
Ticari alacağın tahsili, bir işletmenin sattığı mal veya hizmetin bedelini ödemeyen borçludan bu bedeli hukuki yollarla geri almasını ifade eder. Süreç genellikle noter ihtarnamesiyle başlar, ödeme gelmezse ilamsız icra takibine, gerekirse dava aşamasına taşınır. Doğru sırayla ve doğru belgelerle ilerlemek hem zaman hem masraf açısından belirleyicidir.
Önemli Çıkarımlar
- Ticari alacaklarda faiz, borçlunun temerrüde düştüğü tarihten itibaren işlemeye başlar; noter ihtarnamesi bu tarihi netleştirir.
- İlamsız icra takibinde 2026 yılı başvurma harcı 732 TL, peşin harç ise talep edilen alacağın binde 5’idir.
- Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde takip durur; alacaklının davası veya yoluna başvurması gerekir.
- Ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru, konusu belirli bir para alacağı olan uyuşmazlıklarda kural olarak dava şartıdır.
- 2026 yılında dava harcı hesaplamasında nispi harç oranı binde 68,31 olarak uygulanmaktadır.
Ticari Alacak Nedir ve Hangi Hukuki Yollarla Tahsil Edilir?
Ticari alacak, bir tacirin ticari faaliyeti kapsamında sattığı mal veya sunduğu hizmet karşılığında doğan ve ödenmemiş para alacağıdır. Tahsil için üç temel yol vardır: ihtarname ile ödemeye davet, ilamsız icra takibi ve alacak davası. Yol seçimi, alacağın miktarına, borçlunun mali durumuna ve elde bulunan belgeye göre değişir.
Ticaret hukukunun genel çerçevesi hakkında daha fazla bilgi için ticaret hukuku uzmanlık sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Adi Alacak ile Ticari Alacak Arasındaki Fark
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre taraflardan en az birinin tacir olduğu ve işin her iki taraf için de ticari iş sayıldığı alacaklar ticari alacak niteliğindedir. Bu ayrım önemlidir çünkü ticari işlerde uygulanacak faiz oranı, süresi ve yetkili mahkeme genel hükümlerden farklılaşabilir. Ticari alacaklarda faizi — tanım">temerrüt faizi, adi alacaklara göre daha yüksek oranlarla talep edilebilir.
İhtarname ile Doğrudan İcra Takibi Arasındaki Seçim
Elde çek, senet veya imzalı sözleşme gibi güçlü bir belge varsa doğrudan icra takibi başlatmak zaman kazandırır. Buna karşılık borçluyla ticari ilişkinin devam etmesi öngörülüyorsa veya ödeme konusunda bir anlaşmazlık yaşanmışsa önce ihtarname göndermek, hem iyi niyeti göstermek hem de temerrüt tarihini yazılı olarak sabitlemek açısından tercih edilebilir.
İhtarname Gönderimi: Temerrüdün Tespiti ve Faiz Başlangıcı
Noter ihtarnamesi, borçluya ödeme için makul bir süre tanıyan ve temerrüdün başladığı tarihi ispat eden resmi bir belgedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi uyarınca, vadesi belli borçlarda borçlu vade tarihinde kendiliğinden temerrüde düşer; vade belirsizse ihtarname ile temerrüt sağlanır (Kaynak: mevzuat.gov.tr, 6098 s. Kanun).
Noter İhtarnamesinin Hukuki Önemi
İhtarname, ileride açılacak bir davada veya icra takibinde borçluya ödeme fırsatı verildiğinin ve alacağın belirli bir tarihte talep edildiğinin yazılı kanıtıdır. İhtarnamede alacağın dayanağı (fatura, sözleşme, sipariş formu), tutarı ve ödeme için tanınan süre açıkça belirtilmelidir. Süre genellikle 7 ila 15 gün arasında makul bir aralıkta belirlenir.
Ticari İşlerde Temerrüt Faizinin Hesaplanması
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca, 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren yasal faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bir önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenmiştir. 31 Aralık 2025 itibarıyla reeskont oranı yüzde 38,75 olduğundan, güncel yasal faiz oranı yıllık yüzde 31 olarak hesaplanmaktadır (Kaynak: 3095 s. Kanun ve ilgili TCMB duyuruları). Ticari işlerde sözleşmede daha yüksek bir temerrüt faizi kararlaştırılmışsa bu oran geçerli olur; sözleşmede oran belirtilmemişse ticari işler için uygulanan faiz oranı esas alınır. Taraflar arasında sözleşmeyle kararlaştırılan oranı da ayrıca güncel TCMB duyurularından teyit edilmelidir.
İlamsız İcra Takibi Süreci Adım Adım
Ödeme gelmezse alacaklı, elindeki fatura, sözleşme veya cari hesap ekstresine dayanarak icra dairesinde ilamsız icra takibi başlatabilir. Süreç takip talebiyle başlar, ödeme emrinin tebliğiyle devam eder ve borçlunun itiraz etmemesi halinde doğrudan aşamasına geçilir.

Takip Talebinin Hazırlanması ve Harç Ödemeleri
Takip talebi icra dairesine sunulurken 2026 yılı için 732 TL başvurma harcı ödenir. Bunun yanında talep edilen alacak miktarının binde 5’i oranında peşin harç yatırılır; örneğin 200.000 TL’lik bir alacak için 1.000 TL peşin harç ödenir. Takip sonunda tahsilat gerçekleşirse bu harç mahsup edilir (Kaynak: 2026 Harçlar Kanunu Genel Tebliği, 1 Sayılı Tarife). Güncel tutarlar için icra masrafı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Ödeme Emrinin Tebliği ve Borçlunun 7 Günlük İtiraz Hakkı
İcra dairesi, borçluya İİK m.60 uyarınca bir ." aria-label="ödeme emri — tanım">ödeme emri gönderir. Borçlu, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde borca, imzaya veya yetkiye itiraz edebilir. İtiraz edilmezse ve ödeme de yapılmazsa alacaklı, 10 günlük sürenin sonunda haciz talebinde bulunabilir.
İtirazın Kaldırılması: İtirazın İptali mi, Kesin Kaldırma mı?
Borçlu süresinde itiraz ederse takip kendiliğinden durur. Alacaklının elinde İİK m.68 kapsamında borç ikrarını içeren imzalı bir belge (senet, kabul edilmiş fatura, cari hesap ekstresi gibi) varsa icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep edebilir; bu yol daha hızlıdır. Böyle bir belge yoksa genel mahkemede itirazın iptali davası açılması gerekir; bu dava genel zamanaşımı süresi içinde açılabilir ve haksız çıkan taraf, talep edilen alacağın belirli bir oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir.
Alacağın İspatı: Hangi Belgeler Yeterlidir?
Ticari alacak davasında ve icra takibinde en kritik unsur, alacağın varlığını gösteren yazılı delildir. Fatura, irsaliye, sipariş formu, yazılı sözleşme, e-posta yazışmaları ve cari hesap ekstresi bu amaçla kullanılabilecek başlıca belgelerdir. Belgenin niteliği, hangi tahsil yolunun daha hızlı sonuç vereceğini doğrudan etkiler.
Fatura İtirazının Süresi ve Sonuçları
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre, faturayı alan taraf, faturanın içeriğine sekiz gün içinde itiraz etmezse fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu süre içinde itiraz edilmemiş bir fatura, sonraki uyuşmazlıkta alacaklı lehine güçlü bir delil oluşturur. Bu nedenle fatura gönderiminin, mümkünse iadeli taahhütlü posta veya kayıtlı elektronik posta (KEP) yoluyla yapılması ve tebliğ tarihinin ispatlanabilir olması önerilir.
Cari Hesap Sözleşmesi ve Ekstrelerin Delil Değeri
Taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki varsa cari hesap ekstresi, çok sayıda küçük tutarlı işlemi tek bir bakiye alacağına dönüştürerek ispatı kolaylaştırır. Borçlunun ekstreye süresinde itiraz etmemesi, bakiyeyi zımnen kabul ettiği yönünde değerlendirilebilir; ancak bu karinenin gücü, tarafların ticari teamülüne ve sözleşme hükümlerine göre değişebileceğinden dosya özelinde incelenmelidir.
Haciz Aşaması: Menkul, Gayrimenkul ve Üçüncü Kişilerdeki Hak ve Alacaklar
Ödeme emrine itiraz edilmemesi veya itirazın kaldırılması halinde alacaklı, borçlunun taşınır malları, taşınmazları, banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki alacakları üzerine haciz koydurabilir. Haciz talebi, icra dairesine yapılan basit bir dilekçeyle mümkündür ve genellikle birden fazla haciz türü aynı anda talep edilir.
Üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklara haciz konulmasının usulü, süreleri ve itiraz yolları için haciz ihbarnamesi (89/1-89/2-89/3) yazımıza göz atabilirsiniz.
Banka Hesaplarına Haciz ve 89. Madde İhbarnamesi
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca alacaklı, borçlunun üçüncü kişilerdeki (özellikle bankalardaki) alacaklarına haciz koydurabilir. Banka, haciz ihbarnamesini aldıktan sonra borçlunun hesabındaki bakiyeyi bloke etmekle yükümlüdür. Üçüncü kişi (banka), yedi gün içinde itiraz etmezse borcu ikrar etmiş sayılır ve doğrudan sorumlu hale gelebilir; bu nedenle bankalar bu ihbarnameleri titizlikle takip eder.
Taşınmaz Haczi ve Satış Süreci
Borçlu adına kayıtlı taşınmaz varsa tapu kaydına haciz şerhi işlenir. Taşınmazın satışa çıkarılması için kıymet takdiri yapılır ve satış icra dairesi aracılığıyla açık artırma usulüyle gerçekleştirilir. Bu süreç, menkul haczine göre daha uzun sürebileceğinden alacaklıların öncelikle banka hesabı ve maaş haczi gibi daha hızlı sonuç veren yolları değerlendirmesi yaygın bir uygulamadır.
Borçlunun İflası veya Konkordato İlan Etmesi Halinde Alacaklının Durumu
Borçlu şirketin iflas etmesi veya konkordato talebinde bulunması, bireysel icra takiplerini doğrudan etkiler. Konkordato mühleti içinde, mühletten önce doğmuş alacaklar için başlatılan takipler durur ve yeni takip açılamaz; alacaklının alacağını konkordato komiserine bildirmesi gerekir.
İflasın Ertelenmesi ve Alacaklılar Toplantısı
Borçlu iflas etmişse alacaklı, alacağını iflas masasına kaydettirmek zorundadır. Adi alacaklılar, rehinli ve imtiyazlı alacaklılardan sonra sıra cetveline göre pay alır. Bu nedenle borçlunun mali durumunun bozulma emareleri gösterdiği erken aşamada hızlı hareket etmek, alacaklının sıra cetvelindeki konumunu doğrudan etkileyebilir.
Zorunlu sürecinin işleyişi ve son tutanağın hukuki niteliği hakkında ayrıntılı bilgi için ticari davalarda zorunlu arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.
Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Aşaması
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na 7155 sayılı Kanun’la eklenen hükümler uyarınca, konusu belirli bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açılırsa mahkeme, yokluğundan davayı usulden reddeder.
Zorunlu arabuluculuk sürecinin kapsamı, altı haftalık süre kuralı ve son tutanağın hukuki niteliği hakkında ayrıntılı bilgiye ticari davalarda zorunlu arabuluculuk yazımızdan ulaşabilirsiniz. Arabuluculuk kurumu hakkında güncel istatistikler için Türkiye Barolar Birliği kaynaklarına da başvurulabilir.
Arabuluculuğa Başvuru Zorunlu mu?
Evet, ticari nitelikteki ve konusu para alacağı olan uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunlu bir dava şartıdır; ancak icra takibi başlatmak için arabuluculuğa başvurma zorunluluğu yoktur. Zorunluluk, itirazın iptali davası dahil olmak üzere genel mahkemede açılacak alacak davaları için geçerlidir. Arabuluculuk süreci genellikle altı hafta içinde sonuçlanır ve taraflar anlaşamazsa son tutanakla dava yolu açılır.
İhtiyati Haciz: Borçlu Mal Kaçırmadan Önce Önlem Alma
İhtiyati haciz, alacaklının henüz kesinleşmiş bir icra takibi veya mahkeme kararı olmadan, borçlunun mallarını kaçırma veya kaybetme riski varsa mahkemeden alacağı bir kararla bu malların üzerine geçici olarak haciz koydurmasıdır. Bu yol, özellikle borçlunun mali durumunun aniden kötüleştiği veya taşınmazlarını devretmeye başladığı durumlarda önem kazanır.

İhtiyati Haciz Kararının Şartları ve Teminat
İcra ve İflas Kanunu’nun 257. ve devamı maddeleri uyarınca talebinde bulunan alacaklı, alacağının varlığını ve tehlikeye düştüğünü yaklaşık olarak ispat etmelidir. Mahkeme, genellikle alacaklıdan, ihtiyati haczin haksız çıkması ihtimaline karşı belirli oranda teminat yatırmasını ister. Karar alındıktan sonra alacaklı, kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra takibi başlatmak veya dava açmak zorundadır; aksi halde ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar.
Yurt Dışındaki Borçludan Alacağın Tahsili
Borçlu yurt dışında yerleşikse süreç, uluslararası tebligat kuralları ve varsa iki ülke arasındaki icra ve iflas anlaşmaları nedeniyle daha karmaşık hale gelir. Türkiye’de alınan bir mahkeme kararının borçlunun bulunduğu ülkede icra edilebilmesi için genellikle o ülkede tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir; bazı ülkelerle yapılan ikili anlaşmalar bu süreci kolaylaştırabilir. Yurt dışı tahsilat söz konusu olduğunda dosyanın ilgili ülkenin hukuku da dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi önemlidir.
Uluslararası tahkim ve icra işbirliği süreçleri hakkında daha fazla bilgi için Ticaret Bakanlığı kaynaklarına başvurulabilir.
Dava Yoluna Başvuru: Alacak Davası Açma Süreci
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa veya itirazın iptali yoluna gidilmesi gerekiyorsa alacaklı, ticaret mahkemesinde dava açar. Dava dilekçesinde alacağın dayanağı, miktarı, faiz talebi ve delil listesi (fatura, sözleşme, yazışmalar, tanık) yer almalıdır.
Nispi Harç ve Dava Masraflarının Hesaplanması
Para alacağına ilişkin davalarda 2026 yılı için nispi harç oranı binde 68,31’dir; bu tutarın dörtte biri dava açılırken peşin olarak, kalan kısmı ise karar kesinleştiğinde tahsil edilir. Buna ek olarak ücreti, tebligat gideri ve gerekiyorsa masrafı gibi kalemler gider avansı olarak mahkeme veznesine yatırılır. Güncel hesaplama için dava harcı hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Yargılama Süreci: Bilirkişi İncelemesi ve Karar
Ticaret mahkemesi, dava dilekçesi ve cevap dilekçesi aşamalarının ardından tarafları duruşmaya davet eder. Alacağın miktarı veya cari hesap kayıtlarının karmaşıklığı nedeniyle genellikle bir mali müşavir veya hukukçu bilirkişiden rapor alınır. Bilirkişi raporuna taraflar itiraz edebilir; mahkeme gerekli görürse ek rapor veya yeni bir bilirkişi incelemesi isteyebilir. Yargılama süresi, dosyanın karmaşıklığına ve mahkemenin iş yüküne göre değişmekle birlikte basit alacak davaları birkaç duruşmada sonuçlanabilir.
Kararın İstinaf ve Temyiz Aşaması
Taraflardan biri ilk derece mahkemesi kararına razı olmazsa, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde bölge adliye mahkemesine () başvurabilir. İstinaf incelemesi sonucunda verilen karara karşı, kanunda öngörülen parasal sınırı aşan uyuşmazlıklarda Yargıtay’a yoluna gidilebilir. Bu aşamaların her biri ek harç ve süre gerektirdiğinden, mümkün olduğunca ilk derece aşamasında güçlü delillerle ilerlemek önemlidir.
Kambiyo Senedi (Çek veya Bono) Varsa Süreç Nasıl Farklılaşır?
Alacak, çek veya bonoya bağlanmışsa alacaklı, genel yerine kambiyo senetlerine özgü haciz yolunu tercih edebilir. Bu yolda borçlunun itiraz süresi 5 güne iner ve itiraz, takibi kendiliğinden durdurmaz; borçlunun takibi durdurabilmesi için icra mahkemesinden ayrıca tehiri icra kararı alması gerekir. Kambiyo senedine dayalı takip ile genel haciz yolu arasındaki farklar, blogumuzdaki ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Kambiyo senetlerine özgü takip yolunun genel ilamsız takipten farkları, süreler ve itiraz mercii konusunda kambiyo senetlerine özgü takip ile ilamsız takip farkı başlıklı yazımızda kapsamlı bilgi bulabilirsiniz. Alacağa dayanak olan çekin karşılıksız çıkması halinde izlenebilecek cezai yol ise karşılıksız çek şikâyeti başlıklı yazımızda ele alınmıştır.
Vekalet Ücretinin Kimden Alınacağı
İcra takibi veya dava sonunda haklı çıkan taraf lehine, güncel Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre karşı taraftan vekalet ücreti tahsil edilmesine hükmedilir. Bu tutarın nasıl hesaplandığına ilişkin ayrıntılı bilgiye vekalet ücreti hesaplama aracımızdan ulaşabilirsiniz.
Tahsilat Sürecinin Maliyeti: Harç, Vekalet Ücreti ve Faiz Kalemleri
Ticari alacak tahsilinde toplam maliyet; harç, peşin harç, tebligat gideri, bilirkişi ücreti ve varsa vekalet ücretinden oluşur. Aşağıdaki tablo, sürecin aşamalarına göre başlıca kalemleri özetlemektedir.
Alacağa işleyecek güncel ticari avans faizi ve reeskont oranları için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası duyurularını takip etmenizi öneririz. Genel icra takibi süreleri ve itiraz hakkında bilgi için ise icra takibine itiraz süresi rehberimize başvurabilirsiniz.
| Aşama | Kalem | 2026 Güncel Tutar/Oran |
|---|---|---|
| İhtarname | Noter ücreti | Noterlik ücret tarifesine göre değişir |
| İcra takibi | Başvurma harcı | 732 TL |
| İcra takibi | Peşin harç | Alacağın binde 5’i |
| İtirazın iptali davası | Nispi harç | Binde 68,31 |
| Dava süreci | Bilirkişi/tebligat gideri | Dosyaya göre değişken gider avansı |

Temsili Örnek: Bir Ticari Alacağın İcra Sürecinde Tahsili (Temsili)
Aşağıdaki örnek tamamen kurgusal olup gerçek bir müvekkil veya dosyaya dayanmamaktadır, yalnızca sürecin işleyişini anlatmak amacıyla temsili olarak hazırlanmıştır.
Bir tedarik firması, teslim ettiği malın bedelini altmış gün geçmesine rağmen tahsil edemez. Önce noter aracılığıyla borçluya on günlük ödeme süresi tanıyan bir ihtarname gönderilir; ihtarnamede alacağın dayanağı olan fatura ve irsaliye numaraları açıkça belirtilir. Sürenin sonunda ödeme yapılmayınca elindeki onaylı fatura ve irsaliyelere dayanarak icra dairesinde ilamsız takip başlatılır; başvurma harcı ve binde 5 peşin harç ödenir.
Borçlu, ödeme emrine süresinde itiraz eder ve takip durur. Alacaklı, elindeki cari hesap ekstresinin borç ikrarı niteliği taşıdığını değerlendirerek icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını talep eder ve talebi kabul edilir; takip kaldığı yerden devam ederek haciz aşamasına geçilir. Bu aşamada alacaklı, borçlunun banka hesaplarına 89. madde ihbarnamesi göndererek bakiyenin bloke edilmesini sağlar. Borçlunun hesabında yeterli bakiye bulunması halinde alacak, ek bir dava açılmasına gerek kalmadan tahsil edilir. Eğer borçlu, elindeki belgenin borç ikrarı sayılamayacağını ileri sürerek itirazın kesin kaldırılması talebine karşı çıkarsa, alacaklı bu kez genel mahkemede itirazın iptali davası açarak sürecini sürdürür; dava sonunda haksız çıkan taraf, talep edilen alacağın belirli bir oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir.
Ticari Alacak Takibinde Sık Karşılaşılan Hatalar
Uygulamada alacaklıların en sık düştüğü hatalardan biri, ihtarname göndermeden veya faturaya süresinde itiraz gelmemişken bile belgeleri düzenli arşivlememektir. Bu durum, ileride icra mahkemesinde veya dava aşamasında ispat yükünü ağırlaştırır. İkinci sık hata, zamanaşımı süresini takip etmemektir; alacağın doğduğu tarihten itibaren süre işlemeye başladığından, uzun süre beklemek alacağın tahsil edilebilirliğini riske atabilir.
Üçüncü olarak, borçlunun mali durumu araştırılmadan doğrudan dava açılması, kazanılan bir kararın uygulanamaz hale gelmesine yol açabilir. Borçlunun üzerine kayıtlı taşınır veya taşınmaz malı yoksa, sadece bir mahkeme kararına sahip olmak alacağın fiilen tahsilini garanti etmez. Bu nedenle takip stratejisi belirlenirken borçlunun mal varlığı hakkında ön araştırma yapılması faydalı olur.
Alacağın kambiyo senedine bağlı olduğu durumlarda izlenecek farklı usul için kambiyo senetlerine özgü takip yazımıza, uygulanacak faiz türü için ise yasal faiz ve temerrüt faizi yazımıza bakabilirsiniz. İlgili kanun hükümlerine TBMM mevzuat sayfasından, konuya ilişkin Yargıtay kararlarına Yargıtay Karar Arama sisteminden ulaşabilirsiniz.
Karşı Taraf Ne Yapacak?
Ticari alacak uyuşmazlıklarında borçlu tarafın da kendi savunma stratejisi vardır; bu stratejiyi önceden bilmek, hangi belgenin ne zaman toplanması gerektiğini belirler.
Malın hiç teslim edilmediği veya sipariş edilenden farklı olduğu iddiası. Borçlu, faturaya konu malın teslim alınmadığını ileri sürebilir. Bu savunma, imzalı teslim tutanağı, irsaliye ve varsa sevkiyat/kargo kayıtlarıyla karşılanır; TTK m.21/2 uyarınca faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması da alacaklı lehine güçlü bir karinedir.
Borcun kısmen veya tamamen ödendiği iddiası. Borçlu, ödemeyi yaptığını ancak alacaklının bunu kayıtlarına işlemediğini öne sürebilir. Bu iddia, banka dekontları, cari hesap ekstresi ve varsa mutabakat yazışmalarıyla karşılanır.
İmzaya itiraz. Borçlu, senet veya sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia edebilir. Bu durumda icra mahkemesinden bilirkişi incelemesi talep edilerek imza karşılaştırması yaptırılır.
Zamanaşımı def’inin ileri sürülmesi. Borçlu, alacağın zamanaşımına uğradığını savunabilir. Bu iddia, ihtarname tarihi, icra takibinin başlatıldığı tarih ve varsa kısmi ödeme gibi zamanaşımını kesen işlemlerin tarihleriyle karşılanır.
Hangi savunmanın öne çıkacağı dosyanın somut koşullarına, elde bulunan belgenin niteliğine ve borçlunun ticari ilişkideki tutumuna göre değişir. Bu nedenle delillerin dava veya icra takibi başlatılmadan önce eksiksiz toplanması önemlidir. Dosyanızın hangi savunmayla karşılaşacağını önceden değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ticari alacak tahsili için doğrudan icra takibi mi yoksa önce ihtarname mi göndermeliyim?
Elde güçlü bir belge (çek, senet, imzalı sözleşme) varsa doğrudan icra takibi başlatılabilir; belge zayıfsa veya ticari ilişki sürüyorsa önce ihtarname göndermek temerrüt tarihini netleştirir ve iyi niyeti gösterir.
İcra takibine itiraz gelirse ne yapılır?
Borç ikrarı niteliğinde belge varsa icra mahkemesinden itirazın kesin kaldırılması istenir; böyle bir belge yoksa genel mahkemede itirazın iptali davası açılması gerekir.
Ticari alacak davasında arabuluculuğa başvurmak zorunlu mudur?
Konusu belirli bir para alacağı olan ticari uyuşmazlıklarda evet, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması kanunen dava şartıdır.
Ticari alacaklarda uygulanan faiz oranı nasıl belirlenir?
Sözleşmede kararlaştırılan oran uygulanır; sözleşmede oran yoksa 3095 sayılı Kanun kapsamındaki güncel yasal faiz oranı (31 Temmuz 2026 itibarıyla yıllık yüzde 31) esas alınır.
İcra takibi masrafları sonradan geri alınabilir mi?
Evet, tahsilat gerçekleştiğinde ödenen harç ve masraflar borçludan tahsil edilir; peşin harç, işlem sonunda mahsup edilir.
Ticari alacak davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Genel zamanaşımı süresi 6098 sayılı Kanun m.146 uyarınca 10 yıldır; ancak alacağın türüne göre daha kısa özel süreler uygulanabileceğinden dosyanın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Borçlunun malını kaçırmasından şüpheleniyorsam ne yapabilirim?
Bu durumda icra takibi başlatmadan önce mahkemeden ihtiyati haciz kararı alınarak borçlunun belirli malları üzerine geçici olarak haciz konulması talep edilebilir; karardan sonra kanuni süre içinde asıl takip veya dava açılması gerekir.
Borçlu şirket iflas ederse alacağım ne olur?
Alacağın iflas masasına kaydettirilmesi gerekir; adi alacaklılar, rehinli ve imtiyazlı alacaklılardan sonra sıra cetveline göre pay alır, bu nedenle erken hareket etmek önemlidir.
Süre Tablosu
| Süre | Ne kadar | Başlangıç |
|---|---|---|
| Ödeme emrine itiraz | 7 gün | Ödeme emrinin tebliğinden itibaren |
| Kararın istinafa taşınması | 2 hafta | Kararın tebliğinden itibaren |
| Ticari alacaklarda genel zamanaşımı | 10 yıl | Alacağın doğduğu tarihten itibaren |
Kaynaklar
- Türkiye Barolar Birliği
- Ticaret Bakanlığı
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)
- tbmm.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama Sistemi
İlgili Yazılar
- Haciz İhbarnamesi (89/1-89/2-89/3): Üçüncü Kişi Ne Yapmalı?
- Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk: Kapsam, Süre, Son Tutanak
- Kambiyo Senetlerine Özgü Takip ile İlamsız Takip Farkı
- Karşılıksız Çek Şikâyeti: Süre, Adli Para Cezası ve Ödeme Yolu
- İcra Takibine İtiraz Süresi ve Sonuçları: 2026 Rehberi
- Yasal Faiz, Temerrüt Faizi ve Avans Faizi: Farkları
- Faktoring Rücu Hakkı ve Temlik Bildirimi Nasıl İşler?
- Değer Kaybı Tazminatı 2026: Başvuru, Sigorta Tahkim ve Dava Yolu
- Faturaya İtiraz, Cari Hesap Mutabakatı ve İspat Yükü
- Haksız Rekabet: Ticari İtibarın Korunması
- Tedarik Sözleşmelerinde Cezai Şart ve Uyarlama
- Ticari Defterlerin Delil Niteliği ve İbraz Yükümlülüğü
- Kambiyo Senedinde Zamanaşımı ve Sebepsiz Zenginleşme Davası
- Güveni Kötüye Kullanma Suçu (TCK 155) ve Alacak Davasından Farkı
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazı 17.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Av. Muhammed Çakmak
Bankacılık ve Finans Hukuku, Faktoring Hukuku, İcra ve İflas Hukuku, Ticaret Hukuku, Ticari Alacakların Tahsili
Avukat profilini görüntüleyin





