
İzmir’de hizmet tespiti davası, sigortasız ya da eksik bildirilerek çalıştırılan işçinin gerçek çalışma süresini ve kazancını iş mahkemesine tespit ettirdiği davadır. Davanın davalısı işverendir, ancak sonucu Sosyal Güvenlik Kurumu uygular; bu nedenle dosya, işçi, işveren ve SGK arasında üç yönlü ilerler.
Sigortasız çalışmanın genel ispat yolları ve dava şartları hizmet tespiti davası rehberi yazısında anlatılmıştır. Bu yazı, davanın İzmir’de hangi mahkemede açılacağını, beş yıllık hak düşürücü sürenin pratik hesabını, SGK’nın davaya katılımını ve kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nde hangi dairede inceleneceğini ele alır.
Önemli Çıkarımlar
- Sigortasız çalışma, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde iş mahkemesine başvurularak ispatlanabilir (5510 s. K. md. 86).
- Hizmet akdine dayalı sigortalılık süresinin tespiti, dava öncesi SGK’ya başvuru şartından ayrık tutulmuştur (7036 s. K. md. 4/1).
- İşveren aleyhine açılan dava mahkemece SGK’ya resen ihbar edilir; Kurum fer’i müdahil olarak katılabilir ve kesinleşen kararı uygulamak zorundadır (md. 4/2).
- Yetkili mahkeme, davalı işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesidir (7036 s. K. md. 6/1).
- İzmir’de incelemesini sosyal güvenlik hukuku dairesi olan İzmir BAM 10. Hukuk Dairesi ve ikizi 28. Hukuk Dairesi yapar.
İzmir’de Hizmet Tespiti Davası Hangi Mahkemede Açılır?
İzmir’de hizmet tespiti davası iş mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme, davalı işverenin dava tarihindeki yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer mahkemesidir (7036 s. K. md. 6/1). İş mahkemesi kurulmamış ilçelerde davaya o yerdeki asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar (md. 2/3).
İzmir Adliyesi çevresindeki ilçeler (Konak, Bayraklı, Bornova, Buca, Karabağlar, Gaziemir, Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe) için iş mahkemeleri Bayraklı’daki Gültekinler Plaza ek hizmet binasındadır (İzmir Adliyesi Ek Hizmet Binası iletişim sayfası). Karşıyaka ve Çiğli için Karşıyaka iş mahkemeleri, Aliağa için Aliağa iş mahkemeleri görevlidir. Ödemiş’te iş mahkemesi bulunmadığından dava Ödemiş Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür. Mahkeme haritası İzmir iş mahkemeleri görev ve yetki yazısında tablo hâlinde verilmiştir.
Birden fazla işverende sigortasız çalışma
İşçi farklı dönemlerde farklı işverenlerde sigortasız çalıştıysa, her işveren dönemi ayrı bir tespit talebidir ve işverenlerin her biri için ayrı ayrı davalı gösterilmesi gerekir. Taşeron ilişkisinde asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu söz konusu olabilir; bu ilişki asıl işveren alt işveren sorumluluğu yazısında anlatılmıştır. Davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (md. 6/2).
Hizmet tespiti ile işçilik alacaklarının birlikte istenmesi
Sigortasız çalışan işçi çoğu zaman kıdem, ihbar veya ücret alacağını da talep eder. Bu talepler aynı dava dilekçesinde birleştirilebilir; davaların yığılması hâlinde her talebe ilişkin vakıalar bakımından ispat yükü ve deliller ayrı ayrı değerlendirilir (7036 s. K. md. 7/2). Tespit talebi için aranmazken alacak kalemleri için son tutanak gerektiğinden, iki yolun takvimi birlikte planlanmalıdır. Alacakların dava usulü İzmir kıdem ve ihbar tazminatı davası yazısında anlatılmıştır.

Dava Öncesinde SGK’ya Başvuru veya Arabuluculuk Gerekir mi?
Hayır. Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında dava öncesi SGK’ya başvuru kural olarak zorunludur; ancak hizmet akdine tabi çalışmalar nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri bu şarttan açıkça ayrık tutulmuştur (7036 s. K. md. 4/1). İşçi, Kurum’un cevabını beklemeden doğrudan iş mahkemesine gidebilir.
Zorunlu arabuluculuk, kanuna veya sözleşmeye dayanan işçi alacağı, tazminat ve talepleri için öngörülmüştür (7036 s. K. md. 3/1). Hizmet tespiti talebi bir alacak ya da tazminat talebi değildir; uygulamada bu nedenle arabuluculuk aranmaz. Ancak aynı dilekçede kıdem, ihbar veya ücret alacağı da isteniyorsa bu kalemler için arabulucuya başvurulmuş olmalıdır. İzmir’deki arabuluculuk işleyişi İzmir iş davalarında zorunlu arabuluculuk yazısında anlatılmıştır.
Hizmet Tespiti Davasında Hak Düşürücü Süre Nasıl Hesaplanır?
Aylık prim ve hizmet belgesi işverence verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesine başvurarak ispatlayabilir (5510 s. K. md. 86). Süre tarihinden değil, her çalışma yılının sonundan başlar.
Hizmet tespiti davasında hak düşürücü süre tablosu
Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Aşağıdaki tablo, 2020-2025 yılları arasında sigortasız çalışan bir işçi için sürelerin ne zaman dolduğunu gösterir (temsilidir).
| Sigortasız çalışılan yıl | Sürenin başladığı tarih | Sürenin dolduğu tarih |
|---|---|---|
| 2020 | 31.12.2020 yıl sonu | 31.12.2025 |
| 2021 | 31.12.2021 yıl sonu | 31.12.2026 |
| 2022 | 31.12.2022 yıl sonu | 31.12.2027 |
| 2025 | 31.12.2025 yıl sonu | 31.12.2030 |
Örnekte Ekim 2026’da açılan bir dava, 2020 yılına ait çalışma bakımından süre dolduğu için sonuç vermeyebilir; 2021 yılı için ise yılın son aylarına kadar süre vardır. Bu nedenle uzun süre sigortasız çalışan işçinin en eski yıllarını kaybetmemesi için gecikmemesi gerekir. Yargıtay uygulamasında, işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmiş olması veya çalışmanın Kurumca tespit edilmesi gibi hâllerde bu sürenin uygulanmadığı kabul edilir; ayrıntı sürenin uygulanmadığı hâller başlığında yer alır. Genel bir kontrol için zamanaşımı ve süre hesaplama aracı kullanılabilir.
Kurum denetimi ile dava arasında da fark vardır: Kurum memurlarının kayıt ve belgeye dayanmaksızın yaptığı tespitlerde, bildirilmemiş hizmetlerin en fazla tespit tarihinden geriye bir yıllık kısmı dikkate alınır (5510 s. K. md. 86). Daha eski dönemler için mahkeme kararı gerekir.
Dava Açıldıktan Sonra SGK’nın Rolü Nedir?
Hizmet tespiti davası işveren aleyhine açılır ve mahkemece Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davalı yanında fer’i müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa bile kanun yoluna başvurabilir ve kesinleşen kararı uygulamakla yükümlüdür (7036 s. K. md. 4/2). İhbarı mahkeme kendiliğinden yapar.
SGK’ya ihbar ve fer’i müdahale
Uygulamada SGK, davaya Kurum vekilleri aracılığıyla katılır ve dosyaya işyerine ait kayıtları sunar. İşveren çalışmayı kabul etse bile mahkeme, Kurum’un katılımı ve resmi kayıtlarla sonucu birlikte değerlendirir; çünkü hizmet tespiti kamu düzenine ilişkin bir konudur ve taraflar arasındaki anlaşma tek başına yeterli sayılmaz. İşverenin “evet, çalıştı” demesi, davayı bu nedenle kendiliğinden bitirmez.
Kurum’un kanun yoluna bağımsız başvurma hakkı, işçi lehine verilen kararın işveren istinafa gitmese de incelenebileceği anlamına gelir. Bu da dosyanın kesinleşme süresini uzatabilir; karar sonrası planlama yapılırken bu ihtimal hesaba katılmalıdır.

Mahkeme Hangi Kayıtları ve Tanıkları Değerlendirir?
Hâkim delilleri serbestçe değerlendirir (HMK md. 198). Hizmet tespiti davalarında mahkeme genellikle işyerinin SGK dosyasını, dönem bordrolarını ve işyerinin faaliyette olduğu döneme ilişkin kayıtları getirtir; ardından aynı dönemde bordroda görünen çalışanları ve komşu işyeri sahiplerini tanık olarak dinler. Davacının kendi tanıkları da ayrıca dinlenir.
Hizmet tespitinde tanık ve resmi kayıtlar
Yargıtay uygulamasında, resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları ile çevredeki işyerlerinin sahip veya çalışanlarının beyanlarına özel önem verilir. İzmir’de Kemeraltı çarşısındaki küçük bir dükkân ya da Bornova’daki bir atölye için bu, aynı sokaktaki esnafın dinlenmesi anlamına gelebilir. Tanık listesinin süresinde verilmesi gerekir (HMK md. 240/2); tanık sunma usulü İzmir tanık gösterme ve delil sunma yazısında anlatılmıştır.
Belgeler de en az tanık kadar önemlidir: maaşın yattığı banka hesap dökümü, işyeri yazışmaları, iş kıyafeti veya kart fotoğrafları, servis kayıtları ve müşterilerle yapılan yazışmalar çalışmanın varlığını gösterebilir. İşe başlangıç tarihi de ayrıca önem taşır. İşveren sigortalıyı kural olarak çalışmaya başlamadan önce işe giriş bildirgesiyle Kuruma bildirmek zorundadır; inşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde ise bildirim en geç çalışmaya başlatıldığı gün yapılır (5510 s. K. md. 8). Gerçek başlangıç tarihi ile bildirim tarihi arasındaki fark, bu dönemin tespiti için dava konusu yapılabilir; ilk iş günündeki mesajlar, eğitim kayıtları ve iş kıyafeti teslim belgeleri bu fark için kullanılabilir.
Ticari araç denetimlerinde sürücünün sigortalı olup olmadığına ilişkin özel karine için ticari araçta sigorta tescili karinesi yazısına bakılabilir.
Eksik Kazanç Bildirimi de Tespit Ettirilebilir mi?
Evet. 5510 s. K. md. 86’daki düzenleme yalnız hiç bildirilmeyen hizmetleri değil, kazancın eksik bildirildiği durumları da kapsar; ilâm ile ispatlanan aylık kazanç toplamları ve prim ödeme gün sayıları dikkate alınır (5510 s. K. md. 86). Asgari ücretten bildirilip fazlası elden ödenen işçi bu yolu kullanabilir.
Prime esas kazanç tespiti ve eksik gün
Prime esas kazanç tespitinde ücretin gerçek tutarı banka kayıtları, işyerindeki benzer pozisyonlara ödenen ücretler ve tanık beyanlarıyla ortaya konur. Eksik gün bildirimi yapılan aylarda ise işveren, eksik günün nedenini ve belgesini Kurum’a bildirmekle yükümlüdür (5510 s. K. md. 86). Raporsuz ve belgesiz eksik gün bildirimleri tartışmalı olduğundan, bu aylar dilekçede ayrıca gösterilmelidir.
Kazanç tespiti, ileride bağlanacak emekli aylığının hesabını doğrudan etkiler. Yurt dışında geçen sürelerle birleştirme veya borçlanma da gündemdeyse yurt dışı borçlanma ve emeklilik yazısı birlikte değerlendirilmelidir.

Karar Kesinleşince Ne Olur ve İstinaf Nereye Gider?
İzmir’de hizmet tespiti kararlarının istinaf incelemesini, HSK’nın 01.09.2026’dan itibaren uygulanan iş bölümüne göre sosyal güvenlik hukuku dairesi olan İzmir BAM 10. Hukuk Dairesi ve ikizi 28. Hukuk Dairesi yapar (HSK İzmir BAM iş bölümü kararı). İstinaf süresi tebliğden itibaren iki haftadır (HMK md. 345).
Hizmet tespiti kararının istinaf incelemesi
İş bölümü kararı, hizmet tespiti ile birlikte işçilik hakları da istenmiş davaları da bu daire grubuna vermiştir. Bu, aynı dosyadaki kıdem veya ücret alacağının da sosyal güvenlik dairesinde inceleneceği anlamına gelir. imkânı ve süre hesabı İzmir istinaf ve temyiz süreleri yazısında, BAM’ın kurumsal yapısı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi yazısında anlatılmıştır.
Karar kesinleştikten sonra Kurum kararı uygulamakla yükümlüdür (7036 s. K. md. 4/2). Uygulamada kesinleşme şerhli karar örneğinin SGK’ya iletilmesi ve hizmet dökümünün daha sonra e-Devlet üzerinden kontrol edilmesi gerekir. Tespit edilen günler dökümde görünmüyorsa Kurum’a yazılı başvuru yapılarak kararın uygulanması istenmelidir; emeklilik başvurusu öncesinde bu kontrolün yapılması, eksik gün nedeniyle aylık bağlanmasının gecikmesini önler. Tespit edilen sürelere ait primlerin işverenden istenmesi ise Kurum ile işveren arasındaki ayrı bir süreçtir.
Dava Açmadan Önce Hangi Hazırlıklar Yapılmalı?
Hizmet tespiti davası çoğu zaman yıllar önceki bir çalışmayla ilgilidir; bu nedenle beş yıllık hak düşürücü sürenin hangi yıl için dolmak üzere olduğu ilk iş olarak belirlenmelidir (5510 s. K. md. 86). Ardından işyerinin unvanı, adresi ve çalışılan dönemi gösteren her türlü kayıt bir araya getirilmelidir.
- e-Devlet’ten alınan SGK hizmet dökümü; bildirilmeyen veya eksik gün görünen aylar işaretlenmeli.
- İşverenin ticaret unvanı, vergi numarası ve işyeri adresi; işyeri kapandıysa son bilinen adres.
- Maaşın yattığı banka hesabının dökümü, varsa elden ödeme yapıldığını gösteren mesajlar.
- Aynı dönemde bordroda görünen iş arkadaşları ile komşu işyeri sahiplerinin ad ve adresleri.
- Fotoğraflar, iş kıyafeti, yaka kartı, servis ve müşteri yazışmaları.
Dava açılırken harç ve gider avansı yatırılır; tutarlar her yıl yeniden belirlendiğinden genel bir fikir için dava harcı hesaplama aracı kullanılabilir. Mali gücü yetersiz olan işçi, masrafları karşılayamıyorsa adli yardım yoluna başvurabilir; İzmir’deki başvuru usulü İzmir Barosu adli yardım başvurusu yazısında anlatılmıştır. Bu başvurular dava süresini durdurmaz; beş yıllık sürenin son aylarında olan işçinin davayı süresi içinde açması gerekir.
Sigortasız çalışma sona erdikten sonra işsizlik ödeneği ve emeklilik hesapları da etkilenir; işsizlik ödeneği şartları işsizlik maaşı şartları yazısında yer alır. Somut durumunuzun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir; diğer yazılara iş hukuku ve sosyal güvenlik yazıları sayfasından, yazarın çalışma alanlarına Av. Mehmet İlker Dinç sayfasından ulaşılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İzmir’de sigortasız veya eksik bildirilen çalışmasını tespit ettirmek isteyenlerin en çok sorduğu konular; davanın zamanlaması, işyerinin kapanması, süre ve SGK’nın rolüdür. Aşağıdaki kısa yanıtlar 5510 sayılı Kanun md. 86, 7036 sayılı Kanun md. 4 ve HMK hükümlerine dayanır; her dosyanın kendi kayıtları ayrıca değerlendirilmelidir.
İşten ayrılmadan hizmet tespiti davası açabilir miyim?
Evet. Kanun davayı iş sözleşmesinin sona ermesine bağlamaz; beş yıllık süre her çalışma yılının sonundan başlar (5510 s. K. md. 86). Ancak çalışmaya devam ederken dava açmak işyeri ilişkisini etkileyebileceğinden, zamanlama dosya özelinde değerlendirilmelidir. Hak arama nedeniyle yapılan fesih geçerli sebep sayılmaz (İş K. md. 18).
İşyeri kapandıysa hizmet tespiti davası kime açılır?
Dava, işyerinin işvereni olan gerçek veya tüzel kişiye açılır. Şirket tasfiye hâlindeyse tasfiye memurları, gerçek kişi işveren ölmüşse mirasçıları davalı gösterilebilir. İşyerinin kapanmış olması tanıkla ispatı zorlaştırabilir; bu durumda komşu işyerleri ve resmi kayıtlar daha da önem kazanır.
Hizmet tespiti davası İzmir'de ne kadar sürer?
Kanunda belirli bir süre öngörülmemiştir. Dosyanın süresini SGK kayıtlarının gelmesi, tanık sayısı ve Kurum’un kanun yoluna başvurup başvurmaması belirler. İstinaf incelemesi İzmir BAM’ın sosyal güvenlik dairelerinde yapılır ve kanun yoluna başvurulan kararlar ivedilikle karara bağlanır (7036 s. K. md. 7/5).
Hizmet tespiti davası için harç ödenir mi?
Dava açılırken harç ve gider avansı yatırılır; tutarlar her yıl yeniden belirlenir. Mali gücü yetersiz olanlar adli yardım isteyebilir. Kesin tutar dava açılırken mahkeme veznesinde belirlenir.
SGK'ya şikâyet etmek dava açmanın yerine geçer mi?
Hayır. SGK denetimi sonucunda kayıt ve belgeye dayanmayan tespitlerde en fazla bir yıllık geriye dönük süre dikkate alınır (5510 s. K. md. 86). Daha eski dönemlerin kayda geçmesi ve beş yıllık hak düşürücü sürenin korunması için iş mahkemesinde dava açılması gerekir.
Tanıklarım akrabalarımsa davam zayıflar mı?
Akraba tanıkların beyanı hukuken geçersiz değildir; hâkim tüm delilleri serbestçe değerlendirir (HMK md. 198). Ancak hizmet tespiti davalarında bordro tanıkları ve komşu işyeri çalışanları gibi bağımsız tanıklar uygulamada daha belirleyici görülür. Akraba tanıkların beyanı mümkünse belgelerle desteklenmelidir.
Tam gün çalıştığım hâlde kısmi gün bildirildiysem ne yapabilirim?
Gerçek prim gün sayısının ve kazancın eksik bildirildiği durumlarda da 5510 s. K. md. 86 uyarınca beş yıllık süre içinde iş mahkemesinde tespit istenebilir. Tam gün çalışmanın tanık, giriş çıkış kayıtları ve banka ödemeleriyle gösterilmesi gerekir. Eksik bildirilen aylar dilekçede tek tek belirtilmelidir.
Kaynaklar
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- HSK, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi iş bölümü kararı (01.09.2026)
- İzmir Adliyesi Ek Hizmet Binası (Gültekinler Plaza) iletişim sayfası
İlgili yazılar
- İzmir'de Mobbing İddiası ve İspat Süreci
- İzmir'de Fazla Mesai Alacağının İspatı
- İzmir'de İş Kazası Sonrası Hukuki Süreç
- İzmir'de İşe İade Davası: Arabuluculuk ve Süreler
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazı 10.10.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Yazar: Av. Mehmet İlker Dinç, Avukat
Çalışma alanları: Sigorta Hukuku, Tazminat Hukuku, İş Hukuku, Şirketler Hukuku, Kurumsal Danışmanlık





