
Limited şirket ortaklıktan çıkma, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 638-641. maddelerinde düzenlenmiştir ve ortağın kendi iradesiyle ayrılması (çıkma) ile şirketin ortağı ayırması (çıkarma) olmak üzere iki farklı yol izler. Bu yazıda ortağın hangi hâllerde çıkma hakkını kullanabileceğini, şirketin hangi şartlarla bir ortağı çıkarabileceğini, sürecin adım adım nasıl işlediğini ve ayrılma akçesinin nasıl belirlendiğini güncel mevzuata göre inceliyoruz.
- Ortak, şirket sözleşmesinde öngörülen bir sebebe dayanarak veya haklı sebeple mahkemeden izin alarak şirketten çıkabilir (TTK m.638).
- Şirket, sözleşmede öngörülen sebeple genel kurul kararıyla veya haklı sebeple mahkeme kararıyla bir ortağı çıkarabilir (TTK m.640).
- Çıkma veya çıkarma hâlinde ortağa ödenecek ayrılma akçesi, şirketin gerçek değeri esas alınarak hesaplanır.
- Haklı sebep kavramı kanunda sayılmamıştır; güven ilişkisinin zedelenmesi, sürekli zarar veya şirket amacının gerçekleşememesi gibi durumlar örnek gösterilir.
- Çıkarma davasında ortağın kusuru, mahkemenin haklı sebep değerlendirmesinde belirleyici rol oynar.

Limited Şirkette Ortaklıktan Çıkma Hakkı Nasıl Kullanılır?
TTK m.638 uyarınca ortak, şirket sözleşmesinde kendisine tanınmış bir çıkma hakkına dayanarak veya haklı sebeplerin varlığı hâlinde mahkemeden çıkmasına izin verilmesini isteyerek şirketten ayrılabilir (6102 s. Türk Ticaret Kanunu, mevzuat.gov.tr). Sözleşmesel çıkma hakkı, şirket sözleşmesinde belirli şartlara bağlanmış olabilir; bu şartlar gerçekleştiğinde ortak tek taraflı beyanla çıkabilir.
Sözleşmede çıkma hakkı öngörülmemişse ortak, haklı sebebe dayanarak dava yoluyla çıkma izni talep etmek zorundadır. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sürdürülüp sürdürülemeyeceğini değerlendirir.
Mahkemeden çıkma izni talep eden ortağın, davasını açarken hem haklı sebebi hem de bu sebebin kendisi açısından ortaklığın devamını çekilmez hâle getirdiğini somut olgularla ortaya koyması gerekir; yalnızca genel ve soyut anlatımlar mahkemeyi ikna etmeye yetmez. Dava süresince ortak, şirketteki payına ilişkin haklarını (kâr payı, oy hakkı gibi) kural olarak kullanmaya devam eder.
Bir Ortak Çıkmak İsterse Diğer Ortaklar Ne Yapabilir?
TTK m.639’a göre bir ortağın çıkma hakkını kullanması üzerine, diğer ortaklar da haklı sebeplerin kendileri açısından da geçerli olduğunu ileri sürerek aynı koşullarda çıkmaya katılma hakkına sahiptir. Bu düzenleme, tek bir ortağın çıkışının şirket yapısında dengesizlik yaratmasını önlemeyi amaçlar.
Çıkmaya katılma talebi, esas çıkma talebiyle aynı usul ve süre şartlarına tabidir; mahkeme her iki talebi birlikte değerlendirerek karar verir.
Bu düzenleme özellikle az sayıda ortağı bulunan limited şirketlerde önemlidir; zira tek bir ortağın çıkışı, kalan ortaklar için de şirketin geleceğine dair benzer güven kaybını tetikleyebilir. Çıkmaya katılma talebinde bulunan ortağın da kendi haklı sebebini ayrıca ve bağımsız olarak ispatlaması gerektiği unutulmamalıdır.
Şirket Bir Ortağı Hangi Şartlarla Çıkarabilir?
TTK m.640 uyarınca şirket, sözleşmede öngörülen bir sebebin varlığı hâlinde genel kurul kararıyla veya haklı sebebin varlığı hâlinde mahkeme kararıyla bir ortağı şirketten çıkarabilir. Genel kurul kararıyla çıkarmada, sözleşmede öngörülen sebebin gerçekleştiğinin ispatı ve kararın gerekli nisapla alınması aranır. Çıkarılacak ortağın genel kurulda bu konudaki oylamaya katılıp katılamayacağı, TTK’nın genel oydan yoksunluk hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir; kural olarak kendisiyle ilgili kararlarda ortak oy kullanamaz.
| Yol | Dayanak | Karar Mercii |
|---|---|---|
| Sözleşmesel çıkma | TTK m.638/1 | Ortağın tek taraflı beyanı |
| Haklı sebeple çıkma | TTK m.638/2 | Mahkeme |
| Sözleşmesel çıkarma | TTK m.640/1 | Genel kurul |
| Haklı sebeple çıkarma | TTK m.640/3 | Mahkeme |
| Sermaye payının devri | TTK m.595 | Devir sözleşmesi + genel kurul onayı |
| Anonim şirkette haklı sebeple | TTK m.531 | Mahkeme (asgari sermaye payı şartıyla) |
Haklı Sebep Kavramı Nasıl Değerlendirilir?
Kanun, haklı sebebi somut olarak tanımlamamış; bu değerlendirmeyi mahkemenin takdirine bırakmıştır. Uygulamada ortaklar arasındaki güven ilişkisinin ciddi biçimde zedelenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, şirket amacının gerçekleşmesinin imkansız hâle gelmesi veya bir ortağın şirkete zarar verecek davranışlarda bulunması haklı sebep örnekleri arasında sayılır.
Mahkeme, haklı sebebin varlığını değerlendirirken tarafların durumunu, şirketin büyüklüğünü ve ortaklar arasındaki ilişkinin niteliğini birlikte dikkate alır. Bu nedenle her dosyanın kendi somut koşulları içinde ayrıca incelenmesi gerekir. Haklı sebep kavramına ilişkin güncel içtihatlara Yargıtay karar arama sisteminden ulaşılabilir.
Temsili örnek: İki ortaklı bir limited şirkette ortaklardan birinin şirket kasasından usulsüz para çekmesi ve bu durumun genel kurulda tespit edilmesi hâlinde, diğer ortak bu davranışı haklı sebep göstererek çıkarma davası açabilir; mahkeme bu tür bir iddiayı muhasebe kayıtları ve incelemesiyle değerlendirir. Bu örnek tamamen kurgusal ve temsilidir, gerçek bir müvekkil veya dosyaya ait değildir.


Çıkma veya Çıkarma Davası Süreci Adım Adım
Haklı sebeple çıkma veya çıkarma sürecinin sonuçlanması, birbirini izleyen aşamalardan oluşur; her aşamada toplanan delil ve belgeler, davanın sonucunu doğrudan etkiler.
1. Haklı Sebebin Tespiti ve Belgelenmesi
Ortak veya şirket, güven ilişkisinin zedelenmesi, sürekli zarar veya benzer bir haklı sebebin varlığını gösteren yazışma, genel kurul tutanağı, mali tablo gibi belgeleri bir araya getirmelidir.
2. İhtarname veya Genel Kurul Süreci
Sözleşmesel çıkarmada önce genel kurul toplantıya çağrılır ve karar gerekli nisapla alınır; haklı sebeple çıkma veya çıkarmada ise dava öncesi ihtarname gönderilmesi, tarafların pozisyonlarını netleştirmesi açısından faydalı olabilir.
3. Dava Dilekçesinin Hazırlanması
Dilekçede haklı sebebi oluşturan somut olaylar tarih sırasına göre anlatılmalı ve her iddia için ilgili delil açıkça gösterilmelidir; soyut ve genel ifadelerle hazırlanan dilekçeler ispat açısından zayıf kalır. Ticari uyuşmazlıklarda olan zorunlu uygulamasının hangi davaları kapsadığı hakkında ayrı bir yazımızı inceleyebilirsiniz.
4. Asliye Ticaret Mahkemesinde Yargılama
Dava, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde görülür; taraflar duruşmalarda delillerini sunar ve karşı tarafın delillerine itiraz edebilir.
5. Bilirkişi İncelemesi ve Şirket Değerlemesi
Mahkeme, hem haklı sebebin varlığını hem de ayrılma akçesine esas olacak şirket değerini tespit etmek üzere mali müşavir veya değerleme uzmanı bilirkişi görevlendirir.
6. Karar ve Ayrılma Akçesinin Ödenmesi
Mahkeme kararının kesinleşmesiyle birlikte ortak şirketten ayrılmış sayılır ve tespit edilen ayrılma akçesi, kararda belirtilen usul ve vadede kendisine ödenir.
Çıkan Ortağın Şirket Borçlarından Sorumluluğu Devam Eder mi?
Şirketten çıkan veya çıkarılan ortağın, ayrılmadan önce doğmuş şirket borçlarına ilişkin sorumluluğu ayrılma tarihiyle birlikte tamamen sona ermez; bu sorumluluk, ayrılma tarihinden itibaren belirli bir süreyle sınırlı olarak devam edebilir. Bu düzenleme, alacaklıların şirketteki ortak değişikliklerinden olumsuz etkilenmemesini amaçlar.
Ayrıca 6183 sayılı Kanun m.35 uyarınca limited şirket ortakları, şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarından (vergi, sigorta primi gibi) sermaye payları oranında sorumludur; payını devreden ortak, devirden önceki döneme ait kamu alacaklarından devralanla birlikte müteselsilen sorumlu tutulabilir. Bu nedenle ortaklıktan çıkma kararı alınmadan önce şirketin güncel mali ve vergisel durumunun incelenmesi önemlidir.
Ayrılma Akçesi Nasıl Hesaplanır?
Çıkan veya çıkarılan ortağa, payının şirketteki gerçek değerine karşılık gelen bir ayrılma akçesi ödenir; bu değer, şirketin defter değeri değil, gerçek (piyasa) değeri esas alınarak bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Şirket sözleşmesinde ayrılma akçesinin hesaplanma yöntemi önceden belirlenmişse, kural olarak bu yöntem uygulanır.
Ayrılma akçesinin ödenmemesi veya geç ödenmesi hâlinde ortak, alacağını ayrı bir dava veya icra takibiyle talep edebilir; bu alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilebilir. Alacağın icra yoluyla tahsili sürecine ilişkin ayrıntılı bilgi için ticari alacağın tahsili yazımızı, genel kurumsal danışmanlık ihtiyaçlarınız için şirketler hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Ayrılma Akçesinin Ödenme Zamanı Ne Zaman Doğar?
Ayrılma akçesine ilişkin alacak, kural olarak ortağın şirketten çıkışının kesinleştiği (mahkeme kararının kesinleşmesi veya genel kurul kararının kesinleşmesi) tarihte muaccel hâle gelir; şirket sözleşmesinde farklı bir vade veya taksitlendirme öngörülmüşse bu düzenleme esas alınır. Şirketin mali durumunun ayrılma akçesini tek seferde ödemeye elverişli olmadığı durumlarda, mahkeme veya taraflar makul bir ödeme planı üzerinde de anlaşabilir.
Ayrılma Akçesinin Şirket Sermayesine Etkisi
Şirket, ayrılma akçesini öz kaynaklarından karşılayamıyorsa sermaye azaltımı yoluna gidebilir; ancak bu durumda alacaklıların korunmasına ilişkin TTK hükümleri (ilan, itiraz süresi gibi) ayrıca uygulanır. Bu nedenle özellikle küçük ölçekli limited şirketlerde ayrılma akçesinin finansmanı, çıkma veya çıkarma kararı alınmadan önce mutlaka değerlendirilmesi gereken bir husustur.
Çıkma ve Çıkarma Davalarında Süreç Nasıl İşler?
Haklı sebeple çıkma veya çıkarma davaları asliye ticaret mahkemesinde görülür; dava dilekçesinde haklı sebebi oluşturan olaylar somut biçimde ortaya konmalı ve delillerle desteklenmelidir. Mahkeme, gerekirse şirketin mali durumunu incelemek üzere bilirkişi görevlendirir.
Dava sürecinde şirketin normal faaliyetlerinin aksamaması için talep edilmesi de mümkündür; ancak bu talebin kabulü, somut olayın koşullarına ve tedbirin gerekliliğinin ispatına bağlıdır.
Dava süresince ortaklar arasındaki anlaşmazlığın şirketin günlük yönetimini kilitlemesini önlemek amacıyla, taraflardan biri geçici bir kayyım atanmasını da talep edebilir; mahkeme bu talebi, şirketin yönetiminde fiilen bir tıkanma olduğunun ispatlanması hâlinde değerlendirir. Bu tür geçici tedbirler, esas dava sonuçlanana kadar şirketin faaliyetlerinin sürdürülebilmesini sağlamayı amaçlar.
Anonim Şirketlerde Durum Farklı mıdır?
Türk Ticaret Kanunu, limited şirketlerdeki gibi bir “ortaklıktan çıkma/çıkarma” mekanizmasını anonim şirketler için ayrıca düzenlememiştir; anonim şirket pay sahipleri paylarını devrederek şirketten ayrılabilir. Haklı sebeplerin bulunduğu durumlarda ise TTK m.531 uyarınca sermayenin en az onda birini (halka açık şirketlerde yirmide birini) temsil eden pay sahipleri şirketin haklı sebeple feshini mahkemeden isteyebilir.
Limited şirkette ise TTK m.636 kapsamındaki haklı sebeple fesih davası, sermaye payı şartı aranmaksızın her ortak tarafından açılabilir; bu da limited şirket ortaklarına anonim şirket pay sahiplerine göre daha geniş bir dava açma imkanı tanır. Mahkeme, her iki şirket türünde de feshi son çare olarak görür ve ortağın payının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılması gibi alternatif çözümlere hükmedebilir. Anonim şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu gibi kurumsal yükümlülükler hakkında konuya özel yazımızı da inceleyebilirsiniz.
Esas Sermaye Payının Devri Alternatif Bir Yol mudur?
TTK m.595 uyarınca limited şirkette esas sermaye payının devri, noter onaylı bir devir sözleşmesi ile yapılır ve şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse genel kurulun onayına tabidir; bu onay alınmadan devir şirkete karşı hüküm ifade etmez. Pay devri, ortağın dava açmadan ve haklı sebep ispatlamadan şirketten ayrılabilmesini sağlayan pratik bir alternatiftir, ancak alıcı bulunması ve fiyat konusunda anlaşma sağlanması şartına bağlıdır.
Çıkma veya Çıkarma Kararına Karşı Hangi Hukuki Yollara Başvurulur?
Genel kurulun sözleşmede öngörülen bir sebebe dayanarak aldığı çıkarma kararına karşı ortak, kararın kendisine tebliğinden itibaren 3 ay içinde iptal davası açabilir (TTK m.622 ile m.445 vd. atfı); TTK’daki bu tür değişiklikler Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girer. Bu davada kararın usule ve sözleşmeye uygun alınıp alınmadığı, öngörülen sebebin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği incelenir.
Haklı sebeple çıkma veya çıkarmada zaten mahkeme kararı arandığından, bu kararlara karşı olağan kanun yolları (, ) işletilir. Her iki durumda da dava dilekçesinin somut ve delillerle desteklenmiş olması, sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Dava sonucunda hükmedilecek karşı vekâlet ücretinin hangi tarafa ait olacağı merak edilen bir diğer konudur; ayrıntılar için ayrı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Çıkma/Çıkarma Davası ile Şirketin Feshi Davası Arasındaki Fark Nedir?
TTK m.636 uyarınca haklı sebeplerin varlığı hâlinde her ortak, şirketin feshini mahkemeden isteyebilir; ancak mahkeme, fesih yerine davacı ortağın payının gerçek değeri ödenerek şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun başka bir çözüme de karar verebilir. Bu düzenleme, fesih davasının aslında çoğu zaman bir çıkarma davasına dönüşebileceğini gösterir ve mahkemeye geniş bir takdir yetkisi tanır.
Uygulamada, tek bir ortağın diğer ortaklarla anlaşamadığı ve şirketin tamamen sona ermesinin ekonomik açıdan istenmediği durumlarda, davacı taraf doğrudan çıkma izni talebiyle dava açmayı, şirketin varlığını sürdürmesi açısından daha isabetli bulabilir. Hangi talebin seçileceği, somut olayın koşullarına ve tarafların şirketin devamına ilişkin niyetlerine göre değerlendirilmelidir.
Şirket Sözleşmesinde Çıkma/Çıkarma Şartları Nasıl Düzenlenmeli?
Limited şirket sözleşmesinde çıkma ve çıkarma sebeplerinin önceden açık ve net biçimde belirlenmesi, ileride ortaklar arasında yaşanabilecek uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan çözülmesini kolaylaştırır. Ayrılma akçesinin hesaplanma yöntemi, ödeme vadesi ve varsa taksitlendirme imkanı gibi konuların sözleşmede önceden düzenlenmesi de uygulamada sıkça karşılaşılan uyuşmazlıkları azaltır.
Şirket kuruluşu veya sözleşme değişikliği aşamasında bu hükümlerin bir avukat gözetiminde hazırlanması; meslek kurallarına ilişkin genel bilgiye Türkiye Barolar Birliği’nin sitesinden ulaşılabilir. Bu hazırlık, hem ortakların hem de şirketin uzun vadeli çıkarlarını korur. Kurumsal danışmanlık kapsamında sözleşme hükümlerinin gözden geçirilmesi, olası bir çıkma veya çıkarma sürecinin öngörülebilir ve daha az maliyetli ilerlemesini sağlar.
Sözleşmede Yer Alması Önerilen Başlıklar
İyi hazırlanmış bir limited şirket sözleşmesinde çıkma ve çıkarma sebepleri, ayrılma akçesinin hesaplanma yöntemi (bağımsız denetim, bilirkişi veya önceden belirlenmiş bir formül), ödeme vadesi ve gecikme hâlinde uygulanacak faiz oranı gibi başlıkların ayrı ayrı düzenlenmesi önerilir. Ayrıca hangi hâllerin genel kurul kararıyla, hangilerinin doğrudan mahkeme kararıyla sonuçlanacağının açıkça ayrılması, sürecin başında yaşanabilecek usul tartışmalarını azaltır.
Sözleşmede bu başlıkların eksik olması, uyuşmazlık çıktığında tarafları doğrudan kanunun genel hükümlerine ve mahkeme takdirine bağımlı hâle getirir; bu da hem süreci uzatır hem de sonucun öngörülebilirliğini azaltır. Bu nedenle yeni kurulan veya sözleşmesi güncellenmemiş limited şirketlerin bu başlıkları gözden geçirmesi tavsiye edilir.
Karşı Taraf Ne Yapacak?
Bir uyuşmazlıkta yalnızca kendi haklılığınızı bilmek yeterli değildir; karşı tarafın da kendine göre bir savunma stratejisi vardır ve bu stratejiye önceden hazırlıklı olmak sürecin nasıl ilerleyeceğini büyük ölçüde belirler. Aşağıdaki savunmalar, bu tür dosyalarda sıkça karşılaşılan tipik itirazlardır; hangisinin sizin dosyanızda gündeme geleceği elinizdeki belgelere ve olayların akışına bağlıdır.
Çıkarma kararı haklı bir sebebe (sadakat borcunun ihlali, rekabet yasağına aykırılık vb.) dayanmaktadır.
Şirket genel kurul tutanağı, yazışmalar ve tanık beyanlarıyla haklı sebebin varlığını ispatlar. Ortak ise iddia edilen fiilin gerçekleşmediğini veya orantısız değerlendirildiğini gösteren karşı delillerle savunma yapar. Fiilin şirkete verdiği zararın büyüklüğü de mahkemece ayrıca değerlendirilir.
Ayrılma akçesi doğru şekilde hesaplanmıştır.
Şirket, bilanço ve gerçek değer tespiti bilirkişi raporuna dayanarak hesaplamayı savunur. Ortak, şirketin gerçek değerinin farklı olduğunu gösteren ayrı bir değerleme raporu talep edebilir. Değerleme tarihinin hangi bilanço dönemine denk geldiği hesaplamayı doğrudan etkiler.
İptal davası süresinde açılmamıştır.
Kararın tebliğ tarihi ile dava açılış tarihi karşılaştırılarak üç aylık sürenin dolup dolmadığı incelenir. Kararın ortağa usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği de bu değerlendirmenin bir parçasıdır.
Genel kurul kararı usulüne uygun alınmıştır.
Toplantı ve karar nisabı ile çağrı usulü genel kurul tutanağı üzerinden incelenir. Ortak, usulsüzlük iddiasını toplantı tutanağı ve hazirun cetveliyle destekleyebilir. Çağrının süresinde ve doğru şekilde yapılıp yapılmadığı da ayrıca incelenir.
Bu savunmalardan hangisinin öne çıkacağı, dosyanın somut şartlarına, elinizdeki belgelere ve olayların gerçekleştiği sıraya göre değişir. Bazı dosyalarda karşı taraf tek bir savunmaya yoğunlaşırken, bazılarında birkaç itirazın birlikte ileri sürüldüğü görülür. Bu nedenle olası bir savunmayı önceden etkisiz kılacak delillerin dava veya takip aşamasına geçilmeden önce toplanması, sürecin seyrini doğrudan etkiler. Dosyanızın hangi savunmayla karşılaşacağını önceden değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Limited şirkette ortak istediği zaman çıkabilir mi?
Hayır; ancak şirket sözleşmesinde çıkma hakkı tanınmışsa veya haklı sebep varsa mahkemeden izin alınarak çıkılabilir.
Çıkarılan ortak itiraz edebilir mi?
Evet; sözleşmesel çıkarmada genel kurul kararının iptali davası açılabilir, haklı sebeple çıkarmada zaten mahkeme kararı arandığından süreç yargı denetimindedir.
Ayrılma akçesi şirketin defter değerine göre mi hesaplanır?
Hayır; kural olarak şirketin gerçek (piyasa) değeri esas alınır, sözleşmede farklı bir yöntem kararlaştırılmışsa o yöntem uygulanabilir.
Haklı sebep kanunda sayılmış mıdır?
Hayır; kanun haklı sebebi tanımlamamıştır, mahkeme somut olayın koşullarına göre değerlendirme yapar.
Çıkma davası hangi mahkemede açılır?
Haklı sebeple çıkma ve çıkarma davaları asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Bir ortak çıkarsa diğer ortaklar da çıkabilir mi?
Evet; TTK m.639 uyarınca diğer ortaklar aynı koşullarla çıkmaya katılma talebinde bulunabilir.
Çıkan ortağın şirket borçlarından sorumluluğu devam eder mi?
Evet, kısmen; ayrılmadan önce doğmuş borçlardan sorumluluk, ayrılma tarihinden itibaren belirli bir süreyle sınırlı olarak devam edebilir.
Ortaklıktan çıkma, sermaye payının geri alınması anlamına mı gelir?
Hayır; ortak payını şirkete iade eder ve karşılığında sermaye payı tutarı değil, şirketin gerçek değerine göre hesaplanan ayrılma akçesini alır.
Süre Tablosu
| Süre | Ne kadar | Başlangıç |
|---|---|---|
| Çıkarma kararına karşı iptal davası | 3 ay | Kararın kendisine tebliğinden itibaren |
Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Yargıtay Karar Arama Sistemi
- Resmi Gazete (resmigazete.gov.tr)
- Türkiye Barolar Birliği
İlgili Yazılar
- Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk: Kapsam, Süre, Son Tutanak
- Yasal Faiz, Temerrüt Faizi ve Avans Faizi: Farkları
- Ticari Alacağın Tahsili: İhtardan İcraya Adım Adım Süreç
- Anonim Şirkette Avukat Bulundurma Zorunluluğu (2026)
- Karşı Vekalet Ücretini Kim Öder? (2026 AAÜT Rehberi)
- Marka Başvurusuna İtiraz ve Benzerlik Değerlendirmesi
- İş Kazası Sonrası Hak Kaybını Önleyen Adımlar
- İşe İade Davası 2026: Şartlar, Süreler, Arabuluculuk
- Kıdem Tazminatı Hangi Hâllerde Ödenmez? (2026)
- Genel Kurul Kararının İptali Davası: Süre ve Hak Sahipleri
- Şirket Birleşme ve Devralmalarında Hukuki Durum Tespiti
- Şirket Ortağının Kişisel Sorumluluğu ve Perdenin Kaldırılması
- TSRS: Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Şirketlerin Yükümlülüğü
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazı 17.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Av. Mehmet İlker Dinç
Sigorta Hukuku, Tazminat Hukuku, İş Hukuku, Şirketler Hukuku, Kurumsal Danışmanlık
Avukat profilini görüntüleyin





