
Boşanmada ziynet eşyası, tarafların en sık tartıştığı konulardan biridir: düğünde takılan bilezikler, çeyrek altınlar, set takımları ve nişan takıları dava açıldığında çoğu zaman ortada yoktur. Kimi bozdurulmuştur, kimi evde kalmıştır, kimi ise aileye emanet edilmiştir. Takıların kime ait olduğu ve geri istenip istenemeyeceği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ile yerleşik Yargıtay uygulamasına göre belirlenir.
Aşağıda hangi takının kime ait sayıldığını, mal rejimi tasfiyesinden farkını, ispat yükünün nasıl paylaştırıldığını ve ziynet alacağı davasının usulünü, 2026 yılında yürürlükte olan hükümler üzerinden anlatıyoruz.
Önemli Çıkarımlar
- Düğünde kadına takılan ziynetler, kim tarafından takılırsa takılsın, yerleşik Yargıtay uygulamasında kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malıdır (TMK md. 220/2).
- Ziynet eşyası kişisel mal olduğu için hesabına girmez; ayrı bir ziynet alacağı talebiyle istenir.
- İspat yükü aşamalıdır: kadın ziynetlerin varlığını ve eşinde kaldığını, erkek ise geri verilmemek üzere verildiğini ispat eder.
- Eşler arasındaki işlemlerde tanıkla ispat mümkündür (6100 s. HMK md. 203/1-a); düğün videosu ve fotoğrafları en güçlü başlangıç delilleridir.
- Belirsiz alacak davası 7589 s. Kanunla kaldırıldı (HMK md. 107 mülga); değer belirsizse kısmi dava açılıp talep bir kez artırılabilir (HMK md. 109/4).
Boşanmada Ziynet Eşyası Kime Aittir?
Boşanmada ziynet eşyası, düğünde kadına takılmışsa kural olarak kadına aittir. TMK md. 220/2 karşılıksız kazanılan malvarlığı değerlerini kişisel mal sayar; Yargıtay uygulaması da düğünde takılan kadına özgü takıları, takan kişi kim olursa olsun kadına yapılmış bağış olarak kabul eder. Aksini iddia eden taraf bunu ispat etmelidir.
Bu yaklaşımın mantığı basittir: düğünde takı takan akraba ve misafirin iradesi, gelini onurlandırmak ve ona ekonomik bir güvence sağlamaktır. Bilezik damadın annesi tarafından takılmış olsa bile, bu durum takının damat ailesinde kalacağı anlamına gelmez. Takı bağışla kadının mülkiyetine geçer ve boşanma, bu mülkiyeti ortadan kaldırmaz.
Kural mutlak değildir. Bazı yörelerde belirli takıların, evlilik sona erdiğinde erkeğin ailesine döndüğüne dair yerleşik bir örf ve adet bulunabilir. Böyle bir örf, ancak somut delillerle, çoğunlukla tanık beyanlarıyla ve aynı yöredeki uygulamanın gösterilmesiyle ileri sürülebilir. Genel ve soyut bir “bizde böyledir” savunması tek başına yeterli görülmez.

Hangi Takılar Kadına, Hangileri Erkeğe Ait Sayılır?
Kadına özgü takılar (bilezik, kolye, küpe, set takımı) kadına; erkeğe özgü eşyalar (kol saati, kol düğmesi, erkek yüzüğü) erkeğe ait sayılır. Cinsiyete özgü olmayan çeyrek altın ve para gibi takılarda ise kime takıldığı ve yöresel örf belirleyicidir. Dayanak, TMK md. 6 uyarınca herkesin iddiasını ispat yükümlülüğüdür.
Düğün Takıları: Kadına Özgü Olanlar
Düğün takıları içinde bilezikler, burma ve hasır bilezikler, gerdanlıklar, küpeler ve set takımları kadına özgü kabul edilir. Bunlar gelinin koluna ya da boynuna takıldığı için hem fiilen hem de hukuken ona geçer. Kadının kendi ailesinin verdiği çeyiz takıları da aynı niteliktedir. Evlilik öncesinde kadının kendi parasıyla aldığı altınlar ise zaten mal rejiminin başlangıcında sahip olduğu kişisel maldır.
Erkeğe Takılan Para ve Altınlar
Düğünde damadın yakasına iğnelenen paralar ya da damadın boynuna asılan çeyrek altınlar tartışmalıdır. Uygulamada bu takılar, kadına özgü olmadıkları ve damada takıldıkları ölçüde çoğunlukla erkeğe ait sayılır; ancak yöresel örf, takanların iradesi ve düğün kayıtları sonucu değiştirebilir. Bu nedenle damada takılanlar ile geline takılanların videodan ayrı ayrı çıkarılması, davada talep kalemlerinin doğru kurulması için ilk adımdır.
Nişan ve Söz Takılarının Durumu
Nişanda ya da söz töreninde geline takılan ziynetler, evlilik gerçekleştikten sonra kural olarak düğün takılarıyla aynı hukuki kaderi paylaşır. Evlilik hiç gerçekleşmezse durum farklıdır: TMK md. 122, nişanın evlenme dışında bir sebeple sona ermesi hâlinde alışılmışın dışındaki hediyelerin geri istenebileceğini düzenler. Bu ayrım, nişanın bozulmasında hediyelerin iadesi konusunun ayrı bir inceleme gerektirmesinin nedenidir.
| Takı türü | Kural olarak kime ait? | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Bilezik, kolye, küpe, set takımı | Kadın | Kim takarsa taksın kadına bağış sayılır |
| Kadına takılan çeyrek ve yarım altın | Kadın | Video ve fotoğrafta geline takıldığı görülmeli |
| Damada takılan para ve altın | Çoğunlukla erkek | Yöresel örf ve takanın iradesi sonucu değiştirebilir |
| Erkek saati, kol düğmesi, erkek yüzüğü | Erkek | Erkeğe özgü eşya olduğu için ona aittir |
| Evlilik öncesi kadının kendi altınları | Kadın | Mal rejiminin başlangıcındaki kişisel mal (TMK md. 220/2) |
| Evlilik sırasında eşin hediye ettiği takı | Hediyeyi alan eş | Hediye olduğu ve kime verildiği ispatlanmalı |
Ziynet Eşyası Mal Rejimi Tasfiyesine Dahil Edilir mi?
Hayır, düğünde bağışlanan ziynet eşyası kişisel mal olduğu için edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesine girmez. TMK md. 220 karşılıksız kazanılan değerleri kişisel mal sayar ve bu mallar katılma alacağı hesabında artık değere eklenmez. Ziynet, sahibine ayrıca ve aynen iade edilmesi gereken bir maldır.
Bu ayrım uygulamada sık karıştırılır. Katılma alacağı, evlilik süresince karşılığı verilerek edinilen malların artık değerinin paylaşılmasıdır ve hesabı bambaşka kurallara bağlıdır; ayrıntıları mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı yazısında bulabilirsiniz. Ziynet talebinde ise hesap değil, mülkiyet ve iade sorunu vardır.
Takıların Bozdurulması ve Konut ya da Araç Alımı
Takıların bozdurulup ortak konutun ya da bir aracın alımında kullanıldığı durumlar ayrıca değerlendirilir. Kadın, takılarının geri verilmemek üzere verilmediğini gösterebilirse ziynet alacağını doğrudan isteyebilir. Bunun yanında, kişisel malından diğer eşe ait bir malın edinilmesine katkıda bulunan eş için TMK md. 227 değer artış payı alacağını, TMK md. 230 ise mal kesimleri arasında denkleştirmeyi düzenler. Hangi talebin daha uygun olduğu, paranın izlenebildiği belgelere göre seçilmelidir.

İspat Yükü Kimdedir?
İspat yükü aşamalı işler. Yargıtay uygulamasında ziynetlerin normal hayat akışına göre kadının üzerinde veya kolayca ulaşabileceği yerde bulunduğu kabul edilir; bu nedenle kadın, takıların varlığını ve eşinde kaldığını ispatlamalıdır. Bu ispatlanırsa, geri verilmemek üzere verildiğini ispat yükü erkeğe geçer (HMK md. 190).
İlk aşamada kadının göstermesi gereken iki şey vardır: düğünde hangi takıların takıldığı ve bu takıların evden ayrılırken kendisinde olmadığı, eşi veya eşinin ailesinde kaldığı. Örneğin ortak konuttan ani bir kavga sonrası, üzerindekilerle ve eşyalarını almaya fırsat bulamadan ayrılmak zorunda kaldığını tanıklarla anlatan kadın, bu karinenin aksini göstermiş olur.
İkinci aşamada erkek, takıların rızayla ve geri verilmemek üzere kendisine verildiğini, örneğin kadının açık bir bağışla ortak bir ihtiyaç için takılarından vazgeçtiğini ispat etmelidir. Sadece “ev için bozdurduk” demek bu yükü karşılamaz; geri verilmemek üzere verildiği ayrıca gösterilmelidir.
Ziynet Eşyası İspatı İçin Kullanılabilecek Deliller
En güçlü delil, düğün videosu ve fotoğraflarıdır; bunlar hangi takının kime takıldığını tek tek gösterir. Buna ek olarak tanık beyanları, kuyumcu faturaları, bozdurma sırasında düzenlenen belgeler, banka hareketleri ve eşler arasındaki yazışmalar kullanılabilir. Eşler arasındaki hukuki işlemler için HMK md. 203/1-a senet zorunluluğuna istisna getirir ve tanık dinlenebilir. Dijital yazışmaların hukuka uygun elde edilmesi ise ayrı bir konudur; bu konuda boşanmada ses kaydı ve WhatsApp delilleri yazısına bakılabilir.
Yemin Delili Kullanılabilir mi?
TMK md. 184/2, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olgular hakkında yemin teklif edilemeyeceğini düzenler. Ziynet alacağı ise boşanma sebebi değil, mülkiyete dayanan ayrı bir taleptir. Bu nedenle ziynet talebinde, dilekçede açıkça gösterilmek şartıyla yemin deliline dayanılabilir. Yemin, başka delil bulunmadığında son çare niteliğindedir ve karşı tarafın yemin etmesi hâlinde talep ispatlanamamış sayılır.
| Aşama | Kimin ispat yükü? | Ne ispatlanmalı? | Tipik delil |
|---|---|---|---|
| 1. Takıların varlığı | Kadın | Düğünde hangi takıların takıldığı | Düğün videosu, fotoğraf, tanık |
| 2. Takıların eşte kalması | Kadın | Takıların evden ayrılırken kendisinde olmadığı | Tanık, yazışma, bozdurma belgesi |
| 3. Geri verilmeme şartı | Erkek | Takıların geri verilmemek üzere verildiği | Yazılı belge, açık beyan, tanık |
| 4. Değer | Talep eden | Takıların gram, ayar ve dava tarihindeki değeri | Kuyumcu raporu |
Ziynet Alacağı Davası Nasıl ve Nerede Açılır?
Ziynet alacağı davası aile mahkemesinde açılır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. 4787 s. Kanun md. 4 TMK İkinci Kitabından doğan dava ve işleri aile mahkemesine verir. Talep boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi, boşanmadan sonra ayrı bir davayla da istenebilir.
Ziynet Alacağı Davası ve Boşanma Davasının Birlikte Görülmesi
Ziynet talebi boşanma dilekçesinde ileri sürülürse, boşanmanın yetkili mahkemesi olan eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturulan yer mahkemesi (TMK md. 168) bu talebe de bakar. Talep mali nitelikte olduğundan, takıların değeri üzerinden nispi harç yatırılması gerekir. Harç tutarını önceden görmek için dava harcı hesaplama aracı kullanılabilir. Harç eksik yatırılırsa, mahkeme tamamlanması için süre verir ve bu süre kaçırılırsa talep hakkında karar verilemez.
Boşanma davası anlaşmalı yürüyorsa, takıların akıbeti protokolde açıkça yazılmalıdır. “Tarafların birbirinden başka talebi yoktur” gibi genel bir ibare, ziynetlerden de feragat edildiği şeklinde yorumlanabilir. Protokol hazırlığında dikkat edilecek diğer noktalar anlaşmalı boşanma protokolü yazısında ele alınmıştır.

Takılar Aynen mi, Bedel Olarak mı İstenir?
Ziynet davasında öncelikli talep, takıların aynen iadesidir; aynen iade mümkün değilse bedeli istenir. Dilekçede her takı cinsi, gramı ve ayarıyla ayrı ayrı gösterilmelidir. HMK md. 109/4 (7589 s. Kanunla eklendi) kısmi davada talebin tahkikat sonuna kadar bir kez artırılmasına imkân tanır.
Bedelin hesaplanmasında mahkeme genellikle kuyumcu bilirkişiden rapor alır. Uygulamada çoğunlukla dava tarihindeki değer esas alınır ve faiz talebi de buna göre kurulur. Altın fiyatlarındaki dalgalanma dikkate alındığında, hangi tarihin esas alınmasının istendiği dilekçede açıkça yazılmalıdır; aksi hâlde mahkemenin seçtiği tarih talep edenin aleyhine sonuç doğurabilir.
Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılmasının Etkisi
31.07.2026 tarihinden önce değeri tam bilinmeyen ziynet talepleri çoğu zaman belirsiz alacak davası olarak açılırdı. 7589 sayılı Kanun HMK md. 107’yi yürürlükten kaldırdığı için yeni davalarda bu yol kullanılamaz. Bunun yerine talebin bir kısmı dava edilip bilirkişi raporundan sonra HMK md. 109/4 uyarınca bir defaya mahsus artırılabilir; bu durumda artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. HMK md. 176’daki imkânı da ayrıca korunmaktadır.
Ziynet Alacağında Süre ve Zamanaşımı Var mı?
TMK md. 178, boşanmadan doğan dava haklarını kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık zamanaşımına bağlar. Ancak Yargıtay uygulamasında ziynetlerin aynen iadesi talebi, boşanmadan değil mülkiyet hakkından doğduğu için bu 1 yıllık süreye tabi tutulmamaktadır. Yine de gecikme, delillerin kaybolması riskini artırır.
Süre sınırı olmaması, beklemenin güvenli olduğu anlamına gelmez. Düğün videosunun bulunduğu cihaz bozulabilir, tanıklar olayları unutabilir ya da ulaşılamaz hâle gelebilir, takılar üçüncü kişilere satılabilir. Özellikle takıların eşin ailesinde saklandığı biliniyorsa, dava ile birlikte veya dava öncesinde talep edilmesi düşünülmelidir. Tedbirin şartları ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz farkı yazısında anlatılmıştır.
| Talep | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Boşanmadan doğan maddi ve , gibi dava hakları | Boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl zamanaşımı | TMK md. 178 |
| Ziynetlerin aynen iadesi veya bedeli | Yargıtay uygulamasında zamanaşımına tabi tutulmuyor | TMK md. 683 (mülkiyet) |
| Nişan bozulunca hediyelerin geri istenmesi | Nişanın sona ermesinden itibaren 1 yıl | TMK md. 122 ve 123 |
| Ziynet kararına karşı | Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta | HMK md. 345 |
Ziynetler Eşin Ailesinde Saklanıyorsa Ne Yapılabilir?
Takılar kayınvalide veya kayınpeder gibi üçüncü kişilerde saklanıyorsa, bu kişilere karşı da talepte bulunulabilir. Mülkiyet kadında olduğu için, takıları elinde bulunduran kişiye karşı TMK md. 683 kapsamında talebi ileri sürülebilir. Hangi kişiye karşı dava açılacağı, takıların fiilen kimde olduğuna ilişkin delillere göre belirlenir.
Uygulamada en sık görülen durum, düğünden sonra “kaybolmasın” diye takıların kayınvalideye emanet edilmesidir. Bu durumda emanetin varlığı, tanıklarla ya da yazışmalarla gösterilebilir. Davanın yalnızca eşe karşı açılması, takılar üçüncü kişideyse icrada sorun yaratabilir; bu nedenle takıların kimde olduğu belirsizse, dava eş ve takıları elinde bulunduran kişiye birlikte yöneltilebilir.
Dava Açmadan Önce Hangi Belgeler Hazırlanmalı?
Ziynet davasında sonuç büyük ölçüde dava öncesi toplanan delillere bağlıdır. HMK md. 194, tarafların dayandıkları vakıaları somutlaştırmasını ve hangi delilin hangi vakıa için gösterildiğini açıkça belirtmesini zorunlu kılar. Bu nedenle takı listesi, video ve tanık bilgileri dava açılmadan önce düzenlenmelidir.
- Takı listesi: Düğün videosu izlenerek her takının cinsi, adedi, tahmini gramı ve kime takıldığı tabloya dökülmelidir.
- Görüntü kayıtları: Düğün videosunun ve fotoğraflarının orijinal dosyaları ile çekimi yapan firmanın bilgileri saklanmalıdır.
- Tanıklar: Takıların takıldığını, evden ayrılış anını ve takıların nerede bırakıldığını bilen kişilerin ad ve adresleri not edilmelidir.
- Belgeler: Kuyumcu faturaları, bozdurma fişleri, banka dökümleri ve takıların satışına ilişkin yazışmalar toplanmalıdır.
- Protokol kontrolü: Anlaşmalı boşanmada protokolde ziynetlere ilişkin açık bir hüküm bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Somut durumunuzun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir; takıların kime takıldığı, ne zaman ve kimin elinde kaldığı gibi olgular sonucu doğrudan değiştirir. Boşanmanın diğer mali sonuçlarıyla birlikte düşünülmesi gereken konular için aile ve boşanma hukuku alanındaki çalışmalarımız sayfası ile çekişmeli boşanmada deliller yazısı yol gösterici olabilir. Dava sürecinde geçim sorunu yaşanıyorsa tedbir nafakası talebi de ayrıca değerlendirilmelidir. Yargılama sonunda giderlerin nasıl paylaştırıldığı ise yargılama giderlerinin kime yükletildiği yazısında açıklanmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Ziynet eşyası uyuşmazlıklarında en çok sorulan sorular, takıların kime ait olduğu, bozdurulan altınların geri istenip istenemeyeceği ve davanın hangi süre içinde açılacağıdır. Aşağıdaki kısa yanıtlar yalnızca genel bilgi niteliğindedir; her somut dosyada takıların kime takıldığı ve kimde kaldığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Kayınvalidenin taktığı bilezik boşanınca geri istenebilir mi?
Kural olarak istenemez. Düğünde geline takılan bilezik, kim takarsa taksın kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malı olur. Yöresel örf gereği bu takıların erkeğin ailesine döneceği iddia ediliyorsa, bunu iddia eden taraf somut delillerle ispat etmelidir.
Eşim takılarımı bozdurup ev aldıysa ne olur?
Takıların geri verilmemek üzere verildiği ispatlanamazsa, ziynet bedeli eşten istenebilir. Paranın izlenebildiği durumlarda TMK md. 227 değer artış payı veya md. 230 denkleştirme talepleri de gündeme gelebilir. Hangi talebin seçileceği banka kayıtları ve tapu tarihlerine göre belirlenir.
Düğün videosu yoksa ziynetler nasıl ispatlanır?
Tanık beyanları, fotoğraflar, kuyumcu faturaları, bozdurma fişleri ve eşler arasındaki yazışmalar kullanılabilir. HMK md. 203/1-a eşler arasındaki işlemlerde tanık dinlenmesine izin verir. Başka delil kalmazsa yemin deliline de dayanılabilir; ancak bunun dilekçede açıkça gösterilmesi gerekir.
Ziynet alacağı için boşanma kararından sonra dava açılabilir mi?
Açılabilir. Yargıtay uygulamasında ziynetlerin aynen iadesi talebi mülkiyete dayandığı için TMK md. 178’deki 1 yıllık zamanaşımına tabi tutulmamaktadır. Ancak anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların başka talebi olmadığı yazılmışsa, bu ibare feragat olarak yorumlanabilir.
Ziynet davası hangi mahkemede görülür?
Aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi olmayan yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Boşanma davasıyla birlikte ileri sürülürse boşanmaya bakan mahkeme karar verir. Mali bir talep olduğu için değer üzerinden nispi harç yatırılır.
Erkeğe takılan çeyrek altınlar kime aittir?
Damada takılan ve kadına özgü olmayan para ile çeyrek altınlar uygulamada çoğunlukla erkeğe ait sayılır. Bununla birlikte takanların iradesi ve yöresel örf sonucu değiştirebilir. Bu nedenle düğün videosunda geline ve damada takılanlar ayrı ayrı tespit edilmelidir.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun (mevzuat.gov.tr)
İlgili yazılar
- Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması: TMK 166 ve Kusur Değerlendirmesi
- Zina Nedeniyle Boşanma: TMK 161, İspat ve Hak Düşürücü Süre
- İddet Müddeti ve Kaldırılması Davası (TMK 132)
- Evlat Edinme: Şartlar, Süreç ve Hukuki Sonuçları
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazı 27.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Yazar: KCD Hukuk





