Makale · 17.09.2026

Karşı Vekalet Ücretini Kim Öder? (2026 AAÜT Rehberi)

Bu yazıyı dinleyin
0:00 / –:––
Adalet terazisi heykeli

Bir davayı kaybeden taraf, kendi vekiline ödediği ücretin yanı sıra, kazanan tarafın vekiline de bir vekalet ücreti ödemekle yükümlü tutulur. Buna karşı vekalet ücreti denir ve yargılama gideri kalemleri arasında yer alır. Bu ücretin miktarı, Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan ve 4 Kasım 2025 tarihli, 33067 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) esas alınarak mahkemece belirlenir. Bu yazıda karşı vekalet ücretinin kim tarafından ve nasıl ödendiği, hesaplama mekanizması açıklanmaktadır.

Dava sonucunda taraflar arasında kurulan hukuki ilişkinin dışında, mahkeme kararında ayrıca yer alan bu ücret kalemi, uygulamada sık sık karıştırılan konulardan biridir. Bir tarafın davayı kazanması, karşı taraftan tahsil edilecek vekalet ücretinin miktarını otomatik olarak belirlemez; miktar dava türüne, değerine ve tarifedeki usule göre değişir.

Önemli Çıkarımlar

  • Karşı vekalet ücreti, davayı kaybeden tarafın, kazanan tarafın avukatına ödediği bir yargılama giderdir.
  • Avukatlık Kanunu m. 164/son uyarınca bu ücret kural olarak avukata aittir, müvekkile değil.
  • Güncel tarife 4 Kasım 2025 tarihli ve 33067 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış, yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.
  • Mahkemece hükmedilecek ücret, tarifedeki miktardan az ve tarifenin üç katından fazla olamaz.
  • Hesaplama dava türüne göre maktu (sabit) veya nispi (dava değerine bağlı) esasa göre yapılır.

Karşı Vekalet Ücreti Nedir?

Karşı vekalet ücreti, bir dava veya icra takibi sonunda haksız çıkan tarafın, haklı çıkan tarafın avukatlık ücretini karşılamak üzere mahkemece hükmedilen bir yargılama gideridir. Bu ücret, tarafların kendi avukatlarıyla yaptıkları akdi ücret sözleşmesinden bağımsızdır.

Adalet terazisi heykeli
Karşı vekalet ücreti, yargılama sonunda haklı çıkan tarafın avukatlık masraflarını dengelemeyi amaçlar.

Mahkeme, davayı kaybeden tarafı yargılama giderlerine mahkûm ederken, karşı taraf avukatına ödenecek vekalet ücretini de bu giderler arasında hükme bağlar. Ücretin miktarı, dava türüne ve AAÜT’te öngörülen usule göre belirlenir.

Karşı Vekalet Ücretini Kim Öder, Kime Ödenir?

Karşı vekalet ücretini, davayı veya icra takibini kaybeden taraf öder. Ücret, kazanan tarafın kendisine değil, doğrudan o tarafı temsil eden avukata ödenir; zira Avukatlık Kanunu m. 164/son bu ücretin avukata ait olduğunu düzenler.

Müvekkile Değil Avukata Ait Olması Ne Anlama Gelir?

Müvekkil, davayı kazandığında kendi avukatına akdi ücretini öder; mahkemece karşı tarafa yükletilen vekalet ücreti ise ayrı bir kalemdir ve avukata aittir. Taraflar arasındaki yazılı ücret sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıkça, karşı vekalet ücreti müvekkilin akdi ücret borcundan mahsup edilemez.

Bu ayrım, uygulamada zaman zaman karışıklığa yol açar. Müvekkil, “davayı kazandım, karşı taraf ücreti ödeyecek” diye düşünse de bu tutar kendisine değil, kendisini temsil eden avukata intikal eder.

Akdi Ücret ile Karşı Vekalet Ücreti Arasındaki Fark

Akdi ücret, müvekkil ile avukat arasında serbestçe kararlaştırılan ve avukatlık ücret sözleşmesinde belirlenen ücrettir. Karşı vekalet ücreti ise mahkemenin, dava sonunda AAÜT’e göre resen hükmettiği bir tutardır ve tarafların iradesinden bağımsızdır.

Bu iki ücret farklı kaynaklardan doğar ve farklı kişilere aittir: akdi ücret avukatın müvekkilinden alacağı ücrettir, karşı vekalet ücreti ise avukatın davayı kaybeden taraftan alacağı ücrettir. Aynı davada her iki ücret de aynı anda gündeme gelebilir ve birbirinden bağımsız olarak talep edilir.

Avukatlık ücret sözleşmesinde taraflar, karşı vekalet ücretinin akdi ücrete mahsup edileceğini veya edilmeyeceğini kararlaştırabilir. Sözleşmede aksi belirtilmemişse, Avukatlık Kanunu m. 164/son hükmü uygulanır ve karşı vekalet ücreti avukata ait kabul edilir.

Bir adliye binasının dış görünümü
Karşı vekalet ücretine mahkeme, dava sonunda verdiği kararla hükmeder.

2026 AAÜT: Yürürlük ve Kapsam

Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, 4 Kasım 2025 tarihli ve 33067 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarife “2025-2026 AAÜT” olarak anılsa da 2026 yılı içindeki dava ve takiplerde uygulanan güncel tarifedir.

Tarifede 28 Mart 2026 tarihli ve 33207 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan bir değişiklik de yapılmış, tekzip, internet içeriğinin çıkarılması ve sulh ceza hâkimliğinde görülen idari para cezasına itiraz gibi bazı iş türlerine ilişkin madde 14/5 hükmü revize edilmiştir. Bu tür güncellemelerin takip edilmesi, güncel tutarın doğru uygulanması açısından önemlidir. Tarife her yıl yeniden düzenlendiğinden, önceki yıllarda açılmış ve halen derdest olan davalarda hangi tarihli tarifenin uygulanacağı da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur.

Maktu ve Nispi Ücret Mekanizması

AAÜT, ücretleri iki temel yönteme göre düzenler: konusu para ile ölçülemeyen işlerde sabit (maktu) bir ücret uygulanır; konusu para veya parayla ölçülebilir bir değer olan davalarda ise dava değerine bağlı, kademeli olarak azalan bir oran (nispi ücret) uygulanır.

Maktu Ücret Uygulanan Davalar

Boşanma, tespit davaları veya belirli iş ve takip türlerinde tarifede sabit bir tutar belirlenmiştir. Aşağıdaki tabloda örnek maktu ücretlere yer verilmiştir; tutarlar tarifenin ilgili kısmında yer alan resmi rakamlardır.

İş/Dava Türü 2025-2026 Tarifesi Maktu Ücreti
İcra müdürlüklerinde takip edilen işler 11.000 TL
Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar 45.000 TL
Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar 65.000 TL

Tutarlar 4 Kasım 2025 tarihli, 33067 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan AAÜT esas alınarak verilmiştir; somut dosyada uygulanacak kesin tutar için güncel tarife metni kontrol edilmelidir.

Nispi Ücret Uygulanan Davalar

Konusu para olan alacak, tazminat gibi davalarda ücret, dava değeri dilimlere ayrılarak hesaplanır. Her dilime AAÜT’te belirlenen ayrı bir oran uygulanır ve dilimlerin sonuçları toplanarak nihai ücrete ulaşılır. Dava değeri yükseldikçe uygulanan oran kademeli olarak azalır.

Bu kademeli yapı, düşük değerli davalarda oransal olarak daha yüksek, yüksek değerli davalarda daha düşük bir ücrete karşılık gelir. Nispi ücret hesaplaması dosyaya özgü dava değerine göre değiştiğinden, güncel dilim ve oranlar için tarifenin ilgili bölümüne bakılması gerekir.

Nispi ücret sisteminin mantığı, yüksek değerli davalarda ücretin dava değeriyle orantısız biçimde büyümesini önlemektir. Bu nedenle tarife, belirli bir eşiğin üzerindeki dilimler için daha düşük bir oran öngörür; böylece hem davacı hem davalı için öngörülebilir bir maliyet yapısı oluşturulmaya çalışılır.

Ücretin Üç Katı Kuralı

AAÜT madde 1 uyarınca, mahkemece karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, tarifede yazılı miktardan az ve bu miktarın üç katından fazla olamaz. Mahkeme bu aralıkta, avukatın emeğini, işin önemini ve davanın süresini dikkate alarak nihai tutarı belirler.

Bu kural, tarifenin yalnızca bir taban belirlediğini, mahkemenin somut olayın özelliklerine göre daha yüksek bir ücrete hükmedebileceğini gösterir. Ancak üst sınır olan üç kat aşılamaz; bu sınırlama mahkemenin takdir yetkisini çerçeveler.

Bir hukuk kütüphanesindeki kitap rafları
Karşı vekalet ücretinin belirlenmesinde AAÜT metni ve ilgili içtihat birlikte değerlendirilir.

Kısmi Kabul veya Kısmi Ret Durumunda Ne Olur?

Davanın kısmen kabul kısmen reddedilmesi halinde, her iki taraf da kısmen haklı kısmen haksız sayılır. Bu durumda mahkeme, kabul ve ret oranına göre taraflara ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedebilir; taraflar arasında bir nevi mahsuplaşma yapılır.

Uygulamada mahkeme, davacının kazandığı kısım için davalıyı, davalının haklı çıktığı kısım için davacıyı vekalet ücretine mahkûm eder. Bu iki ücret birbirinden mahsup edilerek taraflardan birine ödenmesi gereken net bir tutar ortaya çıkabilir.

Birden fazla davalının bulunduğu davalarda, davalılardan her birinin sorumluluk oranına göre ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi de mümkündür. Bu durum özellikle müteselsil sorumluluğun bulunmadığı, her davalının kendi oranına göre sorumlu tutulduğu davalarda önem kazanır.

İstinaf ve Temyiz Aşamasında Ayrı Vekalet Ücreti

Dava ilk derece mahkemesinde sonuçlansa dahi, taraflardan biri veya yoluna başvurursa, bu aşamalar için de ayrı bir karşı vekalet ücreti gündeme gelir. İstinaf ve temyiz incelemesi sonunda haksız çıkan taraf, bu aşamalardaki vekalet ücretinden de sorumlu tutulur.

İstinaf ve temyiz aşamasındaki ücretler de yine AAÜT’te ayrı başlıklar altında düzenlenmiştir ve genellikle ilk derece yargılamasındaki ücretten farklı, kendi başına bir tutar veya oran öngörür. Bu nedenle bir dosyanın tüm aşamaları tamamlandığında, taraflar arasında birden fazla vekalet ücreti kalemi oluşabilir.

Sulh ile Sonuçlanan Davalarda Vekalet Ücreti

Taraflar dava devam ederken sulh olursa, karşı vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği ve miktarı, sulh anlaşmasının içeriğine ve dava aşamasına göre değişir. Taraflar sulh anlaşmasında vekalet ücreti konusunu ayrıca düzenleyebilir.

Sulh anlaşmasında vekalet ücreti hakkında açık bir hüküm yoksa, mahkeme AAÜT hükümlerine göre bir değerlendirme yapabilir. Bu nedenle sulh görüşmelerinde vekalet ücreti konusunun da müzakereye dahil edilmesi, sonradan ortaya çıkabilecek belirsizlikleri önler.

Karşı Vekalet Ücretinin Tahsili

Mahkeme kararında hükmedilen karşı vekalet ücreti, kararın kesinleşmesi ve icra edilebilir hale gelmesiyle birlikte, gerekirse icra takibi yoluyla tahsil edilebilir. Alacaklı taraf avukat, bu ücreti kendi adına takip konusu yapabilir.

Borçlu tarafın gönüllü ödeme yapmaması halinde, ilamlı icra takibi başlatılarak ücretin tahsili sağlanabilir. Bu süreçte de icra takibine ilişkin ayrı bir vekalet ücreti gündeme gelebilir; bu ücret de yine AAÜT’teki icra takip ücretlerine göre belirlenir.

Borçlunun ödeme gücü bulunmaması halinde, hükmedilen vekalet ücretinin fiilen tahsili gecikebilir veya kısmen mümkün olabilir. Bu durumda avukat, diğer alacaklarla birlikte icra dosyasını takip etmeye devam edebilir; hükmedilen ücret zamanaşımına uğramadığı sürece talep hakkı varlığını korur.

Arabuluculuk ve Dava Şartı Arabuluculukta Vekalet Ücreti

Bazı uyuşmazlık türlerinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. sürecinde taraflar anlaşırsa, dava açılmadığından mahkemece hükmedilen bir karşı vekalet ücreti de söz konusu olmaz; ücret konusu arabuluculuk anlaşma tutanağında ayrıca düzenlenebilir.

Arabuluculukta anlaşma sağlanamaz ve dava açılırsa, süreç normal yargılama kurallarına göre ilerler ve dava sonunda karşı vekalet ücreti yine AAÜT’e göre belirlenir. Arabuluculuk aşamasındaki avukatlık ücreti ile dava aşamasındaki karşı vekalet ücreti birbirinden farklı kalemlerdir ve karıştırılmamalıdır.

Karşı vekalet ücreti, özellikle ticari alacak davalarında dosyanın toplam maliyetinin önemli bir kalemini oluşturur; ticari alacağın tahsili sürecini ele aldığımız yazımızda icra ve dava masraflarının tamamına yer veriyoruz.

Vekalet Ücretinde KDV ve Vergisel Hususlar

Mahkemece hükmedilen karşı vekalet ücreti, avukatın serbest meslek kazancı kapsamında değerlendirilir ve avukat bu tutar için fatura düzenlemekle yükümlüdür. Uygulamada tartışılan konulardan biri, hükmedilen tutarın KDV dahil mi yoksa KDV hariç mi olduğudur.

Genel eğilim, mahkemece hükmedilen tutarın net vekalet ücreti olduğu, KDV’nin bu tutarın üzerine ayrıca hesaplanacağı yönündedir. Ancak somut uyuşmazlıklarda mahkeme kararının gerekçesi ve icra takibindeki talep şekli bu konuda belirleyici olabilir. Vergisel yükümlülükler bakımından tereddüt yaşanan hallerde, dosyaya özgü değerlendirme yapılması gerekir.

Avukatın Karşı Vekalet Ücretinden Feragat Edebilmesi

Karşı vekalet ücreti avukata ait bir hak olduğundan, avukat kural olarak bu ücretten feragat edip etmeyeceğine kendisi karar verir. Ancak bazı avukatlık ücret sözleşmelerinde, karşı vekalet ücretinin akdi ücrete mahsup edileceği veya müvekkile bırakılacağı yönünde hükümler yer alabilir.

Böyle bir sözleşme hükmü varsa, taraflar arasındaki iç ilişkide bu hüküm geçerli olur; ancak mahkeme kararında ücretin kime ödeneceği yine kanunun genel kuralına göre belirlenir. Uygulamada avukatlar, tahsil ettikleri karşı vekalet ücretini serbest iradeleriyle müvekkile yansıtabilirler; bu bir yasal zorunluluk değil, tarafların kendi aralarındaki anlaşmadır.

Vekalet Ücretinizi Tahmini Olarak Hesaplayın

Dava değerine göre karşı vekalet ücretinin ne şekilde hesaplanacağına dair genel bir fikir edinmek için KCD Hukuk’un vekalet ücreti hesaplama aracı kullanılabilir. Araç, güncel tarife mantığına göre tahmini bir sonuç sunar; kesin tutar dosyanın mahkeme aşamasındaki durumuna göre değişebilir.

Güncel tarife metnine ve resmi duyurulara Türkiye Barolar Birliğinin resmi duyurusundan ulaşılabilir. Hukuki danışmanlık süreçlerinde dosyaya özgü değerlendirme için KCD Hukuk’un Hukuki Danışmanlık uzmanlık alanı incelenebilir.

Vekalet ücretine işleyecek faiz hesaplaması için yasal faiz ve temerrüt faizi yazımıza, güncel Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin resmi metnine ise Türkiye Barolar Birliği’nin resmi sitesinden ulaşabilirsiniz. Tarifenin dayanağı olan Avukatlık Kanunu’nun güncel metnini TBMM mevzuat sayfasından inceleyebilirsiniz.

Karşı vekalet ücretine ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuğun uygulanıp uygulanmayacağı da sorulur; bu konuda ticari davalarda zorunlu arabuluculuk yazımıza bakılabilir. Şirketlerin vekalet ilişkilerini düzenli yürütmesi açısından anonim şirkette avukat bulundurma zorunluluğu konulu yazımız da yol gösterici olabilir. Vekalet ücreti alacağının icra yoluyla tahsili gündeme geldiğinde kambiyo senetlerine özgü takip yazımızdan da faydalanılabilir.

Karşı Taraf Ne Yapacak?

Karşı vekalet ücreti talebinde davayı kaybeden tarafın da bu yükümlülüğe karşı savunma stratejisi bulunur; bu stratejiyi önceden bilmek, hesaplamanın doğru yapıldığının nasıl gösterileceğini netleştirir.

Tarifenin hakkaniyete aykırı olduğu savunması. Yükümlü taraf, hesaplanan tutarın dava değeriyle orantısız olduğunu ileri sürebilir. Bu iddia, tarifenin kanuni dayanağı olan Avukatlık Kanunu ve ilgili yıla ait ücret tarifesi metniyle karşılanır.

Kısmen haklı çıkıldığı için oranlı paylaştırma yapılması gerektiği savunması. Davanın kısmen kabul kısmen ret ile sonuçlandığı durumlarda bu iddia gündeme gelir. Bu durumda hükmedilen ve reddedilen kısımların oranına göre ayrı hesaplama yapılması gerekir.

Vekalet ücretine ayrıca faiz işletilemeyeceği savunması. İcra aşamasında bu itiraz sıkça gündeme gelir. Bu iddia, vekalet ücreti alacağının bağımsız bir alacak kalemi olduğu ve faizine tabi olduğu yönündeki yerleşik uygulamayla karşılanır.

Özel sınırlamaların uygulanması gerektiği savunması. Bu tür itirazlar, davanın niteliğine göre ilgili özel hükümlerin somut olaya uygulanabilirliğinin incelenmesiyle değerlendirilir.

Islah nedeniyle vekalet ücretinin yeniden hesaplanması gerektiği savunması. Dava değerinin ıslahla değiştiği hallerde bu itiraz gündeme gelebilir. Bu durumda vekalet ücretinin hangi dava değeri üzerinden hesaplanacağı, tarihine ve usul kurallarına göre belirlenir.

Hangi itirazın öne çıkacağı, davanın sonucuna ve dava değerine göre değişir; bu nedenle vekalet ücreti hesaplamasının dayanaklarının dosyada net şekilde gösterilmesi önemlidir. Yargılama sürecindeki kısmi kabul veya ıslah gibi işlemlerin tarihlerinin net şekilde kayıt altında tutulması, hangi itirazın öne sürüleceğini önceden değerlendirmeyi kolaylaştırır. Dosyanızın hangi savunmayla karşılaşacağını önceden değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Karşı vekalet ücretini kim öder?

Karşı vekalet ücretini, davayı veya icra takibini kaybeden taraf öder; ücret, mahkemece yargılama gideri olarak hükme bağlanır.

Karşı vekalet ücreti müvekkile mi avukata mı ödenir?

Avukatlık Kanunu m. 164/son uyarınca bu ücret kural olarak avukata aittir, müvekkile değil.

2026 yılında hangi AAÜT uygulanır?

4 Kasım 2025 tarihli ve 33067 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 28 Mart 2026 tarihinde kısmen güncellenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uygulanır.

Mahkeme tarifedeki tutardan farklı bir ücrete hükmedebilir mi?

Evet, mahkeme tarifedeki tutardan az olmamak ve üç katını aşmamak kaydıyla, avukatın emeği ve davanın niteliğine göre farklı bir tutara hükmedebilir.

Nispi ve maktu ücret arasındaki fark nedir?

Maktu ücret sabit bir tutardır ve konusu para ile ölçülemeyen işlerde uygulanır; nispi ücret ise dava değerine bağlı, kademeli oranlarla hesaplanan bir ücrettir.

Davanın kısmen kabul edilmesi vekalet ücretini nasıl etkiler?

Kısmi kabul halinde mahkeme, kabul ve ret oranına göre her iki tarafa da ayrı vekalet ücretine hükmedebilir ve bu tutarlar mahsuplaşabilir.

Karşı vekalet ücreti nasıl tahsil edilir?

Kararın kesinleşmesinin ardından gönüllü ödeme yapılmazsa, ilamlı icra takibi yoluyla tahsil edilebilir.

İstinaf ve temyiz aşamasında ayrı bir vekalet ücreti doğar mı?

Evet, istinaf veya temyiz incelemesi sonunda haksız çıkan taraf, bu aşamalar için AAÜT’te ayrıca düzenlenen vekalet ücretinden de sorumlu tutulabilir.

Avukat karşı vekalet ücretinden feragat edebilir mi?

Ücret avukata ait bir hak olduğundan avukat bu konuda kendi iradesiyle karar verir; sözleşmede aksi bir düzenleme varsa taraflar arasındaki iç ilişkide o hüküm geçerli olur.


Kaynaklar

İlgili Yazılar

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bu yazı 17.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

KCD Hukuk
Büromuz hakkında bilgi alın