
Yabancı kararların tenfizi, başka bir ülkede verilmiş bir mahkeme hükmünün veya hakem kararının Türkiye’de icra edilebilmesi için Türk mahkemesinden alınan izindir. Almanya’da kazanılmış bir ticari alacak davası ya da Londra’da verilmiş bir hakem kararı, tenfiz kararı alınmadan Türkiye’deki icra dairesinde tek başına takibe konu edilemez.
Bu yazı ticari uyuşmazlıklarda verilen yabancı mahkeme ilamlarını ve yabancı hakem kararlarını ele alıyor. Boşanma kararlarının tanınması ayrı bir konu olup yabancı boşanma kararlarının tanınması yazısında anlatılmıştır.
Önemli Çıkarımlar
- Yabancı mahkeme ilamının Türkiye’de icrası, 5718 s. MÖHUK md. 50 uyarınca yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır.
- Tenfizde karşılıklılık şartı aranır; yalnızca tanıma isteniyorsa bu şart uygulanmaz (MÖHUK md. 58/1).
- Yabancı hakem kararlarında Türkiye, 1958 New York Sözleşmesini karşılıklılık ve ticari nitelik çekinceleriyle uygular.
- Hakem kararına itirazda sebeplerin büyük bölümünü ispat yükü, aleyhine tenfiz istenen taraftadır (MÖHUK md. 62/2).
- Tahkim yeri Türkiye olan milletlerarası hakem kararları tenfize tabi değildir; bunlara karşı 30 gün içinde iptal davası açılır (4686 s. MTK md. 15).
Yabancı Kararların Tenfizi Nedir ve Hangi Kararları Kapsar?
Yabancı kararların tenfizi, 5718 s. MÖHUK md. 50 uyarınca yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de icra edilebilmesi için yetkili Türk mahkemesinin verdiği karardır. Tenfiz kararı olmadan yabancı , Türk icra dairesinde ilamlı takibe dayanak yapılamaz.
Kapsam oldukça geniştir; ilgili hükümler 5718 sayılı MÖHUK md. 50 ile 63 arasında yer alır. Satış bedeli, kira, tazminat, ortaklık uyuşmazlığı ya da haksız rekabet gibi her türlü hukuk davası hükmü tenfize konu olabilir. MÖHUK md. 50/2 ayrıca yabancı ceza ilamlarında yer alan kişisel haklara ilişkin hükümler, örneğin mağdur lehine hükmedilen tazminat için de tenfiz istenebileceğini düzenler. Buna karşılık henüz kesinleşmemiş, kanun yolu açık bir yabancı karar tenfiz edilemez.
Tanıma ve tenfiz farkı nedir?
Tenfiz, kararın cebren icra edilmesini sağlar. Tanıma ise kararın Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil olarak kabul edilmesidir (MÖHUK md. 58). Örneğin yabancı mahkemenin borcun bulunmadığını tespit eden kararı icra edilecek bir edim içermez; bu kararı Türkiye’deki bir davada kesin hüküm itirazı olarak kullanmak için tanıma yeterlidir. Yabancı karara dayanarak tapu veya ticaret sicili gibi bir idari işlem yaptırılacaksa da aynı tanıma usulü uygulanır (md. 58/3).

Yabancı Mahkeme Kararının Tenfizi İçin Hangi Şartlar Aranır?
Yetkili mahkeme tenfiz kararını, 5718 s. MÖHUK md. 54 uyarınca dört şartın birlikte bulunması hâlinde verir: karşılıklılık, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konu, kamu düzenine açıkça aykırılık bulunmaması ve savunma hakkına uyulmuş olması. Bu şartlardan biri eksikse istem reddedilir; hâkim yabancı kararı esastan yeniden incelemez.
Tenfiz şartları tek tek
- Karşılıklılık: Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında bir anlaşma, o devlette Türk ilamlarının tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiilî uygulama bulunmalıdır (md. 54/1-a).
- Yetki: Karar, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olmalıdır. Davalı itiraz ederse, dava konusu veya taraflarla gerçek bir bağı olmadığı hâlde kendine yetki tanıyan bir mahkemenin kararı da tenfiz edilmez (md. 54/1-b).
- Kamu düzeni: Hüküm Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır (md. 54/1-c).
- Savunma hakkı: Aleyhine tenfiz istenen kişi usulüne uygun çağrılmamış veya temsil edilmemişse ve bu nedenle Türk mahkemesinde itiraz ederse tenfiz reddedilir (md. 54/1-ç).
Uygulamada en çok tartışılan konu kamu düzenidir. Türk hukukundan farklı bir faiz oranı veya farklı bir sorumluluk kuralı uygulanmış olması tek başına kamu düzenine aykırılık sayılmaz; aranan ölçüt, Türk hukukunun temel değerlerine açık ve ağır bir aykırılıktır. Bu nedenle “Türk hukukuna göre sonuç farklı olurdu” itirazı genellikle tenfizi engellemez.
| Şart | Tenfiz (md. 54) | Tanıma (md. 58) |
|---|---|---|
| Kesinleşmiş yabancı ilam | Aranır | Aranır |
| Karşılıklılık | Aranır | Aranmaz |
| Münhasır yetki ve yetki itirazı | Aranır | Aranır |
| Kamu düzenine açıkça aykırı olmama | Aranır | Aranır |
| Savunma hakkına uyulmuş olması | Aranır | Aranır |
| Sonuç | Türk ilamı gibi icra (md. 57) | Kesin hüküm veya kesin delil etkisi (md. 59) |
Tenfiz Davası Hangi Mahkemede ve Nasıl Açılır?
Tenfiz davasında görevli mahkeme, 5718 s. MÖHUK md. 51 uyarınca asliye mahkemesidir. Dava, aleyhine tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesinde açılır. Türkiye’de yerleşim yeri veya sâkin olduğu yer yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri seçilebilir.
Tenfiz davasında görevli mahkeme ve ticari uyuşmazlıklar
Kararın konusu ticari bir uyuşmazlıksa, “asliye mahkemesi” ifadesi asliye ticaret mahkemesi olarak anlaşılır. 6102 s. Türk Ticaret Kanunu md. 5 uyarınca asliye ticaret mahkemesi, değere bakılmaksızın tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Yanlış mahkemede açılan dava görevsizlik kararıyla zaman kaybettirir. Bu yüzden dilekçe hazırlanmadan önce ilamın konusunun ticari olup olmadığı netleştirilmelidir.
Tenfiz istemi dilekçeyle yapılır ve karşı taraf sayısı kadar örnek eklenir (md. 52). Dilekçede tarafların ve varsa vekillerinin kimlik ve adresleri, kararı veren mahkemenin adı, ilamın tarih ve numarası ile hükmün özeti yer alır. Kararın yalnızca bir kısmının tenfizi isteniyorsa hangi kısım olduğu açıkça yazılmalıdır. Dava, MÖHUK md. 55/1 gereği basit yargılama usulüne göre görülür.
Tenfiz Dilekçesine Hangi Belgeler Eklenir?
5718 s. MÖHUK md. 53 uyarınca tenfiz dilekçesine iki belge eklenir: yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya onaylı örneği ile ilamın kesinleştiğini gösteren onanmış belge. Her iki belgenin onanmış Türkçe tercümesi de dosyaya konulmalıdır. Kesinleşme belgesi eksik olan dosyalar uygulamada en sık reddedilenlerdir.
Onay işleminde 5 Ekim 1961 tarihli Lahey Apostil Sözleşmesi büyük kolaylık sağlar. Karar Lahey Sözleşmesine taraf bir devletten geliyorsa, o devletin yetkili makamının koyduğu apostil şerhi yeterlidir; ayrıca konsolosluk onayı gerekmez. Taraf olmayan devletlerin belgelerinde ise o ülkedeki Türk dış temsilciliğinin onayı aranır. Tercümenin Türkiye’de yeminli tercüman tarafından yapılıp noterce onaylanması, dosyada tereddüt yaratmaz.
Belge kontrol listesi
- İlamın tam metni (yalnızca hüküm fıkrası değil, gerekçesiyle birlikte).
- Kesinleşme şerhi veya kesinleşmeyi gösteren ayrı resmî yazı.
- Her iki belge için apostil veya konsolosluk onayı.
- Onaylı Türkçe tercümeler.
- Yabancı davada davetiyenin ve dava dilekçesinin tebliğine ilişkin belgeler (savunma hakkı itirazına karşı).
- Vekille takip ediliyorsa vekâletname.

Karşı Taraf Tenfiz Davasına Hangi Sebeplerle İtiraz Edebilir?
Karşı taraf, 5718 s. MÖHUK md. 55/2 uyarınca yalnızca iki gruba dayanarak itiraz edebilir: tenfiz şartlarının bulunmadığı veya yabancı ilamın kısmen ya da tamamen yerine getirildiği, yahut yerine getirilmesine engel bir sebebin ortaya çıktığı. Dilekçe, duruşma günüyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir.
Bu sınırlama önemlidir. Borçlu, yabancı mahkemede kaybettiği esasa ilişkin savunmalarını, örneğin malın ayıplı olduğu iddiasını, tenfiz davasında yeniden tartıştıramaz. Buna karşılık ilam sonrasında yapılmış bir ödeme veya takas, “kısmen yerine getirildi” itirazıyla ileri sürülebilir. Ödeme belgeleri varsa tenfiz davasında sunulmalıdır; aksi hâlde aynı alacak için iki kez takip riski doğar.
Mahkeme ilamın kısmen veya tamamen tenfizine ya da istemin reddine karar verir (md. 56). Tenfiz kararı yabancı ilamın altına yazılır, hâkim tarafından mühürlenip imzalanır.
Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizi Nasıl Yapılır?
Yabancı hakem kararları, 5718 s. MÖHUK md. 60 uyarınca kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olmaları hâlinde tenfiz edilebilir. Tenfiz, tarafların yazılı olarak kararlaştırdıkları yer asliye mahkemesinden istenir; anlaşma yoksa aleyhine karar verilenin yerleşim yeri, sâkin olduğu yer veya malvarlığının bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Yabancı hakem kararlarının tenfizi için gereken belgeler
MÖHUK md. 61 uyarınca dilekçeye tahkim sözleşmesinin veya tahkim şartının aslı ya da onaylı örneği, hakem kararının kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış aslı veya onaylı örneği ile bunların onaylı tercümeleri eklenir. Yargılamada mahkeme mahkeme ilamlarına ilişkin md. 55, 56 ve 57 hükümlerini kıyasen uygular.
New York Sözleşmesi ve Türkiye’nin çekinceleri
Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin 1958 tarihli New York Sözleşmesi, BM Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu kayıtlarına göre Türkiye bakımından 30.09.1992 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye iki çekince koymuştur: Sözleşme yalnızca başka bir akit devlette verilen kararlara ve Türk hukukuna göre ticari sayılan ilişkilerden doğan uyuşmazlıklara uygulanır. MÖHUK md. 1/2 uyarınca milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olduğundan, bu koşulları taşıyan kararlarda öncelik New York Sözleşmesindedir; MÖHUK hükümleri tamamlayıcı olarak devreye girer.
| Ret sebebi (MÖHUK md. 62/1) | Kim ispat eder? |
|---|---|
| (a) Tahkim sözleşmesi veya şartı yok | Mahkeme belgelere göre inceler; tenfiz isteyen sözleşmeyi sunar |
| (b) Genel ahlaka veya kamu düzenine aykırılık | Mahkeme kendiliğinden gözetir |
| (c) Uyuşmazlık Türk hukukuna göre tahkime elverişli değil | Mahkeme kendiliğinden gözetir |
| (ç) Taraf usulüne uygun temsil edilmemiş | Aleyhine tenfiz istenen taraf |
| (d) Hakem seçiminden haberdar edilmeme, savunma hakkından yoksunluk | Aleyhine tenfiz istenen taraf |
| (e) Tahkim sözleşmesinin hükümsüzlüğü | Aleyhine tenfiz istenen taraf |
| (f) Hakem seçimi veya usulün anlaşmaya aykırılığı | Aleyhine tenfiz istenen taraf |
| (g) Tahkim sözleşmesinin sınırlarının aşılması | Aleyhine tenfiz istenen taraf |
| (h) Karar kesinleşmemiş veya iptal edilmiş | Aleyhine tenfiz istenen taraf |
Tablodaki ayrım pratikte belirleyicidir. MÖHUK md. 62/2, (ç) ile (h) arasındaki bentlerin ispat yükünü açıkça borçluya yüklemiştir. Borçlu, örneğin tahkim yargılamasından haberdar edilmediğini soyut biçimde ileri sürmekle yetinemez; bunu belgelerle kanıtlamak zorundadır.
Türkiye’de Verilen Milletlerarası Hakem Kararı Tenfize Tabi mi?
Hayır. Tahkim yeri Türkiye olan ve yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda 4686 s. Milletlerarası Tahkim Kanunu uygulanır ve bu kararlar yabancı hakem kararı sayılmaz. MTK md. 15 uyarınca karara karşı yalnızca iptal davası açılabilir; dava, kararın bildirilmesinden itibaren otuz gün içinde bölge adliye mahkemesinde açılır.
İptal davası süresi geçtiğinde veya dava reddedilip kesinleştiğinde, asliye hukuk mahkemesi hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin bir belge verir (4686 s. MTK md. 15/B). Bu belgenin verilmesi harca tabi değildir. İstanbul veya İzmir’de görülen milletlerarası bir tahkimin kararını Türkiye’de icra etmek isteyen taraf, tenfiz davası açmak yerine bu yolu izler. Yanlış yolun seçilmesi, 30 günlük iptal süresinin kaçırılması gibi geri dönüşü zor sonuçlar doğurabilir.

Tenfiz Kararından Sonra İcra Süreci Nasıl İşler?
5718 s. MÖHUK md. 57/1 uyarınca tenfizine karar verilen yabancı ilamlar, Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasına göre tenfiz kararına karşı kanun yoluna başvurulması yerine getirmeyi durdurur. Bu nedenle icra takibi, çoğu durumda tenfiz kararının kesinleşmesinden sonra sonuç verir.
Kesinleşme süresince borçlunun mal kaçırma riski gündeme gelebilir. Tahkim yeri yurt dışında olsa bile, tahkim yargılamasından önce veya yargılama sırasında Türk mahkemesinden veya ." aria-label="ihtiyati haciz — tanım">ihtiyati haciz istenebilir ve bu talep tahkim anlaşmasına aykırılık oluşturmaz (MTK md. 1 ve md. 6). Tenfiz aşamasında ise şartları varsa genel hükümlere göre ihtiyati haciz yoluna başvurulabilir. Tedbir türlerinin farkı için ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbir arasındaki fark yazısına bakılabilir.
Tenfiz kararı kesinleştikten sonra başlatılır. Yabancı para cinsinden hükümlerde faizin nasıl işleyeceği, ilamdaki faiz hükmüne göre belirlenir; Türk hukukundaki oranlar için yasal faiz ve temerrüt faizi farkları ile yasal faiz hesaplama aracı fikir verebilir. Takip aşamasındaki itiraz süreleri için icra takibine itiraz süresi yazısı yol gösterir.
Tenfiz Davası Açmadan Önce Hangi Kontroller Yapılmalı?
Tenfiz davası açmadan önce, 5718 s. MÖHUK md. 53 ve md. 54’teki şartlara göre dosyanın eksiksiz olup olmadığı kontrol edilmelidir: kesinleşme belgesi, apostil, onaylı tercüme, karşılıklılık ve belgeleri. Bu hazırlık, davanın basit yargılama usulüne rağmen aylarca uzamasını önleyen en etkili adımdır.
Örnek olay (temsilidir): İzmir’de faaliyet gösteren bir üretici, Hollanda’daki alıcısına karşı Rotterdam’da bir ticari alacak kararı almış olsun. Karar kesinleşmiş, ancak dosyada yalnızca hüküm özeti ve apostilsiz bir kesinleşme yazısı var. Türk mahkemesi bu durumda eksikliği tamamlatmak için süre verir; eksik tamamlanmazsa istem reddedilir. Aynı dosyada davetiyenin alıcıya hangi yolla tebliğ edildiğini gösteren belge de sunulmazsa, savunma hakkı itirazı ayrıca gündeme gelir. Bu örnek temsilidir.
Son kontrol listesi
- Karar mahkeme ilamı mı, hakem kararı mı? Hakem kararıysa tahkim yeri neresi?
- Hakem kararı yabancı ise New York Sözleşmesi uygulanıyor mu (akit devlet ve ticari nitelik)?
- Mahkeme ilamında karşılıklılık nasıl ispat edilecek: anlaşma, kanun veya fiilî uygulama?
- Borçlunun Türkiye’de yerleşim yeri veya malvarlığı nerede?
- Dava harcı ve masraflar için dava harcı hesaplama aracı ile ön bütçe yapıldı mı?
Ticari alacağın yabancı karar dışında tahsil yolları da vardır; genel çerçeve için ticari alacağın tahsili süreci yazısı incelenebilir. Uyuşmazlık henüz yargıya taşınmadıysa ticari davalarda zorunlu arabuluculuk kuralları da dikkate alınmalıdır. Yabancı yatırımcılar için Türkiye’de şirket kuran yabancının yükümlülükleri yazısı tamamlayıcı bilgi sunar. Uyuşmazlık çözümü çalışma alanımız ile Av. Yahya Köse’nin profili üzerinden bu alandaki çalışmalar hakkında bilgi alınabilir. Somut durumunuzun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancı mahkeme ve hakem kararlarının Türkiye’de icra edilmesi sürecinde en sık sorulan sorular aşağıda kısa cevaplarla derlendi. Cevaplar 5718 sayılı MÖHUK, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ve 1958 New York Sözleşmesi esas alınarak hazırlandı; somut dosyada belgelerin ayrıca incelenmesi gerekir.
Yabancı mahkeme kararı Türkiye'de otomatik olarak geçerli olur mu?
Hayır. Yabancı ilamın Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz, kesin hüküm veya kesin delil olarak kullanılabilmesi için tanıma kararı gerekir (5718 s. MÖHUK md. 50 ve 58). Karar kendiliğinden Türk icra dairesinde takibe konu edilemez.
Tenfiz davası açmak için bir süre sınırı var mı?
MÖHUK tenfiz davası için ayrı bir öngörmez. Bununla birlikte kararın o ülkede icra kabiliyetini koruyup korumadığı ve alacağın durumu ayrıca değerlendirilmelidir. Gecikme, borçlunun malvarlığını elden çıkarması riskini de artırır.
Karşılıklılık şartı nasıl ispat edilir?
Türkiye ile o devlet arasında bir anlaşma varsa anlaşma metni yeterlidir. Anlaşma yoksa o ülkede Türk ilamlarının tenfizine imkân veren kanun hükmü veya fiilî uygulama ispat edilir. Yabancı hukukun içeriğinin tespitinde tarafların yardımı istenebileceğinden (MÖHUK md. 2), ilgili yabancı kanun hükmünün veya örnek kararların baştan dosyaya sunulması yararlı olur.
Tenfiz davasında yabancı kararın haklı olup olmadığı yeniden incelenir mi?
Hayır. Türk mahkemesi kararın esasını yeniden yargılamaz; yalnızca MÖHUK md. 54’teki şartları ve md. 55/2’de sayılan itirazları inceler. Borçlu, yabancı davada ileri sürdüğü veya sürebileceği esasa ilişkin savunmaları tenfiz davasında tekrar tartıştıramaz.
Hakem kararı yabancı ülkede iptal edildiyse Türkiye'de tenfiz edilebilir mi?
MÖHUK md. 62/1-h uyarınca hakem kararı verildiği yerin yetkili mercii tarafından iptal edilmişse tenfiz istemi reddedilir. Bu durumu ispat yükü aleyhine tenfiz istenen taraftadır; iptal kararının onaylı örneği ve tercümesi dosyaya sunulmalıdır.
Tenfiz kararına karşı kanun yoluna gidilirse icra durur mu?
Evet. MÖHUK md. 57/2 uyarınca tenfiz isteminin kabulü veya reddi hakkındaki kararlara karşı kanun yolu genel hükümlere tabidir ve başvuru yerine getirmeyi durdurur. Bu süreçte alacaklı, şartları varsa ihtiyati haciz gibi geçici hukuki korumalara başvurabilir.
Kaynaklar
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (mevzuat.gov.tr)
- 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- Resmî Gazete
İlgili yazılar
- Dava Açarken Yatırılan Harçlar Geri Alınabilir mi?
- Adli Yardım ve Adli Müzaheret: Kimler Yararlanabilir?
- Yargılama Giderleri Nelerdir ve Kim Öder?
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazı 27.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Yazar: Av. Yahya Köse, Avukat
Çalışma alanları: İcra ve İflas Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Kira ve Hukuku, Ceza Hukuku, Uyuşmazlık Çözümü, Önleyici Hukuk





