Makale · 27.09.2026

Avukatla Temsil Zorunlu mu? Hangi Davalarda Gerekir?

Avukatla temsil konusunu simgeleyen bronz adalet heykeli ve terazi

Avukatla temsil, Türk hukukunda kural olarak zorunlu değildir: dava açma yeteneği olan herkes davasını kendisi açabilir ve takip edebilir. Ancak ceza yargılamasındaki zorunlu müdafilik, belirli suçların mağdurları için vekil görevlendirilmesi ve bazı şirketlerin sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü gibi önemli istisnalar vardır.

Aşağıda genel kuralı, istisnaları, hâkimin hangi durumlarda avukat tutulmasını isteyebileceğini ve davayı bizzat takip etmenin usul risklerini açıklıyoruz. Amaç, hangi dosyada avukat zorunluluğu bulunduğunu ve bulunmadığında nelere dikkat edilmesi gerektiğini netleştirmektir.

Önemli Çıkarımlar

  • Dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir (6100 s. HMK md. 71).
  • Başkasının hakkını mahkemede dava etmek ve savunmak yalnız baroda yazılı avukatlara aittir (1136 s. Av. K. md. 35/1).
  • Çocuk, malul veya sağır ve dilsiz şüpheli ile alt sınırı 5 yıldan fazla hapis gerektiren suçlarda müdafi istem aranmadan atanır (5271 s. CMK md. 150).
  • Hâkim, davasını takip edecek yeterlikte olmayan tarafa vekil ile takip etmesi için süre verebilir (HMK md. 80).
  • Vekil ile takip edilmeyen davada kazanan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez (HMK md. 330).

Avukatla Temsil Zorunlu mu? Genel Kural Nedir?

Hayır, genel kural avukatla temsilin zorunlu olmamasıdır. 6100 s. HMK md. 71 uyarınca dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir. 1136 s. Av. K. md. 35/3 de dava açmaya yeteneği olan herkesin kendi davasına ait evrakı düzenleyebileceğini ve işini bizzat takip edebileceğini belirtir.

Bu kural hukuk davalarının yanında idari yargı, icra takipleri ve için de geçerlidir. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru veya tüketici hakem heyetine başvuru gibi yollar da avukat aracılığı olmadan kullanılabilir. Zorunluluk, ancak kanunun açıkça öngördüğü durumlarda doğar ve bu durumların çoğu ceza yargılamasında toplanır.

Davayı bizzat takip etmek ne anlama gelir?

Davayı bizzat takip, dilekçeleri kendisinin yazması, duruşmalara katılması, delilleri bildirmesi, raporuna itiraz etmesi ve kanun yollarına başvurması demektir. Kanun bu hakları avukatı olmayan tarafa da aynen tanır; ancak aynı yükümlülükleri de yükler. HMK md. 94 uyarınca kanunun belirlediği süreler kesindir ve süresinde yapılmayan işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Avukatın bulunmaması bu sürelerde bir esneklik sağlamaz.

Başkasını temsil yetkisi kime aittir?

Av. K. md. 35/1, kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermenin, mahkeme ve hakem önünde gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmenin ve savunmanın, adli işlemleri takip etmenin yalnız baroda yazılı avukatlara ait olduğunu düzenler. Bu nedenle bir akraba veya arkadaş, avukat değilse, başkası adına dava takip edemez. Veli, vasi veya kayyım gibi kanuni temsilciler ile tüzel kişinin organları ise temsil yetkisini ilgili kanunlardan alır.

Alan Avukat zorunlu mu? Dayanak
Hukuk davaları (boşanma, alacak, tazminat vb.) Hayır; taraf davayı bizzat takip edebilir HMK md. 71, Av. K. md. 35/3
Ceza davasında şüpheli veya sanık Belirli hâllerde istem aranmadan müdafi atanır CMK md. 150/2-3
Ceza davasında belirli suçların mağduru İstem üzerine veya istem aranmadan vekil atanır CMK md. 234, 239
Arabuluculuk müzakereleri Hayır; taraf bizzat katılabilir 6325 s. HUAK md. 15/6
Belirli sermayedeki anonim şirketler, 100 ve üzeri üyeli yapı kooperatifleri Sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü Av. K. md. 35/3
Hâkimin yeterlik kararı Hâkim vekil ile takip için süre verebilir HMK md. 79/2, 80

Ceza Davalarında Zorunlu Müdafilik Hangi Hâllerde Uygulanır?

5271 s. CMK md. 150/2 uyarınca müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuksa, kendisini savunamayacak derecede malulse veya sağır ve dilsizse istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Md. 150/3 aynı kuralı alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan yürütülen soruşturma ve kovuşturmalara uygular.

Zorunlu müdafi dışında müdafi istenebilir mi?

Evet. CMK md. 150/1 uyarınca şüpheli veya sanıktan önce kendisine bir müdafi seçmesi istenir; müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi hâlinde müdafi görevlendirilir. Bu nedenle zorunlu müdafilik kapsamına girmeyen suçlarda da kişi talep ederek baro tarafından görevlendirilen bir avukattan yararlanabilir. Zorunlu müdafi, ifade ve sorgu sırasında da hazır bulunur; bu aşamadaki haklar için şüphelinin ilk 24 saatteki haklarını anlatan yazımıza bakabilirsiniz.

Mağdur vekili ne zaman görevlendirilir?

CMK md. 234 ve 239 uyarınca cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, ısrarlı takip, kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, vekili bulunmayan mağdur baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir. Mağdur on sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malulse mağdur vekili istem aranmadan görevlendirilir (md. 234/2).

Davayı bizzat takip etmeden önce hukuki görüş alan iki kişi

Hâkim Tarafa Avukat Tutmasını Söyleyebilir mi?

Evet, iki istisnai durumda. HMK md. 80 uyarınca hâkim, taraflardan birinin davasını bizzat takip edecek yeterlikte olmadığını görürse uygun bir süre tanıyarak davasını vekil aracılığıyla takip etmesine karar verebilir. HMK md. 79/2 ise duruşmada uygun olmayan tutum ve davranışta ısrar eden taraf için aynı imkânı tanır.

Her iki durumda da karara uyulmamasının sonucu ağırdır: taraf hakkında yokluğu hâlindeki hükümlere göre işlem yapılır. Yokluk hükümleri, HMK md. 150 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması veya yargılamaya o tarafın yokluğunda devam edilmesi sonucunu doğurabilir. Maddi imkânı olmayan taraf bu durumda adli yardım yoluyla avukat temini isteyebilir; bu imkânın şartlarını adli yardımdan kimlerin yararlanabileceğini anlatan yazımızda açıkladık.

Hangi Şirketler Sözleşmeli Avukat Bulundurmak Zorundadır?

1136 s. Av. K. md. 35/3 uyarınca kanunda öngörülen asgari esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu yükümlülük, dava açılıp açılmamasından bağımsızdır.

Sözleşmeli avukat yükümlülüğüne aykırılığın yaptırımı

Yükümlülüğe aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından, sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, suç tarihinde yürürlükte bulunan asgari ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idari para cezası verilir. Yükümlülüğün hangi sermaye eşiğinden itibaren doğduğu ve güncel sermaye tutarlarıyla ilişkisi anonim şirkette avukat bulundurma zorunluluğu yazımızda ayrıca incelenmiştir. Bu yükümlülük, şirketin her davada avukatla temsil edilmesi gerektiği anlamına gelmez; şirket davalarında da HMK md. 71’deki genel kural geçerlidir.

İdari Yargıda, İcra Takibinde ve Arabuluculukta Durum Nedir?

Bu alanlarda da avukat zorunluluğu yoktur. 2577 s. İYUK md. 31, tarafların vekilleri konusunda HMK hükümlerine atıf yaptığından idari davalar da HMK md. 71’deki genel kurala tabidir. 6325 s. HUAK md. 15/6 uyarınca taraflar arabuluculuk müzakerelerine bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir.

İcra takibi de alacaklı tarafından bizzat başlatılabilir ve yürütülebilir; Av. K. md. 35/3’teki genel kural burada da geçerlidir. Ancak takibe itiraz edilmesi hâlinde veya kaldırılması gibi yargısal aşamalara geçilir ve süreler kısalır. Borçlu tarafta da durum aynıdır: ödeme emrine itiraz süresini kaçıran borçlunun sonradan başvurabileceği yollar sınırlıdır. İtiraz sürelerinin işleyişini icra takibine itiraz süresi rehberimizde ayrıntılı olarak ele aldık.

Arabuluculuğun olduğu uyuşmazlıklarda, avukatla katılmak zorunlu olmasa da anlaşma belgesinin içeriği sonradan dava açma imkânını etkiler; HUAK md. 18/5 uyarınca üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Bu nedenle belgeyi imzalamadan önce kapsamının dikkatle okunması gerekir. Konunun ayrıntıları ticari davalarda zorunlu arabuluculuk yazımızda yer alır.

Şirket dosyası üzerinde çalışan sözleşmeli avukat ve tokmak

Avukatsız Dava Takibinin Usul Riskleri Nelerdir?

En büyük risk kesin sürelerdir. HMK md. 94 uyarınca kanunun belirlediği süreler kesindir; süresi md. 345 uyarınca ilamın tebliğinden itibaren iki haftadır. Dava dilekçesinin md. 119’daki unsurları taşıması, iddiaların ve delillerin açıkça gösterilmesi de aranır. Avukatı olmayan taraf bu kurallardan muaf değildir.

Bazı hataların telafisi sınırlıdır. HMK md. 176 uyarınca aynı davada yoluna ancak bir kez başvurulabilir. Md. 119/2 uyarınca dilekçedeki belirli eksiklikler için verilen bir haftalık kesin süre kaçırılırsa dava açılmamış sayılır. Dilekçede dava konusunun değeri, vakıalar, deliller veya hukuki sebepler hiç gösterilmemişse bu eksikliklerin sonuçları dava boyunca hissedilebilir.

Bir diğer önemli konu masraf dengesidir. HMK md. 330 uyarınca vekalet ücretine yalnızca vekil ile takip edilen davalarda taraf lehine hükmedilir. Davasını avukatsız takip edip kazanan taraf lehine vekalet ücreti hükmedilmez; buna karşılık karşı taraf avukatla temsil ediliyorsa ve dava kaybedilirse, avukatsız taraf karşı vekalet ücretine mahkûm edilebilir. Bu ücretin nasıl belirlendiği karşı vekalet ücreti rehberimizde, tarifenin hukuki niteliği ise avukatlık asgari ücret tarifesi yazımızda anlatılmıştır.

Avukat tutulursa vekaletname ibrazı

Avukatla çalışmaya karar verildiğinde avukat, HMK md. 76 uyarınca noter tarafından onaylanan veya düzenlenen vekaletnamenin aslını ya da kendisinin onayladığı örneğini dosyaya sunmak zorundadır. Vekaletname ibrazı yapılmadan dava açılamaz; gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme kesin süre vererek işleme izin verebilir (md. 77/1). Vekaletnamenin nasıl çıkarıldığını genel ve özel vekaletname farkını anlatan yazımızda ayrıca ele alıyoruz.

Dava Sürerken Avukat Tutmak veya Değiştirmek Mümkün mü?

Mümkündür, ancak yargılama bu nedenle beklemez. HMK md. 77/3 uyarınca bir tarafın avukat tutmak istemesi sebebiyle yargılama hiçbir şekilde başka bir güne bırakılamaz. Md. 77/4’e göre avukatın istifası, azli veya dosyayı incelememiş olması da kural olarak erteleme sebebi değildir; geçerli bir özür varsa hâkim bir defaya mahsus kısa süre verebilir.

Vekilin değişmesi de belirli sürelere bağlıdır. HMK md. 81 uyarınca azil veya istifanın mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm doğurması için dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi gerekir. Md. 82’ye göre istifa eden vekilin görevi, istifanın müvekkile tebliğinden itibaren iki hafta devam eder. Md. 83’e göre vekilini azleden taraf, davayı takip etmez ve iki hafta içinde başka bir vekil de görevlendirmezse yokluk hükümleri uygulanır. Bu iki haftalık süreler, avukat değişikliğinin zamanlamasında dikkate alınmalıdır.

Usul kurallarını ve kesin süreleri simgeleyen deri ciltli hukuk kitapları

Maddi İmkânı Yetersiz Olan Kişi Avukata Nasıl Ulaşır?

Hukuk davalarında HMK md. 335/1-ç uyarınca adli yardım kararı, davanın avukat ile takibi gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temini sağlar. Ayrıca 1136 s. Av. K. md. 176 vd. uyarınca baroların adli yardım bürolarına doğrudan başvurulabilir. Ceza yargılamasında ise mali durum aranmaksızın CMK md. 150 ve 234 kapsamında görevlendirme yapılır.

Adli yardımla görevlendirilen avukatın ücreti HMK md. 340 uyarınca yargılama gideri olarak Hazineden ödenir ve dava sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilebilir. Başvuru, harç ve masraf yapılmadan önce sunulmalıdır; çünkü HMK md. 337/3 uyarınca adli yardım daha önce yapılan giderleri kapsamaz. Harçlar yatırıldıktan sonra hangi kalemlerin geri alınabileceğini dava harçlarının iadesi yazımızda açıklıyoruz.

Avukatla Çalışıp Çalışmamaya Karar Verirken Hangi Sorular Sorulmalı?

Kanun çoğu davada tercihi tarafa bırakır; bu nedenle karar, dosyanın niteliğine ve karşı tarafın durumuna göre verilmelidir. Aşağıdaki sorular, HMK md. 94, 176 ve 330 gibi hükümlerin somut dosyada nasıl bir risk oluşturduğunu değerlendirmeye yardımcı olur. Somut durumun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.

  • Dosyada bilirkişi incelemesi, veya tanık dinlenmesi gibi teknik tahkikat işlemleri var mı?
  • Karşı taraf avukatla temsil ediliyor mu? Dava kaybedilirse karşı vekalet ücreti riski doğar (HMK md. 330).
  • Dava değeri doğru belirlenebiliyor mu ve harç hesabı biliniyor mu? Tahmini harç için harç hesaplama sayfası kullanılabilir.
  • Suç alt sınırı beş yılı aşıyor mu veya şüpheli çocuk mu? Bu durumda zorunlu müdafilik kendiliğinden devreye girer (CMK md. 150).
  • Şirket veya yapı kooperatifi, Av. K. md. 35/3 kapsamında sözleşmeli avukat bulundurmakla yükümlü mü?

Hukuki danışmanlık kapsamındaki diğer konular için hukuki danışmanlık uzmanlık sayfamızı inceleyebilir, ekip bilgisine ekibimiz sayfasından ulaşabilirsiniz. İlgili hükümlerin tam metni 6100 sayılı HMK ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu içinde yer alır.

Sıkça Sorulan Sorular

Avukatla temsil konusunda en sık sorulan soruları aşağıda kısa yanıtlarla topladık. Yanıtlar 6100 sayılı HMK, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve 5271 sayılı CMK hükümlerine dayanır. Genel sorular için sıkça sorulan sorular sayfasına bakabilirsiniz. Her dosyanın usul riski farklı olduğundan somut durumunuzun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.

Boşanma davası avukatsız açılabilir mi?

Evet. HMK md. 71 ve Av. K. md. 35/3 uyarınca dava açma yeteneği olan herkes davasını bizzat açıp takip edebilir; boşanma davası için avukat zorunluluğu yoktur. Anlaşmalı boşanmada tarafların duruşmada bizzat dinlenmesi de zaten aranır.

Ağır ceza davasında avukat zorunlu mu?

Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda CMK md. 150/3 uyarınca müdafii bulunmayan şüpheli veya sanığa istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Bu kural, suçun hangi mahkemede görüldüğüne değil cezanın alt sınırına bağlıdır.

Arkadaşım veya akrabam beni mahkemede temsil edebilir mi?

Kural olarak hayır. Av. K. md. 35/1’e göre mahkemeler önünde gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak yalnız baroda yazılı avukatlara aittir. Veli, vasi gibi kanuni temsilcilerin temsil yetkisi ise ayrı bir hukuki dayanağa sahiptir.

Avukatsız kazandığım davada vekalet ücreti alır mıyım?

Hayır. HMK md. 330 uyarınca vekalet ücretine vekil ile takip edilen davalarda hükmedilir. Davayı bizzat takip eden taraf, yargılama giderlerini karşı taraftan isteyebilir; ancak lehine avukatlık ücreti hükmedilmez.

Dava sürerken avukat tutarsam duruşma ertelenir mi?

HMK md. 77/3 uyarınca bir tarafın avukat tutmak istemesi sebebiyle yargılama başka bir güne bırakılamaz. Avukatın dosyayı incelememiş olması da kural olarak erteleme sebebi değildir; geçerli bir özür varsa hâkim bir defaya mahsus kısa süre verebilir.

Arabuluculuk görüşmesine avukatla katılmak zorunlu mu?

Hayır. 6325 s. HUAK md. 15/6 uyarınca taraflar arabuluculuk müzakerelerine bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir. Avukatla katılmak tarafın tercihine bırakılmıştır; uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayabilecek uzman kişiler de müzakerelerde hazır bulundurulabilir.

Tüketici hakem heyetine avukatla başvurmak gerekir mi?

Hayır. Tüketici hakem heyetine başvuru tüketici tarafından bizzat yapılabilir ve avukatla başvuru zorunlu değildir. Avukatlık asgari ücret tarifesinin md. 12/4 hükmü, avukat aracılığıyla takip edilen işler için ayrı bir ücret kuralı içerir; bu da avukatla takibin isteğe bağlı olduğunu gösterir. Süreç için tüketici hakem heyeti başvurusu yazımıza bakabilirsiniz.

Kaynaklar

İlgili yazılar

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bu yazı 27.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

Yazar: KCD Hukuk