Makale · 17.09.2026

Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk: Kapsam, Süre, Son Tutanak

Bu yazıyı dinleyin
0:00 / –:––
Ticari uyuşmazlıkta arabuluculuk anlaşmasını simgeleyen tokalaşma

Ticaret hayatında alacak ve tazminat uyuşmazlıkları artık doğrudan mahkeme kapısında değil, önce arabulucu önünde çözülmeye çalışılıyor. 2018 yılından bu yana yürürlükte olan ticari zorunlu uygulaması, konusu para olan pek çok ticari davada dava açmadan önce tamamlanması gereken bir ön şart haline geldi. Bu yazıda hangi uyuşmazlıkların bu kapsama girdiğini, sürecin nasıl işlediğini, sürelerin nasıl hesaplandığını ve son tutanağın hukuki sonuçlarını 17.09.2026 tarihli mevzuata göre ele alıyoruz.

Önemli Çıkarımlar

  • Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat davalarında arabulucuya başvuru dava şartıdır (TTK m. 5/A).
  • Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırmak zorundadır; bu süre zorunlu hallerde en fazla iki hafta uzatılabilir.
  • Taraflar anlaşırsa düzenlenen son tutanak, icra edilebilirlik şerhi alınması halinde niteliğinde belge sayılır.
  • Anlaşmama ile sonuçlanan süreçte son tutanak dava dilekçesine eklenmezse dava, yokluğundan usulden reddedilir.
  • Arabuluculuk başvurusu, zamanaşımını ve hak düşürücü süreleri durdurur; süreç sona erdiğinde süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Ticari Arabuluculuk Nedir ve Hangi Davalar İçin Zorunludur?

Ticari arabuluculuk, Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde sayılan ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını zorunlu kılan bir dava şartıdır. Düzenleme, 7155 sayılı Kanun ile TTK’ya eklenen 5/A maddesiyle 1 Ocak 2019’dan itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Sürecin usul ve esasları bakımından ise TTK m. 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun dava şartı arabuluculuğa ilişkin genel hükümlerine atıfta bulunur; bu nedenle ticari arabuluculuk incelenirken her iki düzenleme birlikte değerlendirilmelidir.

Bu düzenlemenin amacı, mahkemelerin iş yükünü azaltmanın yanı sıra ticari ilişkilerin devamlılığını koruyacak, tarafların kendi iradeleriyle şekillendirdiği hızlı çözümler üretmektir. Kanun koyucu, dava açılmadan önce bu adımın atılmasını zorunlu tutarak, tarafları mahkemeye gitmeden önce bir kez daha müzakere masasına oturmaya yönlendirmeyi hedeflemiştir; sürecin sonucu her dosyanın somut koşullarına göre değişir.

TTK Madde 5/A Kapsamındaki Ticari Davalar

TTK m. 5/A uyarınca, bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan örnekler; ticari satış sözleşmelerinden doğan bedel alacakları, cari hesap alacakları, kira sözleşmesi niteliğinde olmayan ticari sözleşmelerden kaynaklanan tazminat talepleri, davaları, menfi tespit ve istirdat davalarıdır. Şirketler arası hizmet, distribütörlük, bayilik ve taşımacılık sözleşmelerinden doğan para alacakları da bu kapsamda değerlendirilir. Benzer şekilde, faktoring sözleşmesinde rücu hakkından doğan alacak talepleri de konusu para olan ticari uyuşmazlıklar arasında değerlendirilir ve zorunlu arabuluculuk kapsamına girer.

Zorunlu Arabuluculuk Kapsamı Dışında Kalan Uyuşmazlıklar

Konusu para alacağı olmayan ticari davalar (örneğin şirket genel kurul kararının iptali, limited şirkette ortaklıktan çıkma talepleri, unvan tecavüzünün önlenmesi gibi eda dışı talepler) ile özel hakem şartı bulunan uyuşmazlıklar, iflas ve konkordato talepleri, ve ." aria-label="ihtiyati haciz — tanım">ihtiyati haciz talepleri zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır. Bu ayrımın gözden kaçırılması, doğrudan dava açılabilecek bir uyuşmazlıkta gereksiz yere zaman kaybedilmesine ya da tam tersi arabulucuya başvurulması gereken bir dosyada davanın usulden reddedilmesine yol açabilir.

Arabuluculuk, Tahkim ve Doğrudan Dava Arasındaki Fark

Arabuluculukta taraflar üçüncü bir kişinin (arabulucunun) yardımıyla kendi çözümlerini kendileri üretir; arabulucunun karar verme yetkisi yoktur. Tahkimde ise taraflar uyuşmazlığın çözümünü hakem heyetine bırakır ve hakem kararı kesin hüküm gibi bağlayıcıdır. Sözleşmesinde tahkim şartı bulunan taraflar arasındaki bir para alacağı uyuşmazlığında dahi, tahkim şartının önceliği nedeniyle zorunlu arabuluculuk uygulaması ayrıca değerlendirilmelidir; bu noktada sözleşme metninin dikkatle incelenmesi gerekir. Doğrudan dava yoluna kıyasla arabuluculuğun temel farkı, sürecin gizli yürütülmesi, tarafların iradi katılımı ve kısa sürede sonuçlanma imkanıdır.

Ticari uyuşmazlıkta arabuluculuk anlaşmasını simgeleyen tokalaşma

Bu konuyla bağlantılı olarak ticari alacağın tahsili sürecinde arabuluculuk öncesi ve sonrası adımları ele aldığımız yazımızı inceleyebilirsiniz.

Arabuluculuk Sürecinin Aşamaları

Süreç, alacaklı tarafın Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı’na bağlı arabuluculuk bürosuna başvurusuyla başlar; büro dosyayı sicile kayıtlı bir arabulucuya re’sen veya taraf iradesiyle atar ve süreç belirli usul adımlarıyla ilerler.

Arabulucuya Başvuru ve Görevlendirme

Başvuru, uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Büro bulunmayan yerlerde görevlendirilen yazı işleri müdürlüğü başvuruyu alır. Arabulucu, atandığı tarihten itibaren makul bir süre içinde tarafları ilk toplantıya davet eder; taraflardan biri geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmazsa, sürecin sona ermesi halinde bu taraf kısmen veya tamamen haksız çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulabilir.

İlk Toplantı ve Tarafların Katılımı

İlk toplantıda arabulucu sürecin ilkelerini, gizlilik kuralını ve tarafların iradi katılımını anlatır. Taraflar bizzat veya yetkili temsilcileri aracılığıyla katılabilir; tüzel kişilerde toplantıya katılacak kişinin temsile yetkili olduğunu gösterir belge aranır. Toplantılar günün koşullarına göre yüz yüze ya da uzaktan erişim sistemleri üzerinden de yürütülebilmektedir.

Vekâletname, Temsil Yetkisi ve Gizlilik İlkesi

Şirketi arabuluculuk görüşmelerinde temsil edecek avukatın vekâletnamesinde sulh olma ve anlaşma belgesi imzalama yetkisinin açıkça yer alması önerilir; aksi halde toplantıda varılan mutabakatın resmi anlaşma belgesine dönüştürülmesi gecikebilir. Arabuluculuk görüşmelerinde açıklanan bilgi ve belgeler, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sonraki bir yargılamada delil olarak kullanılamaz; bu gizlilik ilkesi, tarafların süreç boyunca daha rahat müzakere etmesini sağlar. Arabulucunun tarafsızlığı ve bağımsızlığı, sürecin güvenilirliğinin temel dayanağıdır; taraflardan biriyle daha önce vekillik, danışmanlık gibi bir ilişkisi bulunan arabulucu görevi kabul edemez.

Ticari uyuşmazlık görüşmesinde masa etrafında toplanan taraflar

Arabuluculukta Süre: Altı Hafta Kuralı ve Uzatma

Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırmak zorundadır; bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. Böylece bir dosya en geç sekiz haftada arabuluculuk aşamasını tamamlamış olur.

Aşama Süre Açıklama
Olağan süre 6 hafta Arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren işler
Uzatma +2 hafta Zorunlu hallerde arabulucu kararıyla
Azami toplam süre 8 hafta Uzatma dahil üst sınır
Son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi Dava açılırken Eklenmezse mahkeme davacıya bir haftalık kesin süre verir

Son Tutanağın Hukuki Niteliği ve Sonuçları

Arabuluculuk süreci, tarafların anlaşması ya da anlaşamaması ile sona erer ve her iki durumda da arabulucu bir son tutanak düzenler. Bu tutanağın içeriği ve sonraki aşamadaki işlevi, tarafların dava haklarını doğrudan etkiler.

Anlaşma Halinde Son Tutanak

Taraflar arabuluculuk görüşmeleri sonunda anlaşırsa, üzerinde anlaşılan hususlar bir tutanakla veya anlaşma belgesiyle imza altına alınır. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi istenirse, bu belge ilam niteliğinde belge sayılır ve genel hükümlere göre icraya konulabilir.

Anlaşmama Halinde Dava Açma ve Süreler

Taraflar anlaşamazsa arabulucu bunu belirten bir son tutanak düzenler ve durumu bürosuna bildirir. Dava açılabilmesi için bu son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir; bu belge dilekçeye eklenmezse mahkeme davacıya, eksikliğin tamamlanması için bir haftalık kesin süre verir, bu süre içinde de tutanak sunulmazsa dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir. Açılan davanın sonunda haksız çıkan tarafın karşı vekalet ücretini kim öder sorusu da ayrıca gündeme gelebilir; bu husus hükmedilecek yargılama giderlerinin kapsamını doğrudan etkiler.

Arabuluculuk son tutanağının imzalanması ve dosyaya eklenmesi
Fotoğraf: Blogtrepreneur, Kaynak: Wikimedia Commons (CC BY 2.0)

Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Sürelere Etkisi

Arabulucuya başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen süre boyunca durur ve hak düşürücü süreler işlemez; süreç sona erince kalan süre işlemeye devam eder. Alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının başvuru öncesinde kontrol edilmesi, hem arabuluculuk sürecinin hem de olası davanın sonucu açısından belirleyicidir. Bu hesaplamayı kolaylaştırmak için zamanaşımı hesaplama aracımızı kullanarak alacağınıza uygulanacak süreyi ön kontrol edebilirsiniz; ancak kesin sonuç için dosyanın avukatla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Yabancılık Unsuru Taşıyan Ticari Uyuşmazlıklarda Durum

Taraflardan birinin yurt dışında yerleşik olduğu ticari sözleşmelerde de, uyuşmazlık Türk mahkemelerinde görülecek ve konusu bir miktar para alacağı olan ticari bir uyuşmazlıksa, kural olarak dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanır. Ancak sözleşmede yabancı hukukun ve yabancı bir tahkim merkezinin yetkili kılınmış olması, arabuluculuk şartının işletilip işletilmeyeceğini doğrudan etkiler. Bu tür dosyalarda, önce sözleşmenin uygulanacak hukuk ve yetki maddelerinin, ardından arabuluculuk şartının incelenmesi gerekir; aksi halde yanlış bir usul yoluna zaman ve gider harcanabilir. Milletlerarası nitelikteki ticari sözleşmelerde tarafların farklı ülke hukuklarına tabi olması, arabuluculuk sürecinde uygulanacak dilin ve toplantı yönteminin (yüz yüze veya uzaktan erişim) önceden netleştirilmesini de gerektirir.

Örnek Olay (Temsili)

Aşağıdaki örnek tamamen kurgusal olup gerçek bir müvekkil veya dosyaya dayanmamaktadır, yalnızca sürecin işleyişini anlatmak amacıyla temsili olarak hazırlanmıştır.

Tekstil sektöründe faaliyet gösteren (A) Ticaret A.Ş., toptan sattığı kumaşların bedelini ödemeyen (B) Konfeksiyon Ltd. Şti. hakkında icra takibi başlatmadan önce alacağının ticari nitelikte ve bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olduğunu tespit ederek arabuluculuk bürosuna başvurur. Arabulucu görevlendirilir, taraflar altı haftalık süre içinde iki toplantı yapar ve kısmi ödeme planı üzerinde anlaşırlar. Anlaşma belgesi imzalanır ve icra edilebilirlik şerhi alınarak, (B) şirketinin taksitleri aksatması ihtimaline karşı doğrudan icraya konulabilecek bir belge elde edilmiş olur. Bu kurgusal örnek, anlaşmanın hem dava açma zorunluluğunu ortadan kaldırdığını hem de ileride doğabilecek bir riskine karşı güvence sağladığını göstermektedir.

Aynı kurgusal senaryoda taraflar anlaşamasaydı, arabulucu anlaşmama son tutanağını düzenleyecek ve (A) Ticaret A.Ş. bu tutanağı dava dilekçesine ekleyerek genel yetkili ticaret mahkemesinde alacak davası açabilecekti. Bu temsili örnekte olduğu gibi, arabuluculuk sürecinin sonucu ne olursa olsun, sürecin usulüne uygun yürütülmesi sonraki aşamalar için belirleyici olmaktadır.

Arabuluculuk son tutanağının olumsuz sonuçlanması hâlinde alacaklının izleyeceği icra ve dava süreci için ticari alacağın tahsili yazımıza bakabilirsiniz.

Arabuluculuğun Ticari Uyuşmazlıklarda Sağladığı Avantajlar

Ticari ilişkilerde tarafların gelecekte tekrar iş yapma ihtimali yüksek olduğundan, uyuşmazlığın mahkeme kararına göre daha esnek ve hızlı bir şekilde çözülmesi ticari ilişkinin devamı açısından önemlidir. Arabuluculuk, tarafların kendi çözümlerini üretmesine imkan tanıdığı için taksitli ödeme, mahsuplaşma, mal veya hizmetle ifa gibi mahkeme kararında yer alamayacak esnek çözümlerin önünü açar.

Gizlilik ve Ticari İtibarın Korunması

Dava süreci kural olarak alenidir ve taraflar arasındaki ticari uyuşmazlık üçüncü kişilerin bilgisine açık hale gelebilir. Arabuluculukta ise görüşmelerin ve içeriğin gizli tutulması esastır; bu durum özellikle ticari itibarını korumak isteyen şirketler için önemli bir tercih sebebidir.

Zaman ve Yargılama Giderinden Tasarruf

Mahkeme süreçleri, incelemesi ve / aşamaları dahil yıllar sürebilirken, arabuluculuk sürecinin azami sekiz hafta içinde tamamlanması gerekir. Anlaşma sağlanması halinde harç, bilirkişi ücreti ve uzun yargılama giderlerinden tasarruf edilir; anlaşılamasa dahi taraflar uyuşmazlığın kapsamını netleştirerek dava sürecine daha hazırlıklı girer.

Arabuluculuk Ücreti ve Masrafların Paylaşımı

Arabuluculuk ücreti, kural olarak Adalet Bakanlığı tarafından her yıl güncellenen Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak arabulucu ile taraflar arasında belirlenir; anlaşma sağlanan dosyalarda ücret taraflarca eşit paylaşılır, anlaşılamayan dosyalarda ise tarifede öngörülen esaslara göre hesaplanır. Güncel tarife tutarları her yıl değiştiğinden, ilgili yıla ait tarifenin Resmî Gazete’de yayımlanan güncel halinin kontrol edilmesi gerekir; bu yazıda tutar bilgisi verilmemesinin nedeni, tarifenin yıl içinde değişebilmesidir.

Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada en sık karşılaşılan hatalar; arabuluculuğun zorunlu olduğu bir uyuşmazlıkta doğrudan dava açılması, son tutanağın dava dilekçesine eklenmemesi, arabuluculuk sürecinde varılan anlaşmanın icra edilebilirlik şerhi alınmadan bırakılması ve zamanaşımı süresinin arabuluculuk sürecine girmeden önce kontrol edilmemesidir. Ayrıca yetkili arabuluculuk bürosunun yanlış belirlenmesi de sürecin baştan hatalı ilerlemesine yol açabilmektedir.

Bir diğer sık hata, arabuluculuk sürecinde varılan anlaşmanın kapsamının belirsiz bırakılmasıdır. Anlaşma belgesinde ödeme tutarı, vade, taksit sayısı ve temerrüt halinde uygulanacak sonuçlar açıkça yazılmazsa, ileride belgenin icraya konulması veya yorumlanması sırasında yeni uyuşmazlıklar doğabilir. Bu nedenle anlaşma metninin bir avukat gözetiminde, olası ihtilaf noktaları düşünülerek kaleme alınması önerilir. Son olarak, arabulucunun ticari uyuşmazlığın teknik yönlerine (örneğin sektöre özgü ödeme teamülleri) hakim olup olmadığının başvuru aşamasında değerlendirilmesi, sürecin verimliliğini artıran bir unsurdur.

Ticari sözleşme belgeleri üzerinde inceleme yapan taraflar

Diğer ilgili başlıklar için temerrüt faizi ile yasal faiz arasındaki farkları anlattığımız yazımıza ve ilgili uzmanlık sayfamızı inceleyebilirsiniz. Konuya ilişkin hesaplama için hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Güncel veriler için barolar birliğinin güncel duyuruları ve Gelir İdaresi Başkanlığı kaynakları esas alınmıştır.

Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı için kiracı tahliyesi 2026 yazımıza bakabilirsiniz. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun güncel metnine TBMM mevzuat sayfasından ulaşabilirsiniz.

Karşı Taraf Ne Yapacak?

Zorunlu arabuluculuk süreci ve sonrasındaki dava aşamasında karşı tarafın da kendi savunma stratejisi vardır; bu stratejiye önceden hazırlıklı olmak, hem arabuluculuk görüşmelerinin hem de olası davanın seyrini belirler.

  • Uyuşmazlığın konusu para alacağı olmadığı için arabuluculuğun zaten gerekmediği ileri sürülebilir. Buna karşı, alacağın niteliğinin (ticari sözleşmeden doğan para alacağı) sözleşme, fatura ve cari hesap ekstresi gibi belgelerle net biçimde ortaya konması ve dava dilekçesinde TTK m. 5/A kapsamının açıkça gösterilmesi gerekir.
  • Arabulucunun sicile kayıtlı olmadığı veya görevlendirmenin usulüne uygun yapılmadığı iddia edilebilir. Bu itiraz, arabuluculuk bürosunun görevlendirme yazısı ve arabulucunun sicil kaydı dosyaya sunularak karşılanır.
  • Anlaşma belgesinin veya son tutanağın gerçek iradeyi yansıtmadığı, geçersiz olduğu savunulabilir. Toplantı tutanakları, tarafların ve avukatların imzaları, arabulucunun sürece ilişkin kayıtları bu iddiayı karşılamada kullanılır.
  • Alacağın zamanaşımına uğradığı ve arabuluculuk başvurusunun süreyi durdurmadığı ileri sürülebilir. Buna karşı, arabuluculuk bürosuna başvuru tarihini ve son tutanağın düzenlendiği tarihi gösteren resmi kayıtlar sunularak durma süresinin hesaplanması istenir.
  • İlk toplantıya katılmama nedeninin geçerli bir mazerete dayandığı savunulabilir. Bu husus, mazereti destekleyen resmi belge veya raporun ibraz edilip edilmediğine ve arabuluculuk büro kayıtlarına bakılarak değerlendirilir.

Hangi savunmanın öne çıkacağı, dosyanın somut şartlarına (sözleşmenin içeriği, arabuluculuk sürecinin nasıl yürütüldüğü, elde bulunan belgeler) göre değişir; bu nedenle ilgili belgelerin dava açılmadan önce eksiksiz toplanması önemlidir. Dosyanızın hangi savunmayla karşılaşacağını önceden değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ticari arabuluculuk her ticari dava için zorunlu mudur?

Hayır. Yalnızca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat talepleri, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları için zorunludur; eda dışı talepler bu kapsamda değildir.

Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?

Arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta, zorunlu hallerde iki hafta daha uzatılarak azami sekiz hafta içinde tamamlanması gerekir.

Arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açarsam ne olur?

Mahkeme, dava şartı yokluğu sebebiyle davayı usulden reddeder; taraflar yeniden arabulucuya başvurmak zorunda kalır.

Anlaşma sağlanırsa bu belge doğrudan icraya konulabilir mi?

Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi istenip alınırsa, bu belge ilam niteliğinde sayılır ve genel hükümlere göre icraya konulabilir.

Arabuluculukta geçen süre zamanaşımını etkiler mi?

Başvurudan son tutanağa kadar geçen süre boyunca zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez; süreç bitince süre kaldığı yerden devam eder.

Karşı taraf ilk toplantıya katılmazsa ne olur?

Geçerli bir mazeret olmaksızın toplantıya katılmayan taraf, süreç sonunda açılacak davada kısmen haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulabilir.

Arabuluculuk görüşmelerinde konuşulanlar sonraki davada delil olur mu?

Hayır. Taraflarca aksi açıkça kararlaştırılmadıkça, görüşmeler sırasında açıklanan bilgi ve belgeler gizlidir ve sonraki bir yargılamada taraflar aleyhine delil olarak kullanılamaz.

Sözleşmede tahkim şartı varsa yine de arabulucuya başvurmam gerekir mi?

Bu durum sözleşmenin tahkim şartının kapsamına ve uyuşmazlığın niteliğine göre değişir; dosyanın avukatla birlikte incelenerek doğru usul yolunun belirlenmesi gerekir.

Arabuluculuk bürosunda dosya inceleme masası

Sonuç

Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk, doğru yönetildiğinde hem zaman hem de yargılama gideri açısından avantaj sağlayan bir mekanizmadır; ancak kapsamın, sürelerin ve son tutanağın usulüne uygun kullanılmaması dava hakkının usulden reddi gibi ciddi sonuçlar doğurabilir. Uyuşmazlığınızın zorunlu arabuluculuk kapsamına girip girmediğinin ve izlenecek stratejinin belirlenmesi için uyuşmazlık çözümü hizmetlerimiz hakkında bilgi alabilirsiniz. Kapsam tespiti, süre takibi, anlaşma belgesinin hazırlanması ve gerektiğinde dava aşamasına geçiş, her dosyanın somut özelliklerine göre farklılık gösterebilecek teknik adımlardır. Somut durumunuzun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.

İlgili Yazılar ve Kaynaklar

Bu konuyla bağlantılı olarak ticari alacakların icra yoluyla tahsili ve kambiyo senetlerine özgü takip başlıklı yazılarımız da faydalı bilgiler içermektedir. Güncel veri ve mevzuat takibi için Türkiye Barolar Birliği ile Yargıtay Karar Arama Sistemi kaynaklarından yararlanılabilir.

Süre Tablosu

Süre Ne kadar Başlangıç
Arabuluculuk sürecinin tamamlanması 6 hafta Arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren
Arabuluculuk süresinin uzatılması 2 hafta Arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren
Son tutanağın dilekçeye eklenmesi için verilen kesin süre 1 hafta Mahkemenin kesin süre verdiği tarihten itibaren

Kaynaklar

İlgili Yazılar

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazı 17.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

Av. Yahya Köse
İcra ve İflas Hukuku, Gayrimenkul Hukuku, Kira ve Tahliye Hukuku, Ceza Hukuku, Uyuşmazlık Çözümü, Önleyici Hukuk
Avukat profilini görüntüleyin