Makale · 26.09.2026

Marka Hakkına Tecavüz ve Taklit Ürün: Tespit, Tedbir ve Tazminat

Marka hakkına tecavüz şüphesiyle depodaki ürünleri not alarak inceleyen kişi

Marka hakkına tecavüz, tescilli bir markanın ya da ona karıştırılacak kadar benzeyen bir işaretin, marka sahibinin izni olmadan ticari hayatta kullanılmasıdır. Taklit ürün üretmek, satmak, ithal etmek veya internette markayı izinsiz anahtar kelime olarak kullanmak bu kapsama girer. Dayanak, 6769 s. Sınai Mülkiyet Kanunu md. 7, 29 ve 30 hükümleridir.

Aşağıda hangi fiillerin tecavüz sayıldığını, taklit ürünlerin nasıl tespit edilip ihtiyati tedbirle toplatılabileceğini, tazminatın hangi yöntemlerle hesaplandığını ve ceza yolunun şartlarını anlatıyoruz. Marka ve patent uyuşmazlıklarına genel bakış için fikri mülkiyet ve marka hukuku sayfamıza göz atabilirsiniz.

Önemli Çıkarımlar

  • SMK md. 7/1 uyarınca marka koruması tescil yoluyla elde edilir; ceza verilebilmesi için de md. 30/5 gereği markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır.
  • Taklit ürünü bilerek veya bilmesi gerekirken satan, depolayan ya da ithal eden kişi de md. 29/1-c uyarınca tecavüz etmiş sayılır.
  • Dava öncesi alınırsa, HMK md. 397 uyarınca uygulama talebinden itibaren 2 hafta içinde esas dava açılmalıdır.
  • Yoksun kalınan kazanç, md. 151/2 uyarınca hak sahibinin seçeceği üç yöntemden biriyle hesaplanır.
  • Marka hakkına tecavüz suçu şikâyete bağlıdır; şikâyet süresi fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır.

Marka Hakkına Tecavüz Nedir, Hangi Fiiller Tecavüz Sayılır?

6769 s. SMK md. 29/1 dört fiili marka hakkına tecavüz sayar: markayı izinsiz md. 7’de belirtilen biçimlerde kullanmak, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak taklit etmek, taklit ürünü bilerek satmak veya ithal etmek ve lisansla verilen hakları izinsiz genişletmek ya da devretmek.

Md. 7/3 hangi kullanımların yasaklanabileceğini somutlaştırır: işaretin mal veya ambalaj üzerine konulması, işaretli malların piyasaya sürülmesi veya stoklanması, ithalat ve ihracat, iş evrakı ve reklamlarda kullanım, ticaret unvanı veya işletme adı olarak kullanım ve hukuka aykırı karşılaştırmalı reklam. Bu kullanımların “ticaret alanında” yapılması gerekir.

Taklit ürün ve karıştırılma ihtimali

Birebir aynı işaret kullanılmasa da tecavüz oluşabilir. Md. 7/2-b, aynı veya benzer mallarda halkın tescilli markayla ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali doğuran işaretleri yasaklar. Tanınmış markalarda koruma daha geniştir: md. 7/2-c, farklı mallarda bile markanın itibarından haksız yarar sağlayan kullanımı engeller. Benzerlik değerlendirmesinin nasıl yapıldığını marka başvurusuna itiraz ve benzerlik değerlendirmesi yazımızda anlattık.

İnternette alan adı ve anahtar kelime kullanımı

Md. 7/3-d, kullanıcının meşru bir bağlantısı olmaması şartıyla işaretin internette ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod veya anahtar sözcük olarak kullanılmasını da yasaklanabilir fiiller arasında sayar. Rakibin markasını arama reklamlarında anahtar kelime olarak satın almak veya benzer bir alan adıyla müşteri çekmek bu nedenle uyuşmazlık konusu olabilir.

Kalabalık çarşıda tezgâhlarda satışa sunulan çeşitli ürünler

Koruma İçin Markanın Tescilli Olması Şart mı?

SMK md. 7/1 uyarınca Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Md. 7/4 gereği haklar üçüncü kişilere karşı tescilin yayım tarihinden itibaren hüküm doğurur; başvurunun Bültende yayımından sonraki fiiller için tazminat davası açılabilir, ancak mahkeme tescil yayımlanmadan karar veremez. Ceza yolunda md. 30/5 Türkiye’de tescili açıkça şart koşar.

Tescilsiz bir işaretin sahibi tamamen korumasız değildir. Uzun süredir kullanılan bir işaretin taklit edilmesi, 6102 s. TTK kapsamında haksız rekabet oluşturabilir; bu yolun şartları farklıdır ve genellikle ispatı daha zordur. Konuyu haksız rekabet ve ticari itibarın korunması yazımızda ele aldık. Tescil başvurusu ve sicil sorgusu için Türk Patent ve Marka Kurumu sitesi kullanılabilir.

Taklit Ürün Satan Satıcı da Sorumlu mu?

Evet. SMK md. 29/1-c, markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde taklit ürünü satan, dağıtan, ithal eden, ihraç eden, ticari amaçla elde bulunduran veya bu ürüne ilişkin sözleşme önerisinde bulunan kişiyi de tecavüz eden sayar. Yani sorumluluk yalnızca üreticiyle sınırlı değildir; zincirdeki ticari aktörleri de kapsar.

İki sınır vardır. Md. 153/1 uyarınca taklit ürünü kişisel ihtiyacı ölçüsünde elinde bulunduran veya kullanan kişiye karşı hukuk davası açılamaz ve şikâyette bulunulamaz. Md. 152/1 ise hakkın tükenmesini düzenler: hak sahibi veya izniyle piyasaya sunulmuş orijinal ürünlerin sonradan yeniden satılması kural olarak tecavüz değildir; ancak ürün değiştirilir veya kötüleştirilirse md. 152/2 uyarınca hak sahibi buna karşı çıkabilir.

Kaynağını gösteren satıcıya ceza verilmemesi

Ceza yolunda önemli bir düzenleme md. 30/7’dedir: taklit malı satışa arz eden veya satan kişi, malı nereden temin ettiğini bildirir ve böylece üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve mallara el konulmasını sağlarsa hakkında ceza verilmez. Bu hüküm, küçük satıcılar üzerinden üretim kaynağına ulaşmayı amaçlar ve soruşturmanın seyrini doğrudan etkiler.

Marka Hakkına Tecavüz Nasıl Tespit Edilir?

Tecavüz davası, delille başlar. 6100 s. HMK md. 400 uyarınca ileride açılacak davada ileri sürülecek bir vakıanın tespiti için , incelemesi veya tanık dinlenmesi istenebilir. SMK md. 150/3 de dava öncesinde delillerin tespiti ve kullanım belgelerinin mahkemeye sunulması talebine imkân tanır.

Delil tespiti için neler hazırlanmalı?

  • Marka tescil belgesi ve kapsadığı mal ve hizmet sınıflarını gösteren sicil kaydı.
  • Taklit üründen satın alınmış bir örnek, fatura veya fiş ile birlikte.
  • Satış yapılan internet sayfalarının tarihli çıktıları ve mümkünse noter tespiti.
  • Orijinal ürünle taklit ürünü karşılaştıran fotoğraflar.
  • Karıştırılma örnekleri: yanlışlıkla size yönelen müşteri şikâyetleri veya yazışmalar.

Bu belgeler hem ihtiyati tedbir talebinde hem de esas davada kullanılır. Özellikle internet satışlarında içerik kısa sürede kaldırılabileceğinden, tespit mümkün olan en erken anda yapılmalıdır. Pazaryerlerinin kendi hak ihlali bildirim mekanizmaları da hızlı bir ilk adım olabilir.

İhtiyati tedbirle el konulabilecek ürünlerin bulunduğu raflı depo koridoru

İhtiyati Tedbirle Taklit Ürünlere Nasıl El Konulur?

SMK md. 159/1 uyarınca dava açma hakkı olan kişi, tecavüzün ülke içinde gerçekleşmekte olduğunu veya bunun için ciddi ve etkin hazırlık yapıldığını ispat ederse ihtiyati tedbir isteyebilir. Md. 159/2 tedbirleri sayar: tecavüzün önlenmesi ve durdurulması, taklit ürünlere ve üretim araçlarına el konulması ve zarar için teminat verilmesi.

İhtiyati tedbir sonrasında 2 haftalık dava süresi

El koyma, gümrük ve serbest bölgeler dâhil ürünlerin bulunduğu her yerde uygulanabilir. Tedbir dava açılmadan önce alındıysa HMK md. 397/1 uyarınca tedbiri talep eden, kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren 2 hafta içinde esas davayı açmak ve bunu belgelemek zorundadır; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. Bu süreyi kaçırmak, emeklerin boşa gitmesine yol açar.

Mahkeme tedbir kararı verirken karşı tarafın uğrayabileceği zarara karşı teminat isteyebilir. Tedbirle ilgili SMK’da hüküm bulunmayan konularda md. 159/3 gereği HMK uygulanır. Tedbir ile kurumları arasındaki farkları ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yazımızda ayrıca açıkladık.

Marka Sahibi Mahkemeden Neler İsteyebilir?

SMK md. 149/1 uyarınca tecavüze uğrayan hak sahibi; tecavüzün tespitini, muhtemel tecavüzün önlenmesini, tecavüzün durdurulmasını, tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazminini, ürünlere ve üretim araçlarına el konulmasını ve kesinleşen kararın ilanını isteyebilir. Bu talepler aynı davada birlikte ileri sürülebilir.

Talep SMK md. 149/1 Pratik sonuç
Tecavüzün tespiti a Fiilin hukuka aykırılığı kesinleşir
Muhtemel tecavüzün önlenmesi b Henüz başlamamış kullanım engellenir
Tecavüzün durdurulması (men) c Satış ve üretim durdurulur
Tecavüzün kaldırılması ve tazminat ç Maddi ve manevi zarar giderilir
Ürünlere ve üretim araçlarına el konulması d Taklit ürünler piyasadan çekilir
El konulan ürünlerde mülkiyet e Değer tazminattan düşülür (md. 149/2)
Şekil değiştirme, marka silme, imha f Tecavüzün tekrarı önlenir
Kararın ilanı g Kesinleşmeden sonra 3 ay içinde talep edilmelidir (md. 149/3)

Tazminat ve Yoksun Kalınan Kazanç Nasıl Hesaplanır?

SMK md. 150/1 tecavüz edeni hak sahibinin zararını tazminle yükümlü kılar; md. 151/1 zararın fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsadığını belirtir. Taklit ürünlerin kötü kalitesi markanın itibarını zedelediyse md. 150/2 uyarınca ayrıca itibar tazminatı istenebilir. da md. 149/1-ç kapsamında talep edilebilir.

Yoksun kalınan kazanç için üç hesap yöntemi

Md. 151/2 uyarınca hak sahibi şu yöntemlerden birini seçer: tecavüz olmasaydı elde edeceği muhtemel gelir, tecavüz edenin elde ettiği net kazanç veya tecavüz edenin lisans alsaydı ödeyeceği lisans bedeli. İlk iki yöntemde mahkeme, markanın talebi oluşturmada belirleyici olduğu kanaatine varırsa md. 151/4 gereği hakkaniyete uygun bir pay ekler.

Hangi yöntemin seçileceği delil durumuna bağlıdır. Tecavüz edenin satış kayıtlarına ulaşılabiliyorsa net kazanç yöntemi güçlüdür. Kayıt yoksa lisans bedeli yöntemi, sektördeki emsal lisans sözleşmeleriyle daha öngörülebilir sonuç verir. Belge sunulması için md. 150/3 kapsamındaki talep bu nedenle önemlidir.

Dükkân önünde sergilenen el yapımı çanta ve aksesuarlar

Davalının sık başvurduğu savunmalar

Davalı taraf çoğu zaman satışların küçük olduğunu, ürünlerin kalitesinin orijinalden farksız olduğunu veya markayı yalnızca tanıtım amacıyla kullandığını ileri sürer. Bu savunmalar tecavüzün varlığını ortadan kaldırmaz; en fazla tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınır. Md. 151/3 uyarınca mahkeme, hakkın ekonomik önemi, lisansların sayısı ve ihlalin niteliği gibi etkenleri tartar.

Davalı ayrıca kendi adına tescilli bir marka bulunduğunu da savunabilir. SMK md. 155 bu savunmayı sınırlar: daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahibinin açtığı tecavüz davasında, sonraki tarihli marka sahibi kendi tescilini savunma gerekçesi olarak ileri süremez. Bu nedenle tescil tarihlerinin karşılaştırılması, davanın başında yapılması gereken ilk kontrollerden biridir.

Marka Hakkına Tecavüz Suçunda Ceza ve Şikâyet Süresi Nedir?

SMK md. 30/1 uyarınca başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas yoluyla tecavüz ederek mal üreten, satışa arz eden, satan, ithal veya ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Suç md. 30/6 gereği şikâyete bağlıdır.

Şikâyet, 5237 s. TCK md. 73 uyarınca fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde yapılmalıdır. Md. 30/2, marka koruması olduğunu gösteren işareti yetkisiz kaldırmayı; md. 30/3 ise başkasının markası üzerinde yetkisiz devir, lisans veya rehin tasarrufunu ayrıca cezalandırır. Suç bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenirse md. 30/4 gereği güvenlik tedbirlerine de hükmedilir.

Görevli Mahkeme, Arabuluculuk ve Zamanaşımı Nasıl İşler?

SMK md. 156/1 uyarınca görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk ve ceza mahkemeleridir; bu mahkemelerin kurulmadığı yerlerde asliye hukuk ve asliye ceza mahkemeleri bakar. Md. 156/3 gereği hak sahibi, kendi yerleşim yerinde, fiilin gerçekleştiği veya etkilerinin görüldüğü yerde dava açabilir.

Fikri ve sınai haklar mahkemesi ve dava şartı arabuluculuk

6102 s. TTK md. 4/1-d uyarınca fikri mülkiyet mevzuatından doğan davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari davadır. Md. 5/A gereği konusu bir miktar para olan tazminat taleplerinde dava öncesinde arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Tespit, men ve ref talepleri para alacağı olmadığından bu kapsamda değildir; talepler birlikte ileri sürülecekse tazminat kısmı için önce arabulucuya başvurmak güvenli yoldur. Ayrıntılar için ticari davalarda zorunlu arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.

Konu Süre veya kural Dayanak
Tedbir sonrası esas dava Uygulama talebinden itibaren 2 hafta 6100 s. HMK md. 397/1
Tazminat Zararı ve faili öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde fiilden itibaren 10 yıl SMK md. 157 ve 6098 s. TBK md. 72
Ceza şikâyeti Fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay SMK md. 30/6 ve TCK md. 73
Kararın ilanı talebi Kesinleşmeden itibaren 3 ay SMK md. 149/3

SMK md. 157 uyarınca özel hukuk taleplerinde 6098 s. TBK zamanaşımı hükümleri uygulanır; tazminat, fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa md. 72 gereği daha uzun ceza zamanaşımına tabi olabilir. Süre hesabında zamanaşımı hesaplama aracımız, masraflar için dava harcı hesaplama aracı yol gösterir. Somut durumunuzun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir; genel sorular için sıkça sorulan sorular sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Marka hakkına tecavüz ve taklit ürün uyuşmazlıklarında en çok sorulanlar; tüketicinin sorumlu olup olmadığı, tescilsiz markanın korunup korunmadığı, ikinci el satışların durumu ve davanın hangi mahkemede açılacağıdır. Aşağıdaki kısa cevaplar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 26.09.2026 itibarıyla yürürlükteki metnine dayanır.

Taklit ürün satın alan tüketiciye dava açılabilir mi?

Hayır. SMK md. 153/1 uyarınca taklit ürünü kişisel ihtiyacı ölçüsünde elinde bulunduran veya kullanan kişiye karşı hukuk davası açılamaz ve ceza şikâyetinde bulunulamaz. Ticari amaçla satın alan veya depolayan kişi ise bu korumadan yararlanamaz.

Tescilsiz marka için tecavüz davası açılabilir mi?

SMK md. 7/1 uyarınca marka koruması tescille elde edildiğinden tescilsiz işaret için SMK kapsamında tecavüz davası kural olarak açılamaz; ceza yolunda da md. 30/5 tescili şart koşar. Tescilsiz işaret sahibi ise koşulları varsa TTK’daki haksız rekabet hükümlerine dayanabilir.

Orijinal ürünü ikinci el satmak marka hakkına tecavüz mü?

Kural olarak hayır. SMK md. 152/1 uyarınca hak sahibinin izniyle piyasaya sunulan ürünlerle ilgili sonraki fiiller hakkın kapsamı dışındadır. Ancak ürün değiştirilir veya kötüleştirilerek ticari amaçla kullanılırsa md. 152/2 uyarınca marka sahibi buna karşı çıkabilir.

Marka hakkına tecavüz davası nerede açılır?

SMK md. 156 uyarınca fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde, bu mahkeme yoksa asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri, hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği veya etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.

Taklit ürün satan kişi kaynağını gösterirse ne olur?

SMK md. 30/7 uyarınca taklit malı satışa arz eden veya satan kişi, malı nereden temin ettiğini bildirip üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve mallara el konulmasını sağlarsa hakkında ceza verilmez. Hukuki sorumluluk, yani tazminat ve men talepleri ise ayrıca değerlendirilir.

Lisans alan kişi marka tecavüzü davası açabilir mi?

SMK md. 158/1 uyarınca sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa inhisari lisans alan, hak sahibinin açabileceği davaları kendi adına açabilir. İnhisari olmayan lisans alan ise önce hak sahibinden dava açmasını ister; hak sahibi 3 ay içinde dava açmazsa kendi adına dava açabilir.

Marka tecavüzü şikâyetinden vazgeçilebilir mi?

Suç SMK md. 30/6 gereği şikâyete bağlı olduğundan, genel hükümler çerçevesinde şikâyetten vazgeçme mümkündür ve kural olarak kamu davasının düşmesine yol açar. Taraflar arasında yapılan sulh anlaşmalarında bu husus çoğu zaman tazminat ve imha taahhütleriyle birlikte düzenlenir.

Kaynaklar

İlgili yazılar

Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bu yazı 26.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.

Yazar: KCD Hukuk