar hatırlatılır. Şüpheliye yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmaması hâlinde bunun aleyhine yorumlanamayacağı bildirilir.
İfade alma sırasında kötü davranma, işkence, yorma, aldatma, cebir veya tehdit gibi iradeyi bozan yöntemler yasaktır. Bu yöntemlerle elde edilen beyanlar rıza olsa dahi delil olarak kullanılamaz.
Şüphelinin lehine olan hususların da araştırılmasını isteme hakkı vardır. Tanık, kamera kaydı, mesaj dökümü gibi lehe delillerin ifade aşamasında talep edilmesi, dosyanın sonraki seyri bakımından belirleyici olur.
Müdafi ile vekil arasındaki fark nedir?
Müdafi, şüpheli veya sanığı savunan avukattır. Vekil ise katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi temsil eden avukattır. İkisinin dosyadaki konumu ve yetkileri farklıdır.
Müdafi, soruşturma evresinde dosyayı inceleyebilir ve belgelerden örnek alabilir. Bu yetki kısıtlama kararı verilmesi hâlinde sınırlanabilir; ancak ifade tutanağı, bilirkişi raporu ve şüphelinin hazır bulunduğu işlemlere ilişkin tutanaklar bakımından kısıtlama uygulanmaz.
Mağdur veya suçtan zarar gören de kovuşturma evresinde davaya katılan sıfatıyla dâhil olabilir. Katılma talebinin zamanında yapılması, hükme karşı kanun yoluna başvurabilmek bakımından önem taşır.
Tutuklama ve adli kontrol
Tutuklama hangi şartlarda uygulanır?
Tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir. Tutuklama nedenleri kaçma şüphesi ile delilleri karartma şüphesidir. Bu şartlar birlikte aranır.
Kanunda sayılan katalog suçlarda tutuklama nedeninin var sayılabileceği kabul edilir; ancak bu varsayım mutlak değildir, somut olayın koşulları değerlendirilir. Ayrıca sadece adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.
Tutuklama son çaredir. Adli kontrol uygulanmasıyla amaca ulaşılabiliyorsa tutuklama yoluna gidilemez. Bu ilke, tutuklamaya itirazda en çok kullanılan gerekçedir.
Tutuklama kararına nasıl itiraz edilir?
Tutuklama kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. İtiraz, kararı veren hâkimliğe verilecek dilekçeyle yapılır ve dosya bir üst mercie gönderilir.
İtiraz dışında her zaman tahliye talebinde bulunulabilir. Ayrıca soruşturma evresinde tutukluluğun devamına ilişkin kararlar belirli aralıklarla resen gözden geçirilir.
İtiraz dilekçesinde soyut ifadeler yerine somut unsurlara dayanılması gerekir. Sabit ikametgâh, düzenli iş, aile bağları, pasaportun teslim edilmiş olması ve delillerin toplanmış olması en çok dikkate alınan hususlardır.
Adli kontrol nedir, hangi tedbirleri içerir?
Adli kontrol, tutuklama yerine uygulanan ve şüphelinin serbest kalmasını sağlayan bir tedbirdir. Tutuklama sebeplerinin bulunduğu hâllerde, tutuklama yerine adli kontrole karar verilebilir.
Uygulanabilecek tedbirler arasında yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla kolluğa imza verme, konutu terk etmeme, belirli yerlere gitmeme, güvence yatırma ve elektronik kelepçe ile takip yer alır.
Adli kontrol yükümlülüklerine uyulmaması hâlinde tutuklama kararı verilebilir. Bu nedenle imza yükümlülüğünün aksatılmaması ve yurt dışı çıkış yasağına uyulması önemlidir.
Haksız tutuklama hâlinde tazminat istenebilir mi?
Evet. Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişiler, maddi ve manevi zararlarının tazminini isteyebilir.
Aynı hak, kanuni hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılmasına rağmen savunma avukatından yararlandırılmadan sorgulanan, yakalama veya tutuklama sebepleri kendisine bildirilmeyen ve gözaltı süresi dolduğu hâlde hâkim önüne çıkarılmayan kişiler bakımından da bulunur.
Tazminat istemi, kararın kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesine yapılır.
Soruşturma, takipsizlik ve uzlaştırma
Soruşturma ile kovuşturma arasındaki fark nedir?
Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir ve savcılık tarafından yürütülür. Kovuşturma ise iddianamenin kabulüyle başlayan ve hükmün kesinleşmesine kadar süren yargılama evresidir.
Soruşturma evresinde kişi şüpheli, kovuşturma evresinde sanık olarak adlandırılır. Soruşturma gizlidir; kovuşturma ise kural olarak aleni yürütülür.
Savcılık soruşturma sonunda ya iddianame düzenler ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karara karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.
| Aşama | Yürüten | Kişinin sıfatı | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Soruşturma | Cumhuriyet savcısı | Şüpheli | İddianame veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı |
| Kovuşturma | Mahkeme | Sanık | Mahkûmiyet, beraat veya diğer kararlar |
| Kanun yolu | Bölge adliye ve Yargıtay | Sanık | Onama, bozma veya düzelterek onama |
| İnfaz | İnfaz savcılığı ve kurum | Hükümlü | Cezanın yerine getirilmesi |
Takipsizlik kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. İtirazda hangi delilin değerlendirilmediği veya hangi araştırmanın yapılmadığı somut olarak gösterilmelidir.
Hâkimlik itirazı yerinde görürse iddianame düzenlenmesi için dosyayı savcılığa gönderir. İtirazın reddi hâlinde, yeni delil ortaya çıkmadıkça aynı fiil için yeniden soruşturma açılamaz.
Bu nedenle itiraz dilekçesinin hazırlanması aşaması, dosyanın kaderini belirleyen son fırsattır. Eksik toplanan delillerin tek tek sayılması ve her biri için neden gerekli olduğunun açıklanması gerekir.
Uzlaştırma kapsamındaki suçlar hangileridir?
Uzlaştırma, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar ile kanunda ayrıca sayılan bazı suçlarda uygulanır. Kasten yaralamanın temel hâli, taksirle yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlığın temel hâli ve dolandırıcılığın temel hâli bu kapsamdadır.
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma yoluna gidilemez.
Uzlaşmanın sağlanması hâlinde soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesine karar verilir. Uzlaşma gerçekleşmezse süreç normal seyrinde devam eder ve uzlaşma teklifinin reddedilmiş olması aleyhe delil sayılmaz.
Hakaret ve tehdit suçlarında şikâyet süresi nedir?
Hakaret suçu kural olarak şikâyete bağlıdır ve şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ile bazı nitelikli hâller şikâyete bağlı değildir.
Tehdit suçunun temel hâli şikâyete bağlı değildir; ancak malvarlığına yönelik zarar verme yönündeki tehdit şikâyete bağlıdır. Bu ayrım uygulamada sıkça karıştırılır.
Sosyal medya üzerinden işlenen hakaret ve tehditte içeriğin kaybolma riski vardır. Bu nedenle ekran görüntüsü almak yeterli görülmeyebilir; noter tespiti veya içeriğin bulunduğu adresin kayda geçirilmesi daha güvenli bir yoldur.
Şikâyetten vazgeçmenin sonucu nedir?
Şikâyete bağlı suçlarda şikâyetten vazgeçme, soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesine karar verilmesini gerektirir. Kovuşturma evresinde vazgeçmenin hüküm doğurması için sanığın da kabul etmesi gerekir.
Şikâyete bağlı olmayan suçlarda vazgeçme davayı sona erdirmez. Bu suçlarda mağdurun beyanı yalnızca delil olarak değerlendirilir ve cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Vazgeçme kural olarak geri alınamaz. Bu nedenle özellikle uzlaştırma ve vazgeçme kararlarının sonuçları, karar verilmeden önce değerlendirilmelidir.
Yargılama, deliller ve görevli mahkeme
Ceza davası hangi mahkemede görülür?
Ceza davalarında görevli mahkeme, suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir. Ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda ağır ceza mahkemesi, diğerlerinde asliye ceza mahkemesi görevlidir.
Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Teşebbüs hâlinde son icra hareketinin yapıldığı, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği yer esas alınır.
İzmir’de ağır ceza ve asliye ceza mahkemeleri İzmir Adliyesi ile ilçe adliyelerinde görev yapar. Sulh ceza hâkimlikleri ise tutuklama, arama ve elkoyma gibi soruşturma tedbirlerine ilişkin kararları verir.
Ceza yargılamasında hangi deliller kullanılamaz?
Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Bu kural anayasal düzeydedir ve mahkemece resen gözetilir. İşkence, cebir, tehdit, aldatma gibi iradeyi bozan yöntemlerle alınan beyanlar rıza olsa dahi geçersizdir.
Hâkim kararı olmaksızın yapılan arama, dinleme veya teknik takip sonucu elde edilen bulgular da bu kapsamdadır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde verilen yazılı emrin kanunda öngörülen süre içinde hâkim onayına sunulmaması aynı sonucu doğurur.
Bu nedenle savunmanın ilk işlerinden biri, dosyadaki her delilin elde ediliş biçimini denetlemektir. Arama ve elkoyma tutanaklarındaki usul eksiklikleri çoğu zaman gözden kaçar.
HAGB ve kanun yolları
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedir?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık hakkında kurulan hükmün belirli bir denetim süresi boyunca sonuç doğurmaması ve süre iyi hâlle geçirilirse davanın düşmesi sonucunu doğuran kurumdur. Sanık hakkında iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası hükmedilmiş olması gerekir.
Diğer şartlar, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, eski hâle getirme ya da tazmin suretiyle tamamen giderilmiş olmasıdır. Taksirli suçtan önceki mahkûmiyet engel oluşturmaz.
Denetim süresi yetişkinler bakımından beş yıl, suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olanlar bakımından üç yıldır. Süre iyi hâlle geçirilirse dava düşer, hüküm hiç var olmamış sayılır ve adli sicilde görünmez.
HAGB kararına karşı istinafa gidilebilir mi?
Evet. Bu konu 2024 yılında değişti ve birçok kaynakta hâlâ eski bilgi yer alıyor. Anayasa Mahkemesi 1 Haziran 2023 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen kuralı iptal etmiştir.
İptal üzerine 7499 sayılı Kanun ile yeni düzenleme yapılmış ve 2 Mart 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yeni düzenlemeyle birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurulabilmektedir.
Yeni düzenlemenin bir diğer önemli sonucu, mahkemenin sanığın kabulü aranmaksızın resen bu yönde karar verebilmesidir. Eski uygulamada sanığın rızası şarttı; bu şart kalkmıştır.
İstinaf ve temyiz süreleri ne kadardır?
Mahkeme kararına karşı istinaf başvurusu, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün içinde yapılır. Hüküm sanığın yokluğunda açıklanmışsa süre tebliğ tarihinden başlar. Başvuru, kararı veren mahkemeye verilecek dilekçeyle veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır.
Bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi ise kararın açıklanmasından veya tebliğinden itibaren on beş gündür. Her karar temyize tabi değildir; kanunda temyiz edilemeyecek kararlar ayrıca sayılmıştır.
Süresinde yapılmayan başvuru reddedilir ve karar kesinleşir. Bu nedenle duruşmada verilen kararın hemen ardından süre takvimi çıkarılmalı ve gerekçeli karar beklenmeden süre tutum dilekçesi verilmelidir.
Sık karşılaşılan suçlar
Kasten yaralama suçunun cezası nedir?
Kasten yaralama suçunda ceza, fiilin sonucuna ve işlenme biçimine göre belirlenir. Temel hâl için öngörülen cezanın yanında, fiilin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde daha az ceza verilir ve bu hâl şikâyete bağlıdır.
Suçun üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı, silahla, canavarca hisle ya da kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle işlenmesi cezayı artıran nitelikli hâllerdendir. Fiilin duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına yol açması gibi neticeler de cezayı ağırlaştırır.
Adli rapor bu suçta belirleyicidir. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olup olmadığı, yaralanmanın derecesi ve iyileşme süresi rapor üzerinden değerlendirilir. Bu nedenle olay sonrası vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması önemlidir.
Dolandırıcılık ile güveni kötüye kullanma nasıl ayrılır?
Dolandırıcılıkta fail, hileli davranışlarla mağduru aldatarak baştan itibaren haksız bir yarar sağlar. Güveni kötüye kullanmada ise mal, başlangıçta hukuka uygun biçimde ve rıza ile faile teslim edilmiştir; fail bunu sonradan amacı dışında kullanır veya iade etmez.
Ayrım, malın ele geçirildiği andaki kasta bakılarak yapılır. Baştan aldatma varsa dolandırıcılık, sonradan zilyetliğin kötüye kullanılması varsa güveni kötüye kullanma söz konusudur.
Dolandırıcılığın bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi nitelikli hâl oluşturur ve ceza artar. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması da aynı sonucu doğurur.
Alkollü araç kullanmanın yaptırımı nedir?
Alkollü araç kullanma iki ayrı sonuç doğurabilir. Birincisi Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki idari yaptırımdır: idari para cezası ve sürücü belgesine el konulması. Tekrarı hâlinde süre ve tutar artar.
İkincisi ceza sorumluluğudur. Alkol veya uyuşturucu etkisiyle emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek hâlde olmasına rağmen araç kullanan kişi, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılır.
Ölçüme itiraz edilecekse, kan örneği alınmasını talep etmek gerekir. Ayrıca cihazın kalibrasyon kayıtları ve ölçüm tutanağının usulüne uygunluğu denetlenebilir.
İnfaz, koşullu salıverilme ve adli sicil
Ceza ne zaman ve nasıl infaz edilir?
Hüküm kesinleştikten sonra infaz savcılığı tarafından işlem başlatılır. Hükümlüye çağrı kâğıdı gönderilir; belirtilen sürede teslim olunmaması hâlinde yakalama emri düzenlenir.
Cezanın ne kadarının ceza infaz kurumunda geçirileceği, suçun türüne ve hükümlünün durumuna göre değişir. Koşullu salıverilme oranı ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı süreleri, suç tipi bakımından farklı belirlenmiştir.
Belirli şartları taşıyan hükümlüler bakımından cezanın konutta infazı veya doğrudan açık ceza infaz kurumuna alınma imkânı bulunur. Bu imkânlardan yararlanılıp yararlanılamayacağı, hüküm kesinleşmeden önce planlanmalıdır.
Koşullu salıverilme nasıl hesaplanır?
Koşullu salıverilme, hükümlünün cezasının kanunda öngörülen bölümünü iyi hâlle geçirmesi hâlinde kalan kısmını denetim altında dışarıda geçirmesidir. Oran, suç tipine göre değişir; bazı suçlar bakımından daha yüksek oranlar öngörülmüştür.
Koşullu salıverilme tarihinden önceki belirli bir dönem, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak kurum dışında geçirilebilir. Bu sürenin uzunluğu da suç tipine ve hükümlünün durumuna göre belirlenir.
Hesaplamada tutuklulukta geçen süre mahsup edilir. Müddetnamedeki hesabın doğruluğu kontrol edilmeli; hata varsa infaz hâkimliğine başvurulmalıdır.
Adli sicil kaydı ne zaman silinir?
Adli sicil kaydı, cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanmasıyla adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınır. Ertelenen hükmün infaz edilmiş sayıldığı, ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık hâllerinde de aynı işlem yapılır.
Arşiv kaydı ise kanunda öngörülen sürelerin geçmesiyle silinir. Süre, cezanın türüne ve mahkûmiyetin niteliğine göre değişir. Silinme için Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne başvuru yapılır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı adli sicilde görünmez; bu kararlar yalnızca bu karara mahsus bir sistemde tutulur ve ancak kanunda sayılan hâllerde ilgili mercilerce incelenebilir.
Ceza Hukuku hakkında merak edilenler
Gözaltı süresi en fazla ne kadardır?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) md. 91 uyarınca gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı bu süreyi her defasında bir günü geçmemek üzere en fazla üç gün uzatabilir. Belirli suç tipleri için özel kanunlarda farklı düzenlemeler bulunabilir.
Suç duyurusu veya şikâyet süresi ne kadardır?
Soruşturulması şikâyete bağlı suçlarda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) md. 73 uyarınca şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde kullanılmalıdır. Re’sen soruşturulan suçlarda ise ihbar ve suç duyurusu dava zamanaşımı süresi içinde yapılabilir. Hangi suçun şikâyete bağlı olduğu ilgili kanun maddesinde ayrıca belirtilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) nedir?
CMK md. 231 uyarınca yargılama sonunda sanığa 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası verilmesi hâlinde, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, suçun zararının giderilmesi ve sanığın kabul etmesi gibi şartlarla hükmün açıklanması geri bırakılabilir. 5 yıllık denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir.
Adli sicil kaydı (sabıka kaydı) silinir mi?
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu md. 12 uyarınca hükmolunan cezanın infaz edilmesiyle adli sicil kaydı silinerek arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydı ise aynı Kanun’un 13. maddesinde öngörülen sürelerin dolması, kişinin ölümü veya kanunda sayılan diğer hâllerde tamamen silinir. Bazı suçlar bakımından kamu görevine ilişkin hak yoksunlukları için memnu hakların geri verilmesi yoluna başvurulması gerekebilir.
İfade vermeye çağrıldığımda avukat bulundurmak zorunlu mu?
CMK md. 147 uyarınca şüpheli, ifadesi alınmadan önce müdafi seçme hakkı ve susma hakkı konusunda bilgilendirilmelidir. CMK md. 150 uyarınca şüpheli çocuksa, kendisini savunamayacak derecede malulse veya alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan soruşturma yürütülüyorsa, talebi aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Diğer hâllerde müdafi bulundurmak şüphelinin tercihine bağlıdır.
Yanıtlar genel bilgi amaçlıdır; somut durumun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.
Doğru sonuç, doğru analizle başlar.
Bir dosya bize geldiğinde önce neyle karşı karşıya olduğumuzu çıkarırız. Hangi süreler işliyor, hangi belgeler eksik, karşı taraf hangi adımı atabilir — bunlar bilinmeden strateji kurulmaz.
Dava, icra takibi, arabuluculuk veya müzakere — hangisinin ne kadar sürdüğünü, ne masraf çıkardığını ve olası sonuçlarını karşılaştırırız. Kararı birlikte veririz.
Duruşma, tebligat ve süre gelişmelerini takip eder, sizi bilgilendiririz. Koşullar değiştiğinde — karşı taraf beklenmedik bir adım attığında ya da içtihat kaydığında — yaklaşımı gözden geçiririz.
