Faaliyet Alanı · 14

İş Hukuku

İş ilişkisinin kurulmasından sona ermesine kadar işveren ve çalışan tarafındaki hukuki süreçleri yönetiyoruz.

İş hukukunda yapılan küçük bir usul hatası, ileride önemli mali sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle sözleşmelerin, iç düzenlemelerin ve fesih süreçlerinin baştan doğru kurgulanmasına önem veriyoruz.

Uyuşmazlık doğduğunda ise zorunlu arabuluculuk aşamasından yargılama sürecine kadar dosyayı bütüncül bir bakışla takip ediyoruz.

Hizmet Kapsamı

Bu alanda neler yapıyoruz?

  • 01 İş sözleşmeleri ve iç yönetmeliklerin hazırlanması
  • 02 Fesih süreçlerinin hukuki planlanması
  • 03 İşe iade, kıdem ve ihbar tazminatı davaları
  • 04 İş hukukunda zorunlu arabuluculuk süreçleri
  • 05 İş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uyum
  • 06 İşveren şirketlere düzenli iş hukuku danışmanlığı
Bölüm 1

İş sözleşmesi ve çalışma koşulları

Belirli süreli iş sözleşmesi hangi hâllerde yapılabilir?

Belirli süreli iş sözleşmesi ancak belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması ya da belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşulların bulunduğu hâllerde yapılabilir. Esaslı bir neden olmadıkça birden fazla üst üste yapılamaz.

Esaslı neden olmaksızın zincirleme yapılan sözleşmeler baştan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Bu, işçinin iş güvencesi hükümlerinden ve ihbar tazminatından yararlanması sonucunu doğurur.

Belirli süreli sözleşmede ayrımcılık yasağı geçerlidir. İşçiye, belirsiz süreli çalışan emsal işçiden farklı işlem yapılamaz; süreye bağlı olarak ödenen haklar çalışılan süreyle orantılı verilir.

İş sözleşmesinde rekabet yasağı geçerli midir?

Rekabet yasağı, işçinin müşteri çevresine veya üretim sırlarına nüfuz etmesi ve bu bilgilerin kullanılmasının işverene önemli zarar verebilecek olması şartıyla geçerlidir. Sözleşmenin yazılı olması ve işçinin fiil ehliyetine sahip bulunması gerekir.

Yasak; yer, süre ve konu bakımından sınırlandırılmalıdır. Sınırsız veya işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı biçimde tehlikeye düşüren yasaklar geçersizdir. Hâkim aşırı yasağı sınırlandırabilir.

İşveren sözleşmeyi haklı sebep olmaksızın feshederse veya işçi işverene yüklenebilen bir sebeple haklı olarak feshederse rekabet yasağı sona erer.

Alt işveren ilişkisinde sorumluluk kimdedir?

Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunu’ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.

Bu sorumluluk müteselsildir; işçi alacağının tamamını asıl işverenden isteyebilir. Asıl işveren ödediği tutarı alt işverene rücu edebilir.

Muvazaalı alt işveren ilişkisinde ise sonuç daha ağırdır. İlişkinin muvazaalı olduğu tespit edilirse alt işveren işçileri baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır ve tüm haklar buna göre hesaplanır.

Yıllık ücretli izin hakkı nasıl doğar?

Yıllık ücretli izne hak kazanmak için aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde en az bir yıl çalışmış olmak gerekir. Deneme süresi de bu hesaba dâhildir. İzin süreleri kıdeme göre artar ve kanunda gösterilen süreler asgaridir; sözleşmeyle artırılabilir.

İzin hakkından vazgeçilemez. Çalışılırken izin yerine ücret ödenmesi hukuken geçerli değildir; izin fiilen kullandırılmalıdır. Kullandırılmayan izinler birikmeye devam eder.

İş sözleşmesi sona erdiğinde kullanılmayan izin sürelerine ait ücret, son ücret üzerinden ödenir. Bu alacak fesihle muaccel olur ve zamanaşımı fesih tarihinden işlemeye başlar.

Yıllık izin ücreti hesaplama →

Bölüm 2

Fesih, ihbar ve kıdem tazminatı

İhbar süresi ne kadardır?

4857 sayılı İş Kanunu md. 17 uyarınca belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinden önce durumun karşı tarafa bildirilmesi gerekir. Süreler kıdeme göre değişir: altı aydan az çalışan için iki hafta, altı ay ile bir buçuk yıl arası için dört hafta, bir buçuk yıl ile üç yıl arası için altı hafta, üç yıldan fazla çalışan için sekiz hafta.

Bu süreler asgaridir ve sözleşmeyle artırılabilir; azaltılamaz. Süreye uymayan taraf, süreye ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı öder. Yükümlülük iki yönlüdür; istifa eden işçi de süreye uymazsa tazminatla yükümlü olur.

İhbar süresi içinde işçiye yeni iş arama izni verilmesi zorunludur. Bu izin günde en az iki saattir ve ücreti kesilemez.

Kıdem tazminatına hangi hâllerde hak kazanılır?

Kıdem tazminatı için en az bir yıllık çalışma ve sözleşmenin kanunda sayılan sebeplerden biriyle sona ermesi gerekir. İşverence haklı sebep dışında yapılan fesih, işçinin haklı nedenle feshi, askerlik, emeklilik, kadın işçinin evlilik nedeniyle bir yıl içinde feshi ve işçinin ölümü bu sebeplerdendir.

İstifa kural olarak kıdem tazminatı hakkı doğurmaz. Ancak istifa görünümlü fesihlerde gerçek sebebin araştırılması gerekir; ücretin ödenmemesi veya çalışma koşullarının esaslı değiştirilmesi gibi hâllerde fesih haklı nedene dayanabilir.

Tazminat, çalışılan her tam yıl için otuz günlük giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır. Yıldan artan süreler oranlanır. Hesaba ikramiye, yol ve yemek yardımı gibi süreklilik arz eden ödemeler de dâhil edilir.

Kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama →

İşçi hangi hâllerde haklı nedenle fesih yapabilir?

İş Kanunu md. 24, işçiye derhâl fesih hakkı veren hâlleri sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller ve zorlayıcı sebepler olarak üç başlıkta düzenler.

Ücretin, fazla mesai alacağının veya sigorta priminin ödenmemesi, işverenin işçiye hakaret etmesi ya da tacizde bulunması, çalışma koşullarının işçi aleyhine esaslı biçimde değiştirilmesi bu kapsamda değerlendirilir.

Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâlinde fesih hakkı, olayın öğrenilmesinden itibaren altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Süre geçtikten sonra yapılan fesih haksız fesih sayılır.

İşveren hangi hâllerde haklı nedenle fesih yapabilir?

İş Kanunu md. 25 işverene de derhâl fesih hakkı tanır. Sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâller, zorlayıcı sebepler ve işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde devamsızlığın ihbar süresini aşması bu kapsamdadır.

İzinsiz veya haklı sebep olmaksızın işe devamsızlık, işverenin güvenini kötüye kullanma, hırsızlık, işyerinde suç işleme ve iş güvenliğini tehlikeye düşürme en sık dayanılan sebeplerdir.

Bu fesihte de altı iş günlük hak düşürücü süre geçerlidir. Ayrıca işçinin savunmasının alınması, özellikle davranıştan kaynaklanan fesihlerde, feshin geçerliliği bakımından belirleyicidir.

Bölüm 3

İşe iade davası

İşe iade davası hangi şartlarda açılır?

İşe iade için iş güvencesi kapsamında bulunmak gerekir. Bunun için işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışması, işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması ve belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışıyor olması aranır. İşveren vekili konumundaki kişiler kapsam dışındadır.

Fesih bildiriminde sebep açıkça ve yazılı olarak gösterilmelidir. Sebep gösterilmeyen veya geçerli sebebe dayanmayan fesih geçersizdir. Performans veya davranıştan kaynaklanan fesihlerde işçinin savunmasının alınmamış olması tek başına geçersizlik sebebidir.

Süreç önce zorunlu arabuluculukla başlar. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak tarihinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde iş mahkemesinde dava açılır. Süreler kısa ve hak düşürücüdür.

İşe iade süreleri hesaplama →

İşe iade kararı verilirse ne olur?

Mahkeme feshin geçersizliğine karar verirse işçi, kararın kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. Başvurmazsa fesih geçerli hâle gelir ve yalnızca kıdem ile ihbar tazminatı hakkı kalır.

İşveren, başvuru üzerine bir ay içinde işçiyi işe başlatmazsa, mahkemece belirlenen işe başlatmama tazminatını öder. Bu tazminat işçinin en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarındadır.

Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş ücret ve diğer hakları ödenir. Bu alacak, işe başlatılsa da başlatılmasa da doğar.

Bölüm 4

Ücret, fazla mesai ve işçilik alacakları

Fazla mesai nasıl hesaplanır ve ispatlanır?

Haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Her bir saat fazla çalışma için normal saat ücretinin yüzde elli fazlası ödenir. İşçinin isteği hâlinde ücret yerine serbest zaman kullandırılabilir.

Fazla çalışma için işçinin yazılı onayının alınması gerekir ve yıllık toplam süre kanunda sınırlandırılmıştır. Bu sınırın aşılması ücret hakkını ortadan kaldırmaz.

İspatta puantaj kayıtları, giriş çıkış kayıtları, işyeri kamera görüntüleri ve tanık beyanı kullanılır. İşveren kayıt tutmuyorsa tanık beyanına itibar edilir; ancak bu hâlde mahkemeler genellikle hesaplanan tutardan makul bir indirim yapar.

Ücret ödenmezse işçi ne yapabilir?

Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir sebep olmaksızın ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu kaçınma, sayıca toplu nitelik kazansa dahi grev sayılmaz ve iş sözleşmeleri feshedilemez.

İşçi ayrıca ücretin ödenmemesini haklı nedenle fesih sebebi yaparak kıdem tazminatına hak kazanabilir. Fesihten önce durumun yazılı olarak bildirilmesi ispat bakımından önemlidir.

Gecikilen ücret için mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilir. Bu, genel temerrüt faizinden yüksek bir orandır ve talep edilmesi gerekir.

İşçilik alacaklarında zamanaşımı ne kadardır?

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. Bu süre iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işler.

Ücret, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil alacakları da beş yıllık zamanaşımına tabidir; ancak bu alacaklarda süre her bir ödemenin muaccel olduğu tarihten itibaren ayrı ayrı işlemeye başlar.

Zamanaşımı hâkim tarafından resen dikkate alınmaz; davalının def’i olarak ileri sürmesi gerekir. Bu nedenle dava açarken en eski dönem alacaklarının durumu baştan değerlendirilmelidir.

Zamanaşımı hesaplama →

Bölüm 5

İş kazası, iş sağlığı ve mobbing

İş kazası sonrası hangi adımlar atılmalı?

İş kazası, işverence kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmelidir. Kolluğa bildirim de yapılır. Bu bildirimlerin yapılmaması, sonradan açılacak davalarda işveren aleyhine değerlendirilir.

İşçi bakımından ilk adım sağlık kuruluşuna başvurmak ve olayın iş kazası olarak kayda geçmesini sağlamaktır. Kaza tespit tutanağı, tanık bilgileri ve olay yeri fotoğrafları sonraki aşamanın temel delilleridir.

Kurumun ödediği geçici iş göremezlik ödeneği zararın tamamını karşılamaz. Maluliyet oranı belirlendikten sonra işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açılabilir; yakınlar da destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.

Geçici iş göremezlik hesaplama →

İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü nedir?

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverene çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü yükler. Risk değerlendirmesi yapılması, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirilmesi, eğitim verilmesi ve kişisel koruyucu donanım sağlanması bu yükümlülüğün parçalarıdır.

Yükümlülüklerin yerine getirilmemesi idari para cezasına tabidir. Ayrıca iş kazası meydana geldiğinde bu eksiklikler kusur değerlendirmesinde doğrudan işveren aleyhine sonuç doğurur.

Çalışanın kurallara uymaması işverenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz. Denetim ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği ayrıca incelenir.

Mobbing nasıl ispatlanır?

Mobbing, işyerinde sistematik biçimde ve süreklilik göstererek kişiyi yıldırmaya yönelik davranışlardır. Tek bir olay kural olarak yeterli görülmez; davranışın tekrarlanması ve belirli bir süreye yayılması aranır.

Delil olarak yazışmalar, tanık beyanı, sağlık raporları, görev değişikliğine ilişkin yazılar ve performans değerlendirmeleri kullanılır. Psikiyatrik tedavi kayıtları nedensellik bağının kurulmasında önem taşır.

İspat standardı bakımından mahkemeler, mobbingin niteliği gereği kesin delil aranmayacağını, güçlü emare ve olguların varlığının yeterli sayılabileceğini kabul eder. Mobbing hem manevi tazminat hem de haklı nedenle fesih sebebi oluşturabilir.

Bölüm 6

Arabuluculuk, dava yolu ve görevli mahkeme

İş davalarında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. İşçi ve işveren alacağı ile tazminatı ve işe iade talebiyle açılacak davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir.

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili rücu davaları bu şartın dışındadır; doğrudan dava açılabilir.

Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa düzenlenen belge ilam niteliği kazanır. Bu nedenle anlaşma metninde hangi alacakların kapsandığının tek tek yazılması gerekir; kapsam dışı bırakılan alacaklar için sonradan dava açılabilir.

İş davası hangi mahkemede açılır?

İş uyuşmazlıklarında görevli mahkeme iş mahkemesidir. Yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir.

Davalı birden fazlaysa, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. İş sözleşmesine konulan ve bu yetki kurallarını sınırlayan kayıtlar geçersizdir.

İzmir’de iş mahkemeleri İzmir Adliyesi ile bağlı ilçe adliyelerinde görev yapar. İşyerinin bulunduğu ilçe, yetkili adliyeyi belirlemede en sık kullanılan ölçüttür.

Sık Sorulan Sorular

İş Hukuku hakkında merak edilenler

Kıdem tazminatı almak için kaç yıl çalışmak gerekir?

Yürürlükteki 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazanmak için aynı işverene bağlı olarak en az 1 yıl çalışmış olmak ve iş sözleşmesinin kanunda sayılan hâllerden biriyle sona ermesi gerekir. Her tam yıl için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret tutarında ödeme yapılır. Kıdem tazminatı tavanı dönemsel olarak güncellenmektedir.

İstifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Kural olarak istifa eden işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. Ancak ücretin ödenmemesi, mobbing veya iş şartlarının esaslı şekilde değiştirilmesi gibi 4857 sayılı İş Kanunu md. 24’te sayılan haklı nedenlerle fesih, askerlik, kadın işçinin evlilikten itibaren 1 yıl içinde ayrılması ve emeklilik için yaş dışındaki şartların tamamlanması hâllerinde kıdem tazminatı talep edilebilir.

İşe iade davası açmanın şartları nelerdir?

4857 sayılı İş Kanunu md. 18 uyarınca otuz veya daha fazla işçi çalıştırılan işyerinde, en az 6 aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan işçi, geçerli bir sebep gösterilmeden yapılan feshe karşı iş güvencesinden yararlanır. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurulmalı, anlaşma sağlanamazsa son tutanak tarihinden itibaren 2 hafta içinde dava açılmalıdır.

İşten çıkarılınca dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Evet. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu md. 3 uyarınca kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerinde arabulucuya başvurulması dava şartıdır. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları bu zorunluluğun dışındadır.

İşçilik alacaklarında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Kıdem, ihbar, kötü niyet tazminatları ile yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti gibi alacaklar 5 yıllık zamanaşımına tabidir (4857 sayılı Kanun md. 32 ve Ek md. 3, 7036 sayılı Kanun md. 15 ile yapılan düzenleme). Ücret alacaklarında süre her alacağın muaccel olduğu tarihten, tazminatlarda ise kural olarak fesih tarihinden başlar. Somut durumun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.

Yanıtlar genel bilgi amaçlıdır; somut durumun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.

KCD Yaklaşımı

Doğru sonuç, doğru analizle başlar.

Bir dosya bize geldiğinde önce neyle karşı karşıya olduğumuzu çıkarırız. Hangi süreler işliyor, hangi belgeler eksik, karşı taraf hangi adımı atabilir — bunlar bilinmeden strateji kurulmaz.

01 Dosyayı okumak

Sözleşmeleri, yazışmaları ve varsa önceki dosyaları inceleriz. İşleyen zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri, eksik belgeleri ve delil durumunu baştan tespit ederiz.

02 Yolu seçmek

Dava, icra takibi, arabuluculuk veya müzakere — hangisinin ne kadar sürdüğünü, ne masraf çıkardığını ve olası sonuçlarını karşılaştırırız. Kararı birlikte veririz.

03 Süreci yürütmek

Duruşma, tebligat ve süre gelişmelerini takip eder, sizi bilgilendiririz. Koşullar değiştiğinde — karşı taraf beklenmedik bir adım attığında ya da içtihat kaydığında — yaklaşımı gözden geçiririz.