Makale · 17.09.2026

Saklı Pay ve Tenkis Davası: Mirasçının Hakkı Nasıl Korunur?

Bu yazıyı dinleyin
0:00 / –:––
Tarihi bir vasiyetname belgesinin el yazısıyla yazılmış sayfası

Saklı Pay Tenkis Davası Nedir?

davası, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufları veya bazı sağlararası kazandırmalarıyla saklı paylı mirasçıların yasal olarak korunan payını zedelemesi durumunda açılan davadır. Dava, saklı payı ihlal eden tasarrufun yasal sınırı aşan kısmının iptalini değil, o kısmın indirilmesini (tenkisini) sağlar.

Önemli Çıkarımlar

  • Saklı pay, altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş için kanunen ayrılmış, miras bırakanın tasarrufuyla ortadan kaldırılamayan pay dilimidir.
  • Tenkis davası, saklı payı zedeleyen ölüme bağlı tasarruflar ve bazı sağlararası kazandırmalar için açılabilir.
  • Dava açma hakkı, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her hâlde 10 yıl geçmekle düşer.
  • Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkeme miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
  • Mirastan mal kaçırma () tenkisten farklı bir hukuki müessesedir ve farklı bir dava türüne konu olabilir.

Saklı Pay Nedir?

Saklı pay, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun 505. maddesi uyarınca miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla dahi ortadan kaldıramayacağı, kanunun belirli yakınlara ayırdığı miras payı dilimidir. Miras bırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında dilediği gibi tasarrufta bulunabilir.

Bu kural, aile bireylerinin mirastan tamamen mahrum bırakılmasını önlemek amacıyla getirilmiştir. Saklı paylı mirasçı bulunmuyorsa, miras bırakan malvarlığının tamamı üzerinde serbestçe tasarruf edebilir. Saklı paylı mirasçı varsa, bu kişilerin payı vasiyetname veya miras sözleşmesiyle dahi azaltılamaz; azaltılmışsa tenkis davasıyla telafi edilir.

Saklı pay kurumu, mirasçıların tamamen dışlanmasını değil, belirli bir asgari payın korunmasını amaçlar. Miras bırakan, saklı pay dışındaki kısımda dilediği kişiye (mirasçı olsun olmasın) kazandırma yapabilir; bu kazandırma bir vasiyetname, miras sözleşmesi veya bazı hâllerde sağlararası bir işlem şeklinde olabilir. Saklı pay oranının altında kalan bir kazandırma yapılmışsa, saklı paylı mirasçı bu eksikliği tenkis davası açarak tamamlatabilir; ancak dava açılmadığı sürece tasarruf geçerliliğini korur ve kendiliğinden geçersiz hâle gelmez.

Tarihi bir vasiyetname belgesinin el yazısıyla yazılmış sayfası

Saklı Paylı Mirasçılar Kimlerdir ve Oranları Nedir?

4721 sayılı Kanun’un 506. maddesine göre saklı paylı mirasçılar altsoy, ana-baba ve sağ kalan eştir. Saklı pay oranı, mirasçının kanuni miras payının belirli bir kesridir; kardeşler için saklı pay 2007 yılındaki değişiklikle kaldırılmıştır ve artık saklı paylı mirasçı sayılmazlar.

Kanuni mirasçılık sisteminde zümreler önemlidir: altsoy birinci zümreyi, ana-baba ve onların altsoyu ikinci zümreyi oluşturur. Bir zümre mirasçısı varsa, sonraki zümredekiler kural olarak mirasçı olamaz; bu durum saklı pay hesaplamasını da doğrudan etkiler. Örneğin miras bırakanın çocuğu varsa, ana ve baba yasal mirasçı olamaz ve dolayısıyla saklı paylı mirasçı sıfatını da kazanamaz.

Saklı Pay Oranları Tablosu

Saklı Paylı Mirasçı Saklı Pay Oranı Açıklama
Altsoy (çocuklar, torunlar) Yasal miras payının 1/2’si Kanuni payın yarısı korunur
Ana ve baba (her biri için) Yasal miras payının 1/4’ü Sadece altsoy yoksa mirasçı olurlar
Sağ kalan eş (altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı ise) Yasal miras payının tamamı Diğer zümrelerle birlikte mirasçı olduğunda
Sağ kalan eş (diğer hâllerde) Yasal miras payının 3/4’ü Altsoy ve ana-baba zümresi yoksa
Kardeşler Saklı pay yok 2007 değişikliğiyle kaldırıldı

Saklı Pay Oranları Nasıl Hesaplanır?

Saklı pay hesaplaması, önce mirasçının kanuni (yasal) miras payının belirlenmesini, ardından bu paya saklı pay kesrinin uygulanmasını gerektirir. Kanuni pay ise geride kalan diğer mirasçıların sayısına ve zümre sırasına göre değişir. Somut dosyada payların doğru hesaplanması için miras payı hesaplama aracı ön bilgi edinme amacıyla kullanılabilir; kesin sonuç için dosya üzerinden değerlendirme gerekir.

Saklı pay hesabında yalnızca miras bırakanın ölüm tarihindeki mevcut malvarlığı değil, tenkise tabi sağlararası kazandırmalar da terekeye eklenerek dikkate alınır. Bu nedenle hesaplama, önce aktifinin ve borçlarının belirlenmesini, ardından tenkise tabi kazandırmaların terekeye eklenmesini gerektirir. Sonuç olarak ortaya çıkan tutar üzerinden her mirasçının kanuni payı ve bu payın saklı pay kesri hesaplanır. Uygulamada bu hesaplama, taşınmaz değerlemesi ve dava tarihi ile miras bırakanın ölüm tarihi arasındaki farklar nedeniyle incelemesi gerektirebilir.

Miras bırakanın sağlığında yaptığı devirlerin gerçekte mirası kaçırma amacı taşıyıp taşımadığı ayrı bir uyuşmazlık konusudur; bu noktada tapu iptali ve tescil davasında muris muvazaası başlıklı yazımızda konuyu daha ayrıntılı ele alıyoruz. Aynı miras payının hesaplanmasında miras payı hesaplama aracımızdan da yararlanabilirsiniz.

Tenkis Davası Nedir ve Ne Zaman Açılır?

4721 sayılı Kanun’un 560. maddesine göre saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler. Tenkis, tasarrufun tamamen geçersiz sayılması değil, saklı payı aşan kısmının indirilmesi anlamına gelir; dava mirasın açılmasından sonra, saklı pay zedelendiğinde gündeme gelir.

Tenkis davası açılabilmesi için miras bırakanın saklı payı aşan bir tasarrufta bulunmuş olması ve mirasçının bu tasarruf nedeniyle saklı payının karşılığını alamamış olması gerekir. Dava, mirasın açılmasından (miras bırakanın ölümünden) sonra açılabilir; miras bırakan hayattayken tenkis davası konusu doğmaz.

Tenkis davası açılmadan önce mirasçının saklı payının gerçekten zedelenip zedelenmediğinin belirlenmesi gerekir. Bunun için öncelikle tereke tespiti yapılır, miras bırakanın ölüm tarihindeki tüm aktif ve pasifi ortaya konur, ardından tenkise tabi kazandırmalar bu tabloya eklenir. Elde edilen tutar üzerinden saklı pay tutarı hesaplanır ve mirasçının fiilen eline geçen (veya geçmesi gereken) tutarla karşılaştırılır. Aradaki fark, tenkis davasının konusunu oluşturur.

Tenkise Tabi Kazandırmalar Nelerdir?

4721 sayılı Kanun’un 565. maddesi, ölüme bağlı tasarrufların yanında bazı sağlararası kazandırmaları da tenkise tabi tutar. Bunlar arasında mirasçılık sıfatını kaybedenlere yapılan kazandırmalar, alışılmışın dışındaki çeyiz ve kuruluş sermayesi, dönme hakkı saklı tutularak yapılan bağışlamalar ve saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açık olan kazandırmalar sayılır.

Miras bırakanın ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen alışılmış hediyeler bu kapsamda değerlendirilmez ve tenkise tabi tutulmaz. Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılan kazandırmalar da tenkis kapsamındadır.

Örneğin miras bırakanın sağlığında bir çocuğuna, diğer çocuklarına verdiğinden belirgin şekilde fazla bir kuruluş sermayesi vermesi veya bir taşınmazı düşük bedelle devrederek aradaki farkı fiilen bağışlaması, tenkise tabi kazandırma olarak değerlendirilebilir. Bu tür işlemlerde kazandırmanın niteliği (gerçek satış mı, örtülü bağış mı olduğu) somut olayın delillerine göre ayrıca incelenir.

Tenkis Sırası Nasıl Uygulanır?

4721 sayılı Kanun’un 570. maddesine göre tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan yapılır; bu yetmezse en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilerek sağlararası kazandırmalardan tenkis uygulanır. Kamu tüzel kişilerine ve kamuya yararlı kurumlara yapılan kazandırmalar en son sırada tenkise tabi tutulur.

Sıcak tonlarda hukuki sözleşme belgesi ve imza kalemi

Tenkis Davasının Sonucu Mirasçıya Ne Sağlar?

Tenkis davası kabul edildiğinde, saklı payı aşan tasarruftan yararlanan kişi, saklı payı tamamlayacak tutarı geri vermekle yükümlü olur. 4721 sayılı Kanun’un 566. maddesine göre iyiniyetli kazanan, elinde kalan kısmı iade etmekle sorumluyken, kötüniyetli kazanan kötüniyetli zilyet hükümlerine göre sorumlu tutulur.

Uygulamada tenkis, çoğunlukla bir para alacağı veya taşınmazda payın kısmen iadesi şeklinde sonuçlanır; taşınmazın aynen bölünmesi mümkün değilse değer üzerinden tenkis yapılabilir. Kazanan kişi, miras sözleşmesiyle edindiği bir kazandırma nedeniyle tenkise tabi tutuluyorsa, miras bırakana verdiği karşı edimin tenkis oranında kendisine iadesini talep edebilir. Bu noktalar dosyanın somut verilerine göre değişebileceğinden, hesaplamanın bilirkişi desteğiyle yapılması yaygın bir uygulamadır.

Birden fazla tasarruf veya kazandırma tenkise konu olduğunda, mahkeme her birini ayrı ayrı değerlendirerek saklı pay tamamlanana kadar sırasıyla indirim uygular. Bu nedenle birden çok kazanan varsa, davanın tüm ilgililere karşı doğru şekilde yöneltilmesi ve her birinin payına düşen tenkis tutarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekir.

Tenkis Davası Açma Süresi (Hak Düşürücü Süreler)

4721 sayılı Kanun’un 571. maddesine göre tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. Bu iki süreden hangisi önce dolarsa dava hakkı o tarihte sona erer.

Bu süreler değil hak düşürücü süredir; yani mahkeme bu süreyi kendiliğinden dikkate alır. Öğrenme tarihinin ne zaman başladığı çoğu davada tartışma konusu olur; bu nedenle somut olayda öğrenme anının hangi tarih olduğu, dosyadaki delillere göre ayrıca değerlendirilmelidir. Kanun’un öngördüğü bir istisna olarak, tenkis iddiası bir davada def’i (savunma) yoluyla ileri sürülüyorsa süreyle bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir.

On yıllık üst sınır, mirasçının tasarrufu ne zaman öğrendiğinden bağımsız olarak işlemeye başlar ve bu süre dolduktan sonra dava hakkı kural olarak kullanılamaz hâle gelir. Bir tasarrufun iptal edilmesi, önceki bir tasarrufun yeniden yürürlüğe girmesine yol açıyorsa, bu durumda süreler iptal kararının kesinleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. Sürelerin kısa ve hak düşürücü niteliği nedeniyle, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden sonra gecikilmeden hukuki değerlendirme yapılması önem taşır.

Mirasçılıktan tamamen feragat etmeyi düşünen kişiler için mirasın reddi süresi ve usulü konulu yazımız farklı bir hukuki yol sunar; saklı pay ve tenkis davası mirasa dahil olmayı sürdürürken, mirasın reddi mirasçılığı tamamen sona erdirir.

Mirastan Mal Kaçırma (Muris Muvazaası) ile Tenkis Davası Arasındaki Fark

Mirastan mal kaçırma, uygulamada “muris muvazaası” olarak adlandırılan ve miras bırakanın gerçekte bağışlamak istediği bir malı, mirasçısından kaçırmak amacıyla satış gibi göstererek devrettiği durumları ifade eder. Bu durumda dava, tenkisten farklı olarak (danışıklı işlem) iddiasına dayanan davasıdır.

Resmi bir belgenin imzalanması sırasında el ve kalem görüntüsü

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 01.04.1974 tarihli, 1974/1 esas ve 1974/2 karar sayılı kararı, tapulu taşınmazların mirasçıdan mal kaçırma amacıyla muvazaalı biçimde devredilmesi hâlinde, saklı paylı olsun olmasın tüm mirasçılara muvazaa nedeniyle dava açma hakkı tanımıştır. Tenkis davasında ise sadece saklı paylı mirasçılar dava açabilir ve dava konusu, geçerli bir tasarrufun saklı payı aşan kısmının indirilmesidir; muvazaada ise işlemin tamamının geçersizliği ileri sürülür.

Bir olayda hem muvazaa hem tenkis şartları aynı anda tartışılabilir; hangi dava türünün açılacağı, devrin niteliğine ve delillere göre dosya özelinde belirlenmelidir. Muvazaa iddiasında dava, saklı paylı olmayan mirasçılar da dâhil tüm yasal mirasçılar tarafından açılabilirken, tenkis davasında dava hakkı yalnızca saklı paylı mirasçılara aittir. Ayrıca muvazaada zamanaşımı süresi tenkisten farklı kurallara tabi olabileceğinden, iki müessesenin birbirine karıştırılmaması önem taşır.

Tenkis Davası Nasıl Açılır? (Görevli ve Yetkili Mahkeme)

Tenkis davasında görevli mahkeme, malvarlığına ilişkin uyuşmazlıklara bakan Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. 4721 sayılı Kanun’un 576. maddesi uyarınca yetkili mahkeme ise miras bırakanın ölüm tarihindeki son yerleşim yeri mahkemesidir. Dava, saklı payı zedelenen mirasçı tarafından tasarruftan yararlanan kişiye karşı bu mahkemede açılır.

Davalı taraf, tenkise tabi tasarruftan yararlanan kişi veya kişilerdir; birden fazla kazanan varsa hepsine karşı ayrı ayrı dava açılabilir. Dava dilekçesinde saklı pay oranının, mirasçının kanuni payının ve tenkise konu tasarrufun net biçimde ortaya konması, gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle malvarlığı değerinin miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla belirlenmesi gerekir. Süreç karmaşık teknik hesaplamalar içerebileceğinden, dosyanın miras hukuku alanında çalışan bir avukatla değerlendirilmesi faydalı olabilir; bu konudaki miras hukuku çalışma alanımız hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Dava sürecinde genellikle önce mirasçılık belgesi (veraset ilamı) temin edilir, ardından tereke tespiti yapılır ve tenkise konu tasarrufun türüne göre (vasiyetname, miras sözleşmesi veya sağlararası kazandırma) ilgili belgeler dosyaya sunulur. Taşınmaz malvarlığı söz konusuysa tapu kayıtları, banka hesapları söz konusuysa hesap hareketleri talep edilebilir. Mahkeme, saklı pay hesaplamasını yapmak üzere bilirkişi görevlendirebilir; bilirkişi raporu, tarafların itirazına açık olup nihai karar hâkim tarafından verilir.

Davanın açılabilmesi için ayrıca dava değerine göre belirlenen harç ve masrafların yatırılması gerekir. Diğer miras hukuku konularına ilişkin yazılarımıza blog sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Örnek Olay (Temsilidir)

Aşağıdaki örnek tamamen kurgusaldır, gerçek bir olayı veya kişiyi temsil etmez; yalnızca konunun anlaşılmasına yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.

Bir miras bırakan, vefatından önce hazırladığı vasiyetnameyle malvarlığının büyük bölümünü tek bir çocuğuna bırakmış, diğer iki çocuğu ise yasal paylarının çok altında bir miktarla karşı karşıya kalmıştır. Vasiyetname mirasın açılmasından bir süre sonra sulh hukuk mahkemesinde açılmış, mirasçılar bu tarihte tasarrufun içeriğini öğrenmiştir.

Saklı payı zedelenen iki çocuk, öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde tenkis davası açarak, kendilerine düşen saklı pay tutarının hesaplanmasını ve vasiyetnameyle yapılan kazandırmanın bu tutar kadar indirilmesini talep etmiştir. Dava sürecinde mahkeme, miras bırakanın ölüm tarihindeki tereke değerini belirlemek üzere bilirkişi incelemesi yaptırmış, saklı pay tutarları bu rapor doğrultusunda hesaplanmıştır. Bu örnekte olduğu gibi, sürenin başlangıcı ve saklı pay hesaplaması dosyaya göre değişebileceğinden her olay kendi şartları içinde değerlendirilmelidir.

Tenkis davasının görülebileceği adliye binasının sütunlu cephesi

Tenkis davasıyla birlikte gündeme gelebilecek diğer bir konu, mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı talebidir; eşin miras hakkı ile farklı hukuki temellere dayanır ve ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Dava sürecinde ödenmesi gereken harç ve masraflar hakkında dava harç hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Saklı pay oranlarının dayanağı olan Türk Medeni Kanunu’nun güncel metnine TBMM mevzuat sayfasından ulaşabilirsiniz; konuya ilişkin Yargıtay kararlarını ise Yargıtay Karar Arama sisteminden araştırabilirsiniz.

Tenkis davası sonucunda mirasçıya iade edilecek bedele işleyecek faiz oranının belirlenmesinde yasal faiz ve temerrüt faizi oranlarını konu alan yazımız yol gösterici olabilir. Saklı paylı mirasçılardan birinin yabancı uyruklu olması halinde, tereke içindeki taşınmazların mirasçıya intikalinde yabancıların Türkiye’de taşınmaz edinimine ilişkin kuralları da ayrıca değerlendirilmelidir.

Karşı Taraf Ne Yapacak?

Saklı pay ve tenkis davalarında karşı tarafın (mirastan tasarrufla yararlanan kişinin) da kendi hukuki stratejisi vardır ve bu stratejiye önceden hazırlıklı olmak, davanın nasıl ilerleyeceğini büyük ölçüde belirler.

Tasarrufun saklı payı ihlal etmediği savunması. Karşı taraf, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü sınırları içinde kaldığını, saklı payın zedelenmediğini ileri sürebilir. Bu iddia, terekenin mirasın açıldığı tarihteki gerçek değerinin bilirkişi incelemesiyle tam olarak tespit edilmesi ve saklı pay oranının bu değer üzerinden yeniden hesaplanmasıyla karşılanır.

Dava zamanaşımına uğradığı savunması. Öğrenmeden itibaren bir yıllık veya mutlak on yıllık sürenin geçtiği iddia edilebilir. Bu savunma, saklı payın zedelendiğinin ne zaman öğrenildiğine ilişkin , ilan veya yazışma tarihlerinin belgelenmesiyle karşılanır.

Verilen malın olağan hediye kapsamında olduğu savunması. Ölümden önceki bir yıl içinde adet üzere verilen hediyelerin tenkise tabi olmadığı ileri sürülebilir. Bu iddia, hediyenin değeri, verildiği koşullar ve ailedeki geleneksel uygulamalara ilişkin tanık beyanı ve belgelerle karşılanır.

Terekenin değerine itiraz. Bilirkişi raporundaki değerleme yöntemine itiraz edilebilir. Bu durumda ek bilirkişi incelemesi ve emsal satış bedelleri üzerinden değerleme yapılması talep edilir.

Mirasçılık sıfatına itiraz. Karşı taraf, davacının mirasçılık sıfatını veya saklı paylı mirasçı olduğunu tartışmaya açabilir. Bu iddia, veraset ilamı ve nüfus kayıtlarıyla mirasçılık sıfatının netleştirilmesiyle karşılanır.

Hangi savunmanın öne çıkacağı, mirasbırakanın tasarruf işlemlerinin niteliğine ve dosyadaki belgelere göre değişir; bu nedenle delillerin dava açılmadan önce toplanması büyük önem taşır. Özellikle terekeye dahil taşınmaz ve hesap kayıtlarının, tasarrufun yapıldığı tarihe yakın belgelerle desteklenmesi, hangi savunmanın öne çıkacağını daha baştan öngörmeyi kolaylaştırır. Dosyanızın hangi savunmayla karşılaşacağını önceden değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Saklı pay tenkis davası kimler tarafından açılabilir?

Tenkis davasını yalnızca saklı payı zedelenen mirasçılar (altsoy, ana-baba, sağ kalan eş) veya bunların alacaklıları belirli şartlarda açabilir. Saklı paylı olmayan mirasçılar bu davayı açamaz.

Tenkis davası açma süresi ne kadardır?

4721 sayılı Kanun’un 571. maddesine göre süre, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl, her hâlde vasiyetnamenin açılması veya tasarrufun mirasın açılması tarihinden itibaren 10 yıldır. Bu süreler hak düşürücüdür.

Tenkis davası ile tapu iptali davası aynı şey midir?

Hayır. Tenkis davası, geçerli bir tasarrufun saklı payı aşan kısmının indirilmesini sağlar. Muris muvazaası nedeniyle açılan tapu iptali davası ise işlemin danışıklı (muvazaalı) olduğu iddiasına dayanır ve farklı bir hukuki temele sahiptir.

Eşin saklı payı ne kadardır?

Sağ kalan eş, altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yasal miras payının tamamı üzerinde saklı hakka sahiptir; bu zümreler yoksa saklı pay oranı yasal payın 3/4’üdür.

Kardeşlerin saklı payı var mıdır?

Hayır. Kardeşler için öngörülen saklı pay, 2007 yılında yapılan kanun değişikliğiyle kaldırılmıştır; kardeşler artık saklı paylı mirasçı sayılmaz.

Tenkis davası hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise 4721 sayılı Kanun’un 576. maddesi uyarınca miras bırakanın ölüm tarihindeki son yerleşim yeri mahkemesidir.

Miras bırakan hayattayken tenkis davası açılabilir mi?

Hayır. Tenkis davası ancak mirasın açılmasından, yani miras bırakanın ölümünden sonra açılabilir; miras bırakan hayattayken bu dava konusu doğmaz.

Tenkis davasında hangi kazandırmalar sıraya konur?

4721 sayılı Kanun’un 570. maddesine göre önce ölüme bağlı tasarruflar tenkis edilir; bu yetmezse en yeni tarihliden en eskiye doğru sağlararası kazandırmalar tenkise tabi tutulur.

Tenkis davası açmadan önce mirasçılık belgesi almak gerekir mi?

Uygulamada dava dosyasına mirasçılık sıfatını ve payını gösteren bir mirasçılık belgesinin (veraset ilamı) eklenmesi genellikle beklenir. Bu belge, davacının saklı paylı mirasçı olduğunu ve kanuni payını ispatlamaya yarar; somut dosyada başka belgelerle de ispat mümkün olabilir.

Süre Tablosu

Süre Ne kadar Başlangıç
Tenkis davası açma (nispi süre) 1 yıl Saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren
Tenkis davası açma (mutlak süre) 10 yıl Vasiyetnamenin açılması veya tasarrufun mirasın açılması tarihinden itibaren

Kaynaklar

İlgili Yazılar

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bu yazı 17.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

KCD Hukuk
Büromuz hakkında bilgi alın