
Faktoring sözleşmesinde hakkı, faktoring şirketinin devraldığı alacağı borçludan tahsil edemediği hallerde bu tutarı satıcı müşteriden geri isteyebilme yetkisini ifade eder. Bu hak, sözleşmenin “rücu edilebilir” (kabili rücu) veya “gayri rücu” (rücu edilemez) olarak kurulmasına göre kapsam ve şartları değişen, uygulamada sıkça uyuşmazlığa konu olan bir düzenlemedir. Sözleşmenin hangi türde kurulduğu, bildiriminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve borçlunun def’i haklarının saklı kalıp kalmadığı, rücu hakkının sınırlarını doğrudan belirler. Bu yazıda konuyu faktoring hukuku alanındaki güncel uygulama çerçevesinde ele alıyoruz.
Önemli Çıkarımlar
- Faktoring sözleşmesi 6361 sayılı Kanun m.38 kapsamında düzenlenir ve yazılı şekil geçerlilik şartıdır.
- Rücu edilebilir faktoringde borçlunun ödememe riski müşteride kalır; gayri rücu faktoringde bu risk faktoring şirketine geçer.
- Gayri rücu faktoringde dahi, malın sözleşmeye aykırı olması gibi ticari ihtilaflarda faktoring şirketi yine müşteriye rücu edebilir.
- Temlik bildirimi borçluya ulaşmadan borçlunun eski alacaklıya yaptığı ödeme geçerlidir (TBK m.188).
- Borçlu, temliki öğrendiği andaki def’ilerini faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir (TBK m.188/1, 6361 s.K. m.9/2).
Faktoring Sözleşmesi Nedir ve Hukuki Niteliği Nasıldır?
Faktoring sözleşmesi, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 38/1. maddesinde tanımlanan, mal veya hizmet satışından doğan fatura ile tevsik edilen alacakların faktoring şirketine devredilmesi karşılığında müşteriye tahsilat, finansman veya garanti hizmeti sunulan bir sözleşmedir. Kanun, sözleşmenin yazılı yapılmasını geçerlilik şartı olarak öngörür.

Faktoring sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu’nda ayrıca düzenlenmemiştir; bu nedenle isimsiz (atipik) sözleşme olarak kabul edilir ve boşluklar TBK’nın alacağın temliki hükümleri (m.183-190) ile genel hükümler kıyasen uygulanarak doldurulur. Sözleşmenin kurulmasıyla birlikte müşteri, elindeki faturaya bağlı alacağını faktoring şirketine devreder; karşılığında bedelin bir kısmı peşin ödenir, kalan kısım borçlunun ödemesi tahsil edildiğinde tasfiye edilir. Uygulamada büyük ve düzenli ciro yapan şirketler, nakit akışını hızlandırmak için bu yapıyı tercih eder. Sözleşmenin çerçeve niteliğinde kurulduğu, her faturanın ayrı bir temlik işlemi olarak sözleşme kapsamına dahil edildiği yapılar da yaygındır. Faktoring ilişkisinin tacirler arasındaki bir ticaret hukuku uyuşmazlığına dönüştüğü hallerde, tahsil edilemeyen alacağın icra yoluyla takibi de gündeme gelebilir.
Faktoring Şirketinin Üstlendiği Fonksiyonlar
Kanun, faktoring şirketinin tahsilat, hesap takibi, finansman ve garanti fonksiyonlarından birini veya birden fazlasını üstlenebileceğini kabul eder. Sağlanan fonksiyonun kapsamı, rücu hakkının doğup doğmayacağını doğrudan etkiler; garanti fonksiyonu üstlenilmişse borçlunun ödeyememesi riski faktoring şirketine geçebilir, sadece tahsilat/finansman fonksiyonu varsa risk genellikle müşteride kalır.
Rücu Edilebilir ve Gayri Rücu Faktoring Arasındaki Fark Nedir?
Rücu edilebilir faktoringde borçlunun herhangi bir nedenle ödeme yapmaması riski müşteride kalır ve faktoring şirketi tahsil edemediği tutarı müşteriden geri isteyebilir. Gayri rücu faktoringde ise ödeme yapılamaması riski sözleşmede belirlenen koşullar dahilinde faktoring şirketine geçer; ancak bu, müşterinin ticari ilişkiden doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.
Uygulamada iki yapı da yaygındır ve hangisinin geçerli olduğu, tarafların imzaladığı sözleşme metninden anlaşılır. Rücu edilebilir faktoringde faktoring şirketi, borçlunun temerrüde düşmesi halinde belirli bir süre sonunda (genellikle vade tarihinden itibaren kararlaştırılan bekleme süresi geçtikten sonra) devrettiği bedeli müşteriden talep edebilir. Gayri rücu (gayrikabilirücu) faktoringde ise sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, borçlunun mali acz içine düşmesi nedeniyle ödeyememesi riski faktoring şirketine aittir; bu tür sözleşmeler genellikle daha yüksek komisyon oranı içerir çünkü risk faktoring şirketine transfer edilmiştir.

Gayri Rücu Faktoringde Rücu Hakkının İstisnaları
Gayri rücu faktoring sözleşmesi imzalanmış olsa dahi, faktoring şirketinin müşteriye rücu edebileceği durumlar mevcuttur. Malın veya hizmetin sözleşmeye, kalite şartlarına ya da miktara aykırı teslim edilmesi, borçlunun bu nedenle ödemeyi haklı olarak reddetmesi, faturanın gerçek bir satış ilişkisine dayanmaması veya müşterinin faktoring şirketine yanlış/eksik bilgi vermesi, rücu hakkının doğmasına yol açan başlıca hallerdir. Bu ayrım, gayri rücu faktoringin yalnızca “borçlunun mali acze düşmesi” riskini üstlendiğini, ticari ilişkiden doğan uyuşmazlıkların riskini üstlenmediğini gösterir.
Faktoring Şirketinin Rücu Hakkını Kullanma Şartları Nelerdir?
Faktoring şirketinin rücu hakkını kullanabilmesi için öncelikle sözleşmede rücu imkanının açıkça düzenlenmiş olması, borçlunun vadesinde ödeme yapmaması ve sözleşmede öngörülen bekleme/ihbar sürecinin tamamlanmış olması gerekir. Rücu talebi genellikle yazılı bildirimle müşteriye yöneltilir ve müşterinin devraldığı bedeli iade etmesi istenir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına nasıl konulabileceği haciz ihbarnamesi başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Sözleşmede rücu hakkının kullanılabilmesi için öngörülen prosedür izlenmelidir; faktoring şirketinin borçluya karşı tahsilat girişimlerini (ihtarname, icra takibi gibi) belirli bir süre içinde başlatmış olması da bazı sözleşmelerde şart koşulur. Müşteri, rücu talebine karşı sözleşmenin gayri rücu nitelikte kurulduğunu veya borçlunun ödememesinin kendi kusurundan kaynaklanmadığını ispatlayarak itiraz edebilir. Uyuşmazlık halinde sözleşmenin tam metni, tarafların yazışmaları ve faturaya ilişkin ticari belgeler delil olarak önem taşır.
Faktoring Şirketinin Borçluya Yönelmesi
Faktoring şirketi, rücu hakkını kullanmadan önce veya bununla birlikte borçluya karşı doğrudan takip başlatabilir. Alacağın kambiyo senedine (bono, çek, poliçe) bağlı olduğu hallerde icra ve iflas hukuku kapsamındaki kambiyo senetlerine özgü haciz yolu hükümleri uygulanabilir; alacak adi alacak niteliğindeyse genel haciz yoluyla yapılır. Takip sürecinin öngörülen maliyeti için icra masrafı hesaplama aracı kullanılabilir. Bu sürecin ihtarname aşamasından icraya kadar işleyişi ticari alacağın tahsili başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.
Temlik Bildiriminin Borçluya Yapılması ve Hukuki Sonuçları Nedir?
Temlik bildirimi, alacağın faktoring şirketine devredildiğinin borçluya duyurulmasıdır ve TBK m.188 uyarınca borçlunun kime ödeme yapacağını bilmesi açısından kritik önem taşır. Bildirim borçluya ulaşmadan önce eski alacaklıya (müşteriye) yapılan ödeme geçerli sayılır ve borçluyu borcundan kurtarır.
Bu nedenle faktoring şirketleri, temlik bildirimini genellikle fatura üzerine düşülen bir şerh, ayrı bir ihbarname veya noter kanalıyla yapılan bildirimle borçluya ulaştırır. Bildirimin ispatlanabilir şekilde (iadeli taahhütlü mektup, noter ihtarnamesi, e- gibi) yapılması, ileride doğabilecek “borçlunun bilgisi yoktu” itirazlarını önler. Bildirimden sonra borçlunun yapacağı ödemeler yalnızca faktoring şirketine yapıldığında borcu sona erdirir; müşteriye yapılan ödeme borçluyu ibra etmez ve borçlu iki kez ödeme riskiyle karşılaşabilir.

Borçlunun Def’i ve İtiraz Hakları Neyi Kapsar?
Borçlu, temliki öğrendiği andaki def’ilerini (mahsup, , ayıp gibi) faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir; TBK m.188/1 ve 6361 sayılı Kanun m.9/2 bu korumayı güvence altına alır. Bu düzenleme, temlikin borçlunun hukuki durumunu ağırlaştırmaması ilkesinin bir sonucudur.
Örneğin borçlu, malın ayıplı teslim edildiğini, bedelin bir kısmının önceden mahsup edildiğini veya alacağın zamanaşımına uğradığını, faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir. Faktoring şirketi bu def’ilerle karşılaştığında, tahsil edemediği tutar için sözleşme rücu edilebilir nitelikteyse müşteriye rücu edebilir. Bu noktada borçlunun def’i hakları ile faktoring şirketinin rücu hakkı iç içe geçer; uyuşmazlıkların çoğu bu iki hakkın çatıştığı noktada doğar.
Temsili Örnek: Rücu Hakkının Uygulanışı
Aşağıdaki örnek tamamen kurgusal olup gerçek bir müvekkil veya dosyaya dayanmamaktadır, yalnızca sürecin işleyişini anlatmak amacıyla temsili olarak hazırlanmıştır. Bir tekstil üreticisi, alıcıya kestiği 500.000 TL tutarındaki faturayı rücu edilebilir faktoring sözleşmesiyle bir faktoring şirketine devreder ve bedelin %80’ini peşin alır. Vade geldiğinde alıcı, mali sıkıntı nedeniyle ödemeyi yapamaz. Faktoring şirketi, sözleşmede öngörülen 90 günlük bekleme süresinin sonunda üreticiye rücu ederek devrettiği tutarı geri talep eder; üretici bu tutarı iade ederken alacağını kendi adına takip etme hakkını da faktoring şirketinden geri devralabilir.
Aynı örnekte, alıcının ödeme yapmama nedeni farklı olsaydı sonuç da değişebilirdi: alıcının, teslim edilen kumaşın numunede kararlaştırılan kaliteye uymadığını ispatladığı bir senaryoda, sözleşme gayri rücu nitelikte kurulmuş olsa dahi faktoring şirketi yine üreticiye rücu edebilirdi, çünkü bu durum borçlunun mali acze düşmesinden değil, ticari ilişkiden doğan bir uyuşmazlıktan kaynaklanmaktadır. Bu iki senaryo, sözleşmenin rücu/gayri rücu niteliğinin tek başına yeterli olmadığını, ödememe sebebinin de rücu hakkının doğup doğmayacağını belirlemede belirleyici olduğunu gösterir.
Faktoring Sözleşmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Nelerdir?
Sözleşme imzalanmadan önce rücu/gayri rücu ayrımının, bekleme sürelerinin, komisyon ve faiz oranlarının, temlik bildirim usulünün ve borçlunun def’i haklarının sözleşmede nasıl düzenlendiğinin dikkatle incelenmesi gerekir. Belirsiz veya çelişkili maddeler, uyuşmazlık halinde yorum sorunlarına yol açar.
| Kriter | Rücu Edilebilir Faktoring | Gayri Rücu Faktoring |
|---|---|---|
| Ödenmeme riski | Müşteride kalır | Faktoring şirketine geçer (sınırlı istisnalarla) |
| Komisyon oranı | Genellikle daha düşük | Genellikle daha yüksek |
| Ticari ihtilaf (ayıp, def’i) | Müşteri sorumlu | Müşteri yine sorumlu olabilir |
| Borçlunun mali acze düşmesi | Rücu hakkı doğar | Kural olarak rücu hakkı doğmaz |
Uyuşmazlık Halinde İzlenecek Yol
Faktoring sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda öncelikle sözleşme hükümleri, ardından TBK’nın alacağın temliki hükümleri ve genel borçlar hukuku ilkeleri uygulanır. Taraflardan biri ticari işletme ise ve tacirler arasındaki bir uyuşmazlık söz konusuysa dava açılmadan önce ticari davalarda zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerekebilir; somut sözleşme ilişkisinin niteliği bu noktada ayrıca değerlendirilmelidir.
Faktoring ile Alacağın Adi Temliki Arasındaki Fark Nedir?
Faktoring, alacağın temlikinin ticari bir finansman aracı olarak yapılandırılmış özel bir görünümüdür; adi temlikte olduğu gibi alacak devredilir, ancak faktoring sözleşmesine ek olarak tahsilat, finansman veya garanti hizmeti de sunulur. Bu fark, uygulanacak hükümlerin belirlenmesinde önemlidir.
Adi alacağın temlikinde taraflar arasında yalnızca alacağın devri söz konusuyken, faktoring ilişkisinde faktoring şirketi genellikle müşterinin tüm ticari alacaklarını (veya belirli bir bölümünü) düzenli olarak devralmayı, karşılığında finansman sağlamayı ve borçlu hesaplarını takip etmeyi üstlenir. Bu nedenle faktoring sözleşmesi, tek seferlik bir temlik işleminden çok, süreklilik arz eden bir çerçeve sözleşme niteliği taşır. Sözleşmenin bu çerçeve yapısı, hangi faturaların kapsama dahil olduğunun, hangi tarihte devredildiğinin ve rücu hakkının hangi faturalar için işleyeceğinin sözleşmede veya eklerinde açıkça belirtilmesini gerekli kılar; aksi halde uyuşmazlık halinde hangi alacağın hangi koşullarla devredildiğinin ispatı güçleşebilir.
Faktoring Sözleşmesi Nasıl Sona Erer?
Faktoring sözleşmesi, kararlaştırılan sürenin dolması, tarafların anlaşarak sözleşmeyi feshetmesi veya sözleşmede öngörülen ." aria-label="haklı fesih — tanım">haklı fesih sebeplerinin gerçekleşmesiyle sona erer; sona erme, tarafların o ana kadar doğmuş hak ve borçlarını ortadan kaldırmaz.
Süreli sözleşmelerde taraflardan biri, sözleşmede belirlenen bildirim süresine uyarak feshi ihbar edebilir. Müşterinin mali durumunun bozulması, faktoring şirketine yanlış veya eksik bilgi verilmesi, borçlunun ödeme kabiliyetinin kaybolması gibi haller, sözleşmede haklı fesih sebebi olarak düzenlenmiş olabilir. Sözleşme sona erse dahi, sona erme tarihinden önce devredilmiş ve henüz tahsil edilmemiş alacaklar bakımından rücu hakkı ve def’i rejimi, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça geçerliliğini korur. Bu nedenle sözleşmenin fesih hükümlerinin, sona erme sonrası dönemi de kapsayacak şekilde açık düzenlenmesi önem taşır.
Faktoringde Zamanaşımı Süresi
Faktoring sözleşmesinden doğan alacaklar bakımından zamanaşımı süresi, alacağın dayandığı asıl ilişkinin (satış sözleşmesi, gibi) niteliğine göre belirlenir; ticari satış alacaklarında TBK’nın genel zamanaşımı hükümleri, kambiyo senedine bağlı alacaklarda ise Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine özgü kısa zamanaşımı süreleri uygulanır. Faktoring şirketinin hem borçluya hem de rücu yoluyla müşteriye yönelebileceği süre, bu zamanaşımı sınırları içinde kalmalıdır.
Faktoring Komisyonu ve Faiz Unsurlarının Sözleşmedeki Yeri

Faktoring işleminin maliyeti genellikle iki kalemden oluşur: faktoring komisyonu (hizmet bedeli) ve peşin ödenen tutar üzerinden işleyen faiz. Sözleşmede bu iki kalemin ayrı ayrı ve açıkça belirtilmesi, ileride “gizli faiz” veya “aşırı komisyon” iddialarının önüne geçilmesi açısından önemlidir. Müşterinin, devrettiği alacağın nominal değeri ile eline geçen net tutar arasındaki farkı önceden net olarak hesaplayabilmesi, sözleşme şeffaflığının bir gereğidir. Faktoring işleminde uygulanan faiz ile yasal faiz ve faizi — tanım">temerrüt faizi arasındaki farkları bu konuya özgü yazımızdan inceleyebilirsiniz.
Yurt İçi Faktoring ile İhracat Faktoringi Arasında Fark Var Mıdır?
Yurt içi faktoringde alacaklı, borçlu ve faktoring şirketi aynı ülkede faaliyet gösterirken, ihracat faktoringinde alıcı yurt dışında yerleşiktir ve genellikle ithalatçının ülkesindeki bir muhabir faktoring şirketiyle iki taraflı bir sistem kurulur. Bu fark, uygulanacak hukuk, döviz riski ve tahsilat sürecinin işleyişi bakımından önemli sonuçlar doğurur.
İhracat faktoringinde ihracatçı, alacağını kendi ülkesindeki faktoring şirketine (ihracat faktörü) devreder; bu şirket de alacağı ithalatçının ülkesindeki muhabir faktoring şirketine (ithalat faktörü) devrederek tahsilat ve garanti işlevini yerine getirir. Bu yapı, ihracatçının yabancı bir borçlunun ödeme gücünü ve ülke riskini tek başına değerlendirmek zorunda kalmadan, uluslararası ticarette daha güvenli çalışabilmesini sağlar. Döviz cinsinden yapılan işlemlerde kur riskinin sözleşmede kimin üzerinde kalacağının açıkça belirlenmesi, uygulanacak hukukun ve uyuşmazlık halinde yetkili yargı merciinin sözleşmede net şekilde kararlaştırılması, uluslararası faktoring ilişkilerinde önemle üzerinde durulması gereken hususlardır. Yurt içi faktoringde ise taraflar arasındaki ilişki büyük ölçüde 6361 sayılı Kanun ve Türk Borçlar Kanunu hükümleriyle şekillenir ve yabancılık unsuru barındırmaz.
Faktoring Şirketinin Sözleşme Öncesi Değerlendirme Süreci
Faktoring şirketi, sözleşme kurulmadan önce müşterinin ve borçlunun mali durumunu, ticari geçmişini ve ödeme performansını değerlendirir; bu değerlendirme, hem komisyon oranının hem de sözleşmenin rücu edilebilir ya da gayri rücu olarak kurulup kurulmayacağının belirlenmesinde rol oynar. Borçlunun ödeme gücü güçlü ve ticari geçmişi düzenliyse faktoring şirketi gayri rücu yapıyı daha kolay kabul edebilir; borçlu hakkında yeterli bilgi yoksa veya risk yüksek görülüyorsa rücu edilebilir yapı tercih edilir. Bu değerlendirme sürecinde müşterinin faktoring şirketine sunduğu bilgilerin doğruluğu büyük önem taşır; yanlış veya eksik bilgi verilmesi, sonradan sözleşmenin feshi veya rücu hakkının genişletilmesi için haklı sebep oluşturabilir.
Karşı Taraf Ne Yapacak?
Faktoring rücu hakkı uyuşmazlıklarında faktoring şirketinin de bir dayanağı vardır; bu dayanağı önceden bilmek, itiraz veya kabul kararını netleştirir.
Sözleşme gayri rücu olsa da ticari ihtilaf nedeniyle rücu hakkının doğduğu iddiası. Faktoring şirketi, borçlunun ödememesinin mali acizden değil malın ayıplı tesliminden kaynaklandığını öne sürebilir. Bu iddia, teslim tutanağı, kalite kontrol kayıtları ve varsa borçlunun yazılı itirazıyla değerlendirilir.
Temlik bildiriminin usulüne uygun yapıldığı iddiası. Bu, bildirimin borçluya ulaştığı tarihi gösteren noter kaydı veya tebligat belgesiyle karşılanır; TBK m.188 uyarınca bildirim ulaşmadan yapılan ödeme geçerlidir.
Rücu talebinin sözleşmede öngörülen süre ve usule uygun yapıldığı iddiası. Bu, sözleşmedeki bekleme/ihbar süresinin fiilen dolup dolmadığının sözleşme metniyle karşılaştırılmasıyla değerlendirilir.
Müşterinin sözleşme öncesi yanlış veya eksik bilgi verdiği iddiası. Bu, sözleşme kurulurken sunulan belge ve beyanların gerçeğe uygunluğunun incelenmesiyle karşılanır.
Hangi dayanağın öne çıkacağı sözleşmenin türüne ve ödememe sebebine göre değişir; bu nedenle teslim ve yazışma belgelerinin sözleşme süresince düzenli saklanması önemlidir. Dosyanızın hangi değerlendirmeyle karşılaşacağını önceden görmek için iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Faktoring sözleşmesi mutlaka yazılı mı olmalıdır?
Evet, 6361 sayılı Kanun faktoring sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasını geçerlilik şartı olarak öngörür.
Rücu edilebilir faktoring ile gayri rücu faktoring arasındaki temel fark nedir?
Rücu edilebilir faktoringde borçlunun ödememe riski müşteride kalır; gayri rücu faktoringde bu risk, sözleşmede belirlenen sınırlar dahilinde faktoring şirketine geçer.
Gayri rücu faktoringde faktoring şirketi hiçbir durumda müşteriye rücu edemez mi?
Edebilir. Malın sözleşmeye aykırı teslimi, faturanın gerçek bir satışa dayanmaması gibi ticari nitelikli uyuşmazlıklarda gayri rücu sözleşmelerde de rücu hakkı doğabilir.
Temlik bildirimi yapılmadan borçlu eski alacaklıya öderse ne olur?
TBK m.188 uyarınca bildirim borçluya ulaşmadan önce yapılan ödeme geçerlidir ve borçluyu borcundan kurtarır.
Borçlu, faktoring şirketine karşı hangi savunmaları ileri sürebilir?
Borçlu, temliki öğrendiği andaki tüm def’ilerini (mahsup, ayıp, zamanaşımı gibi) faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir.
Faktoring şirketi borçluya karşı nasıl takip başlatabilir?
Alacak kambiyo senedine bağlıysa kambiyo senetlerine özgü haciz yolu, adi alacaksa genel haciz yoluyla ilamsız takip işletilebilir; somut duruma göre yol seçimi değişir.
Faktoring sözleşmesi feshedilirse daha önce devredilen alacakların akıbeti ne olur?
Sözleşme sona erse dahi, sona erme tarihinden önce devredilmiş ve henüz tahsil edilmemiş alacaklar bakımından rücu hakkı ve def’i rejimi, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça geçerliliğini korumaya devam eder.
Faktoring komisyonu ile faiz aynı şey midir?
Hayır. Komisyon faktoring şirketinin sunduğu hizmetin bedelidir, faiz ise peşin ödenen tutar üzerinden işleyen finansman maliyetidir; sözleşmede bu iki kalemin ayrı gösterilmesi gerekir.
İhracat faktoringinde yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk nasıl belirlenir?
Taraflar sözleşmede uygulanacak hukuku ve yetkili yargı merciini genellikle açıkça kararlaştırır; böyle bir seçim yoksa milletlerarası özel hukuk kuralları ve tarafların yerleşim yeri gibi bağlama noktaları dikkate alınarak belirlenir.
Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)
İlgili Yazılar
- Haciz İhbarnamesi (89/1-89/2-89/3): Üçüncü Kişi Ne Yapmalı?
- Kambiyo Senetlerine Özgü Takip ile İlamsız Takip Farkı
- Ticari Alacağın Tahsili: İhtardan İcraya Adım Adım Süreç
- Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk: Kapsam, Süre, Son Tutanak
- Yasal Faiz, Temerrüt Faizi ve Avans Faizi: Farkları
- Kredi Kartı Borcunda Yapılandırma, Zamanaşımı ve İcra
- Maaş Haczi 2026: Ne Kadarı Haczedilebilir, Nasıl Kaldırılır?
- KVKK Veri İhlali Bildirimi: 72 Saat Kuralı ve Madde 12
- Dolandırıcılık ve Nitelikli Dolandırıcılık Ayrımı: Bilişim Yoluyla İşlenme
- Faktoring Sözleşmesinde Temlik, Rücu ve Kambiyo İlişkisi
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazı 17.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır. Faktoring komisyon ve faiz oranlarındaki gelişmeler TCMB üzerinden takip edilebilir.
Av. Muhammed Çakmak
Bankacılık ve Finans Hukuku, Faktoring Hukuku, İcra ve İflas Hukuku, Ticaret Hukuku, Ticari Alacakların Tahsili
Avukat profilini görüntüleyin





