
Vergi cezasına itiraz ederken izlenecek yol, ihbarnamenin niteliğine göre değişir. Vergi ve ceza ihbarnamesine karşı vergi mahkemesinde otuz gün içinde dava açılabilirken, bazı idari para cezalarına karşı sulh ceza hakimliğine on beş gün içinde itiraz edilir. Süreler hak düşürücüdür; kaçırılan süre, haklı bir itirazın dahi değerlendirilmesini engeller.
Önemli Çıkarımlar
- Vergi ve ceza ihbarnamesine karşı vergi mahkemesinde dava açma süresi 30 gündür (İYUK m.7); idare mahkemelerinde bu süre 60 gündür.
- Tarhiyat sonrası başvurusu dava açma süresini durdurur; uzlaşma sağlanamazsa tutanağın tebliğinden itibaren en az 15 gün dava açma hakkı doğar (VUK Ek m.7).
- Trafik gibi genel idari para cezalarına 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz edilir (Kabahatler Kanunu m.27); bazı kurul kararına bağlı cezalarda yol idare mahkemesidir.
- Vergi davalarında yürütmenin durdurulması için genel iki şart aranmaz; dava açılması dava konusu edilen kısmın tahsilini kendiliğinden durdurur (İYUK m.27/4).
- Diğer idari davalarda yürütmenin durdurulması için açık hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar şartlarının birlikte varlığı gerekir.
- Dava harçları her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir; güncel tutar dava açmadan önce ayrıca kontrol edilmelidir.
Vergi Cezasına İtiraz Sürecinde Dava Açma Süresi: 30 Gün Kuralı
Vergi ve ceza ihbarnamesine karşı vergi mahkemesinde dava açma süresi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 7. maddesi uyarınca özel bir süre öngörülmemişse 30 gündür. Danıştay ve idare mahkemelerinde bu süre 60 gündür. Süre, tebligatın yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
İYUK m.7 uyarınca vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin ihbarnamenin mükellefe veya ceza muhatabına usulüne uygun tebliğ edilmesi, sürenin başlangıcı için belirleyicidir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır; tebligatta usulsüzlük varsa süre, öğrenme tarihinden itibaren yeniden değerlendirilebilir. İlanen tebligat yapılan hallerde süre, son ilan tarihini izleyen 15 günün bitiminden itibaren işlemeye başlar.
30 günlük süre hak düşürücü niteliktedir; mahkeme bu hususu kendiliğinden (re’sen) inceler. Sürenin son gününün resmi tatile denk gelmesi halinde süre, tatili izleyen ilk iş günü sonuna kadar uzar. Dava, süresi içinde yetkili vergi mahkemesinin bulunduğu adliyeye elden veya e-Devlet üzerinden UYAP aracılığıyla açılabilir; posta yoluyla gönderilen dilekçelerde postaya veriliş tarihi esas alınır.
Dava açma hakkı, ihbarnamenin muhatabı olan mükellefe, vergi sorumlusuna veya cezayı ödemekle yükümlü tutulan ceza muhatabına aittir. Birden fazla kişi adına düzenlenen ihbarnamelerde her muhatabın kendi süresi ayrı ayrı işler; birinin süreyi kaçırmış olması diğerinin dava hakkını etkilemez. Vekil aracılığıyla takip edilen dosyalarda tebligatın vekile yapılmış olması esastır ve süre bu tebliğ tarihinden itibaren hesaplanır.

Uzlaşma Müessesesi ve Dava Süresine Etkisi
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ek maddelerinde düzenlenen uzlaşma, tarhiyattan önce veya tarhiyattan sonra başvurulabilen idari bir çözüm yoludur. Mükellefler güncel borç ve tahakkuk bilgilerini Gelir İdaresi Başkanlığı internet vergi dairesi üzerinden de takip edebilir. Uzlaşma başvurusu, dava açma süresini durdurur; uzlaşma sağlanamazsa kalan süre veya tutanağın tebliğinden itibaren en az 15 gün içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir.
Tarhiyat Öncesi Uzlaşma
VUK Ek Madde 1 ve devamı hükümlerine göre tarhiyat öncesi uzlaşma, vergi incelemesi sonucunda rapor henüz kesinleşmeden, inceleme elemanının mükellefle görüşerek tarh edilecek vergi ve kesilecek cezada mutabakat sağlamaya çalıştığı aşamadır. Bu aşamada uzlaşma sağlanırsa, uzlaşılan hususlar hakkında dava açılamaz ve tarhiyat sonrası uzlaşma yoluna da başvurulamaz. Uzlaşma sağlanamazsa mükellef, tarhiyat sonrası uzlaşma talep edemez ancak vergi mahkemesinde dava açma hakkını korur.
Tarhiyat Sonrası Uzlaşma
VUK Ek Madde 7’de düzenlenen tarhiyat sonrası uzlaşma, ihbarname tebliğ edildikten sonra, dava açma süresi içinde talep edilir. Uzlaşma talebi, dava açma süresini durdurur. Uzlaşma sağlanırsa düzenlenen tutanak kesindir ve uzlaşılan vergi ve ceza için dava açılamaz. Uzlaşma sağlanamazsa mükellef veya ceza muhatabı, durumu gösteren tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir; dava açma süresi bitmiş veya 15 günden az kalmışsa bu süre tutanağın tebliği tarihinden başlayarak 15 gün olarak uzar.
İdari Para Cezalarına Karşı Başvuru Yolu: Sulh Ceza Hakimliği mi, İdare Mahkemesi mi?
İdari para cezalarına karşı başvurulacak yargı yolu, cezanın dayandığı kanuna göre değişir. Genel nitelikli idari para cezalarında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uygulanır ve itiraz mercii sulh ceza hakimliğidir. Rekabet Kurulu, BDDK, SPK gibi düzenleyici ve denetleyici kurumların özel kanunlarında idari yargı yolu öngörülen cezalarında ise dava idare mahkemesinde açılır.
Sulh Ceza Hakimliğine İtiraz
Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca, trafik idari para cezası gibi genel kolluk tarafından uygulanan idari yaptırım kararlarına karşı, kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine başvurulur. Başvuru, bizzat veya vekil aracılığıyla dilekçeyle yapılır ve başvuru üzerine hakim dosya üzerinden inceleme yaparak karar verir. Sulh ceza hakimliğinin kararı, kanunda öngörülen istisnalar dışında kesindir.
Başvuru dilekçesi, idari yaptırım kararını veren merciin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine veya başvuranın bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliği aracılığıyla verilebilir. Hakim, yaptığı inceleme sonucunda başvuruyu kabul ederek idari para cezasını kaldırabilir, cezanın miktarını değiştirerek onayabilir veya başvuruyu reddederek cezayı aynen onaylayabilir. Süresi içinde yapılmayan başvuru üzerine idari yaptırım kararı kesinleşir ve tahsil aşamasına geçilir. Kesinleşen idari para cezası ödenmezse alacaklı idare tarafından icra takibi başlatılabilir; bu aşamada borçlunun icra takibine itiraz süresini ve gerekirse üçüncü kişilere gönderilecek haciz ihbarnamesi sürecini bilmesi önemlidir.
İdare Mahkemesinde Dava (Kurul Kararına Bağlı Cezalar)
Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesinin sekizinci fıkrası, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişiyle ilgili olarak idari yargının görev alanına giren başka kararların da bulunması halinde, idari para cezasına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceğini düzenler. Bu nedenle Rekabet Kurulu, RTÜK, BDDK gibi kurumların özel kanunlarına dayanan idari para cezalarında dava, ilgili kanunda öngörülen süre içinde idare mahkemesinde açılır. Somut olayda hangi yolun izleneceği, cezanın dayanağı olan kanun hükmüne bakılarak belirlenmelidir; bu ayrımın isabetli yapılması için idare ve vergi hukuku alanındaki sayfamıza göz atabilirsiniz.

Dava Dilekçesinin İçeriği ve Görevli-Yetkili Mahkeme
İdari dava dilekçesinde İYUK m.3 uyarınca tarafların kimlik ve adresleri, davanın konusu ve sebepleri, dayanılan deliller, dava konusu işlemin tebliğ tarihi ve varsa tutarı yer almalıdır. Dilekçe ve eklerinin, davalı idare sayısı kadar örneğiyle birlikte sunulması gerekir.
Vergi ve ceza ihbarnamesine karşı açılacak davalarda görevli mahkeme vergi mahkemesi, yetkili mahkeme ise ihbarnameyi düzenleyen vergi dairesinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir. İdari para cezasına karşı idare mahkemesinde açılan davalarda yetki, işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer mahkemesine göre belirlenir. Dilekçede görev ve yetki hususlarının doğru tespiti, davanın esasa girmeden usulden reddedilmesini önler. Bu noktada idare ve vergi hukuku alanında yapılacak dikkatli bir hukuki değerlendirme, dilekçenin doğru mahkemeye ve doğru süre içinde sunulmasına katkı sağlar.
Dilekçe ekinde dava konusu ihbarnamenin, varsa uzlaşma tutanağının, vekaletname ve tebligat evrakının onaylı örneklerinin sunulması gerekir. Dava dilekçesinde talep sonucu açıkça belirtilmeli; sadece iptal mi, yoksa haksız tahsil edilen tutarın iadesi de dahil tam yargı talebi mi istendiği net biçimde ifade edilmelidir. Eksik veya belirsiz talep sonucu, mahkemece talebin daraltılmış biçimde değerlendirilmesine yol açabilir.
Yürütmenin Durdurulması: Vergi Davalarında Farklı Rejim
Yürütmenin durdurulması (YD), dava konusu idari işlemin sonuçlarının, dava sonuçlanana kadar geçici olarak uygulanmamasını sağlayan bir tedbirdir. İYUK m.27, vergi davaları ile diğer idari davalar için farklı iki rejim öngörür; vergi davalarında tahsilat kendiliğinden dururken diğer davalarda mahkemenin ayrıca karar vermesi gerekir.
Genel Kural: İki Şartın Birlikte Varlığı
İYUK m.27/2 uyarınca, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçeli olarak yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Bu iki şart, idari para cezasına karşı idare mahkemesinde açılan davalarda ve iptal davalarında aranır.
Vergi Davalarında Özel Düzenleme
İYUK m.27/4 uyarınca vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen kısmının tahsil işlemlerini kendiliğinden durdurur. Bu sonucun doğması için m.27/2’deki iki şartın ayrıca aranmasına veya mahkemeden ek bir yürütmenin durdurulması kararı alınmasına gerek yoktur. Dava harcı hesaplama aracımızdan tahmini masrafları görebilir, süreci bu bilgiyle planlayabilirsiniz.

Dava Harçları: 2026 Yılında Güncel Tutarlar Nasıl Öğrenilir
Vergi ve idare mahkemelerinde dava açarken başvurma harcı, maktu karar ve harcı gibi kalemler 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli tarifelere göre tahsil edilir. Bu tarifelerdeki maktu tutarlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından her yıl yeniden değerleme oranında güncellenerek Resmi Gazete’de yayımlanan Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile duyurulur.
Harç kalemleri yıl içinde değiştiğinden ve dava değerine, dava türüne göre farklılaştığından, kesin TL tutarını bu yazıda vermek yerine dava açmadan hemen önce güncel tarifenin kontrol edilmesini öneririz. Dava açma harcının yanı sıra tebligat gideri, ücreti gibi kalemleri de içeren gider avansı ayrıca yatırılır. Güncel rakamları görmek için dava harcı hesaplama aracını kullanabilirsiniz; bu araç, dava değerinize göre tahmini harç ve gider avansı kalemlerini listeler.
Vergi davalarının büyük bölümünde harç maktu olarak uygulanır; tam yargı davalarında ise talep edilen tutar üzerinden nispi harç hesabı gündeme gelebilir. Harcın eksik yatırılması veya hiç yatırılmaması halinde mahkeme, eksikliğin tamamlanması için süre verir; bu süre içinde harç tamamlanmazsa dava usulden reddedilebilir. Bu nedenle dava açılmadan önce harç kalemlerinin eksiksiz hesaplanması, sürecin usulden sekteye uğramaması açısından önemlidir. Vergi borcunun tek seferde ödenmesinde güçlük yaşanması halinde borcun taksitlendirilmesi veya yapılandırılması ayrı bir seçenek olarak değerlendirilebilir; benzer bir yapılandırma mantığı kredi kartı borcunda yapılandırma başlıklı yazımızda da ele alınmıştır.
İstinaf ve Temyiz Süreleri
Vergi mahkemesi veya idare mahkemesi kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurusu yapılabilir (İYUK m.45). Kanunda sayılan düşük tutarlı bazı dava türlerinde ilk derece mahkemesi kararı kesin olup istinaf yolu kapalıdır; bu sınır da yıllık olarak güncellenir.
Bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda verdiği ve kanunda temyize tabi olduğu belirtilen kararlara karşı, tebliğden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da yoluna başvurulabilir (İYUK m.46). Danıştay’ın temyiz incelemesi sonucunda verdiği karar kesindir. İstinaf ve temyiz dilekçelerinde de süre, hak düşürücü niteliktedir ve kararın usulüne uygun tebliğ tarihi esas alınarak hesaplanır.
Karşılaştırmalı Tablo: Dava veya İtiraz Türü, Süre ve Görevli Merci
| Uyuşmazlık Türü | Süre | Görevli Merci | Sürenin Başlangıcı |
|---|---|---|---|
| Vergi/ceza ihbarnamesi | 30 gün | Vergi mahkemesi | Tebliği izleyen gün |
| Diğer idari işlem (iptal/tam yargı) | 60 gün | İdare mahkemesi | Tebliği izleyen gün |
| Genel idari para cezası (ör. trafik) | 15 gün | Sulh ceza hakimliği | Tebliğ/tefhim tarihi |
| Kurul kararına bağlı idari para cezası | İlgili özel kanundaki süre | İdare mahkemesi | Tebliği izleyen gün |
| Tarhiyat sonrası uzlaşmanın sağlanamaması | Kalan süre veya en az 15 gün | Vergi mahkemesi | Tutanağın tebliği |
| İlk derece mahkemesi kararına istinaf | 30 gün | Bölge idare mahkemesi | Kararın tebliği |
| Bölge idare mahkemesi kararına temyiz | 30 gün | Danıştay | Kararın tebliği |

Örnek Olay (Temsilidir)
Temsilidir: Bir mükellefe, vergi incelemesi sonrasında düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamesi 5 Ocak tarihinde tebliğ edilir. Mükellef, süresi içinde tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunur; bu başvuru dava açma süresini durdurur. Uzlaşma görüşmesinde taraflar mutabakata varamaz ve durum bir tutanakla tespit edilir. Tutanağın tebliğinden itibaren mükellebe 15 günlük yeni bir süre tanınır ve mükellef bu süre içinde yetkili vergi mahkemesinde dava açar; dava dilekçesinde ayrıca yürütmenin durdurulması talebine de yer verilir. Bu örnek, gerçek bir dosyayı yansıtmamaktadır; her olayın kendi tebligat tarihleri ve dosya özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir. Dava açmadan önce olası masrafları görmek isteyenler harç ve gider avansı hesaplama sayfamızı inceleyebilir.
Pratik Öneriler
İhbarname veya idari para cezası tebliğ edildiğinde tebliğ tarihi mutlaka not edilmeli, süre hesabı buna göre yapılmalıdır. Uzlaşma başvurusu düşünülüyorsa başvurunun süresi içinde ve yazılı olarak yapılması, tutanağın bir örneğinin saklanması önemlidir.
Dava dilekçesi hazırlanırken görevli ve yetkili mahkemenin doğru belirlenmesi, dayanılan mevzuat hükümlerinin tam künyesiyle gösterilmesi ve varsa yürütmenin durdurulması talebinin gerekçelendirilmesi gerekir. Somut durumunuzun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir; bu konuda idare ve vergi hukuku uzmanlık sayfamızdan genel bilgi edinebilirsiniz.
Süreç boyunca tüm tebligat zarfları, tutanaklar ve dilekçe örnekleri tarih sırasına göre saklanmalıdır; bir ihtilafın istinaf veya temyiz aşamasına taşınması halinde bu belgeler süre hesabının doğrulanmasında kullanılır. Aynı vergilendirme dönemine ilişkin birden fazla ihbarname söz konusuysa, her biri için ayrı süre takibi yapılması ve gerekiyorsa ayrı dava açılması unutulmamalıdır.

Karşı Taraf Ne Yapacak?
Vergi ve idari para cezası davalarında karşı taraf konumundaki idarenin de kendi savunma stratejisi vardır; bu stratejiye hazırlıklı olmak dilekçenin ve delillerin nasıl hazırlanacağını belirler.
- İdare, dava açma süresinin kaçırıldığını, ihbarnamenin süresinde ve usulüne uygun tebliğ edildiğini öne sürebilir. Buna karşı, tebligat zarfı veya UYAP kaydındaki tarihin incelenmesi ve varsa usulsüz tebligat iddiasını destekleyen delillerin sunulması gerekir.
- İdare, tarhiyatın ve cezanın hukuka uygun şekilde, usulüne uygun bir inceleme sonucunda yapıldığını savunabilir. İnceleme raporundaki tespitlerin dayanakları, mükellefin kendi kayıt ve belgeleriyle karşılaştırılarak bu savunma değerlendirilir.
- İdare, yürütmenin durdurulması şartlarının oluşmadığını ileri sürebilir (vergi dışı idari davalarda). Açık hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar unsurlarının somut belge ve mali durumla desteklenmesi bu itirazı karşılamada belirleyicidir.
- İdare, uzlaşmanın bağlayıcı olduğunu ve uzlaşılan hususlarda dava açılamayacağını savunabilir. Uzlaşma tutanağının kapsamının (hangi vergi ve ceza kalemlerini içerdiği) dikkatle incelenip dava konusunun tutanak dışı kalan kısımla sınırlı tutulması gerekir.
- İdare, dava dilekçesindeki talep sonucunun belirsiz olduğunu, iptal mi tam yargı mı istendiğinin net olmadığını öne sürebilir. Dilekçede talebin (iptal ve/veya tazminat) açıkça ve ayrı ayrı belirtilmesi bu itirazın önüne geçer.
Hangi savunmanın öne çıkacağı ihbarnamenin türüne, tebligatın usulüne ve uzlaşma sürecinin işleyişine göre değişir; bu nedenle tebligat evrakı ve tutanakların dava açılmadan önce eksiksiz toplanması önemlidir. Dosyanızın hangi savunmayla karşılaşacağını önceden değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Vergi cezasına itiraz süresi kaç gündür?
Vergi ve ceza ihbarnamesine karşı vergi mahkemesinde dava açma süresi, İYUK m.7 uyarınca 30 gündür. Süre, ihbarnamenin tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar ve hak düşürücüdür.
Uzlaşma talebinde bulunmak dava açma hakkını ortadan kaldırır mı?
Hayır, ancak uzlaşma sağlanırsa uzlaşılan hususlar hakkında dava açılamaz. Uzlaşma sağlanamazsa VUK Ek m.7 uyarınca tutanağın tebliğinden itibaren en az 15 gün içinde dava açma hakkı doğar.
Trafik cezasına nereye itiraz edilir?
Trafik idari para cezası gibi genel kolluk cezalarına, Kabahatler Kanunu m.27 uyarınca tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz edilir.
Her idari para cezasına sulh ceza hakimliğinde mi itiraz edilir?
Hayır. Rekabet Kurulu, BDDK gibi kurumların özel kanunlarında idari yargı yolu öngörülen cezalarda dava, idare mahkemesinde açılır. Hangi yolun uygulanacağı, cezanın dayanağı kanuna göre belirlenir.
Vergi davasında yürütmenin durdurulması için özel bir şart aranır mı?
Hayır. İYUK m.27/4 uyarınca vergi davasının açılması, dava konusu edilen kısmın tahsilini kendiliğinden durdurur; genel iki şartın ayrıca aranmasına gerek yoktur.
Diğer idari davalarda yürütmenin durdurulması hangi şartlara bağlıdır?
İYUK m.27/2 uyarınca açıkça hukuka aykırılık ve telafisi güç veya imkansız zarar şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir; mahkeme bu şartları davalı idarenin savunması alındıktan sonra değerlendirir.
2026 yılında dava harcı ne kadardır?
Harç tutarları her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yeniden değerleme oranında güncellenir ve Resmi Gazete’de yayımlanan Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile duyurulur. Dava açmadan önce güncel tutarın hesaplama aracımızdan kontrol edilmesi önerilir.
Vergi mahkemesi kararına karşı istinaf süresi kaç gündür?
İYUK m.45 uyarınca istinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren 30 gündür. Kanunda kesin olduğu belirtilen düşük tutarlı bazı davalarda istinaf yolu kapalıdır.
İlgili Yazılar ve Kaynaklar
Bu konuyla bağlantılı olarak ticari alacağın tahsili ve ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk başlıklı yazılarımız da faydalı bilgiler içermektedir. Güncel veri ve mevzuat takibi için TÜİK enflasyon ve fiyat istatistikleri ile Türkiye Barolar Birliği kaynaklarından yararlanılabilir.
Süre Tablosu
| Süre | Ne kadar | Başlangıç |
|---|---|---|
| Vergi/ceza ihbarnamesine dava açma | 30 gün | Tebliğ tarihinden itibaren |
| Genel idari para cezasına itiraz | 15 gün | Tebliğ tarihinden itibaren |
| Uzlaşma sağlanamazsa dava açma | 15 gün | Tutanağın tebliğinden itibaren |
| İlk derece mahkemesi kararına istinaf | 30 gün | Kararın tebliğinden itibaren |
| Bölge idare mahkemesi kararına temyiz | 30 gün | Kararın tebliğinden itibaren |
Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB)
- Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr)
- Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)
- Türkiye Barolar Birliği
- Limited Şirkette Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarma
- İfade ve Sorgu Aşamasında Şüphelinin Hakları: İlk 24 Saat
- İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu (TCK 184): Ruhsatsız Yapı
- Anonim Şirkette Avukat Bulundurma Zorunluluğu (2026)
İlgili Yazılar
- İcra Takibine İtiraz Süresi ve Sonuçları: 2026 Rehberi
- Haciz İhbarnamesi (89/1-89/2-89/3): Üçüncü Kişi Ne Yapmalı?
- Kredi Kartı Borcunda Yapılandırma, Zamanaşımı ve İcra
- Ticari Alacağın Tahsili: İhtardan İcraya Adım Adım Süreç
- Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk: Kapsam, Süre, Son Tutanak
- İmar Planı Değişikliğine İtiraz ve İptal Davası
- İmar Para Cezasına İtiraz ve İptal Davası
- Vergi İncelemesi, Tarhiyat Öncesi ve Sonrası Uzlaşma
- İdari İşleme Karşı İptal Davası: Süre ve Ön Başvuru
- Tam Yargı Davası: İdarenin Verdiği Zararın Tazmini
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için dosyanızın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu yazı 17.09.2026 tarihli mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.
KCD Hukuk
Büromuz hakkında bilgi alın





