
Tıbbi malpraktis, hekimin veya sağlık kuruluşunun tıp biliminin gerektirdiği özeni göstermemesi sonucu hastanın zarar görmesidir. Ameliyat sonrası beklenmedik bir sonuç, hastada haklı bir şüphe uyandırır; ancak her kötü sonuç hukuken hata sayılmaz. Davayı belirleyen, olayın kusura dayanıp dayanmadığı ve bu kusurun nasıl ispatlanacağıdır.
Aşağıda komplikasyon ile hata arasındaki farkı, özel ve kamu hastanelerinde izlenecek farklı yolları, ispat yükünün kimde olduğunu, raporlarının nasıl değerlendirildiğini ve sürelerini açıklıyoruz.
Önemli Çıkarımlar
- Hekimin özeni, aynı alanda çalışan basiretli bir meslektaşının göstereceği davranışa göre ölçülür (6098 s. TBK md. 506/3).
- Sözleşmeye dayalı taleplerde hekim veya hastane, kusursuz olduğunu ispat etmedikçe sorumludur (TBK md. 112).
- Hasta, tıbbi kayıtlarını inceleme ve bir suretini alma hakkına sahiptir (Hasta Hakları Yönetmeliği md. 16).
- Kamu hastanelerinde dava hekime değil idareye karşı açılır; önce 1 yıl, her hâlde 5 yıl içinde idareye başvurulmalıdır (2577 s. İYUK md. 13).
- Bilirkişi raporuna tebliğden itibaren 2 hafta içinde itiraz edilebilir (6100 s. HMK md. 281).
Tıbbi Malpraktis Nedir, Her Kötü Sonuç Hata mıdır?
Tıbbi malpraktis, teşhis, tedavi veya bakım sırasında tıbbın genel kabul görmüş kurallarına aykırı davranılmasıdır. 6098 s. TBK md. 506/3 uyarınca özen borcunun ölçüsü, benzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranıştır. Yani hekim sonucu değil, doğru ve özenli tıbbi davranışı borçlanır.
Komplikasyon ile tıbbi hata farkı
Komplikasyon, tüm özen gösterilse bile ortaya çıkabilen ve tıp literatüründe bilinen istenmeyen sonuçtur. Hata ise önlenebilir bir yanlışlıktır: yanlış taraf ameliyatı, belirtilere rağmen tetkik istenmemesi, ameliyat sonrası takibin yapılmaması gibi. Kritik soru şudur: komplikasyon gelişti mi, geliştikten sonra zamanında fark edilip doğru müdahale edildi mi? Komplikasyonun kendisi olmasa da geç fark edilmesi kusur sayılabilir.
Bu örnek temsilidir. Safra kesesi ameliyatı sonrası hastada karın ağrısı ve ateş başlasın. Safra yolu yaralanması bilinen bir komplikasyondur; ameliyatın kendisi özenle yapılmış olabilir. Ancak hastanın şikâyetlerine rağmen iki gün boyunca görüntüleme istenmemiş ve taburcu edilmişse, tartışma artık komplikasyon değil, takip ve teşhis eksikliği üzerinden yürür.
Aydınlatılmış onam eksikliği
Tıbbi müdahale başarılı olsa bile hastanın yeterince bilgilendirilmeden onay vermesi ayrı bir sorumluluk sebebidir. Hasta Hakları Yönetmeliği md. 31, rıza alınırken hastanın müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında aydınlatılmasını esas kabul eder. Matbu ve genel ifadeli onam formları, müdahaleye özgü riskleri anlatmıyorsa tartışmaya açıktır. Uygulamada bilgilendirmenin yapıldığını ispat yükü sağlık hizmeti sunan taraftadır.

Kime Karşı Dava Açılır: Özel Hastane mi, İdare mi?
Yol, hizmetin nerede alındığına göre değişir. Özel hastane ve muayenehanelerde hasta ile hastane veya hekim arasında sözleşme ilişkisi vardır ve adli yargıda dava açılır. Kamu hastanelerinde ise Anayasa md. 129/5 gereği tazminat davası hekime değil, kendisine edilmek kaydıyla idareye karşı idari yargıda açılır.
| Konu | Özel hastane / muayenehane | Kamu ve üniversite hastanesi |
|---|---|---|
| Davalı | Hastane şirketi ve/veya hekim | İlgili idare (Bakanlık, üniversite) |
| Yargı yeri | Tüketici mahkemesi (adli yargı) | İdare mahkemesi (tam yargı davası) |
| Dava öncesi zorunlu adım | (6502 s. TKHK md. 73/A); parasal sınır altında hakem heyeti | İdareye başvuru (İYUK md. 13) |
| Temel sorumluluk dayanağı | Sözleşmeye aykırılık (TBK md. 112, md. 506) | Hizmet kusuru |
| Zamanaşımı / süre | Sözleşmede 5 yıl (TBK md. 147/5); haksız fiilde 2/10 yıl (TBK md. 72) | Öğrenmeden 1 yıl, her hâlde 5 yıl içinde idareye başvuru |
Özel hastane ve serbest hekim
Özel sağlık hizmetinde hasta tüketici sayıldığından uyuşmazlık tüketici mahkemesinde görülür ve 6502 s. TKHK md. 73/A uyarınca dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır. Hastane, bünyesindeki hekimin hatasından TBK md. 116 uyarınca yardımcı kişi olarak sorumludur. TBK md. 115/3 ise izinle yürütülen uzmanlık mesleklerinde hafif kusurdan sorumsuzluk anlaşmasını kesin hükümsüz sayar; onam formlarına eklenen “hiçbir sorumluluk kabul edilmez” ibareleri bu nedenle sonuç doğurmaz. Değeri her yıl güncellenen parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyeti başvurusu zorunludur.
Kamu hastaneleri ve tam yargı davası
Devlet ve üniversite hastanelerindeki zararlar için 2577 s. İYUK md. 13 uyarınca önce idareye başvurulur. Başvuru, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır. İdare 30 gün içinde yanıt vermezse istek reddedilmiş sayılır ve idare mahkemesinde 60 günlük dava süresi işlemeye başlar. İdari yargı süreçleri hakkında genel bilgi için idare hukuku çalışma alanımıza bakılabilir.
Kamu hastanesi davalarında sık yapılan hata, hekimi şahsen adli yargıda dava etmektir. Bu dava yönünden reddedilir ve bu arada idari yargıdaki süreler geçebilir. İYUK md. 13/2 görevli olmayan adli yargıda açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde idareye başvuru şartını aramaz; yine de doğru yolun baştan seçilmesi, zaman ve masraf kaybını önler. Özel hastanede çalışan ama kamu görevlisi olmayan hekimler için bu sınırlama uygulanmaz.
Kusurun İspatı Kimdedir?
İspat yükü, talebin dayanağına göre yer değiştirir. TBK md. 112 sözleşmeye aykırılıkta borçlunun, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe zararı gidermekle yükümlü olduğunu söyler. Haksız fiile dayanan taleplerde ise TBK md. 50 uyarınca zarar gören hem zararını hem de zarar verenin kusurunu ispatlar.
| Dayanak | Hasta neyi ispatlar? | Hekim veya hastane neyi ispatlar? |
|---|---|---|
| Sözleşmeye aykırılık (TBK md. 112) | Tedavi ilişkisi, zarar, illiyet bağı | Kusursuz olduğunu, özenin gösterildiğini |
| Haksız fiil (TBK md. 49-50) | Zarar, kusur, illiyet bağı | Karşı delil sunabilir |
| Aydınlatılmış onam | Müdahalenin yapıldığını | Usulüne uygun bilgilendirme yapıldığını |
Kusurun ispatı ve sözleşmedeki karine
Özel hastane davalarında sözleşme ilişkisi, hasta için önemli bir avantaj sağlar. Hasta; tedavi ilişkisini, zararı ve zarar ile müdahale arasındaki bağlantıyı ortaya koyar. Bunun ardından hekim veya hastane, tıbbın gerektirdiği özeni gösterdiğini kanıtlamak zorundadır. Bu nedenle dava dilekçesinde talebin hem sözleşmeye aykırılığa hem de haksız fiile dayandırılması, ispat ve zamanaşımı bakımından esneklik sağlar.
İlliyet bağının ispatı
Kusur kadar önemli olan, zararın gerçekten o kusurdan kaynaklandığının gösterilmesidir. Hastanın önceden var olan hastalığı, tedaviye uyumsuzluğu veya başka bir hekimin sonraki müdahalesi illiyet bağını zayıflatabilir. Bilirkişilere yöneltilecek soruların “hata var mı” sorusuyla sınırlı kalmaması, “bu hata olmasaydı sonuç ne olurdu” sorusunu da içermesi gerekir.
Organizasyon kusuru
Zarar her zaman tek bir hekimin hatasından doğmaz. Nöbetçi uzmanın bulunmaması, cihazın arızalı olması, enfeksiyon kontrolünün yetersizliği veya hastanın zamanında sevk edilmemesi, sağlık kuruluşunun organizasyonundan kaynaklanan kusurlardır. Bu durumlarda sorumluluk doğrudan hastaneye yönelir ve bireysel hekim kusuru bulunmasa bile tazminat gündeme gelebilir. Dilekçede olayın bu boyutunun da belirtilmesi, bilirkişi incelemesinin kapsamını genişletir.
Tıbbi Kayıtlar Nasıl Elde Edilir, Delil Nasıl Korunur?
Hasta, sağlık durumuyla ilgili dosya ve kayıtları doğrudan veya vekili aracılığıyla inceleyebilir ve bir suretini alabilir. Bu hak Hasta Hakları Yönetmeliği md. 16 ile güvence altındadır. Kayıtlar, olaydan hemen sonra ve eksiksiz istenmelidir; sonradan yapılan eklemeler tarih ve saat kayıtlarıyla karşılaştırılabilir.
- Epikriz, ameliyat ve anestezi notları, hemşire gözlem formları.
- Laboratuvar sonuçları, görüntüleme raporları ve görüntülerin dijital kopyaları.
- İmzalanan onam formları ve ek bilgilendirme belgeleri.
- e-Nabız kayıtları, reçeteler ve sevk belgeleri.
- Başka bir hekimden alınan ikinci görüş raporları.
Delillerin kaybolma ihtimali varsa dava açılmadan önce HMK md. 400 uyarınca delil tespiti istenebilir. Bu yol, özellikle kayıtların değiştirilebileceği veya hastanın durumunun zamanla değişeceği durumlarda önem taşır.

Bilirkişi ve Adli Tıp Raporu Nasıl Değerlendirilir?
Malpraktis davalarında sonuç çoğu zaman bilirkişi raporuna göre belirlenir. Mahkeme genellikle Adli Tıp Kurumu ihtisas kurullarından veya üniversite hastanelerinin ilgili anabilim dallarından rapor alır. HMK md. 281 uyarınca taraflar, rapora tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz ederek eksikliklerin giderilmesini veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir.
Bilirkişi raporuna itiraz
İtiraz dilekçesi genel ifadelerle değil, somut noktalarla yazılmalıdır. Raporu hazırlayan kurulda davaya konu uzmanlık dalından hekim bulunup bulunmadığı, tıbbi kayıtların tamamının incelenip incelenmediği ve rapordaki sonucun gerekçelendirilip gerekçelendirilmediği kontrol edilmelidir. Özel ve teknik bir çalışma gerekiyorsa süre içinde başvurulması şartıyla bir defaya mahsus iki haftalık ek süre verilebilir.
Uzman görüşünün rolü
HMK md. 293 taraflara, uzmanından bilimsel mütalaa alma imkânı tanır. Bu görüş bilirkişi raporu yerine geçmez; ancak rapordaki çelişkileri görünür kılarak mahkemeyi yeni bir kurul raporu almaya yöneltebilir. Mahkeme gerekirse uzmanı duruşmaya çağırarak dinleyebilir.
Malpraktis Zamanaşımı Süreleri Nelerdir?
Süre, davanın dayanağına göre değişir. Sözleşmeye dayanan taleplerde uygulamada TBK md. 147/5’teki beş yıllık süre esas alınır. Haksız fiile dayanan taleplerde TBK md. 72 uyarınca zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl uygulanır; fiil suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı geçerlidir.
| Durum | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Özel hastane, sözleşmeye aykırılık | 5 yıl | TBK md. 147/5 |
| Haksız fiil (genel) | Öğrenmeden 2 yıl, her hâlde 10 yıl | TBK md. 72/1 |
| Fiil taksirle yaralama veya öldürme suçu oluşturuyorsa | Ceza zamanaşımı daha uzunsa o süre | TBK md. 72/1, TCK md. 85 ve 89 |
| Kamu hastanesi, idareye başvuru | Öğrenmeden 1 yıl, her hâlde 5 yıl | İYUK md. 13 |
| İdarenin reddinden sonra dava | 60 gün | İYUK md. 7 |
Malpraktis zamanaşımı ve talebin dayanağı
Sözleşme ve haksız fiil sorumluluğu aynı olayda birlikte bulunabilir. Bu durumda hasta, kendisi için daha elverişli olan sebebe dayanabilir. Pratikte iki yıllık süreyi kaçırmış bir hasta için sözleşmeye dayalı beş yıllık süre hâlâ açık olabilir. Sürelerin takibinde zamanaşımı hesaplama aracı yardımcı olur; ancak zararın öğrenildiği tarih dosyaya göre değişir.
Hangi Tazminatlar İstenebilir?
Bedensel zararda TBK md. 54 tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları sayar. TBK md. 56 ise bedensel bütünlüğü zedelenen hastaya ve ağır bedensel zarar ya da ölüm hâlinde yakınlarına imkânı tanır.
Tedavi giderleri ve düzeltici müdahaleler
Hatanın giderilmesi için yapılan ikinci ameliyat, fizik tedavi, ilaç, yol ve refakatçi giderleri tedavi gideri kapsamındadır. Bu giderlerin fatura ve ödeme belgeleriyle ispatı gerekir; henüz yapılmamış ama tıbben gerekli olan müdahalelerin bedeli ise bilirkişi raporuyla belirlenebilir. İlk tedavi için ödenen ücretin iadesi de ayrıca talep edilebilir.
Kalıcı hasar kalan dosyalarda tazminatın büyük bölümü maluliyet oranına bağlıdır; bu konuyu sürekli iş göremezlik ve maluliyet oranının etkisi yazımızda ayrıntılı ele aldık. Tedavi süresince çalışılamayan dönem için geçici iş göremezlik kaybını hesaplayan araç fikir verir. Hastanın ölümü hâlinde ise yakınların talebi destekten yoksun kalma tazminatı esaslarına göre belirlenir.

Ceza Soruşturması Hukuk Davasını Nasıl Etkiler?
Hekim hakkında taksirle yaralama (5237 s. TCK md. 89) veya taksirle öldürme (TCK md. 85) iddiasıyla ceza soruşturması yürütülebilir. Ancak TBK md. 74 uyarınca hukuk hâkimi, kusurun değerlendirilmesinde ceza hukukunun sorumluluk kurallarıyla bağlı olmadığı gibi ceza hâkiminin beraat kararıyla da bağlı değildir.
Bu kural pratikte iki sonuç doğurur. Birincisi, ceza dosyasında hekim hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi tazminat davasını kendiliğinden sona erdirmez. İkincisi, ceza dosyasında alınan Adli Tıp raporu hukuk davasında delil olarak kullanılabilir, ancak mahkemeyi bağlamaz. Ceza zamanaşımının daha uzun olması, TBK md. 72 uyarınca tazminat talebinin süresini de uzatabilir.
Dava Açmadan Önce Neler Yapılmalı?
Hazırlığın merkezinde tıbbi kayıtlar ve süreler vardır. Hasta Hakları Yönetmeliği md. 16’daki kayıt inceleme hakkı kullanılarak dosyanın tamamı alınmalı, ardından İYUK md. 13 veya TBK md. 72 ve 147 sürelerinden hangisinin işlediği belirlenmelidir. Bu iki adım, sonraki bütün tercihlerin temelidir.
- Tüm tıbbi kayıtları ve görüntüleri eksiksiz talep edin; talep dilekçenizin tarihli bir örneğini saklayın.
- Olayların kronolojisini gün ve saat düzeyinde yazın; kim, ne zaman, ne söyledi sorularını yanıtlayın.
- Başka bir uzman hekimden ikinci görüş alın ve bunu yazılı hâle getirin.
- Tedavi giderlerine ait fatura ve ödeme belgelerini, çalışamadığınız döneme ait gelir kayıtlarını toplayın.
- Hizmetin özel mi kamu kurumunda mı alındığını belirleyin; buna göre arabuluculuk, hakem heyeti veya idareye başvuru yolunu seçin.
Dava masraflarını önceden görmek için dava harcı hesaplama aracından yararlanılabilir. Tazminat dosyalarına yaklaşımımız için tazminat hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz; bu yazı Av. Mehmet İlker Dinç tarafından hazırlanmıştır. Somut durumunuzun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Doktor hatası şüphesi yaşayan hastaların ve yakınlarının en sık sorduğu sorular, sürenin ne zaman dolduğu, onam formu imzalamanın dava hakkını ortadan kaldırıp kaldırmadığı, kamu hastanesinde hekimin şahsen sorumlu tutulup tutulamayacağı ve rapor sürecinin nasıl işlediğidir. Aşağıda bu soruları kısaca yanıtlıyoruz.
Onam formu imzalayan hasta dava açabilir mi?
Evet. Onam formu yalnızca hastanın bilgilendirildiği risklere rıza gösterdiğini gösterir; özensiz müdahaleye izin anlamına gelmez. TBK md. 115/3 uyarınca izinle yürütülen uzmanlık hizmetlerinde hafif kusurdan dahi sorumsuzluk anlaşması kesin hükümsüzdür.
Devlet hastanesindeki doktora doğrudan dava açılabilir mi?
Hayır. Anayasa md. 129/5 gereği kamu görevlisinin görevi sırasında verdiği zarar için dava idareye karşı açılır. İdare tazminatı öderse kusurlu hekime rücu edebilir. Önce İYUK md. 13 uyarınca idareye başvurulması gerekir.
Malpraktis davası hangi mahkemede açılır?
Özel hastane ve muayenehanelere karşı açılacak davalar, hasta tüketici sayıldığından tüketici mahkemesinde görülür ve öncesinde arabulucuya başvurulur. Kamu ve üniversite hastanelerine karşı ise idare mahkemesinde tam yargı davası açılır.
Adli Tıp raporu hastanın aleyhine çıkarsa ne yapılabilir?
Rapora tebliğden itibaren iki hafta içinde HMK md. 281 uyarınca itiraz edilir. İtirazda kurulun uzmanlık yapısı, incelenen kayıtların eksikliği ve gerekçe yetersizliği somut olarak gösterilmeli; HMK md. 293 uyarınca alınacak uzman görüşü ile yeni kurul raporu istenebilir.
Estetik ameliyatlarda sorumluluk farklı mıdır?
Estetik müdahalelerde hastanın beklediği sonuç sözleşmenin konusuna daha yakındır ve bilgilendirme yükümlülüğü daha kapsamlı değerlendirilir. Riskler ve gerçekçi sonuçlar hakkında ayrıntılı bilgi verilmemişse, teknik olarak başarılı bir müdahalede bile sorumluluk gündeme gelebilir.
Malpraktis davası ne kadar sürer?
Süre, bilirkişi incelemesinin kaç kez yapıldığına ve itirazlara göre değişir. Adli Tıp Kurumu veya üniversite kurulundan rapor alınması, çelişkili raporların giderilmesi ve aşaması nedeniyle bu davalar genellikle diğer tazminat davalarından uzun sürer; kesin bir süre vermek mümkün değildir.
Ceza davasında beraat eden doktora tazminat davası açılabilir mi?
Açılabilir. TBK md. 74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusura ilişkin değerlendirmesiyle bağlı değildir. Ceza dosyasındaki raporlar delil olarak kullanılabilir, ancak tazminat davasında kusur ayrıca incelenir.
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (mevzuat.gov.tr)
- Hasta Hakları Yönetmeliği (mevzuat.gov.tr)
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (mevzuat.gov.tr)
İlgili yazılar
- Estetik Operasyonlarda Hekimin Sorumluluğu ve Eser Sözleşmesi
- Trafik Kazasında Maddi ve Manevi Tazminat Kalemleri
- Bilirkişi Raporuna İtiraz ve Yeniden Rapor Talebi
- Manevi Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir? Ölçütler ve Sınırlar
- Ölümlü Trafik Kazasında Ceza Davası ile Tazminat Davasının İlişkisi
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazı 26.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
Yazar: Av. Mehmet İlker Dinç, Avukat
Çalışma alanları: Sigorta Hukuku, Tazminat Hukuku, İş Hukuku, Şirketler Hukuku, Kurumsal Danışmanlık





