Sözleşmeleri, yazışmaları ve varsa önceki dosyaları inceleriz. İşleyen zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri, eksik belgeleri ve delil durumunu baştan tespit ederiz.
Faktoring Hukuku
Faktoring işlemlerinden doğan alacakların hukuki güvence altında ve etkin biçimde tahsili için çalışıyoruz.
Faktoring işlemlerinde alacağın temliki, fatura ve kambiyo senetlerinin geçerliliği ile borçlu itirazlarının doğru değerlendirilmesi tahsilat sürecinin temelini oluşturur.
Faktoring şirketlerinin portföylerindeki alacakların icra takiplerinden istihkak uyuşmazlıklarına, sözleşme hazırlığından ticari alacakların tahsiline kadar süreçleri takip ediyoruz.
Bu alanda neler yapıyoruz?
- 01 Faktoring sözleşmelerinin hazırlanması ve incelenmesi
- 02 Temlik alınan alacakların icra takibi
- 03 Çek ve senet gibi kambiyo senetlerine dayalı takipler
- 04 Haciz, muhafaza ve istihkak uyuşmazlıkları
- 05 Borçlu ve keşideci itirazlarına karşı dava süreçleri
- 06 Ticari alacakların tahsiline yönelik danışmanlık
Faktoring ilişkisinin kurulması
Faktoring nedir, hangi alacaklar devredilebilir?
Faktoring, mal ve hizmet satışından doğmuş ya da doğacak fatura veya benzeri belgeye bağlı alacakların devredilmesi karşılığında finansman, garanti ve tahsil hizmetlerinin sağlandığı ilişkidir.
Faaliyet 6361 sayılı Kanun kapsamında izne tabidir ve yetkili şirketler tarafından yürütülür. Bu nedenle sözleşmenin karşı tarafının yetkili şirket olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Devredilen alacağın belgeye bağlı ve devri yasaklanmamış olması gerekir. Devir yasağı bulunan sözleşmelerden doğan alacaklarda devrin geçerliliği tartışılır.
Rücu edilebilir ve rücu edilemez faktoring farkı nedir?
Rücu edilebilir faktoringde alacağın ödenmemesi riski devredende kalır. Ödeme gerçekleşmezse faktoring şirketi devredene başvurabilir.
Rücu edilemez faktoringde ise ödenmeme riski faktoring şirketine geçer. Bu nedenle komisyon ve iskonto oranları daha yüksek belirlenir.
Sözleşmede riskin hangi tarafta olduğunun açık yazılması gerekir. Belirsizlik, ödenmeme hâlinde en ağır uyuşmazlık kaynağı olur.
Faktoring sözleşmesinde hangi hükümler önem taşır?
Devredilecek alacakların kapsamı, iskonto ve komisyon oranları, ön ödeme yüzdesi ve tahsil edilemeyen alacaklarda izlenecek usul sözleşmenin çekirdeğini oluşturur.
Devredenin beyan ve taahhütleri de önemlidir. Alacağın gerçek, muaccel ve ihtilafsız olduğuna ilişkin beyanların gerçeğe aykırılığı sorumluluk doğurur.
Teminat olarak ayrıca senet veya kefalet alınıp alınmadığı incelenmelidir. Bu teminatlar, rücu edilemez olarak nitelenen ilişkilerde bile başvuru imkanı yaratabilir.
Alacağın devri ve borçlunun durumu
Alacak devri borçluya bildirilmeli mi?
Devrin borçluya bildirilmesi, borçlunun devralana ödeme yapmasını sağlar. Bildirim yapılmadığı sürece borçlunun devredene yaptığı ödeme geçerli olabilir.
Bildirimin yazılı ve tarih belirtir biçimde yapılması ispat sağlar. Bildirim sonrası ödemelerin devralan hesabına yönlendirilmesi gerekir.
Borçlu, devirden önce sahip olduğu def’ileri devralana karşı da ileri sürebilir. Bu nedenle alacağın niteliği devir öncesinde incelenmelidir.
Faktoring ilişkisinde borçlu hangi savunmaları ileri sürebilir?
Borçlu, malın teslim edilmediğini veya hizmetin ifa edilmediğini ileri sürebilir. Bu savunma, faturaya itiraz edilip edilmediği ile birlikte değerlendirilir.
Ayıplı ifa nedeniyle bedelden indirim talebi de savunma olarak ileri sürülebilir. Bu talebin süresinde bildirilmiş olması gerekir.
Devredene yapılmış ödeme bulunuyorsa bu da savunma oluşturur. Ödemenin devir bildiriminden önce yapılmış olması önem taşır.
Faktoring alacağı tahsil edilemezse ne olur?
Rücu edilebilir ilişkide faktoring şirketi devredene başvurur ve ön ödemenin iadesini ister. Bu talep sözleşmeye dayanır.
Rücu edilemez ilişkide ise şirket doğrudan borçluya karşı takibe geçer. Alacağın belgeye bağlı olması takip yolunu kolaylaştırır.
Borçlunun alacağa itiraz etmesi hâlinde asıl sözleşme ilişkisi incelenir. Bu aşamada teslim ve kabul belgeleri belirleyici olur.
Uyuşmazlık çözümü ve dikkat edilecek noktalar
İzmir'de faktoring uyuşmazlıkları hangi mahkemede görülür?
Faktoring şirketleri 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'na tabidir. Faktoring işlemleri ticari iş niteliğinde olduğundan bu işlemlerden doğan davalar asliye ticaret mahkemesinde görülür (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 4 ve 5).
İzmir'de asliye ticaret mahkemeleri İzmir Adliyesi'nde görev yapar. Ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olduğundan, alacak davası açılmadan önce İzmir'deki arabuluculuk bürosuna başvurulması gerekir.
Temlik edilen alacak icra yoluyla takip edilecekse takip İzmir icra dairelerinde başlatılır; borçlunun itirazı üzerine dosya İzmir İcra Hukuk Mahkemesi'ne taşınır.
Faktoring uyuşmazlıkları hangi mahkemede görülür?
Faktoring işlemleri ticari nitelikte olduğundan uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesinde görülür. Tarafların tacir olması bu niteliği pekiştirir.
Konusu para alacağı olan talepler bakımından dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Menfi tespit talepleri bu kapsamda değerlendirilmez.
Yetki bakımından sözleşmede belirlenen mahkeme geçerli olabilir. Yetki sözleşmesinin tacirler arasında yapılmış olması aranır.
İşletme için faktoring kullanırken nelere dikkat edilmelidir?
Alacak portföyünün kalitesi, müşteri yoğunluğu ve ortalama tahsil süresi önceden değerlendirilmelidir. Tek müşteriye yoğunlaşan portföyler risk taşır.
Toplam maliyetin iskonto, komisyon ve masraf kalemleri birlikte hesaplanması gerekir. Yalnızca oran karşılaştırması yanıltıcı olabilir.
Devir yasağı içeren sözleşmeler baştan ayıklanmalıdır. Aksi hâlde devir geçersiz kalabilir ve sorumluluk devredene döner.
Faktoring Hukuku hakkında merak edilenler
Faktoring işlemleri hangi mevzuata tabidir?
Faktoring şirketlerinin kuruluşu ve faaliyetleri 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yönetmeliklerine tabidir. Faktoring ilişkisinin temelini oluşturan alacağın devri ise TBK md. 183 vd. hükümlerine göre değerlendirilir. Faktoring faaliyeti yalnızca BDDK’dan faaliyet izni almış şirketlerce yürütülebilir.
Alacağın temliki (devri) için hangi şekil şartı gerekir?
TBK md. 184 uyarınca alacağın devri, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Devrin geçerliliği için borçlunun rızası aranmaz; ancak TBK md. 186 uyarınca borçlu, devirden haberdar edilmeden önce iyi niyetle eski alacaklıya ödeme yaparsa borcundan kurtulur. Bu nedenle faktoring işlemlerinde temlikin borçluya bildirilmesi uygulamada önem taşır.
Borçlu, faktoring şirketine karşı eski alacaklıya karşı olan itirazlarını ileri sürebilir mi?
Evet. TBK md. 188 uyarınca borçlu, devirden haberdar olduğu anda devreden alacaklıya karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir. Örneğin malın hiç teslim edilmediği veya ayıplı olduğu yönündeki itirazlar faktoring şirketine karşı da ileri sürülebilir. Kambiyo senedine dayalı taleplerde ise senet hukukunun kendine özgü kuralları ayrıca değerlendirilir.
Faktoring şirketi çek veya senede dayanarak nasıl takip yapar?
Ciro yoluyla hamil olan faktoring şirketi, İİK md. 167 vd. uyarınca kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatabilir. Bu takipte borçluya 10 günlük ödeme süresi verilir; borçlunun borca veya imzaya itirazını İİK md. 168-170 uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesine yapması gerekir. İtirazın icra mahkemesine yapılması takibi kendiliğinden durdurmaz.
Faktoringe konu alacak için fatura yeterli midir?
İlgili BDDK yönetmeliği uyarınca faktoring işlemine konu alacakların mal veya hizmet satışından doğmuş olması ve fatura ya da fatura yerine geçen belgelerle belgelendirilmesi gerekir. Aynı alacağın birden fazla kez finansmanını önlemek amacıyla faturaların merkezi kayıt sistemine bildirilmesi öngörülmüştür. Alacağın gerçekliği ve belgelerin uyumu, olası uyuşmazlıklarda belirleyici olur.
Yanıtlar genel bilgi amaçlıdır; somut durumun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.
Doğru sonuç, doğru analizle başlar.
Bir dosya bize geldiğinde önce neyle karşı karşıya olduğumuzu çıkarırız. Hangi süreler işliyor, hangi belgeler eksik, karşı taraf hangi adımı atabilir — bunlar bilinmeden strateji kurulmaz.
Dava, icra takibi, arabuluculuk veya müzakere — hangisinin ne kadar sürdüğünü, ne masraf çıkardığını ve olası sonuçlarını karşılaştırırız. Kararı birlikte veririz.
Duruşma, tebligat ve süre gelişmelerini takip eder, sizi bilgilendiririz. Koşullar değiştiğinde — karşı taraf beklenmedik bir adım attığında ya da içtihat kaydığında — yaklaşımı gözden geçiririz.
