Makale · 27.09.2026

Hizmet Tespiti Davası: Sigortasız Çalışmanın İspatı

Bu yazıyı dinleyin
0:00 / –:––
İskelede çalışan inşaat işçileri: sigortasız çalışmada hizmet tespiti davası yolu

Hizmet tespiti davası, işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirmediği ya da eksik bildirdiği çalışma sürelerinin mahkeme kararıyla sigortalılık kaydına eklenmesini sağlar. Sigortasız çalışılan her yıl, emeklilik için gereken prim gün sayısını ve ileride bağlanacak aylığın tutarını doğrudan etkiler. Bu nedenle mesele yalnızca bir kayıt düzeltmesi değil, uzun vadeli bir sosyal güvenlik hakkıdır.

Aşağıda davanın dayanağını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin nasıl hesaplandığını, Kuruma önceden başvurunun gerekip gerekmediğini, mahkemenin hangi delillere baktığını ve karar sonrasında kayıtların nasıl düzeltildiğini adım adım açıklıyoruz.

Önemli Çıkarımlar

  • Kuruma bildirilmeyen çalışma, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde iş mahkemesinde açılacak davayla ispatlanabilir (5510 s. K. md. 86/9).
  • Hizmet tespiti davasında dava öncesinde SGK’ya başvuru zorunlu değildir; dava işverene karşı açılır ve mahkeme davayı Kuruma kendiliğinden ihbar eder (7036 s. K. md. 4).
  • Kurum müfettişinin kayıt dışı çalışma tespiti, geriye doğru en fazla 1 yıllık süreyi kapsar; daha eski dönemler için dava yolu gerekir (5510 s. K. md. 86/8).
  • Sigortalılık haklarından sözleşmeyle vazgeçilemez; bu yöndeki hükümler geçersizdir (5510 s. K. md. 92/1).
  • Mahkeme kararında gösterilen kazanç ve prim gün sayısı Kurum kayıtlarına işlenir; primler kural olarak işverenden istenir (5510 s. K. md. 86/9 ve 87).

Hizmet Tespiti Davası Nedir, Hangi Hallerde Açılır?

Hizmet tespiti davası, 5510 s. K. md. 86/9 uyarınca aylık prim ve hizmet belgesi işverence verilmeyen veya çalışması Kurumca tespit edilemeyen sigortalının, çalıştığını iş mahkemesinden alacağı ilamla ispatlamasıdır. Kararda belirtilen aylık kazanç ve prim ödeme gün sayısı, sigortalılık kaydında esas alınır.

Dava üç tipik durumda gündeme gelir. İlki, işe giriş bildirgesi hiç verilmemiş, tamamen kayıt dışı çalışmadır. İkincisi, işe başlangıç tarihinin gerçekte olduğundan geç bildirilmesi veya işten çıkışın erken gösterilmesidir. Üçüncüsü ise ay içinde tam çalışıldığı hâlde eksik gün bildirilmesi ya da gerçek ücretin altında kazanç gösterilmesidir; bu son durum uygulamada prime esas kazanç tespiti olarak da anılır.

İşe giriş bildirgesi yükümlülüğü

İşveren, hizmet akdiyle çalışan sigortalıyı 5510 s. K. md. 8/1 uyarınca kural olarak çalışmaya başlamadan önce sigortalı işe giriş bildirgesiyle Kuruma bildirmek zorundadır. İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde bu bildirim en geç çalışmaya başlatıldığı gün yapılır. Sigortalılık ise md. 7/1-a’ya göre fiilen çalışmaya başlanan tarihte başlar; bildirimin gecikmesi bu tarihi değiştirmez.

Eksik gün ve düşük ücret bildirimi

Kayıtlı çalışanlar da hak kaybına uğrayabilir. Ay içinde 30 gün çalışıldığı hâlde 15 veya 20 gün bildirilmesi, ya da gerçekte daha yüksek ücret ödendiği hâlde asgari ücretle bildirim yapılması, hem emeklilik hesabını hem de , işsizlik ödeneği gibi ücrete bağlı hakları etkiler. Bu eksiklikler de aynı dava türüyle, eksik kalan gün ve kazanç yönünden tespit ettirilebilir.

Atölyede tezgâh başında çalışan işçiler: işe giriş bildirgesi ve eksik gün bildirimi

Hizmet Tespiti Davasında Süre Ne Zaman Başlar?

Süre, 5510 s. K. md. 86/9 gereğince hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıldır. Yani 2021 yılında geçen sigortasız çalışma için süre 31 Aralık 2021’de işlemeye başlar ve 31 Aralık 2026’da dolar. Uygulamada bu süre hak düşürücü nitelikte kabul edilir; mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.

Sürenin her yıl için ayrı işlediği gözden kaçırılmamalıdır. Uzun yıllar kayıt dışı çalışan kişi bakımından en eski yılların süresi çoktan dolmuş, yakın yılların süresi ise devam ediyor olabilir. Dava geciktikçe her yıl sonunda bir yıllık hizmet daha kaybedilir. Bu nedenle sigortasız çalışma devam ederken bile dava açılabilir; işten ayrılmayı beklemek zorunlu değildir.

Çalışma yılı Sürenin başlangıcı Hak düşürücü sürenin sonu
2021 31.12.2021 31.12.2026
2022 31.12.2022 31.12.2027
2023 31.12.2023 31.12.2028
2024 31.12.2024 31.12.2029
2025 31.12.2025 31.12.2030

Sürenin uygulanmadığı durumlar

Md. 86/9’daki süre, belgesi “işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen” sigortalılar için öngörülmüştür. Çalışma Kurumca bir şekilde tespit edilmişse, örneğin işe giriş bildirgesi verilmiş, müfettiş tespiti yapılmış veya işyeri kayıtları Kuruma intikal etmişse, süre tartışması farklı değerlendirilir. Bu ayrım, süresi dolmuş görünen eski yıllar bakımından belirleyici olabilir. Tarih hesabına kaba bir kontrol için süre hesaplama aracı kullanılabilir; ancak dosya belgeleriyle ayrıca doğrulanmalıdır.

Dava Açmadan Önce SGK’ya Başvurmak Gerekir mi?

Hayır. 7036 s. İş Mahkemeleri K. md. 4/1, sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında dava öncesi Kuruma başvuruyu zorunlu tutar; ancak hizmet akdine tabi çalışmalar nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti taleplerini bu kuralın açıkça dışında bırakır. Dava doğrudan işverene karşı açılabilir ve 60 günlük Kurum cevabı beklenmez.

Bu, diğer SGK uyuşmazlıklarından önemli bir farktır. Örneğin Kurumun karşılamadığı sağlık giderlerinde önce Kuruma başvurmak dava şartıdır; bu konuda SGK ilaç bedeli için dava yolu yazımıza bakılabilir. Hizmet tespitinde ise süre baskısı nedeniyle doğrudan dava açılabilmesi, son yılı kurtarmak açısından pratik bir avantajdır.

Arabuluculuk dava şartı mı?

7036 s. K. md. 3/1, arabuluculuğu işçi veya işveren alacağı, tazminatı ve talepleri için olarak düzenler. Sigortalılık süresinin tespiti bir alacak ya da tazminat talebi olmadığından bu kapsamda sayılmaz. Aynı işçinin ücret, fazla çalışma veya kıdem tazminatı talepleri ise arabuluculuğa tabidir; bu nedenle iki talep çoğu zaman farklı takvimlerle yürür. ve süreleri için işe iade davası ve arabuluculuk süreleri yazımız yol gösterir.

Hizmet Tespiti Davası Kime Karşı ve Hangi Mahkemede Açılır?

Dava, sigortasız çalıştıran işverene karşı iş mahkemesinde açılır. Görev, 7036 s. K. md. 5/1 uyarınca iş mahkemesine aittir; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. 7036 s. K. md. 4/2’ye göre dava Kuruma resen ihbar edilir ve Kurum davalı yanında fer’i müdahil olarak katılabilir.

Fer’i müdahil sıfatıyla katılan Kurum, yanında yer aldığı taraf başvurmasa bile kanun yoluna başvurabilir. Bu, işveren kararı kabullense bile dosyanın incelemesine gidebileceği anlamına gelir. İş mahkemelerinde md. 7/1 uyarınca basit yargılama usulü uygulanır; dilekçeler sınırlıdır ve delillerin dava dilekçesiyle birlikte eksiksiz gösterilmesi önem taşır.

Cam kapının ardında mutfakta çalışan aşçılar: kayıt dışı çalışmanın ispatı

Taşeron ve asıl işveren ilişkisi

Alt işveren işçisi olarak çalışan kişi bakımından 5510 s. K. md. 12/6, asıl işvereni alt işverenle birlikte Kanundan doğan yükümlülüklerden sorumlu tutar. Kayıt dışı çalışmanın bir taşeron döneminde geçtiği durumlarda davanın taraflarının doğru belirlenmesi bu nedenle önemlidir. Konunun ayrıntıları için asıl işveren ve alt işveren sorumluluğu yazımıza bakılabilir.

Sigortasız Çalışma Hangi Delillerle İspat Edilir?

Sigortasız çalışma her türlü delille ispat edilebilir; ancak uygulamada mahkemeler özellikle resmî kayıtlara ve aynı dönemde o işyerinde ya da komşu işyerlerinde kayıtlı çalışan tanıkların anlatımına ağırlık verir. 5510 s. K. md. 92/1 sigortalılık haklarından vazgeçmeyi geçersiz saydığından, işçinin “sigorta istemiyorum” yönündeki beyanı da davayı engellemez.

Tanık anlatımlarında en sık sorun, tarihlerin belirsizliğidir. “Birkaç yıl orada çalıştı” demek yerine tanığın kendi işe giriş ve çıkış tarihini, davacıyı hangi mevsimde, hangi işte gördüğünü ve işyerinin o dönemdeki yerini anlatabilmesi, beyanın kayıtlarla karşılaştırılmasını kolaylaştırır. Tanığın kendi SGK kaydı bu karşılaştırmanın temelidir; bu nedenle tanık listesi hazırlanırken her tanığın o işyerinde hangi dönemde kayıtlı olduğu önceden kontrol edilmelidir.

Yargıtay uygulamasında hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin kabul edilir; mahkeme gerekli araştırmayı kendiliğinden yapar. Bu, işçinin ispat yükünün kalktığı anlamına gelmez, fakat mahkemenin işyeri kayıtlarını, vergi kayıtlarını ve Kurum dosyalarını resen getirtebileceğini gösterir.

Bordro tanıkları ve komşu işyeri çalışanları

En güçlü tanık, aynı dönemde aynı işyerinde kayıtlı çalışan ve bu nedenle SGK kayıtlarıyla kimliği ve varlığı doğrulanabilen kişidir; uygulamada bunlara bordro tanığı denir. Bordro tanığı bulunamazsa, aynı sokak veya sitede faaliyet gösteren komşu işyerlerinin kayıtlı çalışanları ve işverenleri dinlenir. Akraba veya yakın arkadaş tanıklar tek başına dinlenebilir; ancak anlatımlarının resmî kayıtlarla desteklenmesi beklenir.

Belgeler ve dijital izler

  • İşyerinin SGK tescil kaydı ve dönem bordroları (mahkemece Kurumdan getirtilir).
  • Banka hesabına yatan düzenli ödemeler, maaş açıklamalı havaleler.
  • Personel kartı, giriş kartı, servis listesi, kıyafet veya yaka kartı fotoğrafları.
  • İş yazışmaları, e-postalar, mesajlaşma grupları ve vardiya çizelgeleri.
  • Belediye, vergi dairesi ve meslek odası kayıtları ile işyerinin faaliyet tarihleri.

Ticari araç sürücülerinde yapılan denetimlerdeki özel karine için ticari araç denetimlerinde hizmet akdi karinesi yazımıza bakılabilir. Fazla çalışmada kullanılan tanık ve kayıt değerlendirmesi de benzer mantıkla işler; fazla mesai alacağının ispatı bu açıdan karşılaştırmalı bir örnek sunar.

Arşiv dolabında sıralı dosyalar: işyeri kayıtları ve SGK belgeleri delil olarak

SGK Müfettişi Tespiti ile Dava Arasındaki Fark Nedir?

Kurum denetim elemanlarının işyerinde yaptığı fiili tespitlerde, kayıt ve belgeye dayanmayan çalışmalar için 5510 s. K. md. 86/8 uyarınca tespit tarihinden geriye doğru en fazla 1 yıllık süre dikkate alınır. Daha eski dönemler bu yolla kayda geçmez; bu yıllar için hizmet tespiti davası açılması gerekir.

Ölçüt Kurum denetimi (md. 86/8) Hizmet tespiti davası (md. 86/9)
Başlatan SGK denetim elemanı, ihbar veya resen Sigortalı, dava dilekçesiyle
Geriye dönük kapsam Tespit tarihinden en fazla 1 yıl Her yıl için yıl sonundan itibaren 5 yıl
Ön başvuru Gerekmez Gerekmez (7036 s. K. md. 4/1)
Sonuç İdari tespit ve prim tahakkuku Kesinleşen ilamla kayıt düzeltmesi
Uygun olduğu durum Çalışma hâlen sürüyorsa Eski yıllar ve ihtilaflı dönemler

İki yol birbirini dışlamaz. Çalışma devam ediyorsa ALO 170 veya il müdürlüğüne yapılan ihbar son dönemin kayda geçmesini hızlandırabilir; eski yıllar için ise süre dolmadan dava açılmalıdır. İhbar tarihinin ve içeriğinin belgelenmesi, sonradan açılacak davada da destekleyici delil olur.

Karar Kesinleşince Kayıtlar Nasıl Düzeltilir?

Kesinleşen ilamda gösterilen aylık kazanç toplamları ve prim ödeme gün sayıları, 5510 s. K. md. 86/9 uyarınca Kurum kayıtlarında esas alınır. Prim ödeme yükümlüsü md. 87/1-a gereğince işveren olduğundan, tespit edilen döneme ait primler ve gecikme zamları kural olarak işverenden istenir; sigortalıdan tahsil edilmez.

Kararın Kuruma ulaşması ve hizmet dökümüne yansıması zaman alabilir. Kesinleşme şerhli ilamın bir örneğiyle SGK il veya sosyal güvenlik merkezine başvurmak ve e-Devlet hizmet dökümünü düzenli kontrol etmek pratik bir güvencedir. Emeklilik başvurusu yakın olan kişilerde bu takip ayrıca önemlidir; yurt dışında geçen sürelerle birleşen durumlar için yurt dışı borçlanma ve emeklilik yazımıza bakılabilir.

Hizmet tespiti ile işçilik alacakları

Sigortasız çalışma süresi aynı zamanda kıdem tazminatı hesabındaki hizmet süresini de etkiler. Ancak kıdem, ihbar ve ücret talepleri ayrı bir davanın konusudur ve 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Kıdem hesabında ön fikir için kıdem ve ihbar tazminatı hesaplama aracı kullanılabilir; kıdem hakkının doğmadığı hâller için kıdem tazminatının ödenmediği haller yazımız incelenebilir.

Dava Açmadan Önce Hangi Hazırlıklar Yapılmalı?

Dava açmadan önce e-Devlet’ten SGK hizmet dökümü alınmalı, bildirilmeyen dönemler yıl yıl belirlenmeli ve md. 86/9 gereğince her yılın 5 yıllık süresinin ne zaman dolacağı hesaplanmalıdır. Ardından tanık adayları, işyerinin tam unvanı ve adresi ile banka ödeme kayıtları tek bir dosyada bir araya getirilmelidir.

  1. Hizmet dökümünde boş görünen ay ve yılları ve eksik gün bildirimlerini listeleyin.
  2. İşverenin tam unvanını, vergi numarasını ve SGK işyeri sicil numarasını tespit edin.
  3. Aynı dönemde kayıtlı çalışan en az iki kişinin adını ve iletişim bilgisini not edin.
  4. Banka hareketlerini ve maaş açıklamalı ödemeleri dönem dönem çıkarın.
  5. Ücret, fazla çalışma veya kıdem talebi varsa arabuluculuk sürecini ayrıca planlayın.
  6. En eski yılın süresi dolmak üzereyse davayı diğer taleplerden bağımsız olarak öne alın.

Somut durumunuzun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir. İş ve sosyal güvenlik uyuşmazlıklarına ilişkin diğer içerikler için iş hukuku çalışma alanımız sayfasına ve bu alandaki yazıları kaleme alan Av. Mehmet İlker Dinç profiline bakılabilir. İşten ayrılış kodunun sonuçları için SGK işten çıkış kodları yazımız da ilgili olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hizmet tespiti davası hakkında en sık sorulanlar; işverene uygulanacak yaptırımlar, çalışma sürerken dava açılması, arabuluculuk şartı, akraba tanıklar, elden ödenen ücret, davanın süresi ve yurt dışı çalışmalardır. Yanıtlar 5510 s. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 7036 s. İş Mahkemeleri Kanunu esas alınarak hazırlanmıştır.

Sigortasız çalıştığımı ispat edersem işverene ceza verilir mi?

Kesinleşen karar Kurum kayıtlarına işlendiğinde, tespit edilen döneme ait primler gecikme zammıyla birlikte kural olarak işverenden istenir (5510 s. K. md. 87). Bildirim yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle idari para cezası da gündeme gelebilir. Bunlar Kurumun işlemleridir, davanın konusu değildir.

İşten ayrılmadan hizmet tespiti davası açabilir miyim?

Evet. Kanun davanın açılması için iş ilişkisinin bitmesini aramaz. 5510 s. K. md. 86/9’daki 5 yıllık süre her yılın sonundan işlemeye başladığı için, çalışma sürerken dava açmak eski yılların kaybını önleyebilir. İş ilişkisine etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Hizmet tespiti davası için arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Hayır. 7036 s. K. md. 3/1 arabuluculuğu alacak, tazminat ve işe iade talepleri için dava şartı yapar; sigortalılık süresinin tespiti bu kapsamda değildir. Aynı davada ücret veya tazminat da istenecekse, o talepler için arabuluculuk şartı ayrıca aranır.

Tanıklarım akrabalarımsa davayı kazanamaz mıyım?

Akraba tanıkların beyanı hukuken dinlenebilir; ancak mahkemeler bu anlatımların resmî kayıtlarla, bordro tanıklarıyla veya komşu işyeri çalışanlarıyla desteklenmesini bekler. Tek başına akraba beyanına dayanan dosyalarda banka kayıtları ve yazışmalar gibi destekleyici deliller ağırlık kazanır.

Asgari ücretten gösterilip fazlası elden ödendiyse ne yapılabilir?

Gerçek ücretin tespiti, prime esas kazancın tespiti talebiyle istenebilir. Ücretin miktarı banka kayıtları, emsal ücret araştırması, meslek kuruluşlarından alınan bilgi ve tanık anlatımlarıyla belirlenir. Bu talep de 5510 s. K. md. 86/9’daki yıl bazlı 5 yıllık süreye tabidir.

Dava ne kadar sürer ve karar ne zaman kayda geçer?

Süre dosyanın kapsamına, tanık sayısına ve kanun yoluna göre değişir; Kurum fer’i müdahil olarak kanun yoluna başvurabildiğinden karar istinafa taşınabilir. Kayıt düzeltmesi karar kesinleştikten sonra yapılır; kesinleşme şerhli ilamla Kuruma başvurulması süreci hızlandırır.

Yurt dışında veya yabancı bir şirkette çalıştığım süreler için de dava açılır mı?

Hizmet tespiti davası 5510 s. K. kapsamında Türkiye’de hizmet akdiyle geçen çalışmalar içindir. Yurt dışında geçen süreler kural olarak borçlanma veya sosyal güvenlik sözleşmeleri yoluyla değerlendirilir. Türkiye’deki bir işyerinde yabancı işverene çalışılmışsa dava yolu açıktır.

Kaynaklar

İlgili yazılar

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bu yazı 27.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

Yazar: Av. Mehmet İlker Dinç, Avukat
Çalışma alanları: Sigorta Hukuku, Tazminat Hukuku, İş Hukuku, Şirketler Hukuku, Kurumsal Danışmanlık