Makale · 26.09.2026

Yabancı Mahkeme Boşanma Kararının Tanınması ve Tenfizi

Bu yazıyı dinleyin
0:00 / –:––
Yabancı boşanma kararının tanınması için incelenen yurt dışı boşanma belgesi

Yurt dışında boşanan bir Türk vatandaşı için yabancı boşanma kararının tanınması, çoğu zaman boşanmanın kendisi kadar önemlidir. Çünkü Almanya’da, Hollanda’da ya da ABD’de verilen karar kesinleşmiş olsa bile, Türkiye’deki nüfus kaydı kendiliğinden değişmez. Kayıt düzeltilmedikçe kişi Türkiye’de hâlâ evli görünür.

Bu durum yeniden evlenmeden mirasçılığa, tapu işlemlerinden çocukların nüfus kayıtlarına kadar pek çok alanda sorun çıkarır. Aşağıda hangi yolun hangi durumda kullanılacağını, mahkemenin neye baktığını ve dosyanın nasıl hazırlanacağını adım adım anlatıyoruz.

Önemli Çıkarımlar

  • Yabancı boşanma kararı Türkiye’de kendiliğinden hüküm doğurmaz; ya nüfusa idari tescil ya da mahkemede tanıma gerekir (5490 s. Nüfus Hizmetleri K. md. 27/A, 5718 s. MÖHUK md. 58).
  • Taraflar birlikte başvurursa, karar kesinleşmiş ve kamu düzenine açıkça aykırı değilse, dava açmadan nüfus müdürlüğü veya konsolosluk üzerinden tescil mümkündür.
  • Tanıma davasında karşılıklılık şartı aranmaz; veya tazminat hükmünün icrası için ise tenfiz gerekir ve karşılıklılık aranır.
  • Aile hukukuna ilişkin yabancı kararların tanınması ve tenfizi aile mahkemesinin görevindedir (4787 s. Kanun md. 4).
  • Dilekçeye kararın onaylı örneği, kesinleşme belgesi ve bunların onaylı tercümeleri eklenmelidir (MÖHUK md. 53).

Yabancı Boşanma Kararının Tanınması Nedir ve Neden Gerekir?

Yabancı boşanma kararının tanınması, yurt dışında verilmiş boşanma hükmünün Türkiye’de kesin hüküm etkisi kazanmasıdır. 5718 s. MÖHUK md. 58/1 uyarınca yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil sayılması, tenfiz şartlarını taşıdığının Türk mahkemesince tespitine bağlıdır. Tanıma olmadan karar Türk nüfus kaydına işlenmez.

Uygulamada en sık karşılaşılan tablo şudur: Taraflar yıllar önce yurt dışında boşanmış, yeni hayatlar kurmuştur; fakat Türkiye’deki nüfus kaydında evlilik devam etmektedir. Bu boşluk ancak bir ihtiyaç doğduğunda fark edilir. Türkiye’de yeniden evlenmek isteyen kişi evlilik engeliyle karşılaşır. Eski eşlerden biri vefat ettiğinde ise diğeri kayıtta hâlâ “eş” göründüğü için mirasçılık belgesinde yer alabilir.

Yabancı karar, Türkiye’de tanındığında etkisini geriye doğru gösterir. MÖHUK md. 59 uyarınca kesin hüküm etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder. Yani tanıma kararı boşanmayı yeniden kurmaz; yurt dışındaki kesinleşme tarihini Türkiye’de de geçerli kılar.

Boşanmış eşlerin yurt dışında verilen karar hakkında hukuki görüşme yaptığı masa

Tanıma, Tenfiz ve İdari Tescil Arasındaki Fark Nedir?

Üç yol farklı ihtiyaçlara hizmet eder. İdari tescil 5490 s. Nüfus Hizmetleri Kanunu md. 27/A ile nüfus müdürlüğü veya dış temsilcilik önünde yapılır. Tanıma, MÖHUK md. 58 uyarınca mahkemede görülür. Tenfiz ise MÖHUK md. 50 gereğince kararın icra edilebilir kısımları, örneğin nafaka için gerekir.

Yol Dayanak Ne sağlar? Kim başvurur?
İdari tescil 5490 s. K. md. 27/A Boşanmanın nüfus kütüğüne işlenmesi Taraflar birlikte; eşlerden biri ölmüş veya yabancıysa Türk vatandaşı eş tek başına
Tanıma davası 5718 s. MÖHUK md. 58 Kararın kesin hüküm etkisi kazanması ve nüfusa tescil Hukuki yararı olan taraf
Tenfiz davası 5718 s. MÖHUK md. 50-57 Nafaka, tazminat gibi hükümlerin Türkiye’de icra edilebilmesi Hukuki yararı bulunan herkes (md. 52)

İdari tescil yolu kimler için uygundur?

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu md. 27/A uyarınca boşanma, evliliğin butlanı, iptali veya evliliğin mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin yabancı kararlar; taraflar birlikte başvurursa nüfus kütüğüne tescil edilir. 7226 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra eşlerden biri ölmüş ya da yabancıysa Türk vatandaşı olan diğer eş de tek başına başvurabilir.

Tescil için kararın, verildiği devletin kanunlarına göre yetkili makamdan çıkmış, usulen kesinleşmiş ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması gerekir. Başvuru yurt dışında kararın verildiği ülkedeki dış temsilciliğe, Türkiye’de ise Bakanlığın belirlediği nüfus müdürlüklerine yapılır. Talep reddedilirse md. 27/A/3 gereği tanıma MÖHUK hükümlerine göre mahkemede istenir.

Tenfiz davası ne zaman gerekir?

Boşanma kararı yalnızca medeni hâli değiştiriyorsa tanıma yeterlidir. Kararda eski eşin aylık nafaka ödemesi, bir tazminat ya da para borcu varsa ve bu alacak Türkiye’de icra takibiyle tahsil edilmek isteniyorsa tenfiz kararı alınmalıdır. MÖHUK md. 57/1 uyarınca tenfizine karar verilen yabancı ilamlar, Türk mahkemesi ilamları gibi icra olunur.

Tanıma İçin Hangi Şartlar Aranır?

Tanımada MÖHUK md. 54’teki tenfiz şartları uygulanır; ancak md. 58/1’in son cümlesi gereği (a) bendindeki karşılıklılık şartı aranmaz. Mahkeme bu kapsamda kararın kesinleşmiş olmasına, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmemesine, kamu düzenine açıkça aykırı olmamasına ve davalının savunma hakkına saygı gösterilmesine bakar.

Kesinleşme şerhi neden bu kadar önemlidir?

MÖHUK md. 50/1, yalnızca “o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş” ilamların tenfizinden söz eder ve bu şart tanıma için de geçerlidir. Dosyalarda en sık görülen eksiklik, kararın kesinleştiğini gösteren belgenin bulunmamasıdır. Bazı ülkelerde kesinleşme kararın üzerine şerh olarak yazılır, bazılarında ayrı bir belge verilir. Hangisi olursa olsun onaylı olması ve tercüme edilmesi gerekir.

Kamu düzeni ve savunma hakkı ne anlama gelir?

Kamu düzenine aykırılık dar yorumlanır. Türk hukukunda bulunmayan bir boşanma sebebine dayanılmış olması tek başına tanımayı engellemez. Mahkeme, sonucun Türk hukukunun temel değerleriyle açıkça çatışıp çatışmadığına bakar. Savunma hakkı ise MÖHUK md. 54/1-ç’de düzenlenir: Davalı yabancı mahkemeye usulüne uygun çağrılmamış veya temsil edilmemişse ve bu nedenle Türk mahkemesinde itiraz ederse tanıma reddedilebilir.

Bu şartın itiraz şartına bağlı olduğuna dikkat edin. Yabancı davada gıyapta karar verilmiş olsa bile, davalı Türkiye’deki tanıma davasında bu hususa dayanarak itiraz etmezse mahkeme bu gerekçeyle ret kararı veremez. Davalı eşin tanımayı onayladığını bildirmesi süreci belirgin şekilde hızlandırır.

Yabancı karar ve kesinleşme belgesine onay mührü basılması

Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi, 4787 s. Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun md. 4 uyarınca aile mahkemesinin görevindedir. Yetki bakımından MÖHUK md. 51/2 uygulanır: davalının Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Görevli mahkeme ve yetki kuralının pratikteki karşılığı

4787 sayılı Kanun md. 4 metninde eski MÖHUK’a (2675 s. Kanun) atıf yapılmaktadır; 2675 s. Kanun, 5718 s. MÖHUK md. 64 ile yürürlükten kalkmıştır ve uygulamada bu görev yeni Kanun bakımından da aile mahkemelerince yürütülür. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.

Davalı eşin Türkiye’de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer yoksa, 5718 s. MÖHUK md. 51/2 uyarınca dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir. Yurt dışında yaşayan çiftler için bu seçenek önemlidir: Taraflardan biri Türkiye’ye hiç gelmeden, vekil aracılığıyla bu üç ilden birinde dava yürütülebilir.

Tanıma ve tenfiz davası öncesinde büroda yapılan belge görüşmesi

Tanıma Davası İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?

MÖHUK md. 53/1 dilekçeye iki temel belgenin eklenmesini ister: yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya onaylı örneği ile onaylı tercümesi ve ilamın kesinleştiğini gösteren onaylı belge ile onun onaylı tercümesi. Bu iki belge olmadan dava esastan incelenemez.

Tanıma davası için gerekli belgeler: kontrol listesi

  • Yabancı boşanma kararının onaylı örneği (ülkesine göre apostil şerhli veya konsolosluk onaylı).
  • Kesinleşme şerhi veya kesinleşme belgesi (aynı onay kuralı geçerlidir).
  • Her iki belgenin Türkçeye yapılmış, noter veya konsolosluk onaylı tercümesi.
  • Tarafların kimlik bilgileri, Türkiye’deki ve yurt dışındaki güncel adresleri.
  • Davalı eşin tanımaya muvafakatini gösteren beyan (varsa; süreci hızlandırır).
  • Vekille takip edilecekse yurt dışında düzenlenmişse konsolosluk veya apostil onaylı vekaletname.

Apostil, 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi’ne taraf ülkelerde düzenlenen belgelerde konsolosluk onayının yerini alır. Taraf olmayan ülkelerden gelen belgeler için o ülkedeki Türk dış temsilciliğinin onayı gerekir. Belgelerin hangi ülkeden geldiğini baştan netleştirmek, dosyanın eksik belge nedeniyle ertelenmesini önler.

Tanıma ve Tenfiz Davası Nasıl İşler, Ne Kadar Sürer?

MÖHUK md. 55/1 uyarınca dilekçe, duruşma günüyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir ve istem basit yargılama usulüne göre incelenir. Karşı taraf md. 55/2 gereği ancak şartların bulunmadığını veya kararın yerine getirildiğini ileri sürerek itiraz edebilir. Mahkeme esasa girmez, yani boşanmayı yeniden yargılamaz.

Aşama Dayanak Pratik not
Dilekçe ve belgeler MÖHUK md. 52-53 Onaylı karar, kesinleşme belgesi ve tercümeler eksiksiz olmalı
Tebliğ ve duruşma günü MÖHUK md. 55/1 Davalı yurt dışındaysa yurt dışı tebligatı süreyi uzatır
İtiraz ve inceleme MÖHUK md. 54, 55/2 Mahkeme yalnızca tanıma şartlarını inceler
Karar MÖHUK md. 56 Karar yabancı ilamın altına yazılır, hâkimce imzalanır
Kanun yolu MÖHUK md. 57/2 Genel hükümlere tabidir; , yerine getirmeyi durdurur
Nüfusa tescil Kesinleşme sonrası Kesinleşen karar nüfus müdürlüğüne bildirilir

Süreyi en çok ne uzatır?

Kanunda davanın ne kadar süreceğine ilişkin bir süre yoktur; süre dosyanın durumuna bağlıdır. En belirleyici etken tebligattır. Davalı yurt dışında yaşıyorsa ve muvafakat vermiyorsa, dilekçenin o ülkeye adli yardımlaşma kanalıyla tebliği aylar alabilir. Davalı eşin Türkiye’deki bir vekil aracılığıyla davaya katılması veya noter onaylı muvafakat beyanı sunması bu bekleyişi kısaltır.

Dava harcı ve giderleri her yıl güncellenen tarifelere göre belirlenir. Güncel tutarı görmek için dava harcı hesaplama aracından yararlanabilirsiniz.

Nafaka, Velayet ve Mal Paylaşımı Hükümleri Ne Olur?

Yabancı kararda nafaka veya tazminat gibi yerine getirilmesi gereken bir hüküm varsa, 5718 s. MÖHUK md. 50/1 uyarınca bunun Türkiye’de icrası için tenfiz kararı gerekir. Tenfizde md. 54/1-a’daki karşılıklılık şartı aranır: Kararı veren devletle bir anlaşma, kanun hükmü veya fiili uygulama bulunmalıdır.

Nafaka ve tazminat için tenfiz davası

Tanıma ve tenfiz aynı dilekçede birlikte istenebilir. Kararın yalnızca bir kısmının tenfizi de mümkündür; md. 52/1-c dilekçede hangi kısmın istendiğinin belirtilmesini ister. Tenfiz edilen nafaka hükmü gibi icraya konur. Nafakanın sonradan artırılması veya kaldırılması Türk mahkemesinde ayrı bir davayla ele alınır; bu konuda nafaka artırım davasının şartları ve yoksulluk nafakasının kaldırılması yazılarımız yol gösterir.

Velayet ve mal rejimi

hükmü de tanıma konusu olabilir; nüfus kaydında velayetin işlenmesi için genellikle tanıma kararına ihtiyaç duyulur. Ancak velayet, koşullar değiştiğinde yeniden değerlendirilebilen bir konudur ve Türk mahkemesi her zaman çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde karar verir. Yabancı kararda mal paylaşımı çözülmemişse, Türkiye’deki mallar bakımından mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı ayrıca gündeme gelebilir.

Yurt dışında boşanan kişinin Türkiye'de yeniden evlenmesini simgeleyen yüzükler

Tanıma Yapılmazsa Hangi Sorunlar Çıkar?

Tanıma veya idari tescil yapılmadıkça yabancı karar Türkiye’de kesin hüküm etkisi doğurmaz ve kişi nüfusta evli görünür. MÖHUK md. 58/3 uyarınca yabancı karara dayanılarak Türkiye’de idari bir işlem yapılması da aynı tanıma usulüne tabidir. Bu nedenle tapu ve nüfus işlemlerinde karar tek başına kullanılamaz.

  • Yeniden evlenme: Türkiye’de ya da Türk konsolosluğunda yeni evlilik başvurusu, kayıtta mevcut evlilik nedeniyle ilerlemez.
  • Miras: Eski eş, nüfusta hâlâ eş göründüğü için mirasçılık belgesinde yer alabilir. Bu, sonradan belgenin iptalini gerektiren uzun bir süreç doğurur.
  • Soybağı: Boşanmadan sonra doğan çocuklar bakımından kayıtta eski eş baba olarak görünebilir.
  • Mal rejimi: Türkiye’deki taşınmazlarda aile konutu şerhi veya eşin rızası gerektiren işlemler zorlaşabilir.

Örnek (temsilidir): Almanya’da boşanan ve kararı hiç tanıtmayan bir kişinin eski eşi vefat eder. Türkiye’deki nüfus kaydında evlilik sürdüğü için noterden alınan mirasçılık belgesinde sağ kalan eş olarak görünür. Diğer mirasçılar bu durumda hem tanıma hem de mirasçılık belgesinin iptali için ayrı yollara başvurmak zorunda kalır. Bu örnek temsilidir.

Başvurudan Önce Hangi Hazırlıklar Yapılmalı?

Başvurudan önce hangi yolun uygun olduğu netleştirilmelidir. Eşler birlikte hareket edebiliyorsa 5490 s. K. md. 27/A’daki idari tescil yolu çoğu zaman en kısa yoldur. Eşlerden biri işbirliği yapmıyorsa veya karar nafaka gibi icrası gereken hükümler içeriyorsa MÖHUK md. 58 ve md. 50 kapsamında dava açılır.

  1. Yabancı kararın tam metnini ve kesinleşme belgesini kararı veren makamdan onaylı olarak temin edin.
  2. Ülkenin Lahey Apostil Sözleşmesi’ne taraf olup olmadığını kontrol edin ve onayı buna göre yaptırın.
  3. Belgeleri yeminli tercümana çevirtip onaylatın; isim ve tarihlerin nüfus kaydıyla birebir uyumuna dikkat edin.
  4. Eski eşin güncel adresini ve iletişim bilgisini belirleyin; muvafakat verip vermeyeceğini öğrenin.
  5. Nafaka veya tazminat hükmü varsa tanıma ile tenfizi birlikte isteyip istemeyeceğinize karar verin.

Her dosyanın ülkesi, belge düzeni ve tarafların tutumu farklıdır. Somut durumunuzun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir. Aile hukukuna ilişkin diğer konular için aile ve boşanma hukuku çalışma alanımıza göz atabilir, Türkiye’de görülen boşanma süreçleri için anlaşmalı boşanma sürecine ilişkin yazımızı inceleyebilirsiniz. Yurt dışında yaşayan yabancı eşlerin Türkiye’deki diğer işlemleri için yabancılar ve göç hukuku sayfamız de fikir verir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışında boşanan Türk vatandaşlarının en sık sorduğu soruları aşağıda kısa yanıtlarla topladık. Yanıtlar 5718 sayılı MÖHUK ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu hükümlerine dayanır. Genel sorular için sıkça sorulan sorular sayfamıza da bakabilir, dosya özelinde farklılık gösterebilecek noktaları ayrıca değerlendirebilirsiniz.

Yurt dışında boşandım, Türkiye'de yeniden evlenebilir miyim?

Boşanma kararı Türkiye’de tanınmadan veya nüfusa idari yoldan tescil edilmeden kayıtta evli görünürsünüz ve yeni evlilik başvurusu ilerlemez. Önce 5490 s. Kanun md. 27/A kapsamında tescil ya da MÖHUK md. 58 uyarınca tanıma kararı alınmalı, ardından evlilik işlemleri yapılmalıdır.

Tanıma davası için Türkiye'ye gelmem gerekir mi?

Zorunlu değildir. Dava, yurt dışında konsolosluk veya apostil onaylı vekaletnameyle yetkilendirilen bir avukat aracılığıyla yürütülebilir. Davalının Türkiye’de yerleşim yeri yoksa MÖHUK md. 51/2 uyarınca Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde dava açılabilir.

Yabancı boşanma kararının tanınması için bir süre sınırı var mı?

MÖHUK’ta tanıma davası için bir öngörülmemiştir; yıllar önce verilmiş bir karar da tanınabilir. Ancak geciktikçe miras, yeniden evlenme ve nüfus kayıtlarında yeni sorunlar doğabileceği için kararın kesinleşmesinden sonra işlemin yapılması pratikte daha güvenlidir.

Eski eşim davaya itiraz ederse ne olur?

Karşı taraf MÖHUK md. 55/2 uyarınca yalnızca tanıma veya tenfiz şartlarının bulunmadığını ya da kararın yerine getirildiğini ileri sürebilir. Boşanma sebeplerini yeniden tartışamaz. Mahkeme itirazı md. 54’teki şartlar çerçevesinde inceler ve buna göre karar verir.

Konsolosluktan idari tescil başvurusu reddedilirse ne yapmalıyım?

5490 s. Kanun md. 27/A/3 uyarınca şartlar yerine getirilmediği için tescil talebi reddedilen kararların Türkiye’de tanınması, 5718 s. MÖHUK hükümlerine göre yapılır. Bu durumda yetkili aile mahkemesinde tanıma davası açılması gerekir.

Tanıma kararı hangi tarihten itibaren geçerli olur?

MÖHUK md. 59 uyarınca yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder. Bu nedenle nüfusta boşanma tarihi olarak, tanıma kararının değil, yabancı kararın kesinleşme tarihi esas alınır.

Yabancı karardaki nafakayı Türkiye'de icra yoluyla tahsil edebilir miyim?

Evet, ancak önce tenfiz kararı alınmalıdır. MÖHUK md. 50/1 uyarınca yabancı ilamın Türkiye’de icra edilebilmesi tenfize bağlıdır ve tenfizde md. 54/1-a’daki karşılıklılık şartı aranır. Tenfiz edilen nafaka hükmü Türk ilamı gibi icraya konulur.

Kaynaklar

İlgili yazılar

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bu yazı 26.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

Yazar: KCD Hukuk