
SGK davası, iş kazası geçiren sigortalıya veya ölümü hâlinde hak sahiplerine Sosyal Güvenlik Kurumunun yaptığı ödemelerin, kazaya kusuruyla yol açan işverenden geri istenmesidir. İşçi tarafı tazminatını aldıktan yıllar sonra işverenin önüne bu kez Kurumun talebi gelir. Tutarlar çoğu zaman yüksektir, çünkü bağlanan gelirin ileriye dönük değeri de hesaba katılır.
Aşağıda bu davanın dayanağını, hangi hâllerde açıldığını, alacağın nasıl sınırlandığını, zamanaşımının hangi tarihten başladığını ve işverenin savunma imkânlarını 5510 sayılı Kanun üzerinden anlatıyoruz. Yazı yalnızca Kurum ile işveren arasındaki ilişkiyi ele alır; işçinin kendi tazminat hakları ayrı yazılarda incelenmiştir.
Önemli Çıkarımlar
- SGK, iş kazası işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırılığı sonucu olmuşsa yaptığı ödemeleri işverene rücu eder (5510 s. K. md. 21/1).
- Rücu alacağı, sigortalının veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarla sınırlıdır; oranı bu nedenle belirleyicidir.
- Sigortalıyı hiç bildirmeyen işveren, kusur aranmaksızın Kurum masraflarının ve gelirin peşin sermaye değerinin tamamından sorumludur (md. 23).
- Rücu davaları 10 yıllık zamanaşımına tabidir; gelirlerde süre Kurum onay tarihinden başlar (md. 93).
- Davaya iş mahkemesi bakar ve rücu davaları için arabulucuya başvuru şartı yoktur (7036 s. K. md. 3/3).
SGK Rücu Davası Nedir, Dayanağı Hangi Madde?
SGK rücu davası, Kurumun iş kazası nedeniyle yaptığı veya ileride yapacağı ödemeleri sorumlu kişilere ödettirmesini sağlar. Temel dayanak 5510 s. K. md. 21 hükmüdür: kaza işverenin kastı veya sağlık ve güvenlik mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse, yapılan ödemeler ile gelirin ilk peşin sermaye değeri işverene ödettirilir.
Rücu hakkının niteliği
Kurum, sigortalıya karşı kendi borcunu kanun gereği öder. Bu ödeme işvereni sorumluluktan kurtarmaz. Kanun koyucu, zararı doğuran kusurun sonucunu sosyal sigorta fonuna değil, kusurlu işverene yüklemeyi tercih etmiştir. Bu yüzden rücu hakkı halefiyete benzer, ancak kendine özgü bir hak olarak kabul edilir ve sınırları doğrudan 5510 sayılı Kanunla çizilir.
İşçinin tazminat davasından farkı
İşçinin veya yakınlarının açtığı maddi ve davası, Kurumun karşılamadığı zararı hedefler. SGK rücu davası ise Kurumun kendi cebinden çıkan tutarları geri alma davasıdır. İki dava aynı kazadan doğar, fakat taraflar ve hesap yöntemi farklıdır. İşçi tarafındaki adımlar için iş kazası sonrası hak kaybını önleyen adımlar yazısına bakılabilir.

SGK Hangi Hallerde İşverene Rücu Eder?
Kurum her iş kazasında rücu edemez. 5510 s. K. md. 21/1 uyarınca kazanın işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu gerçekleşmesi gerekir. Buna ek olarak md. 21/2, md. 21/3 ve md. 23 özel rücu hâlleri düzenler; bunlarda koşullar farklıdır.
İşverenin kusuru ve kaçınılmazlık ilkesi
İşveren, 6331 s. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu md. 4 uyarınca risk değerlendirmesi yapmak, eğitim vermek, gerekli araç ve gereci sağlamak ve alınan önlemlere uyulup uyulmadığını denetlemekle yükümlüdür. Bu yükümlülüklerden birinin ihlali kazaya yol açmışsa kusur doğar. Md. 21/1 son cümlesi ise işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınacağını söyler. Tüm önlemler alınmış olsa bile önlenemeyecek bir olayda işverene kusur yüklenemez.
Sigortasız çalıştırmada kusursuz rücu
Sigortalıyı süresi içinde işe giriş bildirgesiyle bildirmeyen işveren açısından tablo çok daha ağırdır. 5510 s. K. md. 23’e göre bildirim yapılmadan önce meydana gelen kazada Kurum sigortalıya ödemeyi yapar, ancak her türlü masraf ile gelirin peşin sermaye değeri md. 21/1’deki sorumluluk hâlleri aranmaksızın işverene ödettirilir. Burada kusur tartışması yapılmaz. Sigortasız çalışmanın ispatı ayrıca hizmet tespiti davası ile gündeme gelebilir.
| Rücu hâli | Dayanak | Kusur aranır mı? | Kurumun isteyebileceği |
|---|---|---|---|
| İşverenin kastı veya İSG mevzuatına aykırılık | 5510 s. K. md. 21/1 | Evet, kaçınılmazlık dikkate alınır | Ödemeler ve gelirin ilk peşin sermaye değeri (sigortalının isteyebileceği tutarla sınırlı) |
| Kazanın 3 iş günü içinde Kuruma bildirilmemesi | md. 13/2-a ve md. 21/2 | Hayır, bildirim yükümlülüğünün ihlali yeterli | Bildirim tarihine kadar ödenen geçici iş göremezlik ödeneği |
| Sağlık raporu olmadan veya rapora aykırı çalıştırma | md. 21/3 | Hayır | Ödenen geçici iş göremezlik ödeneği |
| Sigortalının işe girişinin bildirilmemesi | md. 23 | Hayır | Tüm masraflar ve gelirin ilk peşin sermaye değeri |
| Üçüncü kişinin kusuru | md. 21/4 | Evet | Ödemeler ve peşin sermaye değerinin yarısı |
Rücu Alacağının Kapsamı ve Sınırı Nedir?
Rücu alacağı iki kalemden oluşur: Kurumun sigortalı için yaptığı ve ileride yapacağı ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri. 5510 s. K. md. 21/1, bu toplamın sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarla sınırlı olduğunu açıkça belirtir. Tavanı işçinin tazminat hakkı çizer.
İlk peşin sermaye değeri nedir?
Kurum, sürekli iş göremezlik geliri veya ölüm geliri bağladığında bu gelirin ömür boyu sürecek ödemelerini bugünkü değere indirger. Ortaya çıkan rakam ilk peşin sermaye değeridir. Tedavi giderleri, geçici iş göremezlik ödeneği ve cenaze ödeneği gibi kalemler ise yapılan ödemeler arasında ayrıca hesaba girer. Sağlık hizmeti giderlerinin işverene tazmin ettirilmesi ayrıca md. 76’da düzenlenmiştir.
Tavan hesabı ve kusur oranı
Uygulamada önce sigortalının işverenden isteyebileceği tazminatı hesaplar. Bu hesapta işçinin kendi kusuru ve varsa üçüncü kişilerin kusuru düşülür. Kurumun talebi bu tavanı aşamaz. Tavan, peşin sermaye değerinden düşük çıkarsa Kurum ancak tavan kadar alabilir. Bu nedenle kusur raporuna yapılan itiraz, rücu davasının en belirleyici aşamasıdır. Maluliyet oranının hesaba etkisi için sürekli iş göremezlik ve maluliyet oranı yazısı yol gösterir.
Kurum hesabına itiraz edilebilecek noktalar
Kurumun talep ettiği tutar, dosyadaki gelir onay belgelerine ve ödeme dökümlerine dayanır. İşveren bu belgelerde üç noktayı ayrıca kontrol etmelidir: gelirin hangi maluliyet oranına göre bağlandığı, sonradan yapılan artış onaylarının ayrı bir talep konusu olup olmadığı ve tedavi giderlerinin gerçekten kazayla bağlantılı olup olmadığı. Kazadan bağımsız bir hastalık için yapılan masrafın rücu hesabına girmesi mümkün değildir. İlliyet bağının kurulamadığı kalemler için ayrıntılı itiraz, bilirkişinin bu kalemleri ayrı ayrı incelemesini sağlar.

Üçüncü Kişiler ve Alt İşveren Nasıl Sorumlu Olur?
Kazaya üçüncü bir kişinin kusuru yol açmışsa 5510 s. K. md. 21/4 uyarınca Kurum, ödemeler ile peşin sermaye değerinin yarısını zarara sebep olan üçüncü kişilere ve kusurları varsa bunları çalıştıranlara rücu eder. Alt işveren ilişkisinde ise md. 12 asıl işvereni, işverene yüklenen yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu tutar.
Asıl işveren ve alt işverenin birlikte sorumluluğu
Şantiyelerde, fabrikalarda ve hizmet alımı yapılan kamu işyerlerinde kaza çoğu zaman alt işveren işçisinin başına gelir. Kurum bu durumda davayı genellikle asıl işveren ile alt işverene birlikte yöneltir. Kendi aralarındaki iç paylaşım ise sözleşmelerine ve kusur durumlarına göre ayrıca çözülür. Konunun iş hukuku boyutu asıl işveren ve alt işveren sorumluluğu yazısında ele alınmıştır.
Rücu edilemeyen kişiler
Kanun bazı kişileri rücu kapsamı dışında bırakır. Md. 21/5’e göre kamu görevlilerinin görevleri gereği yaptıkları fiillerden doğan kazalarda, hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı olanlar dışında rücu edilmez. Ölümlü kazalarda da kazaya kusuruyla katılan hak sahiplerine veya kusurlu ölen sigortalının hak sahiplerine, onlara bağlanan gelir için Kurumca rücu yapılmaz.
SGK Rücu Davasında Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?
5510 s. K. md. 93 uyarınca Kurumca açılacak tazminat ve rücu davaları 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Süre, rücu konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurum onay tarihinden, masraf ve ödemeler bakımından ise masraf veya ödeme tarihinden başlar. Kaza tarihi, zamanaşımının başlangıcı değildir.
Zamanaşımında her kalem için ayrı başlangıç tarihi
Bu kural pratikte işveren aleyhine işler. Kazadan 12 yıl sonra açılan bir dava bile, gelir onayı daha geç verilmişse süresinde sayılabilir. Tersine, erken dönemde yapılmış tedavi masrafları ayrı ayrı zamanaşımına uğrayabilir. Savunma hazırlanırken her ödeme ve onay tarihinin Kurum dosyasından tek tek çıkarılması gerekir. Genel süre hesapları için zamanaşımı süresi hesaplama aracı fikir verebilir, ancak md. 93’teki özel başlangıç kuralı ayrıca uygulanır.
| Rücu kalemi | süresi | Başlangıç anı |
|---|---|---|
| Sürekli iş göremezlik geliri | 10 yıl | Gelire ilişkin Kurum onay tarihi |
| Ölüm geliri (hak sahiplerine) | 10 yıl | Gelire ilişkin Kurum onay tarihi |
| Tedavi ve sağlık hizmeti giderleri | 10 yıl | Her masrafın yapıldığı tarih |
| Geçici iş göremezlik ödeneği | 10 yıl | Her ödemenin yapıldığı tarih |
| Cenaze ödeneği ve diğer ödemeler | 10 yıl | Ödeme tarihi |
Görevli Mahkeme Hangisi, Arabuluculuk Şart mı?
SGK rücu davasına iş mahkemesi bakar. 7036 s. İş Mahkemeleri Kanunu md. 5/1-b, Sosyal Güvenlik Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından doğan uyuşmazlıkları iş mahkemesinin görevine bırakır. Aynı Kanunun 3/3. fıkrası ise iş kazasından doğan rücu davalarını olarak kapsamı dışında tutar.
Görevli mahkeme, yetkili yer ve yargılama usulü
Görev kuralı kamu düzenine ilişkindir; rücu davası asliye hukuk veya ticaret mahkemesinde açılırsa görevsizlik kararı verilir. Yetki bakımından 7036 s. K. md. 6, davalının yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer mahkemesini yetkili kılar; davalı birden fazlaysa birinin yerleşim yeri yeterlidir. İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır (md. 7/1). Bu nedenle cevap süresi ve delillerin bildirilmesi daha sıkı işler; işverenin savunma belgelerini ilk cevap dilekçesiyle sunmaya hazır olması gerekir.
Dava öncesi Kurum yazışmaları
Kurum dava açmadan önce çoğu zaman işverene ödeme çağrısı niteliğinde bir yazı gönderir. Bu yazıya sessiz kalmak işverenin haklarını kaybettirmez, fakat yazıdaki hesap kalemleri ve onay tarihleri savunmanın ham maddesidir. Kurumun dosyasındaki kaza tutanağı, müfettiş raporu ve gelir onay belgeleri dava dilekçesiyle birlikte istenmelidir.
İşveren Rücu Davasında Hangi Savunmaları Yapabilir?
İşverenin savunması üç eksende kurulur: olayın iş kazası sayılıp sayılmadığı, kusur ve illiyet bağı ile tavan ve zamanaşımı. 5510 s. K. md. 13’teki iş kazası tanımı dışında kalan bir olayda rücu hiç doğmaz. Kaçınılmazlık ilkesi ve sigortalının kendi kusuru ise alacağı daraltan başlıca araçlardır.
İş kazası niteliğine ve kusur raporuna itiraz
Kusur, İSG alanında bilgisi olan bilirkişilerce belirlenir. Rapor olayın gerçek akışını, işverenin aldığı önlemleri ve işçinin talimata uyup uymadığını somut belgelerle tartışmıyorsa itiraz edilmelidir. Ceza soruşturmasında alınan kusur raporu hukuk hâkimini bağlamaz; ancak dosyaya delil olarak girer ve çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmaması istenebilir. Rapora itirazın genel çerçevesi bilirkişi raporuna itiraz yazısında anlatılmıştır.
Tavan ve mükerrer ödeme savunması
İşveren işçiye daha önce tazminat ödemişse ya da işçinin tazminat davası sonuçlanmışsa, bu dosyadaki kusur ve zarar tespitleri rücu davasında da incelenir. Kurum, sigortalının işverenden isteyebileceğinden fazlasını alamaz. Tavan hesabının bilirkişiye doğru parametrelerle yaptırılması, özellikle ölümlü kazalarda sonucu ciddi ölçüde değiştirir. Hak sahiplerinin payı ve destek hesabı için destekten yoksun kalma tazminatı yazısı karşılaştırma imkânı sunar.

İşveren Rücu Riskine Karşı Hangi Belgeleri Saklamalı?
Rücu davası çoğu zaman kazadan yıllar sonra açılır; 5510 s. K. md. 93’teki 10 yıllık süre gelir onayından başladığı için dosya uzun süre açık kalabilir. Bu yüzden işverenin kaza anındaki İSG belgelerini en az bu süre boyunca eksiksiz saklaması, savunmanın fiilen tek dayanağı olur.
İSG belgeleri kontrol listesi
- Kaza tarihinde geçerli risk değerlendirmesi raporu ve acil durum planı.
- Kazalı işçiye verilen İSG eğitimlerinin imzalı katılım belgeleri.
- Kişisel koruyucu donanım zimmet tutanakları ve kullanım denetim kayıtları.
- İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin tespit ve öneri defteri kayıtları.
- Kazanın kolluğa derhal, Kuruma 3 iş günü içinde bildirildiğini gösteren belgeler (5510 s. K. md. 13).
- Kaza tutanağı, tanık ifadeleri, kamera kayıtları ve makine bakım kayıtları.
Bu belgeler hem kusur oranını düşürmek hem de kaçınılmazlık savunmasını ispat etmek için kullanılır. İdari yaptırım tarafı için iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ve idari para cezaları yazısına bakılabilir. Tazminat hukuku ve iş hukuku uyuşmazlıkları alanlarındaki genel bilgiler için ilgili sayfalar, yazar hakkında bilgi için Av. Mehmet İlker Dinç profili incelenebilir. Somut durumun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
SGK rücu davasıyla karşılaşan işverenlerin en sık sorduğu konular; davanın ne kadar süre sonra açılabileceği, işçi dava açmamışsa Kurumun yine talepte bulunup bulunamayacağı, arabuluculuk şartı ve meslek hastalığının durumudur. Aşağıdaki yanıtlar 5510 sayılı Kanun ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu esas alınarak hazırlanmıştır.
SGK rücu davası kaç yıl sonra açılabilir?
5510 s. K. md. 93’e göre rücu davaları 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Gelirler için süre Kurum onay tarihinden, masraflar için ödeme tarihinden başlar. Bu nedenle kaza tarihinden 10 yıl geçmiş olması, davanın zamanaşımına uğradığı anlamına gelmez.
İşçi hiç dava açmadıysa SGK yine de işverene rücu edebilir mi?
Evet. Kurumun rücu hakkı işçinin dava açmasına bağlı değildir. Ancak Kurum, sigortalının işverenden isteyebileceği tutardan fazlasını alamaz. Bu nedenle rücu davasında işçinin varsayımsal tazminatı bilirkişi tarafından ayrıca hesaplanır.
İşçinin tam kusurlu olduğu kazada rücu yapılır mı?
Md. 21/1’deki rücu, işverenin kastına veya İSG mevzuatına aykırılığına bağlıdır. Kaza tamamen işçinin kendi kusuruyla ve işverenin bir aykırılığı olmadan meydana gelmişse bu hükme göre rücu doğmaz. Sigortasız çalıştırma hâlinde ise md. 23 kusur aramaz.
Rücu davası için arabulucuya gitmek gerekir mi?
Hayır. 7036 s. İş Mahkemeleri Kanunu md. 3/3, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında bırakır. Dava doğrudan iş mahkemesinde açılır.
Meslek hastalığında da SGK işverene rücu edebilir mi?
Evet. 5510 s. K. md. 21/1, iş kazası ile meslek hastalığını birlikte düzenler. Meslek hastalığı işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırılığı sonucu ortaya çıkmışsa aynı rücu kuralları ve aynı tavan sınırı uygulanır.
Şirket ortakları veya yöneticileri rücu alacağından şahsen sorumlu olur mu?
Rücu davası kural olarak işveren sıfatını taşıyan gerçek veya tüzel kişiye yöneltilir. 5510 s. K. md. 12 işveren vekilini de işveren kavramına dahil eder. Kazaya kusuruyla katılan kişilerin sorumluluğu ise olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.
Kaynaklar
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (mevzuat.gov.tr)
İlgili yazılar
- Hatır Taşıması ve Müterafik Kusur İndirimi
- Ölümlü Trafik Kazasında Ceza Davası ile Tazminat Davasının İlişkisi
- Manevi Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir? Ölçütler ve Sınırlar
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazı 27.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Yazar: Av. Mehmet İlker Dinç, Avukat
Çalışma alanları: Sigorta Hukuku, Tazminat Hukuku, İş Hukuku, Şirketler Hukuku, Kurumsal Danışmanlık





