
Kasten yaralama suçu, bir kişinin bilerek ve isteyerek başkasının vücuduna acı vermesi ya da sağlığını veya algılama yeteneğini bozmasıyla oluşur ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) md. 86 ile 88 arasında düzenlenir. Aynı olay, yaranın hafifliğine, kullanılan araca, mağdurla ilişkiye ve bıraktığı sonuca göre şikâyete bağlı basit bir dosyadan ağır ceza mahkemesinde görülen bir davaya dönüşebilir.
Cezalar 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanunla artırıldı. Bu nedenle eski kaynaklardaki “bir yıldan üç yıla” veya “dört aydan bir yıla” gibi rakamlar bugün geçerli değildir.
Önemli Çıkarımlar
- Temel kasten yaralamanın cezası, 7550 sayılı Kanundan sonra 1 yıl 6 aydan 3 yıla kadar hapistir (5237 s. TCK md. 86/1).
- Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralama şikâyete bağlıdır; ceza 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır (TCK md. 86/2).
- Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği günden itibaren 6 aydır (TCK md. 73/1).
- Silahla, aile bireyine veya kendini savunamayacak kişiye karşı işlenen yaralamada şikâyet aranmaz ve ceza yarı oranında artırılır (TCK md. 86/3).
- Kemik kırığı, sabit iz veya hayati tehlike gibi sonuçlar cezayı ayrıca artırır (TCK md. 87).
Kasten Yaralama Suçu Nedir, Temel Cezası Ne Kadardır?
Kasten yaralama suçu, başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kasıtlı her fiili kapsar. 5237 s. TCK md. 86/1 bu suçun temel şekli için bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörür. Soruşturma, şikâyet olmasa da savcılık tarafından re’sen yürütülür.
Suçun oluşması için gözle görülür bir yara izi gerekmez. Tokat atmak, itmek, saç çekmek veya kişiyi baygınlık geçirecek kadar sarsmak da vücuda acı verme kapsamında değerlendirilebilir. Belirleyici olan, failin karşı tarafın bedensel bütünlüğüne yönelik hareketi bilerek ve isteyerek yapmasıdır. Kast bulunmayan, dikkatsizlik veya özensizlikten kaynaklanan yaralanmalar ise TCK md. 89 kapsamında taksirle yaralama olarak ele alınır ve ceza sistemi tamamen farklıdır.
7550 sayılı Kanun değişikliği ve lehe kanun ilkesi
7550 sayılı Kanunla temel ceza bir yıldan bir yıl altı aya, basit tıbbi müdahale hâlinde ise dört aydan altı aya çıkarıldı; md. 87’deki alt sınırlar da yükseltildi. Değişiklikten önce işlenen fiillerde TCK md. 7/2 uyarınca failin lehine olan kanun uygulanır. Bu nedenle 2025 öncesine ait bir olayda, iddianamede yeni cezaların yazılmış olması hâlinde, bu husus savunmada mutlaka dile getirilmelidir.

Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilen Yaralama Nedir?
Yaralamanın kişi üzerindeki etkisi basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafifse suç, TCK md. 86/2 kapsamındaki daha az cezayı gerektiren hâle girer. Bu durumda soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır ve ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Basit tıbbi müdahale kriteri ve adli rapor
Yaralamanın basit tıbbi müdahaleyle giderilip giderilemeyeceğine hâkim tek başına karar vermez; olaydan sonra hastanede düzenlenen adli muayene raporu ve gerekirse Adli Tıp Kurumu raporu esas alınır. Genel olarak yüzeysel sıyrık, hafif ödem veya pansumanla iyileşen küçük kesiler bu kapsamda değerlendirilir. Dikiş, alçı veya cerrahi müdahale gerektiren yaralanmalar ise çoğunlukla basit tıbbi müdahale sınırını aşar. Raporda yalnızca “basit tıbbi müdahale ile giderilemez” ifadesinin yer alması yetmez; gerekçesiz raporlara itiraz edilerek yeni muayene istenebilir.
Kadına karşı işlenen yaralama
TCK md. 86/2’ye 7406 sayılı Kanunla eklenen cümle uyarınca, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralama kadına karşı işlenirse cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Ayrıca kadına karşı işlenen kasten yaralama, 5271 s. CMK md. 100/3-i ile tutuklama nedeninin var sayılabileceği katalog suçlar arasına alınmıştır. Aile içi şiddet söz konusuysa, ceza soruşturmasından bağımsız olarak 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma ve uzaklaştırma kararı da talep edilebilir.
Kasten Yaralamanın Nitelikli Hâlleri Nelerdir?
TCK md. 86/3, kasten yaralamanın belirli kişilere karşı veya belirli yöntemlerle işlenmesini nitelikli hâl sayar. Bu hâllerde şikâyet aranmaz ve verilecek ceza yarı oranında artırılır; canavarca hisle işlenmesi hâlinde ise artırım bir kat olarak uygulanır. Nitelikli hâl, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen yaralamalarda da uygulanır.
| TCK md. 86/3 | Nitelikli hâl | Sonuç |
|---|---|---|
| (a) | Üstsoy, altsoy, eş, boşanılan eş veya kardeşe karşı | Ceza yarı oranında artar, şikâyet aranmaz |
| (b) | Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı | Ceza yarı oranında artar, şikâyet aranmaz |
| (c) | Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle | Ceza yarı oranında artar, şikâyet aranmaz |
| (d) | Kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanarak | Ceza yarı oranında artar, şikâyet aranmaz |
| (e) | Silahla | Ceza yarı oranında artar, şikâyet aranmaz |
| (f) | Canavarca hisle | Ceza bir kat artar, şikâyet aranmaz |
Silahla yaralama
Silah kavramı yalnızca tabanca veya bıçaktan ibaret değildir. TCK md. 6/1-f, saldırı ve savunma amacıyla yapılmamış olsa bile fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli her şeyi silah sayar. Uygulamada sopa, taş, cam şişe, sandalye veya tornavida gibi eşyalar da olayın koşullarına göre silah olarak değerlendirilebilir. Bu değerlendirme, dosyanın şikâyete bağlı olup olmamasını ve uzlaştırma imkânını doğrudan etkiler; bu yüzden eşyanın özellikleri ve kullanılış biçimi tutanaklara doğru geçirilmelidir.
Aile içinde ve boşanılan eşe karşı yaralama
7331 sayılı Kanunla md. 86/3-a’ya “boşandığı eşe” ibaresi eklendi. Böylece boşanmadan sonra eski eşe karşı işlenen yaralama da şikâyetten bağımsız olarak yürütülür. Taraflar sonradan barışsa bile soruşturma devam eder; mağdurun şikâyetini geri alması, bu dosyayı kendiliğinden düşürmez. Aynı olay çoğunlukla çekişmeli boşanmada kullanılabilecek deliller arasında da yer alır.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Hangi Durumlarda Uygulanır?
Yaralama mağdurda kalıcı veya ağır bir sonuç doğurmuşsa TCK md. 87 uygulanır ve md. 86’ya göre belirlenen ceza ayrıca artırılır. Artırım, sonucun ağırlığına göre bir kat veya iki kattır; 7550 sayılı Kanunla bu hâller için dört, altı ve dokuz yıllık alt sınırlar getirildi.
| Netice (TCK md. 87) | Artırım | Cezanın alt sınırı |
|---|---|---|
| Duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, hayati tehlike, erken doğum (87/1) | Bir kat | 86/1 için 4 yıl, 86/3 için 6 yıl |
| İyileşmesi olanaksız hastalık, organ işlevinin yitirilmesi, yüzün sürekli değişikliği, çocuğun düşmesi (87/2) | İki kat | 86/1 için 6 yıl, 86/3 için 9 yıl |
| Kemik kırığı veya çıkık (87/3) | Yarısına kadar | Kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre |
| Ölüm (87/4) | Ayrı ceza | 86/1 için 10-14 yıl, 86/3 için 14-18 yıl |
Kemik kırığı ve çıkık
Kemik kırığı veya çıkıkta ceza, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır (TCK md. 87/3). Adli tıp uygulamasında bu etki raporlarda genellikle bir ile altı arasında bir derece olarak belirtilir ve mahkeme artırım oranını bu dereceyi dikkate alarak belirler. Bu nedenle raporda kırığın yalnızca varlığı değil, hayat fonksiyonlarına etkisinin derecesi de yer almalıdır; eksikse ek rapor istenebilir. Kemik kırığı oluşan bir olay, artık basit tıbbi müdahale kapsamında kabul edilmez.
Yaralama sonucu ölüm
Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelirse ve fail ölümü istememişse, kasten öldürme değil TCK md. 87/4 uygulanır. Ceza, temel yaralamada on yıldan on dört yıla, nitelikli yaralamada on dört yıldan on sekiz yıla kadar hapistir. Kasten öldürme ile bu suç arasındaki ayrım, kullanılan araç, darbenin yeri, sayısı ve şiddeti gibi dış olgulardan hareketle yapılır.
Şikâyet Süresi, Uzlaşma ve Soruşturma Nasıl İşler?
Yalnızca basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen ve nitelikli hâl içermeyen yaralama şikâyete bağlıdır. 5237 s. TCK md. 73/1 uyarınca şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği günden itibaren altı aydır. Diğer tüm kasten yaralama türlerinde savcılık, olayı öğrendiği anda re’sen soruşturma başlatır.
Şikâyet süresi ve şikâyetten vazgeçme
Şikâyet savcılığa, kolluğa veya hastanede düzenlenen tutanak aracılığıyla yapılabilir. Şikâyete bağlı dosyada mağdurun vazgeçmesi davayı düşürür (TCK md. 73/4). Ancak vazgeçen kişi bunu yaparken şahsi haklarından da vazgeçtiğini açıkça belirtirse, sonradan hukuk mahkemesinde tazminat davası açamaz (TCK md. 73/7). Bu nedenle vazgeçme beyanının içeriği dikkatle yazılmalıdır.
Kasten yaralamada uzlaşma
5271 s. CMK md. 253/1-b uyarınca TCK md. 86 kapsamındaki kasten yaralama, üçüncü fıkradaki nitelikli hâller hariç, şikâyete bağlı olsun olmasın uzlaştırmaya tabidir. Temel yaralama (86/1) de bu nedenle uzlaştırma bürosuna gönderilir. Taraflara yapılan teklife yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır (CMK md. 253/4). Silahla veya aile bireyine karşı işlenen yaralamada yoktur. Ayrıntılar için uzlaştırma kapsamındaki suçların sonuçları yazısına bakılabilir.

Haksız Tahrik ve Meşru Müdafaa Cezayı Nasıl Etkiler?
Kavga ortamında gerçekleşen yaralamalarda iki savunma sıklıkla gündeme gelir. Haksız tahrik cezayı indirir; 5237 s. TCK md. 29 uyarınca haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elem altında suç işleyen kişinin cezası dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir. Meşru müdafaa ise cezayı tamamen ortadan kaldırır.
Haksız tahrik indirimi
Haksız tahrik için ilk haksız hareketin mağdurdan gelmesi ve failin bu hareketin etkisiyle tepki vermesi gerekir. Hakaret, tehdit veya ilk darbeyi mağdurun vurması gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Karşılıklı yaralamalarda ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemezse, mahkemeler uygulamada her iki taraf için de tahrik indirimi yapabilmektedir. Bu yüzden olayın başlangıç anını gösteren kamera kaydı ve tanık beyanı belirleyicidir.
Meşru müdafaa ve sınırın aşılması
TCK md. 25/1’e göre kendisine veya başkasına yönelmiş, gerçekleşen ya da tekrarı muhakkak haksız bir saldırıyı o anda ve saldırıyla orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiilden dolayı ceza verilmez. Savunmanın orantıyı aşması hâlinde, bu aşım mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan kaynaklanmışsa yine ceza verilmez (TCK md. 27/2). Saldırı sona erdikten sonra yapılan vuruşlar ise meşru müdafaa sayılmaz.
Tutuklama, Erteleme ve HAGB İhtimali Var mı?
Kasten yaralama, vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen bir suç olduğundan, 5271 s. CMK md. 100/4’teki iki yıllık tutuklama yasağından yararlanamaz. Ayrıca silahla, kendini savunamayacak kişiye karşı veya canavarca hisle işlenen yaralama ile md. 87 hâlleri, tutuklama nedeninin var sayılabileceği katalog suçlar arasındadır (CMK md. 100/3-a-4).
Tutuklama kararı verilmişse izlenecek yol tutuklamaya itiraz ve adli kontrol yazısında anlatılmıştır. Hükmedilen ceza iki yıl veya daha az ise hapis cezası ertelenebilir (TCK md. 51/1) ya da şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması gündeme gelebilir (CMK md. 231/5). Olası bir mahkûmiyette cezaevinde kalınacak süre hakkında genel fikir için infaz hesaplama sayfası kullanılabilir.
Mağdur Tazminat İsteyebilir mi, Zamanaşımı Nedir?
Mağdur, ceza davasından bağımsız olarak tedavi giderleri, iş göremezlik kaybı ve manevi zararı için hukuk mahkemesinde dava açabilir. 6098 s. TBK md. 72 uyarınca süre, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıldır; ancak suç için ceza kanunu daha uzun bir öngörüyorsa o süre uygulanır.
Kasten yaralamanın temel şeklinde, beş yıldan fazla olmayan hapis cezası gerektiren suçlar için dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK md. 66/1-e). Bu nedenle ceza zamanaşımı, hukuki tazminat talebi bakımından da çoğu zaman daha uzun süre sağlar. Süreleri kendi olayınıza göre kabaca görmek için zamanaşımı hesaplama aracı yardımcı olabilir. Çalışamama nedeniyle doğan kayıp için geçici iş göremezlik hesaplama sayfası, tazminat taleplerinin genel çerçevesi için ise tazminat hukuku alanı incelenebilir.

Şikâyetten Önce Hangi Deliller Toplanmalı?
Kasten yaralama dosyalarında sonucu çoğu zaman ilk 48 saatte toplanan deliller belirler. Yaranın niteliği, olayın başlangıcı ve kullanılan araç sonradan ispatlanması zor olgulardır. Şikâyet süresi altı ay olsa da (5237 s. TCK md. 73/1), delillerin kaybolmaması için şu adımlar erken atılmalıdır:
- Olaydan hemen sonra hastaneye başvurup adli muayene raporu aldırmak; iyileşme sürecindeki kontrol raporlarını saklamak.
- Yaranın farklı günlerde çekilmiş, tarih bilgisi korunmuş fotoğrafları.
- Olay yerindeki işyeri veya site kameralarının kayıtlarının silinmeden istenmesi; bu kayıtlar çoğu zaman kısa sürede üzerine yazılır.
- Tanıkların isim ve iletişim bilgileri.
- Olay öncesi ve sonrası mesajlaşmalar (tehdit veya tahrik iddiasını ispat için).
- Tedavi giderlerine ait fatura ve reçeteler, işe gidilemeyen günleri gösteren rapor.
Şüpheli konumundaki kişi için de ifade öncesi hazırlık aynı ölçüde önemlidir; ifade sırasındaki haklar ifade ve sorgu aşamasında şüphelinin hakları yazısında ele alınmıştır. Ceza yargılamasının diğer başlıkları için ceza hukuku sayfamız, yazara ilişkin bilgi için Av. Yahya Köse profili incelenebilir. Her olayın koşulları farklıdır; somut durumun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kasten yaralama dosyalarında hem mağdurlar hem şüpheliler benzer sorularla karşılaşır: tokat atmak suç mudur, şikâyet geri alınırsa dava biter mi, adli sicil kaydı oluşur mu? Aşağıdaki kısa cevaplar TCK ve CMK hükümlerine dayanır; olayın koşullarına göre sonuç değişebileceğinden somut dosya ayrıca incelenmelidir.
Tokat atmak kasten yaralama suçu sayılır mı?
Evet. Tokat, vücuda acı veren bir fiil olduğundan TCK md. 86 kapsamında kasten yaralama sayılır. İz bırakmayan veya basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen tokat, çoğunlukla md. 86/2 kapsamında şikâyete bağlı yaralama olarak değerlendirilir; eşe veya kardeşe karşı işlenmişse şikâyet aranmaz.
Şikâyetimi geri alırsam dava düşer mi?
Yalnızca şikâyete bağlı basit yaralamada düşer (TCK md. 73/4). Temel yaralama (md. 86/1) re’sen soruşturulur ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez; ancak uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir. Nitelikli hâllerde ise ne vazgeçme ne uzlaşma sonuç doğurur.
Kasten yaralama adli sicil kaydına işler mi?
Kesinleşmiş mahkûmiyet adli sicile işlenir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ise adli sicil belgesinde görünmez, yalnızca özel bir sistemde tutulur. Silinme koşulları için adli sicil ve arşiv kaydının silinmesine ilişkin kurallar ayrıca incelenmelidir.
Karşılıklı kavgada iki taraf da ceza alır mı?
Her iki taraf da diğerine karşı yaralama fiili işlemişse, her biri kendi fiilinden sorumlu tutulur. İlk haksız hareketin kimden geldiği belirlenemezse uygulamada her iki taraf için haksız tahrik indirimi yapılabilir. Kendini savunan tarafın durumu ise meşru müdafaa şartlarına göre ayrıca değerlendirilir.
Adli rapora nasıl itiraz edilir?
Raporda yaranın niteliği veya kemik kırığının derecesi hatalı ya da gerekçesiz belirlenmişse, soruşturmada savcılığa, kovuşturmada mahkemeye dilekçe verilerek Adli Tıp Kurumundan yeni rapor alınması istenebilir. İtiraz, tıbbi kayıtlar ve kontrol raporlarıyla desteklenmelidir.
Kasten yaralamada dava zamanaşımı ne kadar?
Temel yaralama ve basit tıbbi müdahale hâlleri beş yıldan fazla olmayan hapis cezası gerektirdiğinden dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK md. 66/1-e). Ağırlaşmış hâllerde ceza üst sınırı yükseldiği için süre on beş yıla kadar çıkabilir. Şikâyete bağlı hâlde ayrıca altı aylık şikâyet süresine dikkat edilmelidir.
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (mevzuat.gov.tr)
İlgili yazılar
- Sosyal Medyada Hakaret ve Tehdit: Şikâyet Süresi ve İspat
- Alkollü Araç Kullanma: İdari Yaptırım ve Trafik Güvenliği Suçu
- Adli Sicil ve Arşiv Kaydının Silinmesi: Başvuru Yolu
- İmar Kirliliği Suçunda Etkin Pişmanlık ve Yıkım Kararı
- Forex ve Yatırım Dolandırıcılığında Hukuki Başvuru Yolları
- Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma (TCK 191): Denetimli Serbestlik
- Resmî Belgede Sahtecilik Suçu ve Unsurları
- Banka Hesabını ve IBAN'ını Başkasına Kullandırmanın Cezası
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazı 26.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Yazar: Av. Yahya Köse, Avukat
Çalışma alanları: İcra ve İflas Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Kira ve Hukuku, Ceza Hukuku, Uyuşmazlık Çözümü, Önleyici Hukuk





