Faaliyet Alanı · 03

İcra ve İflas Hukuku

Alacakların hızlı ve etkin tahsili ile borçlu tarafın haklarının korunması için icra süreçlerini yönetiyoruz.

İcra takiplerinde doğru takip yolunun seçilmesi, sürelere uyulması ve borçlunun malvarlığının zamanında araştırılması tahsil imkânını doğrudan etkiler.

Alacaklı tarafta takip ve haciz süreçlerini, borçlu tarafta ise itiraz, şikâyet ve menfi tespit yollarını dosyaya özgü bir stratejiyle yürütüyoruz.

Hizmet Kapsamı

Bu alanda neler yapıyoruz?

  • 01 İlamlı ve ilamsız icra takipleri
  • 02 Çek, senet ve kambiyo senetlerine dayalı takipler
  • 03 İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması davaları
  • 04 Haciz, satış ve malvarlığı araştırması işlemleri
  • 05 Menfi tespit ve istirdat davaları
  • 06 Konkordato ve iflas süreçleri
Bölüm 1

Takibin başlatılması ve ödeme emri

İcra takibi nasıl başlatılır?

İcra takibi, alacaklının icra dairesine takip talebi vermesiyle başlar. Takip talebinde tarafların kimlik ve adres bilgileri, alacağın tutarı ve dayanağı, faiz başlangıç tarihi ve talep edilen takip yolu gösterilir. İcra dairesi bu talep üzerine borçluya ödeme emri gönderir.

Takip yolunun doğru seçilmesi sürecin tamamını belirler. Elinde mahkeme kararı bulunan alacaklı ilamlı takip, çek, bono veya poliçe bulunan alacaklı kambiyo senetlerine özgü takip, elinde yalnızca sözleşme, fatura veya cari hesap kaydı bulunan alacaklı ise ilamsız takip yoluna başvurur.

Her yolun itiraz süresi, itirazın etkisi ve sonraki aşaması farklıdır. Yanlış yolla başlatılan takip çoğu zaman iptal edilir ve harç ile masraf yeniden ödenir.

Takip yollarının karşılaştırması
Takip yoluDayanakÖdeme süresiİtiraz süresiİtirazın etkisi
İlamsız takipSözleşme, fatura, cari hesap7 gün7 günTakip durur
Kambiyo senetlerine özgü takipÇek, bono, poliçe10 gün5 günTakip durmaz
İlamlı takipMahkeme kararı7 günİtiraz yokYalnızca icranın geri bırakılması
Rehnin paraya çevrilmesiİpotek, taşıt rehni15 gün7 günRehin türüne göre değişir
Kiralananın tahliyesiKira sözleşmesi30 gün7 günTakip durur

İcra masrafı hesaplama →

İcra takibi hangi icra dairesinde başlatılır?

Genel kural, takibin borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde başlatılmasıdır. Sözleşmeden doğan alacaklarda sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir.

İzmir’de icra daireleri İzmir Adliyesi ile ilçe adliyelerinde görev yapar. Borçlu Karşıyaka’da oturuyorsa takip Karşıyaka İcra Dairesi’nde, Bornova’da oturuyorsa Bornova İcra Dairesi’nde başlatılır.

Yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibe borçlu yedi gün içinde yetki itirazında bulunabilir. İtiraz kabul edilirse dosya yetkili icra dairesine gönderilir; bu da zaman kaybına yol açar.

Tahsilat sürecinde hangi belgeler hazır olmalı?

Takip öncesinde alacağın dayanağını gösteren tüm belgelerin toplanması gerekir. Sözleşme, fatura, irsaliye, teslim belgesi, cari hesap ekstresi, çek veya senet asılları, gönderilen ihtarnameler ve tebliğ şerhleri bu kapsamdadır.

Ticari defter kayıtları da önemli delildir. Usulüne uygun tutulan ve onaylanan defterler, sahibi lehine delil oluşturabilir. Bu nedenle defter tasdiklerinin ve kayıt düzeninin kontrol edilmesi yerinde olur.

Borçlunun güncel adresi, vergi numarası ve varsa banka bilgileri takibin hızını doğrudan etkiler. Eksik adres bilgisi, tebligat aşamasında aylarca gecikmeye yol açabilir.

İcra takibinin masrafını kim öder?

Takip masrafları başlangıçta alacaklı tarafından yatırılır. Başvurma harcı, peşin harç, tebligat gideri ve haciz masrafları bu kapsamdadır. Takip sonunda bu giderler borçluya yüklenir ve tahsil edilen paradan öncelikle karşılanır.

Peşin harç, takip konusu alacak üzerinden belirli bir oranda alınır ve sonradan tahsil harcına mahsup edilir. Takibin sonuçsuz kalması hâlinde bu tutarların alacaklıya iadesi kural olarak mümkün değildir.

Bu nedenle takip başlatılmadan önce borçlunun ödeme gücünün araştırılması yerinde olur. Tahsil kabiliyeti bulunmayan bir dosyada masraf yükü alacaklıda kalır.

İcra masrafı hesaplama →

İcra dosyasına hangi faiz uygulanır?

Uygulanacak faiz türü alacağın niteliğine göre değişir. Sözleşmede faiz kararlaştırılmışsa öncelikle o oran uygulanır. Kararlaştırılmamışsa temerrüt faizi işler; her iki tarafın da tacir olduğu ticari işlerde avans faizi gündeme gelir.

Faizin başlangıç tarihi de önemlidir. Vadeye bağlı borçlarda vade tarihi, vadesiz borçlarda ihtarın tebliğ tarihi esas alınır. Takip talebinde faiz başlangıç tarihinin doğru gösterilmemesi sonradan itiraza konu olur.

Kambiyo senetlerinde faiz, senedin vadesinden itibaren işlemeye başlar. Çekte ise ibraz tarihi belirleyicidir.

Yasal faiz hesaplama →

Bölüm 2

İtiraz, itirazın iptali ve kaldırılması

Ödeme emrine itiraz süresi ne kadardır?

İlamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. Süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur; alacaklının takibe devam edebilmesi için mahkemeye veya icra mahkemesine başvurması gerekir.

İtiraz borcun tamamına veya bir kısmına yönelik olabilir. Kısmi itirazda itiraz edilmeyen bölüm bakımından takip kesinleşir ve o kısım için haciz istenebilir. Borçlunun imzaya itirazı varsa bunu ayrıca ve açıkça belirtmesi gerekir; aksi hâlde imza kabul edilmiş sayılır.

Yedi günlük süre hak düşürücüdür. Süre kaçırıldığında takip kesinleşir. Bu durumda borçlunun elinde kalan yol, borcun bulunmadığının tespiti için menfi tespit veya ödenmişse istirdat davası açmaktır.

İtirazın kaldırılması ile itirazın iptali arasındaki fark nedir?

İtirazın kaldırılması icra mahkemesinde görülür ve yalnızca kanunda sayılan belgelere dayanılarak istenebilir. İtirazın iptali ise genel mahkemede açılan bir davadır ve her türlü delille ispat serbestisi tanır.

İtirazın kaldırılması yolu daha hızlıdır ancak dar bir inceleme yapılır; belge yeterli görülmezse talep reddedilir. Bu ret kararı alacağın bulunmadığı anlamına gelmez, yalnızca bu yolla ispatlanamadığını gösterir.

Elinde imzası ikrar edilmiş bir senet veya noterlikçe düzenlenmiş belge bulunan alacaklı için kaldırma yolu uygundur. Alacak yalnızca fatura, e-posta veya tanıkla ispatlanabilecekse itirazın iptali davası tercih edilmelidir.

İtirazın iptali davası nedir, ne zaman açılır?

İİK md. 67 uyarınca alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dava kabul edilirse takip kaldığı yerden devam eder.

Aynı madde uyarınca, itirazında haksız çıkan borçlu, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa bu kez alacaklı aynı ölçüde tazminatla yükümlü tutulur.

Bir yıllık süre kaçırılırsa itirazın iptali yolu kapanır; ancak alacaklının genel hükümler çerçevesinde alacak davası açma hakkı saklı kalır. Bu durumda icra inkâr tazminatı istenemez ve takip yeniden başlatılmak zorunda kalınır.

Zamanaşımı hesaplama →

Menfi tespit ve istirdat davası nedir?

Menfi tespit davası, borçlu olmadığını ileri süren kişinin bu durumun tespiti için açtığı davadır. Takipten önce veya takip sırasında açılabilir. Takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın belirli bir oranında teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir.

Borç icra takibi sonucunda ödenmişse artık menfi tespit değil istirdat davası açılır. Bu davada ödenen paranın geri alınması istenir. Dava, paranın ödendiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.

Menfi tespit davasını kazanan borçlu lehine, koşulları varsa tazminata hükmedilebilir. Buna karşılık davanın kötü niyetle açıldığı anlaşılırsa borçlu aleyhine tazminat gündeme gelir.

İcra memurunun işlemine nasıl itiraz edilir?

İcra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı şikâyet yoluna başvurulur. Şikâyet icra mahkemesine yapılır ve kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde ileri sürülmelidir.

Bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâllerinde şikâyet süreye bağlı değildir; her zaman yapılabilir. Kamu düzenine aykırılık oluşturan işlemler bakımından da süre aranmaz.

Şikâyet, itirazdan farklıdır. İtiraz alacağın kendisine yöneliktir ve icra dairesine yapılır; şikâyet ise işlemin usulüne yöneliktir ve icra mahkemesine yapılır. Bu ayrımın karıştırılması hak kaybına yol açar.

Bölüm 3

Haciz, satış ve ihale

Haciz nasıl ve ne zaman istenir?

Takip kesinleştikten sonra alacaklı haciz isteyebilir. Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. Bu süre içinde haciz istenmezse dosya işlemden kaldırılır ve yenileme talebiyle yeniden harekete geçirilmesi gerekir.

Haciz, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine konulabilir. Uygulamada en sık başvurulan yollar banka hesaplarına, araç kaydına, tapu kaydına ve maaşa haciz konulmasıdır.

Haciz sırasında borçlunun haczedilemeyen malları ayrılır. Ayrıca haczedilen malın değeri alacağı karşılamaya yetiyorsa, aşan kısım için haciz konulamaz; bu ilkeye aşkın haciz yasağı denir.

Maaşın ne kadarı haczedilebilir?

İİK md. 83 uyarınca maaşlar, tahsisat ve her türlü ücretler, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca gerekli görülen miktar düşüldükten sonra haczedilebilir. Ancak haczedilecek tutar bu gelirin dörtte birinden az olamaz.

Aynı madde uyarınca, sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki hacze geçilmez. Bu nedenle birden fazla haciz bulunan dosyalarda kesinti sırası önem taşır.

Nafaka alacakları bakımından durum farklıdır. Nafaka alacağı için yapılan hacizler bu sınırlamaya tabi değildir ve sırada önceliklidir.

Hangi mallar haczedilemez?

Kanun bazı malları tamamen haciz dışında bırakır. Borçlunun ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin kişisel eşyaları ile ev için gerekli yatak takımı, mutfak eşyası ve ısıtma araçları bu kapsamdadır. Borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli araç ve gereçler de belirli sınırlar içinde haczedilemez.

Öğrenci bursları, belirli sosyal yardımlar, askerlik hizmeti sırasındaki ödemeler ve bazı tazminat kalemleri de haciz dışındadır. Emekli maaşları bakımından ise kural, borçlunun yazılı muvafakati olmadıkça haczedilememeleridir.

Haczedilemeyecek bir mala haciz konulması hâlinde borçlu, haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurabilir. Süre kaçırılırsa haciz geçerli hâle gelir.

Üçüncü kişideki alacak nasıl haczedilir?

Borçlunun üçüncü kişideki alacağı, İİK md. 89 uyarınca haciz ihbarnamesiyle haczedilir. Birinci haciz ihbarnamesi üçüncü kişiye tebliğ edilir; bu kişi borcu bundan böyle yalnızca icra dairesine ödeyebilir.

Üçüncü kişi, birinci ihbarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır. Bu durumda ikinci haciz ihbarnamesi gönderilerek borcun ödenmesi veya malın teslimi istenir.

İkinci ihbarnameye de itiraz edilmezse üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edilir. Üçüncü kişinin bu aşamada on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi, malı teslim etmesi veya menfi tespit davası açması gerekir. Açtığı davayı kaybederse yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.

Haczedilen mal ne zaman satılır?

İİK md. 106 uyarınca alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı taşınır hükmündedir.

Bu süreler içinde satış istenmezse veya istenip de gerekli gider yatırılmazsa haciz kalkar. Bu, uygulamada alacaklının en sık hak kaybettiği noktalardan biridir.

Satıştan önce kıymet takdiri yapılır. Takdir edilen değere karşı, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla itiraz edilebilir. Değerin düşük belirlenmesi hem borçlunun hem alacaklının zararına sonuç doğurabileceği için bu aşama atlanmamalıdır.

İhalenin feshi hangi sebeplerle istenir?

İhalenin feshi, satış işlemindeki hukuka aykırılıklar sebebiyle icra mahkemesinden istenir. Başlıca sebepler ihaleye hazırlık aşamasındaki usulsüzlükler, satış ilanının usulüne uygun tebliğ edilmemesi, kıymet takdirinin hatalı olması ve ihalenin yürütülmesinde kanuna aykırılıktır.

Talep, ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır. Usulsüzlüğü ihale gününden sonra öğrenen ilgililer bakımından süre öğrenme tarihinden başlar; ancak her hâlde ihaleden itibaren bir yıl geçmekle bu hak düşer.

Fesih talebinin reddi hâlinde talep eden, ihale bedelinin belirli bir oranında para cezasına mahkûm edilebilir. Bu nedenle talebin somut ve belgelenebilir bir usulsüzlüğe dayanması gerekir.

Bölüm 4

Kambiyo senetleri ve çek takibi

Kambiyo senetlerine özgü takip nasıl işler?

Çek, bono ve poliçeye dayanan alacaklar için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu kullanılır. Bu yolda borçluya gönderilen ödeme emrinde borcun on gün içinde ödenmesi istenir; itiraz süresi ise beş gündür.

Bu takip yolunun en önemli özelliği, itirazın takibi kendiliğinden durdurmamasıdır. Borçlu itirazını icra mahkemesine yapar ve takibin durması ancak mahkemenin vereceği kararla mümkün olur.

Senedin kambiyo senedi vasfını taşıması şarttır. Zorunlu unsurlardan birinin eksikliği hâlinde senet kambiyo vasfını kaybeder; bu durumda takip iptal edilir ve alacak için ilamsız takip yoluna başvurulması gerekir.

Karşılıksız çekte hangi yollara başvurulabilir?

Karşılıksız çekte iki ayrı yol birlikte yürütülebilir. Birincisi alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü icra takibidir. İkincisi ise karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan şikâyet yoluna başvurmaktır.

Şikâyet, çekin karşılıksız olduğunun tespit edildiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde ve icra ceza mahkemesine yapılır. Yaptırım adli para cezasıdır; ödenmemesi hâlinde hapse çevrilebilir.

Çek bedeli, faizi ve masraflarıyla birlikte ödendiğinde şikâyet hakkı düşer, dava düşer veya ceza ortadan kalkar. Bu nedenle ceza yolu, tahsilat için önemli bir baskı aracı işlevi görür.

Bölüm 5

Mal kaçırma ve aciz hâli

Borçlu mal beyanında bulunmazsa ne olur?

Ödeme emrinde borçluya, borcunu ödemediği takdirde mal beyanında bulunması gerektiği bildirilir. Mal beyanı, borçlunun takibe konu alacağı karşılayacak malvarlığını ve gelirini bildirmesidir.

Süresinde ve gerçeğe uygun mal beyanında bulunmayan borçlu hakkında icra ceza mahkemesinde yaptırım uygulanabilir. Gerçeğe aykırı beyan ayrı bir yaptırıma tabidir.

Mal beyanı borçlunun tüm malvarlığını kapsamalıdır. Sonradan edinilen malların da bildirilmesi gerekir; bu yükümlülük takip devam ettiği sürece sürer.

Borçlunun mal kaçırması hâlinde ne yapılabilir?

Borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yaptığı devirler tasarrufun iptali davasına konu edilebilir. Bu dava, devrin geçersiz sayılmasını değil, o mal üzerinde alacaklının cebri icra yetkisini kullanabilmesini sağlar.

Dava açılabilmesi için alacaklının elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunması gerekir. Aciz belgesi, yapılan haciz sonucunda alacağın karşılanamadığını gösteren belgedir.

Kanun bazı tasarrufları baştan iptale tabi sayar. Bağışlamalar, borçlunun kendi eşine, üstsoy ve altsoyuna yaptığı bazı devirler ile değer farkı bulunan satışlar bu kapsamdadır. Dava süresi, tasarruf tarihinden itibaren beş yıldır.

Aciz vesikası ne işe yarar?

Aciz vesikası, yapılan takip sonucunda alacağın tamamının tahsil edilemediğini gösteren resmî belgedir. Alacaklıya önemli haklar sağlar.

Belge, alacaklının tasarrufun iptali davası açabilmesinin ön şartıdır. Ayrıca borç için yeniden takip yapılmasında harç kolaylığı sağlar ve alacak bakımından zamanaşımı süresini uzatır.

Borçlu yeni bir malvarlığı edindiğinde alacaklı bu belgeye dayanarak takibi sürdürebilir. Bu nedenle tahsil edilemeyen dosyalarda aciz vesikası alınmadan dosyanın kapatılmaması önerilir.

Bölüm 6

İflas, konkordato ve ihtiyati haciz

İhtiyati haciz nedir, nasıl alınır?

İhtiyati haciz, henüz takip kesinleşmeden borçlunun malvarlığının güvence altına alınmasını sağlayan geçici bir tedbirdir. Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş alacaklarda mahkemeden istenebilir.

Mahkeme kural olarak teminat karşılığında karar verir. İhtiyati haciz kararının alınmasından itibaren on gün içinde uygulanması istenmezse karar kendiliğinden kalkar. Uygulamadan sonra da belirli süre içinde takip veya dava başlatılması zorunludur.

İhtiyati haciz ile ihtiyati tedbir karıştırılmamalıdır. İhtiyati haciz para alacakları için, ihtiyati tedbir ise para dışındaki uyuşmazlıklarda uyuşmazlık konusu şeyin korunması için uygulanır.

Konkordato hangi şartlarda istenir?

Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlunun, alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasına imkân veren bir kurumdur. Hem borçlu hem de iflas talebinde bulunabilecek alacaklı başvurabilir.

Başvuru üzerine mahkeme öncelikle geçici mühlet verir ve geçici konkordato komiseri görevlendirir. Şartların varlığı anlaşılırsa kesin mühlete karar verilir. Mühlet süresince borçluya karşı icra takibi yapılamaz ve başlamış takipler durur.

Konkordato projesinin alacaklılar tarafından kanunda öngörülen çoğunlukla kabul edilmesi ve mahkemece tasdik edilmesi gerekir. Tasdik edilen konkordato, projeye katılmayan alacaklılar bakımından da bağlayıcı olur.

İflas ile haciz yoluyla takip arasındaki fark nedir?

Haciz yoluyla takipte alacaklı yalnızca kendi alacağı için borçlunun belirli mallarına el konulmasını sağlar. İflasta ise borçlunun tüm malvarlığı tasfiye edilir ve elde edilen para tüm alacaklılar arasında paylaştırılır.

İflas yoluna yalnızca iflasa tabi kişiler bakımından başvurulabilir. Tacirler ve kanunda sayılan diğer kişiler bu kapsamdadır. Tacir olmayan bir kişi hakkında iflas istenemez.

Alacaklı bakımından tercih, borçlunun durumuna göre yapılır. Borçlunun tek bir değerli malı varsa haciz yolu daha hızlı sonuç verir; borçlu birçok alacaklıya borçluysa ve malvarlığı yetersizse iflas yolu gündeme gelir.

Bölüm 7

Süreler, zamanaşımı ve diğer sonuçlar

İcra dosyası ne zaman düşer, nasıl yenilenir?

Haciz isteme veya satış isteme sürelerinin kaçırılması hâlinde dosya işlemden kaldırılır. Bu, alacağın ortadan kalkması anlamına gelmez; takip hakkı devam eder ancak dosyanın yeniden harekete geçirilmesi gerekir.

Yenileme talebiyle dosya yeniden işleme alınır. Yenileme harcı ödenir ve borçluya yenileme emri tebliğ edilir. Bu tebligat borçluya yeni bir itiraz hakkı vermez; yalnızca takibin devam ettiğini bildirir.

Alacağın kendisi zamanaşımına uğramışsa durum farklıdır. Bu hâlde borçlu, icranın geri bırakılması talebiyle icra mahkemesine başvurabilir. Takip dayanağının niteliğine göre zamanaşımı süresi değişir.

Zamanaşımı hesaplama →

Alacak zamanaşımına uğrarsa takip yapılabilir mi?

Zamanaşımı alacağı kendiliğinden sona erdirmez; yalnızca borçluya bir def’i hakkı verir. Borçlu bu def’iyi ileri sürmezse takip devam eder ve tahsilat gerçekleşir.

Zamanaşımı süreleri alacağın türüne göre değişir. Sözleşmeden doğan alacaklarda kural olarak on yıl, kira ve faiz gibi dönemsel edimlerde beş yıl, çekte ise senet ilişkisine göre daha kısa süreler uygulanır.

Zamanaşımı dava açılması, takip başlatılması, borcun ikrar edilmesi veya kısmi ödeme yapılmasıyla kesilir ve baştan işlemeye başlar. Bu nedenle tahsilat çalışmasında yapılan yazışmaların ve kısmi ödemelerin kaydı tutulmalıdır.

Ticari alacak takibinde arabuluculuk zorunlu mu?

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat talepleri ile itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucuya başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir.

Buna karşılık icra takibinin kendisi arabuluculuk şartına tabi değildir. Alacaklı doğrudan takip başlatabilir; arabuluculuk yükümlülüğü yalnızca dava aşamasında doğar.

Bu ayrım pratikte önemlidir. Borçlu ödeme emrine itiraz ederse ve alacaklı itirazın iptali davası açacaksa, dava öncesinde arabuluculuk sürecinin tamamlanması ve son tutanağın dilekçeye eklenmesi gerekir.

İcra takibi kredi notunu etkiler mi?

İcra takibi doğrudan kredi notu kaydı oluşturmaz; ancak takibe konu borç bir bankaya veya finans kuruluşuna aitse, borcun gecikmesi kredi kayıt sistemlerine yansır ve kredi notunu etkiler.

Borcun ödenmesi hâlinde kaydın güncellenmesi zaman alabilir. Ödeme sonrası icra dosyasının kapatıldığına ilişkin belge alınması ve alacaklı kuruma iletilmesi süreci hızlandırır.

Karşılıksız çek kaydı ise ayrı bir sicilde tutulur ve daha uzun süreli sonuç doğurur. Çek bedelinin ödenmesi hâlinde kaydın silinmesi için ayrıca başvuru yapılması gerekir.

Sık Sorulan Sorular

İcra ve İflas Hukuku hakkında merak edilenler

İcra takibine itiraz süresi kaç gündür?

Genel haciz yoluyla ilamsız takiplerde borçlu, İİK md. 62 uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. Kambiyo senetlerine dayalı takiplerde ise İİK md. 168 uyarınca borca veya imzaya itiraz süresi 5 gündür ve itiraz icra mahkemesine yapılır. İlamlı takiplerde itiraz sebepleri sınırlıdır ve İİK md. 33’te düzenlenmiştir.

İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki fark nedir?

İtirazın iptali davası, İİK md. 67 uyarınca itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede açılır ve alacağın varlığı her türlü delille ispat edilebilir. İtirazın kaldırılması ise İİK md. 68 uyarınca 6 ay içinde icra mahkemesinden, ancak kanunda sayılan belgelere dayanılarak istenebilir. Her iki yolda da şartları varsa icra inkâr tazminatına hükmedilebilir.

Maaşın ne kadarı haczedilebilir?

İİK md. 83 uyarınca maaş ve ücretlerin haczinde icra müdürü, borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli miktarı ayırdıktan sonra kalan kısmı haczeder; ancak haciz miktarı maaşın dörtte birinden az olamaz. Nafaka alacakları bu kısıtlamalardan önce gelir. 5510 sayılı Kanun md. 93 uyarınca emekli maaşları ise nafaka ve kurum alacakları dışında kural olarak haczedilemez.

Hangi mallar haczedilemez?

İİK md. 82 uyarınca borçlu ve ailesi için lüzumlu ev eşyası, borçlunun mesleğini sürdürmesi için gerekli araç ve gereçler ile borçlunun haline münasip evi gibi mallar haczedilemez. Ancak haczedilemeyen malın borcun doğumundan sonra teminata konu edilmesi veya ipotek bulunması gibi durumlarda farklı sonuçlar doğabilir. Haczedilemezlik şikâyeti icra mahkemesine yapılır.

Konkordato nedir, süreç nasıl işler?

Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altındaki borçlunun, alacaklılarıyla yapacağı ve mahkemece tasdik edilen bir anlaşma yoluyla borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan kurumdur (İİK md. 285 vd.). Mahkeme önce 3 aylık geçici mühlet verir ve bu süre 2 ay daha uzatılabilir; ardından verilecek kesin mühlet 1 yıldır ve 6 ay daha uzatılabilir. Mühlet süresince borçluya karşı kural olarak takip yapılamaz.

Yanıtlar genel bilgi amaçlıdır; somut durumun dosya özelinde değerlendirilmesi gerekir.

KCD Yaklaşımı

Doğru sonuç, doğru analizle başlar.

Bir dosya bize geldiğinde önce neyle karşı karşıya olduğumuzu çıkarırız. Hangi süreler işliyor, hangi belgeler eksik, karşı taraf hangi adımı atabilir — bunlar bilinmeden strateji kurulmaz.

01 Dosyayı okumak

Sözleşmeleri, yazışmaları ve varsa önceki dosyaları inceleriz. İşleyen zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri, eksik belgeleri ve delil durumunu baştan tespit ederiz.

02 Yolu seçmek

Dava, icra takibi, arabuluculuk veya müzakere — hangisinin ne kadar sürdüğünü, ne masraf çıkardığını ve olası sonuçlarını karşılaştırırız. Kararı birlikte veririz.

03 Süreci yürütmek

Duruşma, tebligat ve süre gelişmelerini takip eder, sizi bilgilendiririz. Koşullar değiştiğinde — karşı taraf beklenmedik bir adım attığında ya da içtihat kaydığında — yaklaşımı gözden geçiririz.