Makale · 17.09.2026

İş Kazası Sonrası Hak Kaybını Önleyen Adımlar

Bu yazıyı dinleyin
0:00 / –:––
İş güvenliği baretiyle çalışan bir inşaat işçisi

İş kazası tazminat süreci, kazanın meydana geldiği ilk andan itibaren doğru adımlarla ilerletilmezse işçinin veya yakınlarının önemli haklar kaybetmesine yol açabilir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesi, iş kazasının işverence 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmesini zorunlu kılar. Bu yazıda iş kazası sonrasında hak kaybını önlemek için atılması gereken adımları, tazminat kalemlerini ve sürecin işleyişini güncel mevzuata göre ele alıyoruz.

Önemli Çıkarımlar

  • İşveren, iş kazasını 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmek zorundadır (5510 s. Kanun m.13); kaza işverenin kontrolü dışındaki yerde olmuşsa süre öğrenme tarihinden başlar.
  • Ölüm veya ağır yaralanmalı kazalarda kolluk kuvvetlerine derhal haber verilmesi ayrı bir yükümlülüktür.
  • İş kazası nedeniyle maddi ve davalarında süresi, kural olarak kazanın gerçekleştiği veya maluliyetin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıldır (TBK m.72, BK m.146).
  • Kaza yeri, tanık bilgileri ve iş güvenliği eksikliklerinin erken tespiti, sonraki tazminat davasında ispat gücünü doğrudan etkiler.
  • SGK’dan alınan gelir ve tazminatlar, işverenden talep edilecek tazminattan mahsup edilir; bu nedenle iki süreç birbirinden bağımsız yürümez.
İş güvenliği baretiyle çalışan bir inşaat işçisi

İş Kazası Anında Yapılması Gereken İlk İşlemler Nelerdir?

Kazanın hemen ardından öncelik yaralının tıbbi müdahalesidir; ardından olay yeri mümkün olduğunca değiştirilmeden fotoğraflanmalı, tanıklar belirlenmeli ve varsa kamera kayıtları talep edilmelidir. Bu belgeler, ileride açılacak tazminat davasında işverenin kusurunu ispatlamak için temel dayanak oluşturur.

İşyeri hekimi veya en yakın sağlık kuruluşundan alınan ilk muayene raporu, yaralanmanın kaza ile bağlantısını gösteren en önemli belgelerden biridir. Bu raporun tarihinin kaza tarihiyle tutarlı olmasına dikkat edilmelidir.

İş Kazası Sonrası Atılması Gereken Adımlar

Hak kaybını önlemek isteyen işçi veya yakınları, kaza anından itibaren belirli bir sırayı izleyerek hareket etmelidir; bu adımların her biri, sonraki aşamada açılacak tazminat davasının gücünü doğrudan etkiler.

1. İlk Yardım ve Tıbbi Müdahale

Yaralının hayati tehlikesinin ortadan kaldırılması her zaman önceliklidir; ambulans veya en yakın sağlık kuruluşuna nakil sırasında düzenlenen kayıtlar, kazanın tarihini ve saatini resmi olarak belgeler.

2. Olay Yerinin Korunması ve Delil Tespiti

Mümkünse olay yeri değiştirilmeden fotoğraflanmalı, kaza ile ilgili makine, ekipman veya güvenlik önlemi eksikliği varsa bu durum görsel olarak kayıt altına alınmalıdır. Fiziksel deliller zamanla kaybolabileceğinden bu adımın kaza gününde tamamlanması önemlidir.

3. Tanık Bilgilerinin Toplanması

Kazaya tanık olan iş arkadaşlarının isim ve iletişim bilgileri not edilmelidir; tanık beyanları, özellikle kaza tutanağı düzenlenmediği durumlarda ispatın temel dayanağı hâline gelir.

4. SGK Bildiriminin Takibi

İşçi veya yakınları, işverenin 3 iş günlük bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini takip etmeli, gerekirse SGK’ya doğrudan başvurarak sürecin işlediğinden emin olmalıdır.

5. Sağlık Kayıtlarının Saklanması

Tedavi, rapor, epikriz ve maluliyet değerlendirmesine ilişkin tüm belgelerin bir kopyası saklanmalıdır; bu belgeler hem SGK sürecinde hem de tazminat davasında tekrar tekrar kullanılır.

6. Hukuki Danışmanlık Alınması

Zamanaşımı, oranı ve tazminat kalemlerinin doğru hesaplanabilmesi için dosyanın erken aşamada bir avukatla değerlendirilmesi, sürecin ilerleyen safhalarında ortaya çıkabilecek hak kayıplarını önler.

Hangi Haller İş Kazası Sayılır?

5510 sayılı Kanun m.13, iş kazası sayılan hâlleri beş bentte sınırlı sayıda düzenlemiştir: sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi sırasında asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda ve işverence sağlanan taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilme sırasında meydana gelen ve sigortalıyı bedenen veya ruhen özre uğratan olaylar iş kazası sayılır.

Bu tanımın kapsamına girip girmediği tartışmalı olan durumlarda (örneğin işyeri dışında ancak iş amacıyla yapılan bir seyahat sırasında meydana gelen kaza), olayın hangi bentle ilişkilendirilebileceğinin somut olay bazında değerlendirilmesi gerekir. SGK’nın veya mahkemenin olayı iş kazası olarak nitelendirmemesi hâlinde, bu karara karşı ayrı bir hukuki itiraz yolu izlenebilir.

İşverenin SGK’ya Bildirim Yükümlülüğü Nasıl İşler?

5510 sayılı Kanun m.13 uyarınca işveren, iş kazasını kazadan sonraki 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmek zorundadır; kaza işverenin kontrolü dışındaki bir yerde meydana gelmişse bu süre olayın öğrenildiği tarihten itibaren işler (5510 s. Kanun, mevzuat.gov.tr). Bildirim yapılmaması hâlinde işverene idari para cezası uygulanır ve SGK’nın yaptığı ödemeler işverenden rücuen tahsil edilebilir.

İşçi veya yakınları, işverenin bildirimde bulunmadığını fark ederse doğrudan SGK’ya veya kolluğa başvurarak süreci kendileri başlatabilir. Bildirimin gecikmesi, işçinin sigorta haklarından yararlanmasını da geciktirebileceğinden bu adımın takip edilmesi önemlidir.

Yükümlülük Süre Dayanak
SGK’ya bildirim 3 iş günü 5510 s. Kanun m.13
Kolluğa bildirim (ölüm/ağır yaralanma) Derhal 5510 s. Kanun m.13
Tazminat davası zamanaşımı 10 yıl TBK m.72 / BK m.146
Bildirim yapılmazsa idari para cezası Yıllık güncellenen sabit tutar 5510 s. Kanun m.102
Manevi tazminat davası zamanaşımı 10 yıl (haksız fiil genel zamanaşımı) TBK m.72

İş Kazası Tazminat Davasında Zamanaşımı Süresi Nedir?

İş kazası nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı süresi, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır; kaza sonucu maluliyet oluşmuşsa bu süre maluliyetin kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kaza aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ve ceza kanunundaki dava zamanaşımı süresi daha uzunsa, bu daha uzun süre tazminat davasına da uygulanabilir.

Zamanaşımı süresinin doğru hesaplanması, geç açılan davaların reddedilme riskini önler. Süre hesaplamasında tereddüt varsa dosyanın erken aşamada bir avukatla değerlendirilmesi önerilir; hesaplama için zamanaşımı hesaplama aracımızı da kullanabilirsiniz.

Depo ve üretim alanında iş güvenliği ekipmanları

İş Kazası Tazminatı Hangi Kalemlerden Oluşur?

Türk Borçlar Kanunu m.54, iş kazası sonucu oluşan bedensel zararların tazminat kalemlerini tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak sayar. Bu kalemler birbirinden bağımsız hesaplanır ve her biri için ayrı belge ve incelemesi gerekebilir.

Tedavi Giderleri ve Kazanç Kaybı

Tedavi giderleri, SGK tarafından karşılanmayan sağlık harcamalarını; kazanç kaybı ise işçinin iyileşme sürecinde çalışamadığı döneme ait ücret kaybını ifade eder. Bu kalemlerin talep edilebilmesi için fatura, reçete ve iş göremezlik raporları gibi belgelerin eksiksiz saklanması gerekir.

Sürekli İş Göremezlik ve Ekonomik Geleceğin Sarsılması

Kaza sonucu kalıcı bir maluliyet oluşmuşsa, işçinin gelecekteki kazanma gücündeki azalma bilirkişi raporuyla belirlenir ve bu kayıp, işçinin çalışma hayatı boyunca uğrayacağı gelir kaybı üzerinden hesaplanır. Bu hesaplama, işçinin yaşı, maluliyet oranı ve mesleki durumu gibi değişkenlere göre farklılık gösterir.

Destekten Yoksun Kalma ve Manevi Tazminat

İş kazası ölümle sonuçlanmışsa, ölen işçinin eşi, çocukları ve varsa bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir; bu tazminat, ölen kişinin sağlığında yakınlarına sağladığı maddi desteğin karşılığıdır. Manevi tazminat ise maddi zarardan bağımsız olarak, kazanın işçide veya yakınlarında yarattığı acı ve elem esas alınarak ayrıca değerlendirilir.

Temsili örnek: Bir üretim tesisinde çalışırken elini makineye kaptıran ve kalıcı olarak %20 iş göremezlik oranıyla maluliyet raporu alan bir işçi düşünüldüğünde, bu işçi hem geçmişe dönük tedavi ve kazanç kaybı için hem de ileriye dönük çalışma gücü kaybı için ayrı ayrı maddi tazminat talep edebilir; ayrıca yaşadığı acı ve elem nedeniyle manevi tazminat talebinde de bulunabilir. Bu örnek tamamen temsilidir; gerçek bir olaya veya müvekkile ait değildir.

İşverenin Kusuru Nasıl Belirlenir?

İşverenin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatından doğan önlem alma, eğitim verme ve gerekli ekipmanı sağlama yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, kaza sonrası düzenlenen bilirkişi raporlarıyla tespit edilir. Kusur oranı, işçinin, işverenin ve varsa üçüncü kişilerin sorumluluğuna göre paylaştırılır ve tazminat miktarını doğrudan etkiler.

İş müfettişi raporu, SGK müfettiş raporu ve varsa Cumhuriyet savcılığı soruşturma dosyası, işverenin kusurunun tespitinde temel kaynaklardır. Bu belgelerin bir örneğinin işçi veya yakınları tarafından talep edilmesi, davanın hazırlık aşamasını hızlandırır; süreç boyunca iş hukuku uzmanlık alanımızdan genel bilgi edinebilirsiniz. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatına ilişkin güncel düzenlemelere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın resmî sitesinden ulaşılabilir.

Bilirkişi Raporunun Rolü

Mahkemece görevlendirilen iş güvenliği bilirkişisi, kaza yerindeki teknik koşulları, alınan veya alınmayan önlemleri ve ilgili mevzuata uygunluğu inceleyerek kusur oranlarını yüzdesel olarak belirler. Bu rapor, tazminat miktarının hesaplanmasında mahkemenin en çok başvurduğu teknik dayanaktır ve taraflarca itiraz edilebilir.

İşçinin Müterafik Kusuru

İşçinin kendisine verilen talimatlara uymaması, sağlanan koruyucu ekipmanı kullanmaması veya dikkatsizliği kazaya katkıda bulunmuşsa, bu durum müterafik kusur olarak değerlendirilir ve tazminat miktarından bu oranda indirim yapılır. Müterafik kusur, işverenin kusurunu ortadan kaldırmaz; yalnızca tazminatın paylaşımını etkiler.

İş güvenliği ekipmanları ile çalışma alanı

SGK’dan Alınan Gelir Tazminattan Nasıl Mahsup Edilir?

SGK, iş kazası geçiren sigortalıya veya vefat hâlinde hak sahiplerine sürekli iş göremezlik geliri ya da ölüm geliri bağlar; bu ödemeler işverenden talep edilecek maddi tazminattan mahsup edilir. Mahsup işlemi, mükerrer tazminat ödenmesini önlemek amacıyla yapılır ve tazminat hesaplamasında ayrı bir teknik başlıktır.

Manevi tazminat, SGK ödemelerinden bağımsız olarak ayrıca değerlendirilir ve mahsuba tabi değildir. Geçici iş göremezlik ödeneği tutarınızı görmek için geçici iş göremezlik hesaplama aracımızı inceleyebilirsiniz.

Meslek Hastalığı ile İş Kazası Arasındaki Fark Nedir?

5510 sayılı Kanun m.14, meslek hastalığını sigortalının çalıştığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel ya da ruhsal engellilik hâli olarak tanımlar; iş kazası ise ani ve dışsal bir olayla meydana gelir. Bu ayrım, tazminat davasında zamanaşımının başlangıç tarihinin ve ispat yönteminin belirlenmesi açısından önemlidir.

Meslek hastalığında zarar genellikle uzun süre içinde ortaya çıktığından, hastalığın iş ile ilgisinin tespiti için SGK Sağlık Kurulu raporu belirleyici rol oynar. Bu raporun alınma süreci, iş kazalarına kıyasla daha uzun sürebilir ve genellikle ayrı bir idari başvuru gerektirir.

Meslek hastalığı nedeniyle açılacak tazminat davalarında da aynı maddi, manevi ve tazminatı kalemleri geçerlidir; ancak zamanaşımının başlangıcı, hastalığın iş ile ilişkisinin SGK tarafından tespit edildiği veya kesinleştiği tarih esas alınarak ayrıca belirlenir. Bu farklılık, meslek hastalığı dosyalarının iş kazası dosyalarına göre daha uzun bir hazırlık süreci gerektirmesinin başlıca sebebidir.

İşveren Sorumluluk Sigortası Tazminatı Nasıl Etkiler?

İşverenler, iş kazası ve meslek hastalığından doğacak hukuki sorumluluklarına karşı ihtiyari olarak işveren mali sorumluluk sigortası yaptırabilir; bu sigorta zorunlu değildir ancak yaygın olarak tercih edilir. Sigorta şirketi, poliçe limitleri dahilinde işverenin ödemesi gereken tazminatı karşılar; bu durum işçinin tazminat alacağının varlığını veya miktarını değiştirmez, yalnızca ödemeyi kimin yapacağını etkiler. Sigorta şirketinin ödemeyi reddettiği hâllerde izlenecek yol için ayrı yazımızı inceleyebilirsiniz.

SGK’dan bağlanan gelirler ile işveren sorumluluk sigortasından yapılan ödemeler birlikte değerlendirildiğinde, mükerrer ödemeyi önlemek amacıyla mahsup kuralları uygulanabilir. Sigorta poliçesinin kapsamı ve limitleri, dava öncesi mutlaka incelenmesi gereken bir husustur. Uyuşmazlığın sigorta şirketiyle çözülemediği hâllerde Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru imkânı da değerlendirilebilir.

SGK Olayı İş Kazası Saymazsa Ne Yapılmalı?

SGK, yapılan bildirim ve incelemeler sonucunda olayı iş kazası olarak kabul etmeyebilir; bu durumda sigortalı veya hak sahipleri, SGK’nın ret kararına karşı önce kurum içi itiraz yoluna, sonuç alınamazsa iş mahkemesinde “iş kazasının tespiti davası” açma yoluna başvurabilir. Tespit davası, sonraki tazminat davasının temelini oluşturduğundan bu aşamanın usulüne uygun yürütülmesi büyük önem taşır.

Tespit davasında mahkeme, olayın 5510 sayılı Kanun m.13’te sayılan hâllerden birine uyup uymadığını, tanık ve bilirkişi delilleriyle birlikte değerlendirir. Bu dava kazanılırsa, sigortalı SGK’nın sağladığı gelir ve ödeneklerden yararlanmaya başlar ve işverene karşı açılacak tazminat davası da bu tespite dayandırılabilir.

İş Kazası Sonrası Ceza Soruşturması Tazminat Davasını Nasıl Etkiler?

İş kazasının taksirle yaralama veya ölüme sebebiyet verme gibi bir suç oluşturması hâlinde, Cumhuriyet savcılığı re’sen soruşturma başlatır; bu soruşturma dosyasındaki bilirkişi raporları ve ifadeler, hukuk mahkemesindeki tazminat davasında da delil olarak kullanılabilir. Ceza mahkemesinin kusur ve kesinleşmiş mahkumiyet kararı, hukuk hakimini bazı yönlerden bağlayabilir.

Ceza davasının sonuçlanmasının beklenmesi, tazminat davasının açılmasını engellemez; ancak ceza dosyasındaki delillerin tazminat davasına sunulması ispat açısından güçlü bir destek sağlar. Taraflar, iki dava arasındaki bekletici mesele ilişkisini dosyanın somut durumuna göre değerlendirmelidir. Konuya ilişkin güncel içtihatlara Yargıtay karar arama sisteminden ulaşılabilir.

Uygulamada hukuk mahkemesi, ceza yargılamasının kesinleşmesini beklemeden de tazminat davasını sonuçlandırabilir; ancak kusur değerlendirmesi açısından çelişkili kararların önüne geçmek amacıyla, mahkemeler genellikle ceza dosyasının akıbetini yakından takip eder. Bu nedenle iki dosyanın numaralarının ve mahkemelerinin karşılıklı olarak bildirilmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir.

Karşı Taraf Ne Yapacak?

Bir uyuşmazlıkta yalnızca kendi haklılığınızı bilmek yeterli değildir; karşı tarafın da kendine göre bir savunma stratejisi vardır ve bu stratejiye önceden hazırlıklı olmak sürecin nasıl ilerleyeceğini büyük ölçüde belirler. Aşağıdaki savunmalar, bu tür dosyalarda sıkça karşılaşılan tipik itirazlardır; hangisinin sizin dosyanızda gündeme geleceği elinizdeki belgelere ve olayların akışına bağlıdır.

Olay iş kazası sayılmaz, kişisel kusurdan kaynaklanmıştır.
SGK tutanağı, tanık beyanları ve iş yeri kaza kayıtları olayın 5510 sayılı Kanun m.13 kapsamında iş kazası sayılıp sayılmadığını gösterir. Kazanın işin yürütümü sırasında mı yoksa tamamen kişisel bir nedenle mi meydana geldiği bu değerlendirmede belirleyicidir.

İşverenin kusuru bulunmamaktadır, gerekli tüm önlemler alınmıştır.
İş güvenliği uzmanı raporları, risk değerlendirme belgeleri ve eğitim kayıtları karşı tarafça sunulur. İşçi tarafı eksik ekipman veya denetim eksikliğini gösteren fotoğraf ve tanık delilleriyle karşılık verir. Kusur oranı genellikle bilirkişi incelemesiyle belirlenir.

Tazminat talebi zamanaşımına uğramıştır.
Kazanın veya maluliyetin kesinleştiği tarih SGK ve hastane kayıtlarıyla netleştirilir, on yıllık sürenin başlangıcı buna göre belirlenir. Ceza soruşturması varsa bu süreç zamanaşımı hesabını ayrıca etkileyebilir.

SGK’dan alınan gelir tazminatı zararı karşılamaktadır, ek talep yersizdir.
Bilirkişi raporuyla SGK geliri ile gerçek zarar arasındaki fark hesaplanır; mahsup sonrası kalan tutar talep edilebilir. Manevi tazminat bu mahsup hesabının dışında ayrıca değerlendirilir.

Bu savunmalardan hangisinin öne çıkacağı, dosyanın somut şartlarına, elinizdeki belgelere ve olayların gerçekleştiği sıraya göre değişir. Bazı dosyalarda karşı taraf tek bir savunmaya yoğunlaşırken, bazılarında birkaç itirazın birlikte ileri sürüldüğü görülür. Bu nedenle olası bir savunmayı önceden etkisiz kılacak delillerin dava veya takip aşamasına geçilmeden önce toplanması, sürecin seyrini doğrudan etkiler. Dosyanızın hangi savunmayla karşılaşacağını önceden değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

İş kazası kaç gün içinde SGK’ya bildirilmelidir?

İşveren, kazayı 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmek zorundadır; kaza işverenin kontrolü dışında gerçekleşmişse süre öğrenme tarihinden başlar.

İşveren bildirimde bulunmazsa ne olur?

İşverene idari para cezası uygulanabilir ve SGK’nın yaptığı ödemeler işverenden rücuen tahsil edilebilir; işçi de doğrudan SGK’ya başvurabilir.

İş kazası tazminat davası ne zamana kadar açılabilir?

Zamanaşımı süresi kural olarak kazadan itibaren 10 yıldır; maluliyet hâlinde bu süre maluliyetin kesinleştiği tarihten işlemeye başlar.

SGK’dan gelir alan işçi ayrıca tazminat isteyebilir mi?

Evet, ancak SGK’dan alınan gelir işverenden talep edilecek maddi tazminattan mahsup edilir; manevi tazminat bu mahsuba tabi değildir.

Kaza tutanağı tutulmazsa dava açılabilir mi?

Evet, ancak ispat zorlaşabilir; tanık beyanları, SGK kayıtları ve sağlık raporları gibi diğer deliller bu durumda önem kazanır.

İşçinin kendi kusuru varsa tazminat azalır mı?

Evet, işçinin müterafik kusuru bulunması hâlinde tazminat miktarı kusur oranına göre indirilebilir.

İş kazası geçiren işçi ayrıca kıdem tazminatı da alabilir mi?

Evet; iş kazası nedeniyle sağlık sebebiyle ." aria-label="haklı fesih — tanım">haklı fesih yapılırsa (İş K. m.24/I) hakkı doğar, bu hak iş kazası tazminatından bağımsız ayrıca değerlendirilir.

Koruyucu ekipman kullanılmaması işçiyi kusurlu yapar mı?

İşverenin koruyucu ekipmanı sağlamaması ve kullanımını denetlememesi kural olarak işverenin kusuru sayılır; işçinin sağlanan ekipmanı bilerek kullanmaması ise işçi kusuru olarak değerlendirilebilir.

İş kazası sonrasında haklı fesihle ayrılan işçinin kıdem tazminatı hakkının hangi hâllerde doğduğu veya ödenmediği için kıdem tazminatı yazımızı, sürecinin şartları ve süreleri için ise bu yazımızı inceleyebilirsiniz.


Süre Tablosu

Süre Ne kadar Başlangıç
SGK’ya iş kazası bildirimi 3 iş günü İş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren
Tazminat davası zamanaşımı 10 yıl İş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren
Tazminat davası zamanaşımı (maluliyet hâlinde) 10 yıl Maluliyetin kesinleştiği tarihten itibaren

Kaynaklar

İlgili Yazılar

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bu yazı 17.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

Av. Mehmet İlker Dinç
Sigorta Hukuku, Tazminat Hukuku, İş Hukuku, Şirketler Hukuku, Kurumsal Danışmanlık
Avukat profilini görüntüleyin