
İzmir’de anlaşmalı boşanma, eşlerin evliliğin sona ermesi ve sonuçları konusunda önceden uzlaşarak aile mahkemesine birlikte başvurduğu boşanma türüdür. Süreç; protokolün hazırlanması, dava dilekçesinin sunulması ve tek celsede görülen duruşmadan oluşur. Bu yazıda İzmir’deki anlaşmalı boşanma sürecinin yasal şartları, protokol içeriği, duruşma işleyişi ve 2026 yılı güncel harç bilgileri ele alınmaktadır. Süreç görünürde basit olsa da protokolün eksiksiz hazırlanması, tarafların ileride yeni bir dava açmak zorunda kalmaması için önemlidir.
- Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması ve eşlerin birlikte başvurması ya da davayı kabul etmesi gerekir (TMK m. 166/3).
- Hakim, tarafları duruşmada bizzat dinlemeden ve protokolü uygun bulmadan anlaşmalı boşanmaya karar veremez.
- İzmir’de yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya boşanmadan önce son altı aydır birlikte oturulan yer aile mahkemesidir.
- 2026 yılı için boşanma davasında başvurma ve maktu karar harcı toplamı 1.464,00 TL’dir.
- Protokolde , tazminat, , kişisel ilişki ve mal paylaşımı hükümlerinin açık ve uygulanabilir şekilde yazılması gerekir.
- Taraflardan biri duruşmada beyanından dönerse dava çekişmeli boşanmaya dönüşebilir.

Anlaşmalı Boşanmanın Yasal Şartları Nelerdir?
Anlaşmalı boşanma açılabilmesi için üç şart aranır: evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi ve hakimin tarafları dinleyip protokolü uygun bulması. Bu şartlar Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir.
Türk Medeni Kanunu m. 166/3 hükmüne göre evlilik en az bir yıl sürmüşse ve eşler birlikte başvurmuş ya da bir eş diğerinin açtığı davayı kabul etmişse, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir. Bu durumda mahkeme ayrıca araştırması yapmaz; sadece protokolün mali sonuçlar ve çocukların durumu bakımından uygun olup olmadığını inceler.
Bir yıllık süre, resmi nikah tarihinden itibaren hesaplanır. Bu süre dolmadan açılan bir dava anlaşmalı boşanma olarak nitelendirilemez; bu durumda taraflar ancak genel boşanma sebeplerine (TMK m. 166/1-2) dayanarak dava açabilir ve dava çekişmeli olarak yürür.
Anlaşmalı boşanmada kusur araştırması yapılmaması, sürecin çekişmeli boşanmaya göre daha kısa sürmesinin temel nedenlerinden biridir. Mahkeme, kim daha kusurlu diye bir inceleme yapmaz; bunun yerine protokolün mali sonuçlar ve varsa çocukların durumu bakımından hakkaniyete uygun olup olmadığına odaklanır. Bu nedenle taraflar arasında geçmişe yönelik tartışmalı konuların protokole taşınmaması, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir durum, taraflardan birinin dava açması, diğerinin ise bu davayı duruşmada kabul etmesidir. Bu yöntem de TMK m. 166/3 kapsamında anlaşmalı boşanma sayılır; önemli olan davanın kabulü sırasında mali sonuçlar ve çocuklara ilişkin düzenlemenin de birlikte sunulmasıdır. Sadece boşanmanın kabul edilmesi, protokol sunulmadığı sürece anlaşmalı boşanma hükümlerinin uygulanması için yeterli değildir.
Bu konuyla bağlantılı olarak nafaka artırım davasının şartlarını ve TÜFE oranına göre hesaplanmasını ele aldığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.
İzmir’de Anlaşmalı Boşanma Davası Hangi Mahkemede Görülür?
İzmir’de anlaşmalı boşanma davalarına aile mahkemeleri bakar; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri ya da boşanma davası açılmadan önceki son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
İzmir’in ilçelerinde (Konak, Bornova, Karşıyaka, Buca, Bayraklı ve diğer ilçeler dahil) aile mahkemesi sayısı ve iş yoğunluğu farklılık gösterebilir. Dava, eşlerin ikametgahına göre değişen adliyelerden birinde açılır; dilekçenin hangi adliyeye sunulacağı taraflardan birinin yerleşim yeri esas alınarak belirlenir. Yetki kesin nitelikte olmadığından taraflar süresinde itiraz etmezse yetkisiz mahkemede açılan dava da görülebilir.
Dava dilekçesine ekli protokol, mahkemenin inceleyeceği temel belgedir. Dilekçe ile birlikte nüfus kayıt örneği, varsa çocukların doğum belgeleri ve tarafların kimlik bilgileri de dosyaya sunulur.
Taraflar farklı şehirlerde ikamet ediyorsa, davanın hangi adliyede açılacağı konusunda önceden anlaşmaları süreci kolaylaştırır. Yetkisiz bir adliyede açılan dava, karşı taraf duruşmadan önce yetki itirazında bulunmazsa yine de görülmeye devam edebilir; ancak yetki itirazı yapılırsa dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi süreci uzatabilir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır?
Anlaşmalı boşanma protokolü, tarafların boşanmanın mali sonuçları ile varsa çocukların velayeti ve kişisel ilişki düzenlemesi konusunda vardıkları mutabakatı yazılı hale getiren belgedir. Protokol hakimin onayına sunulur ve hakim uygun bulmazsa değişiklik istenebilir veya dava çekişmeli sürece döner.
Protokolde Bulunması Gereken Zorunlu Unsurlar
Protokolde genellikle şu başlıklara yer verilir: nafaka türü ve miktarı (varsa yoksulluk ve iştirak nafakası), maddi ve , velayet ve çocukla kişisel ilişki takvimi, ev eşyası ve taşınır/taşınmaz mal paylaşımı, düğünde takılan ziynet eşyalarının durumu. Her başlığın belirsiz bırakılmadan, uygulanabilir şekilde yazılması hakimin protokolü onaylaması için önemlidir.
Nafaka ve Tazminat Maddelerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Nafaka miktarı belirlenirken ileride ortaya çıkabilecek enflasyon etkisinin nasıl karşılanacağı protokolde ayrıca düzenlenebilir. Güncel enflasyon ve fiyat istikrarı verileri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından düzenli olarak yayımlanmaktadır ve endeks seçiminde referans alınabilir. Taraflar nafakanın yıllık olarak hangi endekse göre güncelleneceğini protokole yazabilir; bu konuda ileride ihtiyaç duyulursa nafaka artış oranı hesaplama aracı üzerinden güncel TÜFE verileriyle örnek hesaplama yapılabilir. Nafaka artışı protokolde düzenlenmemişse, sonradan ayrı bir nafaka artırım davası açılması gerekebilir.
| Protokol Başlığı | Belirtilmesi Gereken Husus |
|---|---|
| Nafaka | Türü, aylık tutarı, ödeme günü ve varsa artış yöntemi |
| Tazminat | Maddi/manevi tazminat tutarı, ödeme şekli (peşin/taksitli) |
| Velayet | Velayetin kime verileceği, kişisel ilişki günleri ve saatleri |
| Mal Paylaşımı | Ev eşyası, araç, ziynet eşyası ve varsa taşınmazların akıbeti |
| Soyadı | Kadının evlilik soyadını kullanıp kullanmayacağı |

Anlaşmalı Boşanmada Ziynet Eşyası ve Ev Eşyası Nasıl Paylaşılır?
Ziynet eşyası ve ev eşyası paylaşımı, protokolde açıkça düzenlenmesi gereken konulardan biridir; aksi halde bu kalemler mahkemenin boşanma kararı kapsamı dışında kalabilir. Düğünde takılan altın ve ziynetlerin kime ait sayılacağı taraflarca protokolde net şekilde belirtilmelidir.
Uygulamada ziynet eşyalarının kadına ait kabul edilmesi genel eğilim olsa da, taraflar protokolde bu konuda farklı bir düzenleme yapmakta serbesttir. Ev eşyası bakımından ise hangi eşyanın hangi tarafta kalacağının, varsa değer karşılığı ödeme yapılıp yapılmayacağının protokolde madde madde yazılması, ileride çıkabilecek uyuşmazlıkları önler. Taşınmaz veya araç gibi değeri yüksek malların paylaşımı protokolde düzenlenmemişse, bu mallar için ayrıca mal rejiminin tasfiyesi davası açılması gerekebilir.
Velayet ve Çocukla Kişisel İlişki Protokolde Nasıl Düzenlenir?
Müşterek çocuk varsa protokolde velayetin kime verileceği ve velayeti almayan ebeveynin çocukla kişisel ilişkisinin günü, saati ve tatil dönemlerindeki düzeni açıkça yazılmalıdır. Hakim bu düzenlemeyi çocuğun sağlık, eğitim ve ahlaki gelişimi bakımından değerlendirir. Bu değerlendirmede esas alınan çocuğun üstün yararı ilkesi, velayet düzenlemesinin hakim tarafından onaylanıp onaylanmayacağını doğrudan etkiler.
Kişisel ilişki takviminin belirsiz bırakılması (örneğin “taraflar anlaştıkları zaman görüşecek” gibi ifadeler) ileride uygulama sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle hafta sonu, resmi tatil ve yaz tatili dönemlerine ilişkin net saat ve teslim yeri bilgilerinin protokole yazılması önerilir. Örnek olay tamamen kurgusal olmak üzere, iki çocuklu bir çiftin protokolde kişisel ilişkiyi “her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu” şeklinde net biçimde tanımlaması, sonradan yaşanabilecek uyuşmazlıkları azaltan bir uygulamadır (temsilidir).
Taraflar anlaşamazsa süreç çekişmeli boşanmaya döner; bu durumda kullanılabilecek delillere ilişkin çekişmeli boşanmada deliller yazımıza bakabilirsiniz.
Anlaşmalı Boşanma ile Çekişmeli Boşanma Arasındaki Farklar
Anlaşmalı boşanma ile çekişmeli boşanma arasındaki temel fark, kusur araştırması yapılıp yapılmaması ve dava süresidir. Anlaşmalı boşanmada taraflar mutabık olduğundan dosya genellikle tek celsede sonuçlanırken, çekişmeli boşanmada tanık dinleme ve delil toplama aşamaları nedeniyle süreç uzayabilir.
| Kriter | Anlaşmalı Boşanma | Çekişmeli Boşanma |
|---|---|---|
| Kusur incelemesi | Yapılmaz | Yapılır |
| Süre | Genellikle tek celse | Birden fazla celse, tanık ve süreci |
| Evlilik süresi şartı | En az bir yıl | Aranmaz |
| Mal rejimi tasfiyesi | Protokolde düzenlenmezse ayrı dava gerekir | Genellikle ayrı dava konusu olur |
Anlaşmalı Boşanma Dosyasında Hangi Belgeler Hazırlanır?
Anlaşmalı boşanma dava dosyası için temel olarak dava dilekçesi, taraflarca imzalanmış protokol, nüfus kayıt örneği ve varsa çocuklara ait doğum belgeleri hazırlanır. Belgelerin eksiksiz sunulması, ilk duruşmada dosyanın sonuçlanma ihtimalini artırır.
- Boşanma dava dilekçesi (taraf bilgileri ve talep sonucu açıkça yazılmış)
- Taraflarca imzalanmış anlaşmalı boşanma protokolü
- Vukuatlı nüfus kayıt örneği
- Varsa müşterek çocuklara ait doğum belgesi bilgileri
- Taraflara ait kimlik fotokopileri
- Harç ve gider avansının yatırıldığına dair makbuz
Dilekçe ve protokolün birbiriyle çelişmemesi önemlidir; protokolde yer alan bir husus dilekçede farklı yazılmışsa hakim bu çelişkiyi duruşmada taraflara sorabilir ve netleştirilmesini isteyebilir. Bu tür uyumsuzluklar, dosyanın tek celsede sonuçlanmasını geciktirebilir.
Duruşma Günü Nasıl İşler? Hakim Neleri Sorar?
Duruşmada hakim, tarafları ayrı ayrı veya birlikte dinleyerek boşanma iradesinin baskı altında olmadan, serbestçe açıklandığından emin olur. Bu dinleme, TMK m. 166/3 gereği anlaşmalı boşanmanın kurucu unsurudur ve atlanamaz.
Hakim genellikle protokoldeki nafaka, tazminat ve velayet maddelerinin tarafların gerçek iradesini yansıtıp yansıtmadığını, çocuk varsa düzenlemenin çocuğun menfaatine uygun olup olmadığını sorar. Taraflar protokolü aynen kabul ettiklerini beyan ederse ve hakim düzenlemeyi uygun bulursa, boşanmaya ve protokolün onaylanmasına aynı celsede karar verilebilir.
Çocuk varsa hakim, kişisel ilişki düzenlemesinin çocuğun sağlık, eğitim ve ahlaki gelişimi bakımından uygunluğunu ayrıca değerlendirir. Bu değerlendirme sırasında gerekirse ek beyan istenebilir ya da duruşma kısa bir süre için ertelenebilir.
Taraflar duruşmada karara karşı kanun yollarına başvurma haklarından açıkça feragat ederlerse karar duruşmada kesinleşebilir. Feragat edilmemişse, karar gerekçesiyle birlikte taraflara tebliğ edilir ve süresi bu tebligattan itibaren işlemeye başlar. Anlaşmalı boşanmada taraflar protokolü kabul ettiği için istinaf yoluna başvuru oranı çekişmeli davalara göre düşüktür; ancak kanuni hak olduğundan tamamen ortadan kalkmaz.
Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer, 2026 Masrafları Nedir?
Taraflar arasında tam mutabakat varsa ve dosya eksiksizse anlaşmalı boşanma genellikle tek celsede sonuçlanabilir; ancak adliyenin iş yoğunluğuna göre ilk duruşma tarihi birkaç hafta ile birkaç ay arasında değişebilir. Kararın kesinleşmesi ve gerekçeli kararın tebliğe çıkması da ayrıca süre alır.
492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında yayımlanan 98 Seri No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği uyarınca 2026 yılında asliye hukuk ve aile mahkemelerinde başvurma harcı 732,00 TL, boşanma davasında maktu karar ve harcı da 732,00 TL olup toplam net harç tutarı 1.464,00 TL’dir. Bu tutarlara ayrıca dosyaya göre değişen ve posta giderlerini karşılamak üzere gider avansı eklenir.
| Harç Kalemi | 2026 Tutarı |
|---|---|
| Başvurma harcı | 732,00 TL |
| Maktu karar ve ilam harcı | 732,00 TL |
| Toplam net harç | 1.464,00 TL |
Güncel harç tutarlarının dayanağı olan tebliğ metnine mevzuat.gov.tr üzerinden Türk Medeni Kanunu’nun tam metnine ulaşarak da bakılabilir; harç tarifeleri her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenir.
Harç dışında dosyaya göre değişen gider avansı da ayrıca yatırılır. Gider avansı; tebligat, bilirkişi incelemesi gerekiyorsa bilirkişi ücreti ve tanık dinlenecekse tanık masraflarını karşılamak üzere mahkeme veznesine yatırılan bir tutardır. Anlaşmalı boşanma davalarında genellikle bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulmadığından bu avansın büyük kısmı dava sonunda kullanılmayan kısmın iadesi şeklinde taraflara geri döner. Dava çekişmeli sürece dönerse ve taraflardan biri haksız çıkarsa, karşı vekalet ücretinin kim tarafından ödeneceği sorusu da ayrıca gündeme gelebilir.
İzmir’de Anlaşmalı Boşanma Sürecinde Sık Yapılan Hatalar
Süreci uzatan en sık hatalardan biri, protokolün genel ve belirsiz ifadelerle hazırlanmasıdır. “Taraflar ileride anlaşacaklardır” gibi ifadeler hakim tarafından yeterli bulunmayabilir ve protokolün revize edilmesi istenebilir.
Bir diğer sık hata, bir yıllık evlilik süresi dolmadan anlaşmalı boşanma davası açılmasıdır. Bu durumda dava anlaşmalı olarak nitelendirilemeyeceğinden, dosyanın çekişmeli sürece göre yeniden değerlendirilmesi gerekebilir. Ayrıca duruşma günü taraflardan birinin mazeretsiz katılmaması da süreci geciktiren yaygın bir durumdur; zira hakimin anlaşmalı boşanmaya karar verebilmesi için her iki tarafı da bizzat dinlemesi zorunludur.
Protokolde nafaka ve tazminat tutarlarının gelecekteki ekonomik koşulları hiç dikkate almadan sabit bir rakamla belirlenmesi de sık karşılaşılan bir eksikliktir. Bu durum, protokol imzalandıktan yıllar sonra nafaka yükümlüsü ya da alacaklısı açısından hakkaniyetsiz sonuçlar doğurabilir ve ayrı bir nafaka artırım davası açılmasını gerektirebilir.
Anlaşmalı Boşanmadan Çekişmeli Sürece Dönüş Mümkün müdür?
Taraflardan biri duruşmada protokolü kabul etmezse veya beyanından dönerse dava anlaşmalı olma niteliğini kaybeder ve genel hükümlere göre çekişmeli boşanma davası olarak devam eder. Bu durumda kusur, mal rejiminin tasfiyesi ve nafaka gibi konularda ayrı ayrı delil sunulması ve yargılamanın uzaması söz konusu olabilir.
Protokolün hakim tarafından kısmen uygun bulunmaması halinde, hakim taraflara değişiklik önerisi sunabilir. Taraflar bu öneriyi kabul ederse dava anlaşmalı olarak sonuçlanabilir; kabul etmezlerse dosya çekişmeli sürece taşınır. Bu nedenle protokolün başından itibaren gerçekçi ve uygulanabilir koşullarla hazırlanması önemlidir. Sürecin çekişmeli boşanmaya dönmesi halinde velayet, nafaka ve mal rejimi gibi konuların her biri ayrı ayrı incelenir; bu aşamada aile ve boşanma hukuku alanındaki güncel mevzuat ve süreç bilgisi takip edilerek dosyanın özelliklerine göre değerlendirme yapılması önem taşır.

Diğer ilgili başlıklar için çekişmeli boşanma davalarında delillerin sınırlarını anlattığımız yazımıza ve ilgili uzmanlık sayfamızı inceleyebilirsiniz. Konuya ilişkin hesaplama için hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Güncel veriler için TÜİK ve Adalet Bakanlığı kaynakları esas alınmıştır.
Protokolde nafaka miktarının zamanla yetersiz kalması hâlinde nafaka artırım talebiyle açılacak dava yazımıza, velayet düzenlemesine ilişkin uyuşmazlıklar için ise velayette çocuğun üstün yararı yazımıza, eşler arasındaki mal paylaşımı için ise mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı yazımıza bakabilirsiniz.
Karşı Taraf Ne Yapacak?
Anlaşmalı boşanmada taraflar mutabık görünse de, sürecin duruşmaya kadar aynı şekilde ilerleyeceğinin garantisi yoktur; diğer tarafın olası itirazlarına hazırlıklı olmak, protokolün sağlam kurulmasını sağlar.
- Diğer taraf duruşmada beyanından dönebilir veya protokolü kabul etmediğini söyleyebilir. Buna karşı, protokolün her iki tarafça önceden okunup imzalanmış olması ve mümkünse imza aşamasının tanık huzurunda gerçekleştirilmesi önerilir.
- Ziynet eşyası veya ev eşyası paylaşımının kendi rızası dışında yazıldığı iddia edilebilir. Bu iddia, protokolde her kalemin ayrı madde olarak yazılıp iki tarafın da parafladığı bir nüshanın dosyada bulunmasıyla karşılanır.
- Nafaka veya tazminat tutarının kendi mali gücünü aştığı ileri sürülerek değişiklik istenebilir. Maaş bordrosu, gelir beyanı gibi mali durumu gösteren belgelerin protokol hazırlanırken değerlendirilmiş olması bu itirazın etkisini azaltır.
- Velayet veya kişisel ilişki düzenlemesinin çocuğun menfaatine aykırı olduğu öne sürülebilir. Düzenlemenin çocuğun eğitim, sağlık ve günlük rutinine uygun somut gerekçelerle desteklenmesi, hakimin önünde bu itirazın karşılanmasını kolaylaştırır.
- Evliliğin henüz bir yıllık süreyi doldurmadığı, bu nedenle davanın anlaşmalı boşanma olarak nitelendirilemeyeceği savunulabilir. Nikah tarihini gösteren vukuatlı nüfus kayıt örneğinin dosyaya eksiksiz sunulması bu hususu netleştirir.
Hangi itirazın gündeme geleceği protokolün içeriğine ve tarafların dosya öncesindeki mutabakat düzeyine göre değişir; bu nedenle ilgili belgelerin dava açılmadan önce eksiksiz toplanması önemlidir. Dosyanızın hangi savunmayla karşılaşacağını önceden değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma için avukat tutmak zorunlu mudur?
Hayır, kanunen zorunlu değildir; taraflar dilekçelerini kendileri de sunabilir. Ancak protokolün hukuki sonuçlarının doğru öngörülmesi açısından süreç öncesinde hukuki değerlendirme alınması faydalı olabilir.
Duruşmaya sadece bir taraf katılırsa ne olur?
Anlaşmalı boşanmanın şartı tarafların bizzat dinlenmesidir. Bir taraf duruşmaya katılmazsa hakim anlaşmalı boşanmaya karar veremez; dosya ayrıca değerlendirilir ve gerekirse yeni duruşma günü verilir.
Protokolde yer almayan bir konu sonradan dava edilebilir mi?
Protokolde açıkça feragat edilmemiş ve boşanma kararında hükme bağlanmamış konular bakımından sonradan ayrı dava açılıp açılamayacağı, somut protokol metnine ve mahkeme kararının içeriğine göre değerlendirilir.
Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı otomatik olarak yapılır mı?
Hayır. Mal paylaşımı ancak taraflar protokolde açıkça düzenlerse boşanma kararı kapsamına girer. Protokolde yer almayan mal rejimi tasfiyesi talepleri için ayrı bir dava açılması gerekebilir.
Boşanma kararı ne zaman kesinleşir?
Kararın kesinleşmesi, tebliğ ve varsa kanun yoluna başvuru sürelerinin tamamlanmasına bağlıdır. Taraflar duruşmada kesinleşmeden feragat etmedikçe süreç, tebligat işlemlerinin tamamlanmasını takip eder.
Anlaşmalı boşanma sonrası nafaka miktarı değiştirilebilir mi?
Evet, tarafların mali durumunda değişiklik olması veya hakkaniyetin gerektirmesi halinde TMK m. 176/4 uyarınca ayrı bir nafaka artırım veya azaltım davası açılabilir.
Anlaşmalı boşanma protokolü noterde mi yoksa mahkemede mi imzalanır?
Protokol taraflarca hazırlanıp dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulur; noter onayı zorunlu değildir. Protokolün geçerlilik kazanması, hakimin duruşmada tarafları dinleyip protokolü uygun bulmasına ve bunu kararına yazmasına bağlıdır.
İlgili Yazılar ve Kaynaklar
Bu konuyla bağlantılı olarak nafaka artırım davası, boşanma davasında delil sunma ve mal rejiminin tasfiyesi başlıklı yazılarımız da faydalı bilgiler içermektedir. Güncel veri ve mevzuat takibi için TÜİK enflasyon ve fiyat istatistikleri ile Türkiye Barolar Birliği kaynaklarından yararlanılabilir.
Kaynaklar
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)
- Adalet Bakanlığı
- Türkiye Barolar Birliği
İlgili Yazılar
- Nafaka Artırım Davası: TÜFE Oranı, Şartlar ve Dava Zamanı
- Velayette Çocuğun Üstün Yararı: Mahkeme Neye Bakar?
- Çekişmeli Boşanmada Deliller: Neler Kullanılabilir, Neler Hukuka Aykırı?
- Karşı Vekalet Ücretini Kim Öder? (2026 AAÜT Rehberi)
- Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?
- Tedbir Nafakası: Dava Süresince Geçici Koruma
- Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması ve Azaltılması
- Aile Konutu Şerhi: Eşin Rızası Olmadan Satış Mümkün mü?
- Boşanmada Şirket Hisselerinin Paylaşımı ve Değer Tespiti
- Boşanmada Ziynet Eşyası ve Düğün Takıları Kime Aittir?
- Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması: TMK 166 ve Kusur Değerlendirmesi
- Zina Nedeniyle Boşanma: TMK 161, İspat ve Hak Düşürücü Süre
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bu yazı 17.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
KCD Hukuk
Büromuz hakkında bilgi alın





