
Tutuklamaya itiraz, sulh ceza hâkimliği veya mahkeme tarafından verilen tutuklama kararının, kararı öğrenme gününden itibaren iki hafta içinde üst merciye taşınmasıdır. Karar çoğu zaman gece saatlerinde, gözaltının hemen ardından verilir; aile ise ertesi sabah ne yapılabileceğini araştırmaya başlar. Bu noktada doğru merciyi, doğru süreyi ve itirazla talebi arasındaki farkı bilmek, zaman kaybını önler.
Önemli Çıkarımlar
- Tutuklamaya itiraz süresi, 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (5271 s. CMK md. 268/1).
- Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK md. 268/3-b).
- İtiraz, tutuklamanın infazını kendiliğinden durdurmaz; itirazı inceleyen merciin kararı kural olarak kesindir (CMK md. 269 ve 271/4).
- Tahliye talebi süreye bağlı değildir ve soruşturmanın her aşamasında yeniden yapılabilir (CMK md. 104).
- Adli kontrol yükümlülüklerinin devamı en geç dört ayda bir değerlendirilir; kaldırılması istenebilir ve bu kararlara da itiraz edilebilir (CMK md. 110/4 ve 111).
Tutuklamaya İtiraz Nedir, Hangi Kararlara Karşı Yapılır?
Tutuklamaya itiraz, tutuklama kararına veya tutukluluğun devamına ilişkin karara karşı başvurulan olağan kanun yoludur. 5271 s. CMK md. 101/5 tutuklama kararlarına itiraz edilebileceğini açıkça düzenler; md. 104/2 ise tutukluluğun devamı ve tahliye istemi hakkındaki kararlara karşı da itiraz yolunu açık tutar.
Uygulamada itiraz edilen kararlar üç grupta toplanır: soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliğinin verdiği ilk tutuklama kararı, tutukluluğun devamına ilişkin periyodik kararlar ve tahliye talebinin reddi. Kovuşturma evresinde mahkemenin duruşmada verdiği tutukluluğun devamı kararına da aynı usulle itiraz edilir. Hüküm ile birlikte verilen tutukluluğun devamı kararı ise ayrıca değerlendirilir; hükme karşı veya yolu ayrı işler.
Tutuklama kararının şartları (CMK md. 100)
Tutuklama için iki şart birlikte aranır: kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni. Tutuklama nedeni, kaçma veya saklanma şüphesi uyandıran somut olgular ya da delilleri karartma, tanık veya mağdur üzerinde baskı kurma girişimidir (CMK md. 100/2). Ayrıca tedbir, işin önemi ve beklenen ceza ile ölçülü olmalıdır. Md. 100/3 bazı ağır suçlarda (kasten öldürme, yağma, uyuşturucu ticareti gibi) tutuklama nedeninin var sayılabileceğini kabul eder; ancak bu hüküm de somut delile dayanan kuvvetli şüpheyi zorunlu tutar.
Tutuklama yasağı olan hâller
CMK md. 100/4 uyarınca yalnızca adli para cezası gerektiren suçlarda ve hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar bu yasağın dışındadır. İtiraz dilekçesinde ilk kontrol edilecek nokta, isnat edilen suçun kanundaki üst sınırıdır; yasak kapsamındaki bir suç için verilen tutuklama kararı doğrudan hukuka aykırıdır. Böyle bir dosyada da adli kontrol uygulanabilir (CMK md. 109/2).

Tutuklamaya İtiraz Süresi Ne Kadardır, Nasıl Hesaplanır?
İtiraz süresi, kanunda ayrı bir hüküm bulunmayan hâllerde kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (5271 s. CMK md. 268/1). Bu süre eskiden yedi gündü; 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanunun 37. maddesi ile iki haftaya çıkarıldı. Eski kaynaklarda yer alan yedi günlük süre bilgisi bugün geçerli değildir.
Süre ne zaman başlar?
Süre tebliğden değil, kararın öğrenilmesinden başlar. Tutuklama kararı şüphelinin yüzüne karşı verildiği için süre çoğunlukla karar günü işlemeye başlar; CMK md. 101/2 de kararın içeriğinin şüpheliye sözlü olarak bildirilmesini ve bir örneğinin verilmesini zorunlu tutar. Koruma tedbirlerine ilişkin kararlar, hazır bulunmayan ilgiliye ayrıca tebliğ edilmez (CMK md. 35/2). Bu nedenle müdafiin dosyayı UYAP üzerinden görmesini beklemek, sürenin kaçırılmasına yol açabilir.
| Başvuru veya inceleme | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Tutuklama kararına itiraz | Kararın öğrenildiği günden itibaren 2 hafta | CMK md. 268/1 |
| Kararı veren hâkimin itirazı mercie göndermesi | En çok 3 gün | CMK md. 268/2 |
| Savcı görüşüne karşı beyan | Görüşün bildirilmesinden itibaren 3 gün | CMK md. 270/2 |
| Tahliye talebi hakkında karar | 3 gün (örgüt suçlarında 7 gün) | CMK md. 105/1 |
| Soruşturmada tutukluluk incelemesi | En geç 30 günde bir | CMK md. 108/1 |
| Adli kontrolün kaldırılması istemi | 5 gün içinde karar verilebilir | CMK md. 111/1 |
| Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru | Başvuru yollarının tüketilmesinden itibaren 30 gün | 6216 s. Kanun md. 47/5 |
İtiraz Dilekçesi Nereye Verilir, Hangi Merci İnceler?
İtiraz, kararı veren hâkimliğe veya mahkemeye verilecek bir dilekçeyle ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanağa geçirterek yapılır (CMK md. 268/1). Tutuklu kişi, bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek de itiraz edebilir (CMK md. 263/1). İnceleme ise kararı veren merci değil, CMK md. 268/3 ile belirlenen üst merci tarafından yapılır.
Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına yapılan itirazları, 7331 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK md. 268/3-b). Asliye ceza mahkemesinin kovuşturmada verdiği tutukluluk kararlarına itirazı yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi, ağır ceza mahkemesinin kararlarına itirazı ise numara olarak kendisini izleyen daire ya da tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesi inceler (CMK md. 268/3-c). Kararı veren hâkim itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltebilir; görmezse dosyayı en çok üç gün içinde mercie gönderir.
Tutuklamaya itiraz dilekçesinde neler yer almalı?
Kanun dilekçe için özel bir şekil öngörmez, fakat etkili bir dilekçe tutuklama kararının gerekçesini tek tek karşılar. CMK md. 101/2, kararda kuvvetli suç şüphesinin, tutuklama nedeninin, ölçülülüğün ve adli kontrolün yetersiz kalacağının somut olgularla gösterilmesini ister. Dilekçe de bu dört başlığa göre kurulabilir:
- Delillerin kuvvetli şüphe düzeyine ulaşmadığını gösteren somut açıklamalar (ifade çelişkileri, kamera kaydı, tanık beyanı).
- Kaçma şüphesine karşı sabit ikametgâh, düzenli iş, aile bağları ve pasaport durumu.
- Delillerin zaten toplanmış olması nedeniyle karartma ihtimalinin kalmadığı.
- Yurt dışı çıkış yasağı, imza yükümlülüğü veya konutu terk etmeme gibi bir adli kontrol tedbirinin neden yeterli olacağı.
- Kararın gerekçesiz veya kalıp ifadelerle yazılmış olması hâlinde bunun açıkça belirtilmesi.

İtiraz Nasıl İncelenir, Sonuç Ne Zaman Çıkar?
İtiraz kural olarak duruşma yapılmadan, dosya üzerinden incelenir ve karar mümkün olan en kısa sürede verilir (CMK md. 271/1 ve 271/3). Merci gerekli görürse Cumhuriyet savcısını ve ardından müdafii dinleyebilir, ek inceleme ve araştırma yapabilir veya yaptırabilir (CMK md. 270/1).
İtiraz, tutuklama kararının yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz (CMK md. 269/1). Yani itiraz dilekçesi verildikten sonra da kişi tutuklu kalır. Merci itirazı yerinde görürse yalnızca kararı kaldırmakla kalmaz, işin esası hakkında da karar verir (CMK md. 271/2): şüphelinin serbest bırakılmasına veya adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmedebilir. Savcılıktan görüş alınmışsa bu görüş şüpheliye veya müdafiine bildirilir ve üç gün içinde karşı beyan verilebilir (CMK md. 270/2).
Merci kararının kesinliği ve istisnası
İtiraz üzerine merciin verdiği karar kesindir; ancak tutuklama kararını ilk defa merci vermişse, örneğin sulh ceza hâkimi tutuklama talebini reddetmiş ve savcının itirazı üzerine asliye ceza hâkimi tutuklamaya karar vermişse, bu karara karşı yeniden itiraz yoluna gidilebilir (CMK md. 271/4). Diğer hâllerde yeni bir itiraz yerine, yeni olgulara dayanan tahliye talebi veya şartları varsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gündeme gelir.
Tahliye Talebi ile İtiraz Arasındaki Fark Nedir?
İtiraz, belirli bir karara karşı iki haftalık süreye bağlı bir kanun yoludur ve üst merci tarafından incelenir. Tahliye talebi ise süreye bağlı değildir; 5271 s. CMK md. 104/1 uyarınca şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir. Talep, dosyanın bulunduğu hâkimlik veya mahkemeye yapılır.
Tahliye talebi (CMK md. 104)
Tahliye talebi üzerine hâkim veya mahkeme üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verir; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süre yedi gündür (CMK md. 105/1). Ret kararına da itiraz edilebilir. Tahliye talebini güçlü kılan unsur yeni bir olgudur: tanıkların dinlenmiş olması, raporunun gelmesi, mağdurun zararının giderilmesi veya tutuklulukta geçen sürenin beklenen cezaya yaklaşması.
Tutukluluk incelemesi (CMK md. 108)
Soruşturma evresinde tutukluluğun devam edip etmeyeceği, savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından en geç otuzar günlük aralıklarla incelenir; şüpheli veya müdafii dinlenir (CMK md. 108/1). Kovuşturma evresinde mahkeme bu değerlendirmeyi her oturumda veya gerektiğinde oturumlar arasında yapar (CMK md. 108/3). Bu periyodik kararlar da itiraz konusu olabilir; bu nedenle her inceleme tarihi, yeni bir itiraz süresinin başlangıcı olarak takip edilmelidir.

Adli Kontrol Nedir, Hangi Yükümlülükler Uygulanabilir?
Adli kontrol, tutuklama nedenleri bulunmasına rağmen kişiyi tutuklamak yerine belirli yükümlülüklerle serbest bırakan koruma tedbiridir (5271 s. CMK md. 109/1). Md. 109/3 on iki ayrı yükümlülük sayar; hâkim bunlardan bir veya birkaçını birlikte uygulayabilir. Tutuklama yasağı bulunan suçlarda da adli kontrol kararı verilebilir (CMK md. 109/2).
| Yükümlülük | CMK md. 109/3 | Uygulamadaki karşılığı |
|---|---|---|
| Yurt dışına çıkamamak | (a) | Yurt dışı çıkış yasağı |
| Belirlenen yere düzenli başvurmak | (b) | Karakol veya jandarmada imza |
| Taşıt kullanamamak, sürücü belgesini teslim etmek | (d) | Ehliyete el konulması |
| Bağımlılık tedavisine tabi olmak | (e) | Hastanede tedavi dâhil tedavi yükümlülüğü |
| Güvence yatırmak | (f) | Hâkimin belirlediği güvence bedeli |
| Silah bulunduramamak | (g) | Silahın adli emanete teslimi |
| Konutunu terk etmemek | (j) | Ev hapsi, çoğunlukla elektronik izleme ile |
| Belirli yerleşim bölgesini terk etmemek / belirli yerlere gitmemek | (k), (l) | Şehir dışına çıkmama, mağdurun çevresine yaklaşmama |
Yurt dışı çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü
En sık görülen iki tedbir, yurt dışı çıkış yasağı ile belirli gün ve saatlerde kolluğa imza vermektir. İmza günleri kararda açıkça yazılır; kişi taşınır veya işi gereği başka şehre giderse, imza yerinin değiştirilmesi için dosyanın bulunduğu mercie dilekçe verilmelidir. Hâkim, CMK md. 110/2 uyarınca yükümlülükleri değiştirebilir veya geçici olarak muafiyet tanıyabilir. Mesleği gereği araç kullanan kişiye, taşıt yasağına rağmen sürekli veya geçici izin verilebilir (CMK md. 109/5).
Konutu terk etmeme (ev hapsi) ve cezadan mahsup
Adli kontrolde geçen süre kural olarak cezadan düşülmez. CMK md. 109/6 bu kurala iki istisna getirir: tedavi yükümlülüğünde geçen süre mahsup edilir; konutunu terk etmeme yükümlülüğünde ise geçen her iki gün, cezadan bir gün olarak düşülür. Bu fark, ev hapsi ile imza yükümlülüğü arasında seçim yapılırken ve olası bir mahkûmiyette kalan cezanın hesabında önem taşır. Kalan süreye dair genel bir fikir edinmek için infaz süresi hesaplama aracı kullanılabilir; kesin hesap ise infaz savcılığınca yapılır.
Adli Kontrole İtiraz ve Kaldırma Talebi Nasıl Yapılır?
Adli kontrol kararlarına, tutuklama kararlarıyla aynı usulle ve iki haftalık sürede itiraz edilir (5271 s. CMK md. 111/2 ve 268). Süre geçmişse veya koşullar değişmişse, CMK md. 111/1 uyarınca yükümlülüğün kaldırılması ya da değiştirilmesi istenebilir; hâkim veya mahkeme savcının görüşünü aldıktan sonra beş gün içinde karar verebilir.
Adli kontrole itiraz ve süre sınırları
7331 sayılı Kanunla eklenen CMK md. 110/A, adli kontrole üst sınır getirdi. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde süre en çok iki yıldır ve zorunlu hâllerde bir yıl uzatılabilir. Ağır ceza işlerinde süre en çok üç yıldır; uzatma toplam üç yılı, terör ve devlet güvenliğine karşı bazı suçlarda dört yılı geçemez. Çocuklar bakımından bu süreler yarı oranında uygulanır. Ayrıca md. 110/4, yükümlülüğün devamının en geç dört ayda bir değerlendirilmesini zorunlu kılar. Yıllardır süren bir yurt dışı çıkış yasağında ilk bakılacak yer bu iki hükümdür.
Yükümlülüğe uymamanın sonucu
Adli kontrol yükümlülüğünü isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun tutuklama kararı verilebilir (CMK md. 112/1). Bu, tutuklama yasağı bulunan suçlar için de geçerlidir. İmza gününün hastalık veya zorunlu bir sebeple kaçırılması hâlinde, durumun belgelerle birlikte vakit geçirmeden dosyaya bildirilmesi, “isteyerek uymama” değerlendirmesinin önüne geçmek açısından önemlidir.
Tutukluluk Süresi Dolarsa veya Tutuklama Haksız Çıkarsa Ne Olur?
Tutukluluğun kanuni üst sınırları vardır ve bu sınır dolduğunda kişi salıverilir; gerekirse hakkında adli kontrol uygulanır (5271 s. CMK md. 102 ve 109/7). Haksız veya kanuna aykırı tutuklama hâlinde ise CMK md. 141 maddi ve manevi zararın Devletten istenmesine imkân tanır.
Azami tutukluluk süreleri
| İş türü | Soruşturma evresi üst sınırı | Toplam üst sınır |
|---|---|---|
| Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler | 6 ay (md. 102/4) | 1 yıl, zorunlu hâllerde +6 ay (md. 102/1) |
| Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler | 1 yıl (md. 102/4) | 2 yıl, uzatmalarla toplam 3 yıl eklenebilir (md. 102/2) |
| TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım 4-7. bölüm suçları ve terör suçları | 1 yıl 6 ay, +6 ay uzatma (toplu suçlarda da, md. 102/4) | 2 yıl, uzatma toplamı en çok 5 yıl (md. 102/2) |
On beş yaşını doldurmamış çocuklarda bu süreler yarı, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklarda dörtte üç oranında uygulanır (CMK md. 102/5).
Tazminat ve bireysel başvuru
Tutuklanıp sonradan kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilen kişi, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde tazminat isteyebilir (CMK md. 142/1). Bu tür talepler (md. 141/1-e, f ve l) 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra 6384 sayılı Kanun kapsamında Tazminat Komisyonuna yöneltilir (md. 142/2). Tutukluluğun hukuka aykırılığı ayrıca kişi özgürlüğü hakkı kapsamında, başvuru yollarının tüketilmesinden itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru konusu yapılabilir (6216 s. Kanun md. 47/5).

İtirazdan Önce Hangi Belge ve Bilgiler Hazırlanmalı?
İtiraz dilekçesinin gücü, tutuklama gerekçesini somut belgelerle çürütmesinden gelir. Kanun iki haftalık süre tanısa da (5271 s. CMK md. 268/1), belgeler ne kadar erken sunulursa inceleme o kadar sağlıklı olur. Aşağıdaki kontrol listesi, gözaltı ve ifade aşamasındaki haklara dair şüphelinin ilk 24 saatteki hakları yazımızı tamamlar niteliktedir.
- Tutuklama kararının ve sorgu tutanağının örneği (kararın hangi gerekçelere dayandığını görmek için).
- Yerleşim yeri belgesi, kira sözleşmesi veya tapu kaydı (kaçma şüphesine karşı).
- SGK hizmet dökümü, işveren yazısı veya vergi levhası (düzenli iş ve gelir için).
- Evlilik ve nüfus kayıt örneği, bakmakla yükümlü olunan kişilere dair belgeler.
- Sağlık raporları; ağır hastalık veya gebelik hâlinde CMK md. 109/4 kapsamında adli kontrol talebi için.
- Olayla ilgili lehe deliller: kamera kaydı talebi, tanık listesi, yazışmalar.
- Mağdurun zararının giderildiğini gösteren makbuz veya belgeleri.
Suç tipine göre farklı stratejiler gerekir; örneğin bilişim yoluyla nitelikli dolandırıcılık dosyalarında dijital delillerin toplanmış olması karartma şüphesini zayıflatabilir. Uzlaşmaya tabi bir suç söz konusuysa uzlaştırma kapsamındaki suçlar ayrıca incelenmelidir. İleride hüküm aşamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları de gündeme gelebilir. Ceza yargılamasındaki diğer başlıklar için ceza hukuku çalışma alanımız sayfasına, yazarın mesleki bilgilerine ise Av. Yahya Köse profil sayfası üzerinden ulaşılabilir. Somut durumun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tutuklama kararından sonra aileler çoğunlukla aynı soruları sorar: itiraz ne kadar sürede sonuçlanır, kimler itiraz edebilir, reddedilirse ne olur? Aşağıdaki cevaplar 5271 sayılı CMK hükümlerine dayanan genel bilgilerdir. Ceza yargılamasına dair diğer genel sorular için sık sorulan sorular sayfamıza da bakılabilir.
Tutuklamaya itiraz kaç günde sonuçlanır?
Kanun kesin bir gün sayısı vermez; CMK md. 271/3 kararın mümkün olan en kısa sürede verilmesini ister. Kararı veren hâkim itirazı yerinde görmezse dosyayı en çok üç gün içinde mercie gönderir. Uygulamada inceleme çoğunlukla birkaç gün içinde tamamlanır.
Tutuklamaya itirazı aile üyeleri yapabilir mi?
Kısmen. CMK md. 262 uyarınca şüphelinin eşi ve yasal temsilcisi, süresi içinde kendiliklerinden itiraz edebilir. Anne, baba veya kardeş gibi diğer yakınların kendi adlarına itiraz hakkı yoktur; bu kişiler ancak şüphelinin veya müdafiin yapacağı başvuru için belge toplayarak destek olabilir.
İtiraz reddedilirse tekrar itiraz edilebilir mi?
Hayır, merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir (CMK md. 271/4). Tek istisna, tutuklama kararının ilk defa merci tarafından verilmesidir. Ret sonrasında yeni olgulara dayanan tahliye talebi yapılabilir veya şartları varsa otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulabilir.
Adli kontrol kararı adli sicil kaydına işler mi?
Adli kontrol bir koruma tedbiridir, mahkûmiyet değildir; 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu kesinleşmiş mahkûmiyetleri kaydeder. Bu nedenle adli kontrol kararı adli sicil belgesinde yer almaz, ancak yargılama sürdüğü için UYAP kayıtlarında görünür.
Yurt dışı çıkış yasağı ne zaman kalkar?
Yasak, kaldırılmasına karar verilene veya yargılama sonuçlanana kadar sürer. CMK md. 110/4 uyarınca devamı en geç dört ayda bir değerlendirilir ve md. 110/A azami süre öngörür. Kaldırılması için dosyanın bulunduğu mercie dilekçe verilebilir; karar beş gün içinde verilebilir.
Tutuklu kalınan süre cezadan düşülür mü?
Evet. 5237 s. TCK md. 63 uyarınca hüküm kesinleşmeden önce şahsi hürriyeti sınırlayan hâllerde geçen süre, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adli kontrolde ise kural olarak mahsup yoktur; yalnızca tedavi yükümlülüğü ile konutu terk etmeme yükümlülüğü için CMK md. 109/6 özel mahsup kuralı getirir.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun (mevzuat.gov.tr)
- 6384 sayılı Tazminat Komisyonu Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- Anayasa Mahkemesi: Bireysel Başvuru
İlgili yazılar
- Kasten Yaralama Suçu: Basit Tıbbi Müdahale ve Nitelikli Hâller
- Sosyal Medyada Hakaret ve Tehdit: Şikâyet Süresi ve İspat
- Alkollü Araç Kullanma: İdari Yaptırım ve Trafik Güvenliği Suçu
- Adli Sicil ve Arşiv Kaydının Silinmesi: Başvuru Yolu
- İmar Kirliliği Suçunda Etkin Pişmanlık ve Yıkım Kararı
- Forex ve Yatırım Dolandırıcılığında Hukuki Başvuru Yolları
- Uyuşturucu Madde Kullanma ve Bulundurma (TCK 191): Denetimli Serbestlik
- Resmî Belgede Sahtecilik Suçu ve Unsurları
- Banka Hesabını ve IBAN'ını Başkasına Kullandırmanın Cezası
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazı 26.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Yazar: Av. Yahya Köse, Avukat
Çalışma alanları: İcra ve İflas Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Kira ve Tahliye Hukuku, Ceza Hukuku, Uyuşmazlık Çözümü, Önleyici Hukuk





