
Ödeme emrine itiraz edildiğinde ilamsız icra takibi olduğu yerde durur ve alacaklının önünde birkaç yol açılır. Bunların en kapsamlısı davasıdır: alacaklı, genel mahkemede alacağını ispat eder, itiraz iptal edilir ve takip kaldığı yerden devam eder. Doğru süre, doğru mahkeme ve eksiksiz delil bu davanın omurgasını oluşturur.
Aşağıda davanın süresini, zorunlu şartını, yetkili mahkemeyi, icra inkâr tazminatının koşullarını ve dava sonrası takibin nasıl yürüdüğünü 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleri üzerinden, uygulamada sık yapılan hatalarla birlikte ele alıyoruz.
Önemli Çıkarımlar
- İtirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır (2004 s. İİK md. 67/1).
- Ticari para alacaklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; arabuluculukta geçen sürede işlemez (6102 s. TTK md. 5/A, 6325 s. HUAK md. 18/A/15).
- Borçlunun itirazı haksız bulunursa, alacaklının talebi üzerine borçlu hükmolunan miktarın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilir (İİK md. 67/2).
- 1 yıllık süre kaçırılırsa alacak kaybolmaz; alacaklı genel hükümlere göre alacak davası açabilir, ancak icra takibini canlandıramaz (İİK md. 67/5).
- Yetki, genel hükümlere göre belirlenir: davalının yerleşim yeri ve para borçlarında ifa yeri mahkemesi öne çıkar (6100 s. HMK md. 6 ve 10).
İtirazın İptali Davası Nedir, Hangi Takiplerde Açılır?
İtirazın iptali davası, ilamsız takipte ödeme emrine itiraz edilen alacaklının, alacağının varlığını genel mahkemede ispat ederek itirazı ortadan kaldırmak için açtığı davadır. 2004 s. İİK md. 67/1 bu davayı itirazın tebliğinden itibaren 1 yıllık süreye bağlar ve ispatın genel hükümlere göre yapılacağını belirtir.
Borçlu, icra takibine itiraz süresi olan 7 gün içinde itiraz ettiğinde takip durur (İİK md. 62 ve 66). Bu noktadan sonra alacaklı ya icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını ister ya da genel mahkemede itirazın iptali davası açar. Davanın konusu doğrudan alacağın kendisidir; mahkeme alacak ilişkisini bütün yönleriyle inceler.
Dava genel yoluyla ilamsız takipte ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte açılabilir; İİK md. 150/a, rehin takiplerinde ödeme emrine itiraz hakkında md. 62 ile 72 arasındaki hükümlerin uygulanacağını belirtir. Kambiyo senetlerine özgü takipte ise itiraz icra mahkemesine yapıldığı için sistem farklı işler; bu ayrımı kambiyo takibi ile ilamsız takip arasındaki fark yazısında ayrıntılı bulabilirsiniz.
İtirazın Kaldırılması ile İtirazın İptali Arasındaki Fark
İtirazın kaldırılması, icra mahkemesinde yürüyen dar kapsamlı ve belgeye dayalı bir incelemedir. Alacaklının elinde imzası ikrar edilmiş ya da noterce onaylanmış borç ikrarı içeren bir senet veya resmî belge varsa, itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde bu yol kullanılabilir (İİK md. 68/1). Belgesi bu nitelikte olmayan alacaklı için ise tek etkili yol, tanık dahil her türlü delilin dinlenebildiği itirazın iptali davasıdır.
| Ölçüt | İtirazın kaldırılması (İİK md. 68) | İtirazın iptali davası (İİK md. 67) |
|---|---|---|
| Mahkeme | İcra mahkemesi | Genel mahkeme (asliye hukuk, asliye ticaret, tüketici, iş) |
| Süre | İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay | İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl |
| Delil | Kural olarak belge; sınırlı inceleme | Tanık, dahil her türlü delil |
| Kararın niteliği | Alacak hakkında kesin hüküm oluşturmaz | Alacak hakkında kesin hüküm oluşturur |
| Tazminat | %20’den az olmamak üzere (md. 68/son) | %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı (md. 67/2) |
| Arabuluculuk | değildir | Ticari para alacaklarında dava şartıdır |

Dava Açma Süresi Ne Zaman Başlar ve Nasıl Hesaplanır?
Süre, borçlunun itiraz ettiği günden değil, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği günden başlar. İİK md. 62/3 uyarınca itiraz, alacaklının yatırdığı avanstan karşılanarak 3 gün içinde bir muhtırayla alacaklıya tebliğ edilir; İİK md. 67/1’deki 1 yıllık süre bu tebliğle işlemeye başlar ve hak düşürücü niteliktedir.
Uygulamada alacaklı vekilleri itirazı UYAP üzerinden hemen görür, fakat süre hesabında esas alınan tarih tebliğ tarihidir. Tebliğ hiç yapılmamışsa süre kural olarak başlamaz. Bununla birlikte güvenli yol, itirazın öğrenildiği ilk günü başlangıç kabul edip takvimi ona göre kurmaktır. Hak düşürücü süre mahkemece kendiliğinden gözetilir; karşı tarafın ileri sürmesi beklenmez.
Süre Kaçırılırsa Alacak Tamamen Kaybolur mu?
Kaybolmaz. İİK md. 67/5, itirazın iptali süresini geçiren alacaklının genel hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğunu açıkça belirtir. Ancak bu durumda açılan dava artık bağımsız bir alacak davasıdır. Mevcut icra takibi canlanmaz, icra inkâr tazminatı istenemez ve takip masrafları ile işlemiş faiz yeniden değerlendirilir. Alacağın kendisi için zamanaşımı süresini hesaplama aracı ile ayrıca kontrol yapılmalıdır.
Arabuluculukta Geçen Süre Hesaba Katılır mı?
Katılmaz. 6325 s. HUAK md. 18/A/15 arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımının duracağını ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini düzenler. Örneğin sürenin son haftalarında 20 Şubat’ta arabulucuya başvurulan ve son tutanağın 15 Mart’ta düzenlendiği bir dosyada, arada geçen 23 gün 1 yıllık sürenin sonuna eklenir. Bu örnek temsilidir; gün hesabının her dosyada tebliğ tarihleriyle ayrıca yapılması gerekir.
Zorunlu Arabuluculuk Hangi Uyuşmazlıklarda Dava Şartıdır?
Ticari davalarda konusu bir miktar para olan alacak, tazminat ve itirazın iptali davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu kural 6102 s. TTK md. 5/A ile getirilmiştir; arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 6 hafta içinde sonuçlandırır ve bu süre zorunlu hâllerde en fazla 2 hafta uzatılabilir.
Zorunlu Arabuluculuk Atlanırsa Ne Olur?
Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğundan usulden reddedilir (HUAK md. 18/A/2). Son tutanak dilekçeye eklenmemişse mahkeme bir haftalık kesin süre verir. Kira ilişkisinden doğan alacaklar, kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklar ve komşuluk hukukundan doğan talepler için de HUAK md. 18/B aynı şartı öngörür. Konuyu ticari davalarda zorunlu arabuluculuk süreci yazısında ayrıca ele aldık.
Arabuluculuk toplantısına mazeretsiz katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yalnızca yarısına hükmedilir (HUAK md. 18/A/11). Bu nedenle borçlu tarafın da ilk toplantıyı ciddiye alması gerekir.

Yetkili ve Görevli Mahkeme Nasıl Belirlenir?
İtirazın iptali davası genel hükümlere tabi olduğundan yetki 6100 s. HMK ile belirlenir. Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir (md. 6); sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa yerinde de açılabilir (md. 10). Para borçları, aksine anlaşma yoksa alacaklının yerleşim yerinde ifa edilir (6098 s. TBK md. 89/1).
Yetkili Mahkeme Seçiminde Takibin Yapıldığı Yer
İcra takibinin yapıldığı yer, tek başına davanın açılacağı yeri belirlemez; ölçüt HMK kurallarıdır. Tacirler arasında yazılı bir yetki sözleşmesi varsa dava kural olarak yalnızca sözleşmede gösterilen mahkemede açılır (HMK md. 17). Borçlu takipte icra dairesinin yetkisine de itiraz etmişse, İİK md. 50 uyarınca yetki itirazı esasa ilişkin itirazla birlikte yapılır ve yargılamada önce bu itiraz değerlendirilir. İcra dairesinin yetkisiz olduğu anlaşılırsa takip o dairede devam ettirilemez.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Görev, alacağın kaynağına göre değişir. Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi, tüketici işlemlerinde tüketici mahkemesi, işçi ile işveren arasındaki ücret ve benzeri alacaklarda iş mahkemesi, diğer hâllerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenindendir ve yargılamanın her aşamasında kendiliğinden incelenir.
Davada İspat Yükü Kimdedir, Hangi Deliller Kullanılır?
İspat yükü alacaklıdadır. İİK md. 67/1 alacaklının “genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle” itirazın iptalini isteyebileceğini belirtir. Bu nedenle sözleşme, fatura, irsaliye, ticari defter kayıtları, banka dekontları, yazışmalar ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi davanın temel delilleridir. Delillerin dava dilekçesinde tek tek gösterilmesi gerekir.
İspat Yükü ve Senetle İspat Kuralı
Borçlu itirazında yalnızca “borcum yoktur” demişse alacaklı alacağın doğumunu ispatlar; borçlu ödeme savunması getirirse ödemeyi o ispat eder. HMK’daki senetle ispat kuralı, belirli bir tutarı aşan hukuki işlemlerin tanıkla ispatını sınırlar. Ticari ilişkilerde fatura ve defter kayıtlarının delil değeri öne çıkar; faturaya itiraz ve cari hesap mutabakatı konusundaki kurallar bu davada doğrudan sonuca etki eder.
Delil listesini dava dilekçesiyle birlikte eksiksiz sunmak gerekir. Sonradan delil göstermek HMK’daki iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına takılabilir. Alacaklının kendi ticari defterlerini lehine delil olarak kullanabilmesi için defterlerin usulüne uygun tutulmuş ve kapanış onaylarının yapılmış olması aranır.
İcra İnkâr Tazminatı Hangi Şartlarla Verilir?
Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse, alacaklının talebi üzerine borçlu hükmolunan miktarın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilir (İİK md. 67/2). Tazminat kendiliğinden verilmez; dava dilekçesinde açıkça talep edilmelidir. Oran üst sınıra bağlı değildir, alt sınır %20’dir ve mahkeme somut duruma göre daha yüksek bir oran belirleyebilir.
İcra İnkâr Tazminatı için Alacağın Likit Olması
Yargıtay uygulamasında icra inkâr tazminatı için alacağın likit, yani borçlu tarafından bilinebilir veya belirlenebilir olması aranır. Tutarı ancak bilirkişi incelemesi, hakkaniyet takdiri ya da karşılıklı hesap tasfiyesiyle ortaya çıkan alacaklarda tazminat talebi çoğunlukla reddedilir. Sözleşmede bedeli belli bir mal satışı veya kira bedeli ise tipik likit alacak örneğidir. Tazminatın hesabında takip talebindeki miktar esas alınır (İİK md. 67/son).
Kötü Niyet Tazminatı Alacaklıya Ne Zaman Yüklenir?
Aynı madde karşı yönü de düzenler: takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı, borçlunun talebi üzerine reddedilen miktarın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Burada davanın reddi yetmez; kötü niyet, yani alacaklının borcun olmadığını bilerek takip yapması ayrıca ispatlanmalıdır. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise borçlu aleyhine tazminat için de kötü niyet şarttır (İİK md. 67/3).

Dava Kazanılınca veya Kaybedilince Takip Nasıl İlerler?
Dava kabul edilirse itiraz iptal edilir ve alacaklı, kararın kesinleşmesini beklemeden takibe devam edebilir. İİK md. 75 uyarınca itirazı iptal edilen borçlu, kararın tebliğinden itibaren 3 gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır; karar yüzüne karşı verilmişse süre tefhimden başlar. Bu aşamada haciz talepleri de yeniden işlerlik kazanır.
Kısmi kabulde takip, kabul edilen miktar ve bu miktara ilişkin faiz üzerinden sürer. Davanın reddinde takip durmaya devam eder; genel mahkeme kararı alacak hakkında kesin hüküm oluşturduğundan, karar kesinleştikten sonra aynı alacak için yeniden dava veya takip yolu fiilen kapanır. Kabul kararından sonraki aşamalar için icra takibinin kesinleşmesi ve sonrası ile mal beyanında bulunmamanın yaptırımı yazılarımız yol gösterir.
| Aşama | Süre veya oran | Dayanak |
|---|---|---|
| Ödeme emrine itiraz | Tebliğden itibaren 7 gün | İİK md. 62/1 |
| İtirazın alacaklıya bildirilmesi | 3 gün içinde muhtıra ile | İİK md. 62/3 |
| İtirazın kaldırılması başvurusu | İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay | İİK md. 68/1 |
| İtirazın iptali davası | İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl | İİK md. 67/1 |
| Ticari davada arabuluculuk | 6 hafta, en fazla 2 hafta uzatma | TTK md. 5/A/2 |
| İcra inkâr tazminatı | Hükmolunan miktarın en az %20’si | İİK md. 67/2 |
| Kabul sonrası mal beyanı | Tebliğ veya tefhimden itibaren 3 gün | İİK md. 75 |
Harç, Faiz ve Masraflar Nasıl Hesaplanır?
İtirazın iptali davası, konusu para olan bir dava olduğu için nispi harca tabidir; harç, icra takibinde itiraz edilen miktar esas alınarak hesaplanır. Harç tutarları 492 sayılı Harçlar Kanunu tarifelerine göre her yıl güncellenir. Takipte ödenen harçlar mahsup edilir; güncel tutarı dava harcı hesaplama aracı ile önceden görebilirsiniz.
Faiz yönünden takip talebinde hangi faiz türü ve başlangıç tarihi yazıldıysa mahkeme o çerçevede karar verir. Ticari işlerde , diğer işlerde yasal faiz uygulanır; oranların farkını yasal faiz ve temerrüt faizi farkları yazısında, tutar hesabını ise yasal faiz hesaplama aracı ile yapabilirsiniz. Karşı taraf vekâlet ücreti ve yargılama giderleri kararla haksız çıkan tarafa yüklenir.
Dava Açmadan Önce Hangi Belgeler Hazırlanmalı?
Hazırlık aşamasındaki eksikler, iyi temellendirilmiş bir alacağı bile usulden kaybettirebilir. Dosya açılmadan önce itirazın tebliğ tarihi, arabuluculuk son tutanağı, alacağı doğuran sözleşme ve tahsilat kayıtları tek bir listede toplanmalıdır. Aşağıdaki kontrol listesi, İİK md. 67 ve HUAK md. 18/A şartlarına göre hazırlanmıştır.
- İcra dosyasının tamamı: takip talebi, ." aria-label="ödeme emri — tanım">ödeme emri, borçlunun itiraz dilekçesi ve itirazın tebliğ mazbatası.
- Ticari veya kira kaynaklı alacakta arabuluculuk son tutanağının aslı ya da onaylı örneği.
- Alacağın dayanağı: sözleşme, sipariş formu, fatura, irsaliye, teslim tutanağı, e-posta yazışmaları.
- Ödeme ve mutabakat kayıtları: banka dekontları, cari hesap ekstresi, varsa BA/BS formları.
- Ticari defterler ve kapanış onayları; bilirkişi incelemesi istenecekse defterlerin hazır tutulması.
- Borçlunun yerleşim yeri ile sözleşmedeki yetki şartının kontrolü.
Ticari alacaklarda takip öncesi stratejiyi ticari alacağın tahsili adımları yazısında, borçlu tarafın savunma yollarını ise menfi tespit ve istirdat davası rehberinde anlattık. İcra ve iflas hukuku alanındaki çalışmalarımızı ve Av. Muhammed Çakmak profilini inceleyebilirsiniz. Somut durumunuzun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
İtirazın iptali davasıyla ilgili en çok sorulan konular sürenin hesabı, davanın hangi mahkemede açılacağı, borçlunun savunmaları ve icra inkâr tazminatının ne zaman verileceğidir. Aşağıdaki kısa yanıtlar, İİK md. 67 ve ilgili usul hükümleri çerçevesinde genel bilgi amacı taşır ve somut dosyanın ayrıca incelenmesi gerekir.
İtirazın iptali davası kaç yılda zamanaşımına uğrar?
Bu dava zamanaşımına değil, hak düşürücü süreye tabidir. İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır (İİK md. 67/1). Süre geçerse alacaklı, alacağın kendi süresi dolmamışsa genel hükümlere göre alacak davası açabilir, ancak icra takibini devam ettiremez.
İtirazın iptali davası kaç ayda sonuçlanır?
Kesin bir süre vermek mümkün değildir. Arabuluculuk aşaması, mahkemenin iş yükü, bilirkişi incelemesi ve süreci süreyi belirler. Belgeye dayalı, bilirkişi gerektirmeyen dosyalar daha kısa sürede sonuçlanırken ticari defter incelemesi gereken dosyalar uzayabilir.
İtirazın iptali davasında borçlu hangi savunmaları yapabilir?
Borçlu, borcun hiç doğmadığını, ödendiğini, takas edildiğini, zamanaşımına uğradığını veya alacaklının edimini ayıplı ifa ettiğini ileri sürebilir. İcra takibindeki itirazında yazmadığı savunmaları da davada öne sürebilir. Ödeme savunmasının ispat yükü borçludadır.
İcra inkâr tazminatı ne zaman ödenir?
Tazminat, mahkeme kararıyla hükme bağlanır ve takip dosyasına eklenerek tahsil edilir. Oran hükmolunan miktarın %20’sinden az olamaz (İİK md. 67/2). Tazminatın verilebilmesi için alacaklının talepte bulunması ve alacağın likit olması gerekir.
Borçlu itirazdan sonra borcu öderse dava ne olur?
Dava açıldıktan sonra yapılan ödeme davayı konusuz bırakır. Mahkeme esas hakkında karar vermeye yer olmadığına karar verir; yargılama giderleri ve vekâlet ücreti, davanın açılmasına kimin sebep olduğuna göre belirlenir. Ödemenin faiz ve masrafları kapsayıp kapsamadığı ayrıca incelenmelidir.
İtirazın iptali davası takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yerde açılabilir mi?
Tek başına bu sebeple açılamaz. Yetki HMK hükümlerine göre belirlenir: davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri veya tacirler arasındaki yetki sözleşmesinde gösterilen yer. İcra dairesinin bulunduğu yer bu ölçütlerden birine denk geliyorsa orada dava açılabilir.
Kısmi itiraz hâlinde dava tüm alacak için mi açılır?
Hayır. Borçlu borcun yalnız bir kısmına itiraz etmişse takip kabul edilen kısım için devam eder (İİK md. 66). İtirazın iptali davası yalnızca itiraz edilen kısım için açılır; harç ve icra inkâr tazminatı da bu miktar üzerinden hesaplanır.
Kaynaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (mevzuat.gov.tr)
İlgili yazılar
- E-Haciz: Banka Hesabındaki Blokeyi Kaldırma Yolları
- İcra Dosyasının Yenilenmesi, Düşmesi ve Zamanaşımı
- Emekli Maaşına Haciz Konulabilir mi?
- Şikâyet Yolu (İİK 16): İcra Memuru İşlemine İtiraz
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazı 27.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Yazar: Av. Muhammed Çakmak, Avukat
Çalışma alanları: Bankacılık ve Finans Hukuku, Faktoring Hukuku, İcra ve İflas Hukuku, Ticaret Hukuku, Ticari Alacakların Tahsili





